Gönderen Konu: Cilt Sanatı  (Okunma sayısı 296 defa)

0 Üye ve 3 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı kurtgozlu

  • Yönetici
  • *****
  • Toplam İleti: 1814
  • Rep puanı: 26
    • Sanat tarihi
Cilt Sanatı
« : 01 Ocak 2009, 09:34:17 »

Tanımı:

İslamiyetin getirdiği ihtiyaçla gelişen cilt sanatı, İslam sanatlarına paralel bir tekamül gösteren, incelik, güzellik ve zarafete ulaşmıştır. Orta Asya'dan İran, Arap Kıtası ve Anadolu'ya geçmiş olan cilt sanatı, sanatkarların yetiştikleri bölgelerin motifleri ile bezenmiş, Arabesk, Herat, Hataî, Rumî Selçuk, Memluk, Osmanlı ve Mağribî motiflerle çeşitli cilt üslubları doğurmuştur.

Selçuklu ve Beylikler döneminde daha çok Arabesk desenler, Osmanlı Türkleri ise 14 ve 15. yüzyıllardan itibaren cilt kalıpları kullanarak pek çok cilt çeşidi meydana getirmişlerdir. Fatih devrinde Saray cilthanesi'nde yapılmış olan ciltler, klasik Türk cilt sanatının tam zirveye ulaştığı dönemdir. Bu döneme ait ciltlerde, hatayi, rumi, bulut motiflerinin kullanıldığını görmekteyiz. Ciltlerin içlerinde, aynı şemaya uygun süslemeler yapılmıştır. Ciltlerin altınla süslendiği gibi, katığ tekniği ile derinin oyularak, farklı renkteki zemin üzerine yapıştırıldığı da görülmektedir.

Bazı ciltlerin içlerine ebru veya renkli kağıt da yapıştırılırdı.

17. yüzyıl'daki cilt örneklerinde, tüm cilt altın varakla kaplanarak, üzeri kıymetli taşlarla süslenirdi. Bu devirde de citlerin içlerine oyma tekniği ile bezemeler yapılmıştır. Ciltler üzerinde, farklı tekniklerde süslemeler görülür. 17. yüzyıl'dan sonra, deri üzerine işleme, ciltlerin süslenmesinde kullanılmıştır. Sim ve renkli ipliklerle yapılan işlemelerde, naturalist çicek motifleri görülür. Geç tarihlerde ise kumaş üzerine işleme ciltler görülür.

18. ve 19. yüzyıl'ların ciltleri kadife üzerine sırma ve simle işlenerek bezenmekteydiler. Bütün ciltler deriden bir çerceve içine alınarak, dayanıklı olmaları sağlanmaktadır. Aynı şekilde kağıt ve ebru ile de yapılmaktaydı.

Lake ciltler, Osmanlı ciltlerinin önemli bir grubudur. Öncülerine İran'da rastlanan lake ciltler, 17. yüzyıl'dan itibaren görülürler. Bezemelerinde daha çok koyu renk zeminde, altın ve çeşitli renlerde rumi, hatai, bulut, naturalist üslupta çiçeklerden oluşan motifler kullanılmıştır.

18. yüzyıl'ın ilk yarısındaki bu klasik motiflerin yanısıra, üst ve iç kapaklarında manzara, çiçek ve buket süslemeleri, 19. yüzyıl'a kadar kullanılmıştır.

Yazma eser ciltlerini dört parçada incelemek mümkündür :

Alt ve Üst Kapak: Kitabın metnini içine alan örtüsüdür. Genel olarak kapağın üstü ve bazen de içi süslemeler ihtiva eder.

Sırt (Dip Kısmı): Formaların bağlandığı bölümü örten kısımdır. Klasik Türk ciltlerinde ve genellikle İslami ciltlerin hepsinde bu kısım Batı ciltlerinde olduğu gibi bombeli değil, düzdür.

Mikleb: Kitabın ön tarafını örten sertabın ucunda genellikle üç köşeli, okunmakta olan yere konan kısımdır. Mikleb üstünde de kapaktaki desenler küçültülerek veya bir kısım şemse de bulunur. İç kapakta oyma sanatı varsa miklebte de görülür.

Sertab: Miklebi kitaba bağlayan ve kitabın ön kısmını muhafaza eden, miklebe hareket kabiliyeti sağlayan bölümdür. Zencerek veya motifler hatta kitap ismi veya Kur'anıkerim ise -abdestsiz dokunulmaz- ayeti yazılı olarak işlenmiştir.

