Gönderen Konu: KUBBE  (Okunma sayısı 4709 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
KUBBE
« : 18 Ocak 2009, 12:32:27 »
KUBBE.(mi.).(Fr. Coupole, dôme, İng. dome). Yarım küre biçimindeki mimari örtü öğesidir. Geçmişte taş, tuğla gibi küçük malzemelerin bir araya getirilmesi ve küre oluşturacak biçimde dizilmesi ile oluşturulmuştur. Kubbe kemerlerden türemiştir. Kemerin bir merkez etrafında 360 derece çevrilmesi ile ortaya çıkar. Bu şekilde oluşturulan kubbelerde üstten gelen basınç alttaki taşlara ve kubbenin oturduğu duvarlara doğru yayılır. Yüklerin oturduğu duvarlar da destek duvarları ya da kemerler ile karşılanır. Daire planlı kubbenin kare ya da çokgen planlı alt yapı üzerine oturtulması ile bazı sorunlar ortaya çıkmıştır. Bu sorunlar dairesel kubbenin köşeli altlıklara oturması ile köşelerde oluşan boşluklardır. Bunlar hem taşıyıcı sistem, hem de biçimsel açıdan geçmişte çözüm aranan noktalardır. İran mimarlığında koni biçimindeki tromp bulunmuş, Bizans mimarlığında da pandantif geliştirilmiş, Türkler de Türk üçgeni denilen bir dizi üçgenler ile soruna çözüm getirmişlerdir. İlk kubbe kullanımı Akdeniz ülkelerinde, Hindistan’da kullanılmıştır. Miken mezarlarının üzerleri bindirme kubbe ya da yalancı kubbe denilen, çokgen planlı kubbeler ile örtülmüştür. Bu kubbeye geçiş yapılarında her sıradaki taşlardan sonraki taşlar bir alttakinden biraz ileri taşacak biçimde yerleştirilerek kubbe oluşturulmuştur. Romalılar döneminde ilk kez büyük boyutlu taş kubbeler yapılmıştır. Pantheon yapısı o dönemden kalmadır. Ayasofya kubbesinin yüksekliği yerden 54m yükseklikte ve yaklaşık 31m çapındadır. O zamana kadar yapılan kubbeler içinde sorunları çözümlü en yetkin olanıdır. Türkler İstanbul’un alınmasından sonra kubbe üzerinde çalışmalarını sürdürmüşler, yarım kubbe ile desteklenmiş anıtsal ve estetik açıda gelişmiş kubbeler yapmışlardır. Süleymaniye ve Selimiye, Sultanahmet camilerinin kubbeleri Ayasofya’da başlayan gelişmeyi en yetkin yerlere götürmüştür. 19. yüzyılda çelik kemerler ve dökme demirlerin taşıdığı kubbeler yapılmıştır. Jeodezik kubbe ile çok geniş mekânlar örtülebilmiştir.

Ahmet Şişman- sanat terimleri sözlüğü
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Ynt: KUBBE
« Yanıtla #1 : 18 Ocak 2009, 12:32:42 »
Sanata ve Sanat Kavramlarına Giriş (2011)
Ahmet Şişman


Sanata ve Sanat Kavramlarına Giriş (2006)
Ahmet Şişman

Sanat eserleri, insanlar için, insanlar tarafından yaratılmaktadır. İnsanın bir üretimidir ve insanlar için oluşturulmaktadır. Sanatın oluşturulması ise, esas olarak sanatçının, kendisini ifade etme ihtiyacından kaynaklanır. İzleyiciler de, eserde bulunan büyünün, ondaki ölümsüzlüğün, güzelliğin etkisi ile ona yaklaşmaktadırlar. Bu büyü bilinen değil duyulan ve hissedilendir. Sanatçılar içinde yaşadıkları toplumun ve yaşadıkları çağın akımlarına, durumlarına yeni soluklar getirme amacı ile eserlerini oluşturmuşlar ve oluşturmaya da devam etmektedirler. Onların yaşam ve güzellik anlayışlarının biçimlendiği eserler, izleyicilerin de dünyalarında uçuşan yıldızlar olacaktır. Bu yıldızların ışıltıları birbirlerinden doğal olarak farklı olacaktır. Ancak her birinin saçtığı ışık, insan tarafından oluşturulmuştur, insan için vardır ve insanlık için gereklidir. Bu çaba sürmelidir ve sürecektir.

Mağara döneminde yaşayan insanların içlerinde hissettikleri dürtü ile duvarlara çizdikleri ilk çizgiler sanat eseri sayılmasalar bile çok anlamlı yaratımlardır. Bu ilk çizimler üzerine eklenenler ile hiç kuşkusuz modern yaşamın birçok yaratısına kavuşulduğu düşünülebilir. Yaratımın bir anlamda ilk noktasıdır bu tür çabalar.

Duyarlı ilk insanın çabası ile başlayarak gelişen çalışmalardan kök alan ve insanlıkla sürecek olan sanat çalışmalarını anlamak için, hangi düşüncelerden kaynaklanarak geliştiğini bilinmesi yararlıdır.
midena pro tou telous makarize