Gönderen Konu: Konut nedir ?  (Okunma sayısı 16661 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4650
  • Teşekkür: 53
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Konut nedir ?
« : 18 Ocak 2009, 12:37:21 »
Kısaca Bir insanın içinde yaşadığı, yatıp kalktığı, vb. yer.

İnsanların korunmak için düzenledikleri doğal ya da yapay konutların görünümü ve konut yapımında kullanılan gereçlerin cinsi, coğrafya ve iklim koşullarına göre değişiklik gösterir. Neandertal insanının mamut kemiklerinden kulübeler yapması, Güney Amerika'nın geniş ovalarında yaşayan Tarihöncesi insanının korunmak için, Üçüncü Zaman'da ortaya çıkıp Dördüncü Zaman'da çoğalan gliptodonun (bir memeli hayvan türü) fosil kabuklarının altına sığınması, Moğolların kullandığı keçe çadırı, Seylan adasında Vedaların barınmak için kullandıkları mağaralar, Buzul devrinde kullanılan mağaraların içine kurulan kulübelere ilişkin olarak ortaya çıkartılan en eski bulgular, konutun insanlık tarihinde oynadığı koruyucu rolü açıkça ortaya koymaktadır. Ateşi kullanmayı öğrenmeden önce insanlar, hayvanlara karşı bu barınaklarda korunuyordu. Yontma Taş devrinde insan çevresini düzenlemeye başladı, mağara adamlarının yaşadığı gerçek köyler kuruldu ve bu köylerde ilk konutlar ortaya çıktı.

AĞAÇ ÜSTÜNDEKİ EVLER
Ağaç üstündeki evlere özellikle Hindistan'ın bazı bölgelerinde ve Endonezya'da raslanır. Güney Amerika'da da etnolojik bir dağılım gösteren bu evlere Büyük Okyanus kıyılarında (Kolombiya), Maracaibo koyunda ve Orinoco ırmağının denize döküldüğü yerlerde raslanır. Afrika'daysa, bir bir raslantı ya da kültür olgusu sonucu bu tür evlere raslanmaz.

PARAVANADAN BİTKİDEN YAPILMA KULÜBELERE
Paravana en ilkel çatı biçimidir. Paravana kullanan halklar ya da kabileler (Boşimanlar, Avustralya yerlileri, Ateş ülkesi yerlileri) kuşkusuz öbür konut türlerinden de yararlanıyorlardı. Ağaç yapraklarından örülen ve eğimli bir biçimde kazıklara ya da ağaçlara yaslanan paravana sığınmaya yarayan dikdörtgen bir saçaktır. Çift kat yapıldığında, bitkiden yapılma kulübelerin ilk elemanını oluşturmuştur: Polinezya (Tonga adaları) ve Malanezya'nın (Yeni Gine) bazı bölgelerinde bu yapı elemanları hala kullanılmaktadır. Giderek büyüyen kulübeler eksiksiz barınaklar haline geldiler; bunların üstüne konik (Avustralya'daki savanlarda) çatılar yapılıyordu ya da dört köşeli (ormanlık ülkelerde) çatılar yapılıyordu. Afrika köylerinden kulübe en yaygın konut tipidir. Bunlar samandan ya da dallardan yapılmış, koni biçiminde bir çatısı olan  ve kurutulmuş toprak ya da birbirine ğeçirilmiş dallardan yapılma duvarlara dayalı silindir biçiminde yapılardır. Arı kovanı biçiminde olan bu kulübeler bazen kazıklar üstüne oturtulur; bu yükseklik oturanları rutubetten ve hatta sellerden korur. Daha da etkili bir koruma yöntemi olarak temel kazıklarının üstüne yapılmış kulübelere İskandinavya'daki göllerin kıyılarında, Almanya'da ve Jura dağlarında raslanır.

