Gönderen Konu: Habil ile Kabil  (Okunma sayısı 308 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı chattluck

  • Üye
  • *
  • Toplam İleti: 4
  • Rep puanı: 0
Habil ile Kabil
« : 28 Ekim 2009, 12:21:03 »
Habil; (arapça) erkek ismi - habil. hz. adem'in oğullarından, kabil'in kardeşi, kabil tarafından öldürülmüştür. yeryüzünde ilk öldürülen kişidir.
habil; sihirbaz, efsuncu, büyücü. * kement ile yakalanan canavar.
habil; npr. abel

Kabil: Olanaklı
Kabil: Türlü, gibi, benzer. Tür, cins.
Kabil: adem ogullarindan. ilk insan olduren kisi.
Kabil: sonsuza dek toprak nimetlerinden faydalanmamasi ve kanla beslenmesi icin lanetlenir ve vampir hikayesi buradan dogar.(medyasozluk.com)
habil; şeytanın,havva ile kuyruğu vasıtasıyla cinsel ilişkiye girdiği bunun sonucu da kabil'in doğdugu yönünde garip bir hikaye de vardır. (medyasozluk.com)

Derlemede bilginin doğruluğunu tayin etmek okuyucuya/araştırıcıya bırakılmıştır, dileyen istediği meyvenin tadına baksın diye...


kaynak 1
Vaktiyle, kardeş olan Kabil ve Habil isminde iki Adem oğlu, Allahü Teâlâ için birer kurban, ona manevî yakınlık sağlayacak birer nesne arz etmişlerdi. Kabil katı tabiatlı, Habil ise takva sahibi bir kimse idi. Herhangi bîr delil ile Habil'in kurbanının kabul olunduğu Kabil'in kurbanının ise kabul olunmadığı anlaşıldı. Kurbanı kabul edilmeyen Kabil, Habil'in kurbanının kabul edilmesinden dolayı ona hased ederek: <
<
— Ahdim olsun seni öldüreceğim, dedi. Habil de dedi ki: <

— Allahü Teâlâ ancak takva sahiplerinden kabul buyurur. Binaenaleyh Allah'dan kork, niyyetini düzelt. Eğer sen beni öldürmek için elini uzatırsan, ben seni öldürmek için elimi uzatmam. Çünkü ben, âlemlerin Rabb'ı olan Allah'dan her halde korkarım. Ben bu suretle şunu isterim ki, beni günaha sokmayasın da hem benim günahım, hem de kendi günahınla dönüp gidesin, bu iki günahı yüklenerek can verip Hakk'ın huzuruna Varasin da Cehennem ehlinden olasın. Zira zalimlerin cezası budur.
Bu takva, bu salim fikir, bu hayır ve nasihat, bu kardeşlik hissi üzerine, kurbanı kabul edilmeyen zalim Kabil'in nefsi, kendisine kardeşi Habil'i öldürmeyi arzu ettirdi. Yani vaz geçirmek şöyle dursun öyle bir cinayet güya bur tâat şevkiyle endişesiz yapılabilecek, mâniden uzak, arzusuna uyulur bir şey gibi gösterdi, kolaylık hatta gayret verdi. Bu suretle nefsi, Kabil'e bu cinayeti bir yem gibi önüne gerilmiş pek hoş bir şey gibi gösterip ve bu isyanı icrası lâzım bir tâat gibi kabul ettirince de Kabil kardeşini öldürdü. Ancak, bu cinayeti ile kendisine bir fayda sağlama ihtimali olmadığından başka, dininde de, dünyasında da hüsrana uğradı, zarar ve ziyan içinde kaldı, öldürdüğü kardeşinin cesedini ne yapacağını şaşırdı, çaresizlikler içerisinde kıvrandı. Sonra Allahü Teâlâ, yerde deşinen bir karga gönderdi. Bu gönderiş ve deşiniş ona kardeşinin cesedini nasıl örtüp gizleyeceğini göstermek içindi. Katil, karganın bu hareketinden ilham alarak:

— «Eyvahlar olsun, vay bana, ben şu karga kadar olup da kardeşimin iaşesini gömüp gizlemekten aciz oldum ha!..»