Cilt Sanatının Özellikleri:

Önceleri birbirine yapıştırılarak mukavva haline getirilmiş kağıtlara, iç kısmının traş edilmesiyle inceltilmiş deriler yapıştırılarak kapaklar meydana getirilir. Motifler elle yapıldığında yekşah yazma cilt ; Kalıplar preste basılarak yapılırsa gömme cilt ; Etrafı (kapağın) dört tarafı deri, üstü kumaş veya ebru ile kaplanırsa ceharkuşe denilmektedir. Tamamen ebru ile kaplanırsa ebru cilt ; İpek veya atlas kumaşla kaplı olanlara kumaş ; Kadife ile kaplananlara zerduva cilt; altın sırma ile işlenenlere zerduz; Gümüş ile işlenenlere simduz; Karton üzerine laklanarak yapılmış motifli ciltlere lake cilt; Kapakları dört köşe, kare veya beyzi kafeslerle süslenen ciltlere ise zilbahar cilt isimleri verilir.

Ciltlerde genel olarak alt ve üst kapağın ve miklebin ortasında, yuvarlak veya beyzi güneşe benzeyen motife şemse denilmektedir. Bazen şemseye bağlı bazen de ayrı, hemen yakınındaki küçük beyzi şekiller salbek, kapakların dört köşesini süsleyen mütifler ise köşebend adını alırlar. Bu motifleri zincire benzediği için zencirek denilen bir süsleme ile çerçeve içine alınır. Deri ciltlerde şemse varsa bu tür ciltlere şemse cilt denir. Şemse ciltler klasik üslûpta yapılmış olan en süslü ciltlerdir. Bunlar da yapılış tarzına göre değişik isimler alırlar :

Alttan ayırma şemse cilt: Deri kapağa presle basılmış olan şemse motifleridir. Zemin altın yaldızlıdır; Üstten ayırma şemse cilt: Zemin deri renginde, motifler altın yaldızlıdır; Şoğuk şemse cilt: Motifler bezemesiz deri rengindedir; Mülemma' şemse cilt: Motifler ve zemin altın rengindedir; Mülevven şemse cilt: Şemsesi başka renkte olan cilttir; Müşebbek şemse cilt: Deri motifleri kesilerek veya oyularak yapılan cilttir; Mürgdar şemse cilt: Çiçeklerle bezenmiş ciltlerin üzerinde kuş da varsa bu isim verilir

Cilt Sanatıyla İlgili Terimler:

Türk ciltlerinde kapaklar taşmaz, kitabın boyundadır ve ciltlerde kullanılan bazı terimler vardır. Bunlar:
Katıa: Daha çok 15. ve 16. yüzyıl'larda kullanılan Türk oyma sanatıdir. Ciltlerde özellikle iç kapaklarda çok kullanılır;
Şiraze dikiş tarzı: Renkli ipek makara iplikleriyle sağlamca örme tekniği;
Köşebend: Cilt kapağının dört köşesine işlenen süslemeler;
Vessale: Onarımda birliştirme, aynı cins kağıt veya deri ile ekleme tekniği;
Akkase: Sayfa kenarları ayrı, ortası ayrı renklerle renklendirme tekniği;
Zahriye: Genellikle metin sayfalarından daha kalınca ve değişik renkteki kitap kapaklarından sonra gelen ilk iç sayfayadır;
Bordür: Klasik ciltlerde kapağın dış kenarını cevreleyen bölümdür. Yerine göre "Pervaz, ulama, kenar suyu" gibi isimler alır;
Cender: Ciltlenecek kitap dikildikten sonra, altının yapıştırılabilmesi için mengene olarak kullanılan alet;
 Cilbend: Yazma kitapların ciltlerini korumak için kullanılan kutu;
Cilt ara kapağı: Ciltlenmiş bir kitapta dış kapak ile ara kapak arasında bulunan yaprak;
Cilt kanadı: Kitap kapağı yerine kullanılan terim;
Deffe: Kitap cildinin iki kapağından her birine verilen isim;
Edirne Kari: Edirne'de yapılan ciltler;
Herat cildi: Herat'ta yapılan cilt;
Istampa cilt: Üzerine modelin hakkedildiği bir metal ıstampa kızdırıldıktan sonra, derinin üzerine basılarak elde edilen süsleme;
Kalıp: Çeşitli süslemelerin deriye basılması için kullanılan alet;
Kalıp Baskısı: Cilt kalıbı yapmak için kullanılan alet;
Kürrase: Yazma kitapların sekiz sayfadan oluşan forması bu şekilde isimlendirilir;
Lake Cilt: Tahta, mukavva veya deri üzerine yapılan çeşitli boyamaların üzerine vernik sürülerek elde edilen cilt;
Murassa cilt: Değerli taşlarla bezenen cilt;
Mücellid: Cilt sanatıyla uğraşan kimse;
Rugani: Ciltlerde yapılan nakış ve resimlerin parlak görünmesi için sürülen vernik cinse bir madde;
Sadberk: Cilt kapaklarının ortasına süs yerinde yapılan şemsenin üst tarafındaki şekiller hakkında kullanılır;
 Şiraze: Klasik ciltte kitabın yapraklarının düzgün durmasını sağlayan bağ ve örgüye verilen isim;
Yazılı cilt: İç kapağında, mıklep içi bordürlerde ayet ve beyitler yazılı olan ciltler;
Yazma cilt: Üzerleri sıvama altın veya ezilmiş altın sürülerek yapılan ciltler.