TAŞ KULÜBEDEN ÇADIRA
Bazı dağlık bölgelerde, üst kesimlerinden birbirine tutturulmuş kazıklarla yapılan ve yan yüzeyleri çimli toprak ya da düz taşlarla kaplı olan taş evlerin giderek yaygınlaşıp ilkel kulübelerin yerini aldığı görüldü. Çin'deki yapılar da tuğla ve kiremit gibi işlenmiş gereçler kullanıldı. Gerçek bir ev yaşamı sağlayan konutlarsa uygarlığın gelişmesiyle birlikte ortaya çıktı. Bunların yapımında yontulmuş taşlar, vb. kullanıldı. Mısırlılar düzgün bir biçimde oyulmuş kayalarda oturdular; balçık ovalarda yaşayan kaldeliler tuğla kullandılar. Batı'da giderek yaygınlık kazanan taş evler düz, yuvarlak, oval biçiminde ya da ender olarak dikdörtgen taşlardan yapılırdı. Mykenai'deki Tholos adı verilen eski konut mimarisineyse İtalya (Puglia'da trullo denen yapılar), İspanya ve Fransa'nın yoksul bölgelerinde raslanır.

Kırlarda gelişen uygarlıkların yarattığı çadır, çeşitli halklar tarafından çok değişik biçimlerde yapılmıştır. Kubbeli konik çadırlar Norveç, Finlandiya ve Rusya'nın kuzey bölgelerinde yaşayan Japonlar'a özgüdür; bu çadırlarda deriyle kaplanmış koni biçimindeki kazıklar tahta kubbeleri taşır. Japon çadırının hafifletilmiş bir tipi Kanada ve Alaska'da yaşayan Eskimo'lar tarafından kullanılır. Buna benzer ilkel ama zengin bir biçimde süslenmiş çadırlar (bunlara tipis denir) Kuzey Amerika'da yerliler için barınak olmuştur. Orta Asya'da yaşayan Moğollar ve Kuzey Tibetliler "yurt" denen çadırları kullanırlar. Bunlar bazı yerlerde geniş ve görkemli konutlar haline getirilmiştir: İç kesimi baklava biçiminde tahtalardan oluşan ve samanlarla kaplanmış bir kafes üstüne inşaa edilen bu çadırların silindir biçimindeki çeperleri üç kattır; saman örtüler de dıştan görülen keçeyle kaplanmıştır. Türklerin kullandıkları, bu çadırlara benzeyen, ama düz çatılı olan çadırlarsa Kuzey Afrika'daki göçebe kabileler tarafından kullanılan dikdörtgen ya da çok kenarlı çadırlara öncülük etmiştir.

İGLOOLARDAN YÜZER KONUTLARA
Bazı Eskimo toplulukları tarafından tıkız kar kütlelerinin dairesel bir düzlem üstünde yanyana ve üst üste konmasıyla, içeriden ve kubbe biçiminde yapılan igloolar 3m'ye kadar yükselebilir. Tavanda açılan bir delik havalandırmaya yarar; daire biçimindeki öbür delikler de içeriye ışık girmesini sağlar. Bu "pencereler" temiz sudan elde edilmiş ince buz tabakalarıyla ya da yağlanmış ince derilerle kapatılır. Yığın halindeki kardan ya da taştan yapılan döşemeler ağaç kabuklarıyla, süpürgeotu dallarıyla, ren geyiği derisiyle kaplanır; iç duvarlarıysa kürkler süsler.

Bataklıklar, çok sulak bölgeler ve çok sayıda kanalla örülmüş araziler, Bankok'ta Menam deltasında olduğu gibi, göl üstünde kentler oluşmasına yol açarlar: Buralarda binlerce insan teknelerde barınır. Aynı koşulların ilkel yüzer konutların da ortaya çıkmasına neden oldukları da görülür: Söz gelimi, Cilalıtaş devrindeki kabilelerin kullandığı ve üstünde balıkçı kulübesi bulunan sallar (Danimarka); saz yığınlarından oluşan ve üstünde insanların oturduğu yüzer adacıklar (Titika gölü).