Dedi ve bunun üzerine nadimler güruhundan oldu, pişmanlıklar içerisinde kaldı.

Bu kıssadaki Kabil ve Habil ismindeki iki kardeşin Adem aleyhisselâmın kendisinin iki oğlu olduğu, ekseri müfessirlerin görüşü olmakla beraber israil oğullarından iki Adem oğlu olduklarını söyleyenler de vardır. Ancak dikkat edilmesi lâzım gelen husus, şahısların tâyini değil, vak'anın hakikatidir. Çünkü Kabil ve Habil kıssası namıyla acaip ve garip bir çok şeyler söylenmiştir. Binaenaleyh hata olmak ihtimalinden kurtulamayacak olan türlü türlü rivayetlerden ve tafsilâttan sakınarak Kur'ân-ı Kerîm'deki beyanın esas alınmasına dikkat çekilmiştir. Nitekim mealen şöyle buyurulmuştur:

— «Allahü Teâlâ iki Adem oğlu ile bir mesel darb etti, bunun hayrını tutun, şerrini bırakın.»

Alıntı: ilahi.org

Çevrimdışı chattluck

  • Üye
  • *
  • Toplam İleti: 4
  • Rep puanı: 0
Ynt: Habil ile Kabil
« Yanıtla #1 : 28 Ekim 2009, 12:21:10 »
Ancak bilinenin dışında farklı anlatımlar da bulunmaktadır işte bunlardan biri

Kaynak 2
İsmimin bulabildiğim tek anlami hz. Adem'in çocuklarından birinin adı olduğu. hakkında birçok öykü bulunmakta ve Kuran-ı Kerim'de ayetlerde geçmektedir. Yazının devamında hikayeleri bulabilirsiniz..
 
Habil'in Kabil tarafından öldürmesi Kuran-ı Kerim'in disinda Kabil ile Habil’in öyküsü, bir ask üzerine kurulmakta ve bir kiskançlik sonucu Kabil, Habil'i öldürmektedir. Böylece, yeryüzünde ilk cinayet bir kadin yüzünden ask üzerine islenmis olmaktadir.

Mustafa Asim Köksal’in Islami kaynaklara dayanarak verdigi öykü söyledir: Adem, yüz yasindan sonra Havva’ya yaklasti ve ilk batinda Kabil ile kiz kardesi Lubud( Lebuda ) ikiz olarak dogdu. Ikinci batinda ise, Habil ile ikiz kardesi Iklima dogdu. Tanri, buyurdu ; Adem ile havva birlesti ve Havva her batinda biri erkek digeri kiz olmak üzere yirmi kez dogum yapti, böylece kirk çocuklari oldu. Sonra Tanri ; birinci batinda doganlari, ikinci batinda doganlarla ; ikinci batinda doganlari’da birinci batinda doganlarla evlendirmesi için Adem’e emretti. Ayni batinda dogan ikiz kardeslerin evlenmesini ise yasakladi. Bunun üzerine Adem ; Habil’in ikiz kardesi Iklima ile Kabil’in ; Kabil’in ikiz kardesi Lubud ile de Habil’in evlenmesini istedi. Habil ; Kabil’in ikizi Lubud ile evlenmeyi kabul etti. Ancak Kabil, Habil’in ikizi Iklima ile evlenmek istemedi ; Kendi ikizi Lubud ile evlenmeye özendi. Ve dedi ki : Luhud, benimle beraber dogan kiz kardesimdir ve Habil’in ikizi Iklima’dan daha güzeldir. O nedenle Luhud ile ben evlenecegim. Gerçekten’de Luhud, çok güzeldi; Iklima ise çirkindi. Ama ne varki, bu yönde Tanri buyrugu vardi. Adem bu tersligi düzeltmek için durumu Havva’ya iletti. Havva’da, Kabil’den bu yönde hareket etmesini ve Habil’in ikizi Iklima ile evlenmesini istedi. Kabil kizdi ve dedi ki : - Hayir ! Bu Adem’in istegidir. Tanri, hiç bir zaman böyle bir emir vermedi. Sonra babasina döndü, dedi ki: - Ey Adem! Bu senin islerindir! Adem, Bir kez daha Kabil’e, Habil’in ikizi Iklima ile evlenmesini söyledi ve: - Senin ikizin Luhud, sana helal degildir, dedi. Ama Kabil, Kendi ikizi Luhud’u almakta israr etti. Bunun üzerine Adem, Kabil ile Habil’e dedi ki: - Gidiniz! Ikiniz de Tanri’ya birer kurban sununuz ve muhakeme olunuz. Hanginizin kurbani kabul olunursa, O, Luhud ile evlnmeye hak kazanacaktir. Biliniz ki, hanginizin kurbani kabul olursa, Tanri, gökyüzünden bir ates indirip onun kurbanini yakacaktir. Kabil de, Habil de, babalarinin bu önerisini kabul ettiler. Habil, davar sahibiydi ; sürü ile davari vardi. Kurban için, süt ve kaymaktan olusan güzel bir sofra hazirladi ve en besili davarini ayirdi. Kabil, çifçi idi. Kurban için, ekininin en kötüsünu, karamuklusunu ayirdi. Ikisi de kurbanlarini alip Nevz dagina çiktilar ve kurbanlarini oraya koydular.

