Sanat Tarihi Forum

Diğer sanat dalları => Türk el sanatları => Konuyu başlatan: Wolfeye - 02 Ocak 2009, 13:55:15

Başlık: Çini
Gönderen: Wolfeye - 02 Ocak 2009, 13:55:15
Tanrı bana Türk kanı - Ben sana ruh
Buyruk buymuş acun, acun olalı
Ben çamurdum, tanrı bana can verdi
Soylar sayıp asilinden boy verdi.

Sen çamurdun, bende sana ruh verdim
Yerden alıp yücelerden taht verdim. Adlar sayıp, çini dedim ad verdim
Tanrı  beni ben sanatı yarattım.
....                     

Türklerde Çini sanatının ilk örneklerine Uygurlarda rastlanır.  Fakat çininin gerçek manada mimaride kullanılması ve geliştirilmesi  Büyük Selçuklular dönemine rastlar.

Anadolu da ki çini sanatına kaynak teşkil eden  Mozaik tekniği ile yapılan çiniler ise 1147 yılında  Azerbaycan da görülür. Bu çinilerde kesişen çokgenler motif olarak kullanılmıştır.  Yaygın çini tekniklerinden olan minai tekniği de yine Selçuklular döneminde uygulanmıştı. 12.yy sonu Anadolu da parlak bir dönem yaşamış olan bu tekniğin ömrü fazla uzun olmamıştı.  Selçuklular döneminde Minai tekniği en son ola rak ta II. Kılıç Aslan döneminde görülmüştü. Moğol istilası ile uzun süre durgunluk yaşanmıştır.

(http://www.geocities.com/osmsanat/_znik_Mozaik.jpg)

Anadolu Selçuklular döneminde ise çini  çok süratli bir gelişme göstererek mimarideki saygın yerini almıştı. Konya da ki Sırçalı medrese 13.yy. ortalarına rastlayan ve bütün mekanı kaplayan ilk örneklerdendir. Bu dönemde renkler firuze, lacivert, yeşil ve mor olmak üzere dörde ulaşmış. Teknik olarak ta kabartma çinilerde yapılmaya başlanmıştı. 13.yy. ise perdahlı ve sıraltı tekniği ile bir çok eser bulunmuştu.  Çini mozaik tekniğinin tuğla ile karışık kullanıl dığı en abidevi eser Sivas'ta   I. İzzettin Keykavus şifahanesi ve türbesidir (1217).  14.yy Beylikler devrinde Selçuklu çini geleneğini Aydınoğulları devam ettirir. Fakat bu dönem çini sanatı açısından bir duraklama devridir.

Osmanlılar döneminde ise Selçuklu mozaik tekniği ile renkli sır tekniğinin birleştirilmesiyle elde edilen eserler yeni bir başlangıç olmuştur. Osmanlı üslubu Bursa Yeşil cami ve türbesi ile başlar (1421-24) Burada her çeşit çini tekniğinin uygulandığı görülmektedir. Bu dönemde renkler gibi desenlerde zenginleşmiş iri beyaz hatailer bu dönemin karekteristiği olmuştu. Tamamen bitkisel motiflerle ince detaylı ve yumuşak konturlu (siyah ve kırmızı) örnekler Selçuklu çinisinden ayrılan diğer bir yeniliktir. Çok renkli sır tekniği(cuerda seca ) ile levha çiniler ise Selçuklular dan tamamen farklı bir sanatın doğuşunu gösterir. Bu dönemde naturalist motiflerde süsleme ye girmeye başlamıştı. Bir diğer yenilik ise sır altı tekniği ile yapılan mavi beyaz çinilerdir. Fatih Sultan Mehmet'in Çinili Köşkün de(1472) mozaik çini'nin son şaheseri verilmiştir. İstanbul da ilk renkli sır örnekleri Yavuz Sultan Selim türbesi ve camiinde görülür(1522). Son şaheserleri ise Şehzade Mehmet türbesindedir(1548). 16. yy ortaların dan sonra ise renkli sır tekniği tamamen terk edilmiş ve sıraltı tekniği hakim olmuştur. Bu teknik ilk defa Süleymaniye cami inde (1557) kullanılmıştır.   Sokullu Mehmet Paşa camii (1572) ve  Piyale paşa camii(1574) çinilerinde  görülen  rölyef şeklinde uygulanan mercan kırmızısı kırk yıl uygulandıktan  sonra birden bire orta dan kaybolur.  Bu dönemde artık  tamamen  naturalist motifler hakimdir. Artık süslemede sonsuzluk  kavramı yok olmuştur.    (1600) III. Sultan Murat türbesinden son ra bir devir kapanır. Çinide çok süratli bir bozulma dönemi başlar.

En yaygın Teknikler
-Selçuklu döneminde en yaygın seramik türü (sgraffito) seramiklerdir. Bu tekniğin esası alttaki rengi ortaya çıkaracak şekilde kaplama çamur, sır veya oksit'in üzerine desen kazınmasıdır.  Bu usul tek kat kaplamanın kil yüzeyini ortaya çıkarmak üzere kazınması şeklinde uygulanabildiği gibi, değişik birkaç renk kaplamanın üst üste uygulanması ve bunların kazınması şeklinde uygulanabilir.

-Bir diğer teknik olan olan Minai tekniği ise sır altı ve sır üstü tekniklerinin beraber kullanılmasıdır. Mor, Mavi, Turkuvaz ve Yeşil renkler sır altında uygulandıktan sonra sırüstüne kiremit kırmızısı, siyah, beyaz yaldız kullanılarak dekor tamamlanır.

-Sır Üstü Renklendirme (cuerda seca) Çeşitli renkteki sırların tek bir levha üzerinde uygulanabildiği bu teknikte sır üzerine aktarılan desenin konturlarını belirtmek için ince çizgiler halinde yağlı bir boya maddesi kullanılarak fırınlama esnasında akıcı renklerin birbirine karışması önlenir. Osmanlılarda İlk defa Tebrizli ustalar tarafından uygulanmıştır.