ESKİÇAĞ'DAN ORTAÇAĞ'A
Uygarlığın gelişmesiyle birlikte, insanoğlu yapı bilimine ve süsleme sanatına kavuştu; bu yolla da mimarlığı icat etti. Doğal mağara, ilkel kulübe, bitkiden yapılma kulübe ve çadırdan sonra ev denen konut biçimi ortaya çıktı. Evlerin yapısı, gelişen halkların yaşama biçimiyle yakından ilgiliydi. Böylece yüzyıllar boyunca evler. insanların mimari uğraşlarını yansıttı. Asya sarayları tipinde yapılmış olan Girit'teki Knossos Sarayı, Pompei'deki lüks Roma villaları, Machupicchu'da bulunan, gizli motiflerle süslenen antik İnka evleri, İndüs uygarlığına ait dinsel amaçla yapılmış binalar, hep insanlığın kent uygarlığına doğru aştığı yolu göstermektedir.

Kazılar sonucu düzenli sonucu, düzenli planlara dayanılarak gerçekleştirilmiş, içinde tuğladan evler, kaplıcalar, su şebekesi ve ilgi çekici surlar, bölümler bulunan kentlerin kuşkusuz en güzel örneklerinden biridir.

Roma İmparatorluğu'nun büyük kentlerinde çokkatlı konutlar vardı. Galyalılar, Roma mimarisinden esinlendiler ve mozaikle zengin bir biçimde kaplanmış kemerleri olan çok sayıda villa inşaa ettiler. Roma gelenekleri Ortaçağ'ın ilk yüzyılları boyunca sürdü. Fransa'da birçok ilgi çekici örneği günümüze kadar gelmiş bulunan Merovenj üslubundaki villalar Galya Roma tipi villalarla benzerlik gösterirler; Her iki yapı türünde de, giriş ve hol aynı biçimdedir, Dört odanın kapısı merkezi bir avluya açılır.

Ortaçağ'da özellikle Avrupa kentlerindeki evler düzensiz bir dağılım gösteriyordu. Yer kazanmak için, Üst katlar cumbalar birbirinin sınırını aşıyordu : Evler sokağa boylamasına değil de enlemesine cephe veriyordu. Damlar birbirine yakındı. Zemin katlarda dükkanlar açılıyor ve gün boyunca indirilen panjurlar tezgah olarak kullanılıyordu. Evlere numara verme işleminin henüz başlamadığı bu dönemde, yapılarda değişik süsleme işleri ve oymacılıktan yararlanılırdı. Ortaçağ'da evin içinde bir ocağı bulunan "şömine" icat edildi.

Evlerin iç düzeni birbirinden farklı değildi: Zemin katta dükkan, mutfak ve depo; birinci katta odalar ve salonlar; eşya odası, çamaşır kurutma yeri ve erzak ambarı, vb. olarak kullanılan birkaç katlı tavan arası.

RÖNESANS
Rönesans'la birlikte Batı Avrupa'nın eski kentlerinde "klasik" mahalleler oluştu; buralardaki konaklarda, Roma sanatından ve gotik sanatın son aşamalarından yararlanıldı, evlerin dış cepheleri süslendi. XVII.yy'da Paris'te Place Royale (günümüzde Place des Vosges) ve Place Dauphine bölgelerini oluşturan konut grupları yapıldı (bu konutlarda girişteki bir geçitle iki evin ortaklaşa kullandığı bir avluya çıkılır, buradaki bir merdiven de katlara çıkılmasını sağlar).

Fransa'da Louis XI ve Louis XIV'ün mutlak krallık dönemlerinde, yeni tipte bir burjuva konutu ortaya çıktı. Dış cephesindeki süsleri, dekorasyonu ve taş kolonlarıyla klasik mimari tarzını yansıtan bu binalar giderek artan bir lüks düşkünlüğünün göstergesi oldu.

ÖZGÜN BİÇİMLER
Uzakdoğu ve Ortadoğu ülkelerinde, konutlar genel yapılarıyla yirmi yüzyıllık bir geçmişi olan geleneklerin etkisi altındadırlar.