Foruma Eklenen konuların ve resimlerin kaynakları yakında düzenlenecektir...

Çevrimdışı flyboy_79

  • Üye
  • *
  • Toplam İleti: 2
  • Rep puanı: 0
Ynt: Cilt Sanatı
« Yanıtla #1 : 28 Ocak 2010, 17:51:13 »
terimler ile ilgili ciddi hatalar ve eksiklikler var. mesela
"Şiraze dikiş tarzı: Renkli ipek makara iplikleriyle sağlamca örme tekniği" boyle bir tanım yok hocam..
mesela sadberk ne..salbek olmalı bu da..
ayrıca ıstampa cilt diye bir çeşit de yok..tanımıza gore bu yekşah şemse cilt'tir..nerden çıktı bunlar anlamadım..

Çevrimdışı grikurt

  • Süper Üye
  • *****
  • Toplam İleti: 590
  • Rep puanı: 17
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: Cilt Sanatı
« Yanıtla #2 : 28 Ocak 2010, 21:19:52 »
Konusunda ehil profesyonel ve uzman olmayan insanların bilgi arayışı için bir araya geldiği forumumuza hoş geldiniz...

İlgili başlıkları ve tanımları doğrularıyla veya yanlışlarıyla olduğu gibi bırakacağız çünkü biz doğru bildiğimizi aktarmaya çalışıyoruz sizde kendi doğrularınızı buraya eklemekte - paylaşmakta özgürsünüz...

bu şekilde kişilerin seçenekler arasından kendi doğrularını yakalamalarına olanak sağlamış oluruz...

hep beraber...

slmlar
Kaynak bilgilerinin düzeltilmesini veya forumdan kaldırılmasını istediğiniz konular için mesaj atınız...

Çevrimdışı flyboy_79

  • Üye
  • *
  • Toplam İleti: 2
  • Rep puanı: 0
Ynt: Cilt Sanatı
« Yanıtla #3 : 02 Şubat 2010, 23:41:16 »
hoşbulduk elbette de..
tezgahtaki eğer karpuzsa..karpuz satıyorsunuz demektir..
ben özgürce ona kavun diyemem değil mi?
doğru bir tanedir zaten..şirazeye biri kalkar da şipaze derse..başka bir bilgi kullanıcısı da buradan görüp " ama şirazeye şipaze de diyorlar derse.." vehamet burda hocam..
yoksa herkes yazsın tabi bildiğini de..biraz baksak doğru mu diye..o babdan yani..
aksi halde "seçenekler arasından kendi doğrularını yakalama" olayı karpuzu karpuzluktan çıkarır..sanatta herkesin kendine göre bir doğrusu olmaz..salbek salbektir hocam..
sadberk diye yazıp sonra bizim doğrumuz bu..siz de buyrun koyun doğrunuzu buraya dersek işin içinden hiç kimse çıkamaz..dolayısıyla bilgi paylaşılamaz bilgi karmaşıklaşır..bu da kimseye birşey öğretmez.selametle..

Çevrimdışı grikurt

  • Süper Üye
  • *****
  • Toplam İleti: 590
  • Rep puanı: 17
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: Cilt Sanatı
« Yanıtla #4 : 03 Şubat 2010, 12:57:19 »
Elbette bilgiyi insanlara doğru olarak iletmek esastır, ama bu platformun adı özgürlüktür, kullanıcı buradan alırken de buraya verirken de bunun bilincinde olmalı, eleştirmek, düzeltmek yermek gayet doğaldır, olması gerekir, olmalıdır da

Ben yukarıdaki hatanın varlığına şu an üzülmüyor aksine seviniyorum,

Seviniyorum çünkü forumun statik izleyici kitlesi haricinde birisi kalkıpda bu ne ya diyebildi, bu böyle değil şöyle olmalı bunu söyleyebildi, arzulanan beklenilen şey sizin gibi eleştiren sorgulayan kullanıcı kitlesine ulaşmaktır.

Eğer bu hataların forumda istenen dinamik kullanıcı kitlesini yakalayacağına inansam hemen şimdi birkaç doğruyu daha siler yanlış yapardım...

Ve bukez üstü açık bir şekilde sizden rica ediyorum lütfen terimlerin doğrularını kendi elinizle ekleyin buraya hatalı olanlar yukarıda asılı kalsın - kalsın ki görür görmez CTRL+C - CTRL+V yapanlara tuzak - detayına inenlere "dur bakalım burda birisi şöyle yazmış hatalı diyor yanlış diyor neymiş aslı astarı" deyip üşenmeyenlere ışık olsun...

karpuzu tezgahtan seçip alanla, koltuğunun altına sıkıştırıp kaçan arasında fark olsun... ;)

Slmlar...
Kaynak bilgilerinin düzeltilmesini veya forumdan kaldırılmasını istediğiniz konular için mesaj atınız...