Yine Kabil gururlandi, Habil’e dedi ki : - Ben senden büyügüm ve güçlüyüm; ayni zamanda babamin vasisiyim. Ikizim Luhud ile evlenecegim. O, senden daha cok bana layiktir. O gün, Kabil 25, Habil ise 20 yasinda idiler. Kabil’in bu kibir ve gurur dolu yanina karsin; Habil, iyi yürekli ve engin gönüllüydü. Temiz kalbiyle Tanri’ya sigindi. O sirada gökten bir ates inip Habil’in kurbanini yakti ve Habil’in kurbani kabul oldu. Ancak, Kabil, ‘Benim kurbanim kabul olsa da olmasa da hiç umurumda degil. Habil, hiç bir zaman Luhud ile evlenemeyecektir’ diyerek içinden kararlandi ve kurbaninin kabul edilmeyisine kizdi. Habil, davarinin yanina gitti. Kabil, O’na yanasip : - Ben seni mutlaka öldürecegim, dedi. Kuran’a göre Öykünün bundan sonraki bölümü, Kuran’in Maide suresi 27’den 32 ye dek söyle yer aliyor: “Onlara, Adem’in iki oglunun habirini de gerçek olarak oku. Hani, ikisi birer kurban sunmuslardi da, birininkisi kabul edilmis, ötekisininki kabul edilmemisti. Bunun üzerine Kabil, Habil’e demisti ki: - Seni Mutlaka öldürecegim. Habil’de ona demisti ki: - Tanri, sadece takva sahiplerinin (Tanridan korkanlarin) kurbanini kabul eder. Eger Tanri senin kurbanini kabul etmedigi için beni öldüreceksen ; bilmis ol ki, ben seni öldürmek için hareket etmeyecegim. Çünkü ben alemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarim. Ben istiyorum ki, sen benim günahimi da, kendi günahinida yüklenip ates (seytan) halkindan olasin. Iste budur zalimlerin cezasi….

Bu sözler üzerine dahada öfkelenen Kabil, nefsine yenik düserek kardesi Habil’i öldürdü. Böylece hüsrana ugramislardan oldu. Saskinliga düstü. Derken Tanri, Kardesinin cesedini nasil saklayacagini göstermek için Kabil’e bir karga gönderdi. Karga, ölmüs bir hemcinsini topraga eserek gömdü. Kabil dedi ki: - Vay be! Su karga kadar bile olamiyorum ki, kardesimin cesedini saklayayim!... Böylece pismanlik duyanlardan oldu Kabil. Iste bu yüzden biz, Israilogullari üzerine sunu yazdik: - Yeryüzünde bir fesat nedeniyle olmaksizin, her kim ki, bir kisiyi öldürürse bilmis olsun ki, o kisi insanlari toptan öldürmüs sayilir ve kim ki, bir kisiye yasam hakki tanimis, onu yasatmissa, bilmis olsun ki bütün insalara yasam vermis olur. Andolsun ki, resullerimiz, onlara acik-seçik kanitlar getirmislerdi. Ama onlardan bir cogu, bunun ardindan yeryüzünde zulüm ve azginliga sapmislardir… Kabil’in sonu ve Adem’n peygamberligi Adem, Tanri buyruguna uymayan ve kendi sözúnü dinlemeyen Kabil’i yanindan kovdu ve dedi ki: - Git artik! Sunu bilmis ol ki, sen hiç bir zaman rahat yüzü görmeyeceksin; herkes seni kinayacak, senden nefret edecek; çünkü sen, Tanri’nin yarattigi cani aldin, katil oldun; ömrünün sonuna kadar lanetli yasacaksin!…