Doğu evlerini Batı üslubundaki konutlardan ayıran özellikler, evleri caddelerden ayıran ve binaları kuşatan düz duvar. dış cephede pencere olmaması, bir iç avlunun bulunması, birbirine paralel ve yan yana sıralanmış ya da kağıttan yapılmış hareketli bölmelerle ayrılmış odalardır. Bununla birlikte bir Çin çifliği ile Fransa'nın Normandiya ya da Danimarka'nın Jutland bölgelerindeki hehangi bir çiflik arasında bir çok benzerlik vardır. Taş döşenmiş bir avlunun çevresinde geleneksel binalar kare biçiminde sıralanırlar.

Biz Türklerin gerçekleştirdikleri ahşap konutlar da özgün biçimleriyle dikkati çeker.

KONUTUN EVRİMİ
Dünyanın hemen hemen her yerinde kent merkezleri dışında mahalleler oluşmakta ve banliyöler çokkatlı konutlarla dolmaktadır. Öte yandan, büyük sanayi ve madencilik şirketlerinin, personellerini kendi yaptıkları işçi kentlerinde barındırdıkları görülür.

Ama banliyöler düzensiz bir biçimde hızla büyümekte, birçok ülkede, konut sorununa ivedi çözüm bulmak için, kentin estetik görünümüne önem vermeden, büyük bir hızla konut siteleri inşaa edilmektedi. Binlerce yıllık geçmişe dayanan sağ duyulu bir mimari üslubundan yararlanıp geleneksel gereçlerle yapılmış konutlar giderek yok olmakta, yerlerini de banliyö  evlerinin mimarisi almaktadır. Bununla birlikte, birçok ülkede kentli nüfusun büyük bir bölümü günümüzde müstakil evi yeğlemekte ve geçmişte mesleklerinde büyük başarılar kazanmış mimarların çoğu, kamuoyunda oldukça yerleşmiş bir düşüncenin tersine, beton, çimento, çelik ve cam kullanımı gibi modern teknikler sayesinde, güzellik ve konforun yalnız lüks konutlara özgün bir nitelik olmadığını kanıtlamaya çalışmaktadırlar.
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4650
  • Teşekkür: 53
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Apartman Galata'da Yeni Bir Konut Tipi
« Yanıtla #1 : 16 Ocak 2012, 11:51:12 »
Apartman Galata'da Yeni Bir Konut Tipi
Ayşe Derin Öcel

Apartmanlar, birçok ailenin bir arada yaşadığı konutlar olarak geleneksel Osmanlı evinin gelişim süreci içinde ciddi bir kopuşun örnekleri olarak görülmüşlerdir. Gerçekten de bu konutlar, bahçe içinde ahşap konaklara ilk bakışta hiç benzemezler. Çok katlıdırlar, sıkışık kıvrımlı dar sokaklarda yükselirler, kimi zaman karanlık iç mekânlara sahiptirler, bahçeleri yoktur ama geniş teras çatıları vardır. Çoğu sokağa veya caddeye yönlenmiştir, ama manzara imkânı varsa ondan da yararlanmayı ihmal etmezler. Bilinen ve çoğu zaman kabul gören anlayışa göre ilk apartmanlar batı mimarisinden model transferi ile açıklanır ve geleneksel Osmanlı konutundan da bu nedenle ayrı tutulur. Ancak hiç kuşkusuz İstanbul’da konutlarda süregelen yaşam biçimlerini de sadece konaklar yansıtmamaktadır. Birçok kültürün yüzyıllarca bir arada yaşadığı bu şehirde çok zengin bir konut birikimi olduğu açıktır. Ayrıca apartmanların ilk örneklerinin yapıldığı 19. yüzyılın ikinci yarısının, kent ve mekân algısında değişimlerin yaşandığı, yaşam biçimlerinde ilginç dönüşümlerin izlendiği bir süreç olduğu düşünüldüğünde, bu konut yapılarının daha detaylı bir incelemeyi hak ettiği ortadadır. Derin Öncel, Apartman’da Galata’da belirli bir alanda ve süreçte yapılan ilk örnekler olarak tanımladığı binalardan yola çıkarak ve hiçbirini bulunduğu “yer” ve dönemin dinamiklerinden ayrı değerlendirmeyerek, bu “yeni” konut tipini tanımaya çalışıyor. Apartmanlarda süregelen yaşam biçimine Osmanlı toplumunun nasıl uyum sağladığını, bu yeni yaşam pratiğine hangi süreçlerden geçilerek gelindiğini sorguluyor. Genel kabullerin dışına çıkarak apartmanları Osmanlı konut kültürünün gelişiminde önemli bir evrenin örnekleri olarak görüyor ve kısa bir zamanda İstanbul’un birçok mahallesinde inşa edilecek olan bu yapılar üzerine daha çok araştırma yapılmadan 20. yüzyıl konutunun sağlıklı incelenemeyeceğini savunuyor. Derin Öncel, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde öğretim üyesi. 19. yüzyıl Beyoğlu bölgesi kent morfolojisi ve Osmanlı konutu mekân organizasyonu üzerine makaleleri var.

midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4650
  • Teşekkür: 53
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Bir İnsanlık Hakkı Konut
« Yanıtla #2 : 16 Ocak 2012, 12:01:08 »
Bir İnsanlık Hakkı Konut
Erdoğan Bayraktar

TOKİ’nin Planlı Kentleşme ve Konut Üretim Seferberliği

Erdoğan Bayraktar TOKİ’nin ülkemizin sosyal konut politikasındaki yerini ve planlı kentleşmeye katkısını ele aldığı kitabına Toplu Konut Kanunu’nun tarihçesiyle başlıyor.

Değişen konut ve kent anlayışına odaklanan kitap; konut yapım sürecini, kredi uygulamalarını ve TOKİ’nin yeni hedeflerini kapsamlı bir şekilde anlatıyor. Kitap inşaat sektöründe çalışanların ve TOKİ ile ilgili bilgi almak isteyen herkesin ilgisini çekecek nitelikte
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4650
  • Teşekkür: 53
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Çağdaş Konut Mimarisinden Detaylar
« Yanıtla #3 : 16 Ocak 2012, 12:05:30 »
Çağdaş Konut Mimarisinden Detaylar
Virginia McLeod

Mimari detay, bir yandan yapıyı özgün kılarken, diğer yandan da mimarını bir adım öteye taşıyan niteliktir. Çağdaş Konut Mimarisinden Detaylar, son yıllarda detaylarla ilgili ön plana çıkan eğilimlerin bir derlemesini sunarak, konut mimarisinin gelişimindeki detayların teknik ve estetik önemi hakkında değerlendirme olanağı sağlıyor. Dünyanın önde gelen mimarlarından birçoğunun ürünlerini içeren kitap, yakın dönemde inşaa edilmiş ellinin üzerinde evi, temel yapı malzemelerine göre ayrılmış olan altı bölümde inceleniyor: beton, cam, taş, çelik, ahşap ve alternatif malzemeler.

Evler, renkli fotoğraflar, bütün kat planları, kesitler, görünüşler ve aksonometrik çizimlerin yanısıra çok sayıda detay çizimleriyle tanıtılıyor. Bu çizimlere, kısa bir açıklama metni ve ayrıntılı resim altı yazıları eşlik ediyor. Evlerin her biri, dört sayfada özet bir yazı ve görsel düzenleme ile tanıtılıyor.

Çağdaş Konut Mimarisinden Detaylar, mimarlar, mühendisler, peyzaj mimarları, şehir plancıları ve diğer meslekler için ideal bir referans kitabı. Aynı zamanda mimarlık ve tasarım öğrencilerine de, önde gelen çağdaş mimarların ürünlerini anlayabilecekleri ve kendi tasarım çalışmalarında yararlanabilecekleri değerli bir kaynak sağlıyor.