Kabil, kovulmus olarak Adem’in yanindan ayrildi; kendisiyle birlikte dogan kiz kardesi Luhud’u yanina alarak Yemen topraklarindan Aden’e gitti. Adem ise, Havva ile beraber Habil için uzun süre aglayip gözyasi döktüler. Aden’e gelen Kabil, çoluk çocuga karisti. Ne varki, gercegi ögrenen oğullari dahi, Kabil’i taşa tuttular. Birgün gözleri görmeyen oğlu elinden tuttugu cocuguyla yolda giderken, babasiyla karsilasti. Çocuk, dedesi Kabil’i göstererek, babasina dedi ki: - Iste bu, senin baban Kabil’dir. Gözleri görmeyen oglu, O’nu lanetleyerek tasladi ve Kabil’i öldürdü. Çocuk dedi ki: - Babacigim! Sen niçin babani öldürdün? Hirsli baba, bir tokatda ogluna vurdu, çocukda öldü. Sonra kendine acindi, pismanlik duyarak dedi ki: - Yaziklar olsun bana! Attigim tasla babami, vurdgum tokatlada oglumu öldürdüm! Adem’in iyi niyeti ve sabirli olusu, Tanri’ya hos geldi ve O, zürriyetinin dogru yola sevki için kilavuzlandi, peygamber oldu. Böylece Tanri, Adem’e Cebrail’i göndererek yazi yazmasini ögretti. Sonra da kendisine 22 sahifelik buyruk yazdirdi. Bu buyruklar arasinda; insan haklarini gözetmek ve herkese adil davranmak esasi vardi. Adam öldürmek, kan içmek, ölü hayvan eti yemek gibi yasaklar da vardi.

Bazı yorumculara göre Habil'in adağı sürüsünün ilk doğan kuzularından ve en besililerinden olduğu halde, Kabil'in adağı olan meyve ve tahıl, özenle seçilip hazırlanmış değildi. Yahudi Tevrat yorumcusu Rashi'ye göre Tanrının Kabil'in adağını geri çevirmesinin nedeni, Kabil'i bütünüyle reddetmesi değil, bir dahaki sefere daha dikkatli olması için uyarmaktı.Diğer yandan Yeni Ahit'te Habil adağını inancının göstergesi olarak sunarken Kabil'inkinin, onda zaten var olan kötülüğün yansıması olduğu ima edilir

Tevrat'ın Tekvin kısmında cinayetin nedeni basitçe, "Habil'in Tanrı'nın favorisi olduğunu düşünen Kabil'in kıskançlığı" olarak anlatılsa da bazı yorumculara göre durum bundan ibaret değildir. Eski Ahit'in Aramice çevirilerine göre Habil ve Kabil'in birer ikiz kız kardeşi vardı ve birbirlerinin kardeşiyle evlenmeleri istenmişti. Kabil'in ikizi, Habil'inkinden daha güzel olduğu için Kabil bu değiştirmeyi kabul etmedi.

Mormonlara ve İsa Toplumu'na göre ise Kabil'i kardeşini öldürmeye iten güdü Musa'nın Kitabı'nda belirtildiği üzere yine kıskançlıktır ancak bu kıskançlığın nedeni Habil'in sahip olduğu hayvan sürüsüdür.