200' ün üzerinde renkli fotoğraf, 800' ün üzerinde çizim.

midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4650
  • Teşekkür: 53
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Çağdaş Konut Mimarisinden Detaylar Ansiklopedisi
« Yanıtla #4 : 16 Ocak 2012, 12:30:13 »
Çağdaş Konut Mimarisinden Detaylar Ansiklopedisi
Virginia McLeod


Özel olarak seçilmiş güncel konut projesi örnekleri-nin yer aldığı Çağdaş Konut Mimarisinden Detaylar Ansiklopedisi mimari yapı detaylarının sunumuna yepyeni bir yaklaşım getiriyor. Bu kapsamlı referans kitabında son dönemde dünyanın farklı bölgelerinde tasarlanmış 100 konut projesine ait 700’ü aşkın ölçekli çizim yer alıyor. Bu çizimlerde çağdaş konut mimarisinde kullanılan
her türlü yapı detayından çok sayıda örnek bulmak mümkün.

Yazarın, Türkçe edisyonu ilk kez 2008 yılında YEM Yayın tarafından yayımlanan Çağdaş Konut Mimarisinden Detaylar adlı kitabının devamı ve ta-mamlayıcısı olarak tasarlanan kitap iki ana bölümden oluşuyor. Baştaki Ev Dizini’nde her bir projeye ait renkli fotoğraflar ve kısa açıklamalarla çağdaş konut mimarisinin yaratıcılık ve teknik çeşit-liliğine dair genel bir görünüm sunuluyor. Projeler malzeme türüne göre gruplandırılarak, farklı mi-marlar tarafından farklı bağlamlar ve konseptler
içinde tasarlanan beton, cam, yığma, çelik ve ahşap evlerin bir arada değerlendirilmesi sağlanıyor. Dizin bölümü ise aynı zamanda yapı detayları için bir referans noktası olarak kullanılabilecek şekilde tasarlanmış.

midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4650
  • Teşekkür: 53
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Doğu Karadeniz Örneğinde Konut Kültürü
« Yanıtla #5 : 16 Ocak 2012, 12:55:42 »
Doğu Karadeniz Örneğinde Konut Kültürü
Şengül Öymen Gür

Konut, insanlığın 'ezeli ve ebedi' sorunudur" diyor Şengül Öymen Gür. "Ayrıca konut konusunda ülkemizde yapılan çalışmalar fazla gibi görünmesine karşın bugüne değin yayımlanmış olanlar ya coğrafi bölgelerimizin mevcut geleneksel konutlarını nostaljik bir derleme niteliğinde sunmakta ya da yeni konutları örneklemektedir"diyerek bunun bir adım ötesinde geleneklere postmodern olumsallık içinde saplanıp kalmak tehlikesinin altını çiziyor. Yapıtında da önce konutta yaşamı kucaklayan öze ve bu özün farklılaştırıcı kökenine inmeyi, bu özden kaynaklı kimlik farklılıklarının seslerini katmayı amaçladığını belirtiyor. İlk bölümde konut biçiminin kültürel ve psikososyal belirleyicileri, ikinci bölümde ise Doğu Karadeniz Bölgesi'nde konut ve bölge için önerilen nitelikli konut dizgeleri tartışılıyor.
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4650
  • Teşekkür: 53
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
İnsanca Yaşamak İçin Şehir ve Konut
« Yanıtla #6 : 16 Ocak 2012, 12:57:58 »
İnsanca Yaşamak İçin Şehir ve Konut
Turhan Yörükan

İnsanca Yaşama İçin Şehir ve Konut adıyla yayımlamakta olduğumuz bu kitap, Atina Anlaşması denen şehircilik esasları ile aile ve konut konusunda Fransız mimarların ve konut yapımcılarının görüşlerini bir araya getiren, insani açıdan şehirlerimize ve konutlarımıza çeki düzen vermekte faydalı olacağını düşündüğümüz iki önemli kısımdan oluşmaktadır.
Le Corbusier'nin sekreterliğini yaptığı ve Atina'da karara bağlanmış olduğu için Atina Anlaşması adını taşıyan birinci kısım, Alie ve Konut Konusuda Fransız Mimarların Bugünkü Eğilimleri adını taşıyan ikinci kısım..
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4650
  • Teşekkür: 53
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
İstanbul'da Konut Girişleri ve Kapılar
« Yanıtla #7 : 16 Ocak 2012, 13:00:05 »
İstanbul'da Konut Girişleri ve Kapılar/ Residental Entrances and Doors of Istanbul
LİTERATÜR YAYINLARI

1950'den sonra, İstanbul'un nüfusunun kırsal göç nedeniyle hızla artması, şehrin hızla büyümesine neden olmuştur. Ayrıca, bu devirde modernizmin yeni gelişmelerde çok etkili olması kentin geleneksel mimarisi ile arasında kopukluk yaratmış ve geleneksel mimarinin ihmal edilmesine neden olmuştur. Bütün bu hızlı değişim esnasında pek çok eserin rölöser hiçbir izi kalmadan yokolmuştur. Bu kitabı amacı, çeşitli kültürlerin ürünü olan eşsiz İstanbul mimarisinin önemli bir elemanı olan kapılardan örnekleri sunmaktır. Genel anlamda, konutlar kişilerle ve kişiler konutlarla özdeştirler ve kapılar böyle kendine has bir ortamın sokak ile arasındaki simgesidir. Bu bakımdan her kapı, içine açılmakta olduğu farklı bir dünyanın izlerini taşımaktadır. Bu ilgiç özellik bu kitaptaki örneklerde açıkça sergilenmiştir. Bu çalışma, İstanbul'un farklı semtlerindeki tasarım zenginliğini izlemek isteyen mimarlar, tasarımcılar ve araştırmacılar için geniş kapsamlı resimli bir kaynak oluşturmaktadır.
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4650
  • Teşekkür: 53
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Konut Sorunu
« Yanıtla #8 : 16 Ocak 2012, 13:31:33 »
Konut Sorunu
Friedrich Engels

Eski kültüre sahip bir ülkenin manüfaktür ve küçük-ölçekli üretimden geniş-ölçekli sanayie, üstelik elverişli koşullarla çabuklaştırılmış böylesine hızla geçtiği bir dönem, aynı zamanda ileri düzeyde bir "konut darlığı" dönemidir. Bir yandan kırsal işçi yığınlarını, sınai merkezlere dönüşen büyük kentler hızla kendine çekmekte; öte yandan da, bu eski kentlerin yapı düzenlemeleri yeni geniş-ölçekli sanayi koşullarına ve buna tekabül eden trafiğe uymamakta; sokaklar genişletilmekte, yenileri açılmakta, ve kentlerin ortasından demiryolları geçirilmektedir. Tam işçilerin yığınlar halinde kentlere aktığı sırada, işçi meskenleri büyük ölçüde yıktırılmaktadır. İşçiler ve küçük tüccarlar ve müşterileri işçiden oluşan zanaatçılar için aniden ortaya çıkan konut darlığı burdan gelmiştir. En başından beri sanayi merkezleri olarak gelişen kentlerde bu konut darlığı yok gibidir; örneğin, Manchester, Leeds, Bradford, Barmen-Elberfeld. Öte yandan, darlık, o sıralarda, Londra, Paris, Berlin, Viyana'da had safhaya varmış, ve çoğunlukla süreğen bir biçimde varlığını sürdürmüştür.
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4650
  • Teşekkür: 53
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Anadolu Konut Mimarisinde Portikolu Avluların Gelişimi ve Değişimi
Turgut H. Zeyrek

İÖ 7'inci yüzyıl ile İS 4. yy arasında Anadolu'nun iklim koşullarının da etkilediği revak avlulu ev mimarisini özellikleri, bir makale boyutunda İngilizce ve Türkçe olarak çizimleri ile anlatılıyor.
midena pro tou telous makarize