Gönderen Konu: Gerçekçilik  (Okunma sayısı 2213 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Gerçekçilik
« : 23 Ocak 2009, 13:49:24 »
GERÇEKÇİLİK.(Fr. Réalisme). 19. yüzyılda ortaya çıkan ve eserlerdeki ifadelerde, gerçek olan, var olan, doğada bulunanlara göndermeler yapan ve bunu amaçlayan sanat anlayışıdır. Yeni klasikçilik ve romantik akımın güzellik anlayışına tepki olarak oluşmuştur. Daha çok resim, heykel ve edebiyat sanatlarında bu anlayışta yaygın çalışmalar yapılmıştır. Edebiyatta Flaubetr, E.Zola, Alexandre Dumas, Mark Twain, Tolstoy, M.Gorki, Dostoyevski. A.Çehov, sade yapmacıksız üslup ile olağanüstü olaylara, kişilere yer vermeden, sadece dışarıdaki kişileri, olayları yapmacıksız ve sade olarak eserlerinde ele almışlardır.

Resimde manzara, artık Romantizm’ de olduğu gibi, sanatçının ruh halini değil, görünen ne ise onu belirtmeye başlayar ve gözleme dayanan bir gerçek ele alınır. 19. yüzyılda eser veren ressamlar, görünenden hareket ederek, resme sanatçının öznel fikirlerini katmamışlardır. John Constable, manzara alanında çalışan realist bir ressamdır. Ruisdael’ı örnek alır. Babasının değirmenlerinde, gökleri, bulutları ve rüzgârın değişik etkilerini resimler. Işığın etkisi ile çizgiler zayıflar, konturlar erir. Mat ve gümüş renklerini kullanmıştır. “Arabanın Dereden Geçişi”  önemli eserlerinden biridir.

Corot, ilkbahar havasında, kavak ve söğüt dallarının taze yapraklarını, ya da akşam güneşi batarken, yapraklarını taşıyamayacak kadar ince, zarif ağaçları resimlemiştir. “Morte Fontaine Anıları”, “Mecidi’ de Fıskiye” önemli eserlerindendir.

Courbet, Modern Realizm’ in babası sayılır. Eserleri, figürlü kompozisyonlar, manzaralar, hayvanlar, orman ve deniz resimleridir. Figürleri heyecanlı değildir. Ayrıntılara fazla yer vermez. Çizgiden çok renk önemlidir. Titiz düzenli kompozisyonları yoktur. ”Taş Kırıcılar”, “Bonjur Mösyö Courbet” önemli eserlerindendir.

Millet, köylü ve işçi dünyasını resmetmiştir. Kendisi de köylüdür. Onun figürleri, güneşten ve ıstıraptan kavrulmuş, yüzleri ise gerçeğe tam olarak uygundur. Tarlalar, çayırlar ile içinde yer alan insanlar tam bir uyum içindedir. “Angelus” isimli tablosu en ünlü eseridir.

Daumier, Fransız Realist sanatçılarındandır. Karikatür yönünde çalışan tek sanatçıdır. Siyasi hicivleri vardır. Hâkim, avukat ya da siyaset adamlarını ve Paris insanının her yönünü ele alıp, karakteristik taraflarını aşırı bir üslupla vermektedir. Mahkeme Salonu, sokak, atölye, tiyatro, sirk, tren konuları arasındadır.”Panayır”, “Don Kişot ve Sanço Pança” eserlerindendir.

Ahmet Şişman-Sanat terimleri sözlüğü
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Ynt: Gerçekçilik
« Yanıtla #1 : 23 Ocak 2009, 13:49:51 »
Realizm 19. yy ortaya çıkmıştır. Gerçekçilik olarak tanımlanan bu yaklaşım idealist yaklaşımın karşıtıdır. Realizm yaşanan zaman ve mekân içinde duyularla algılananların nesnel olarak anlatımı plastik sanatlar ve edebiyatta gerçekçilik olarak tanılanır. İdealizm her zaman, mekân için evrensel olarak doğru olanı ararken Gerçekçilik güzelin ve doğrunun her an ve her veri için kendine özgü bir belirtisi olduğunu savunur. Gerçekçi sanat nesnelliğe yönelişiyle sanatın kalıp ve kurallar saptayan üslup ve anlatımlarına karşı olan bir görüştür. Gerçekçilik bazı sanat tarihçileri tarafından sanatta, yy. boyu sürekli olarak amaçlanmış ve 19. yy’a kadar aşamalarla gelişmiş bir olgu olarak değerlendirilmiştir. Ancak gerçekçilik kavramının, iddialı bir tavır olarak gelişmesi 19. yy ortalarına rastlar. O dönemde Barak anlatım krallıkla birlikte gücünü yitirmiş, burjuva yönetiminin başlaması ile birlikte de gerçekçi biçimlendirme kendini göstermeye başlamıştı. Almanya’da bile Klasist-İdeal ile ilgili fikirler ve Romantizm gücünü yitirmişti. Hatta ortaçağ resmi ile dini heyecanı yenilemek isteyen kiliseci ressamlar bile, değerlerini kaybetmişlerdir. Roma’nın kahramanca ahlakını ve cumhuriyetini yenilemek isteyen görüş de iflas etmiş. Memur, Endüstrici ve maliyecilerden meydana gelen gerçek bir devlet idaresi kurulmuştu. Realizm’in gelişmesi 19. yy. ortalarında Avrupa’dan yayılan devrimci hareketlerin ışığında Akademizme karşı ortaya çıkan Romantizmden sonradır. Romantizm, ruh haline, değişme, geçiciliğe, ölüme ve duyguya getirdiği ilgiyle klasik resmin kalıpçılığını, bir ölçüde kırmış, Gerçekçilik için bir yol hazırlamıştı.
 
 Romantizmden sonra özellikle Fransa’da Courtbart’nin öncülüğünü yaptığı bir akım olarak, Gerçekçilik 1855’de (Gerçekçilik Pavyonu) sergisinde doruğa ulaşmış ve J.F. Millet, Daumıer gibi sanatçıların resimlerinde görüldüğü gibi akademizmin konu ve tekniklerine karşı gelmiştir. Gerçekçilik bir üslup olmaktan çık, tarihin pek çok döneminde rastlanan bir anlayıştır. Tarih öncesinin mağara resimlerinde bile gerçekçi bir tutum gözlemlenir. Buna karşılık Antik Yunan’a dek ilk tarımsal uygarlıklarda gerçekçiliğe pek rastlanmaz. Gerçekçi anlayış, aynı fotoğrafta olduğu gibi doğayı sadık olarak aynen yansıtmaktan yanaydı. İdealistlerin yaptığı gibi, gerçeği anlamayı ve kuvvetlendirmeyi değil olduğu gibi vermeyi spekülasyon yapmayı değil, pozitif olarak göstermeyi istiyordu. Hayatın neşe ile inançla ve eleştirisiz olduğu gibi kabulü, bundan önce hiçbir dönemde görülmemiştir. Genellikle yoksulları, işçileri, köylüleri ve gündelik yaşamın en basit gerçeklerini hiçbir duygusallığa ve yüceltmeye girişmeden aktaran Gerçekçilik Batıda, Endüstrileşme, kentleşme ve demokratikleşmenin ürünüdür. Bu anlayış içerisinde kaybedilen gerçek ideal yerine, sahte hakiki olmayan eserlerle, güzele olan ihtiyacı gidermek yoluna gidildi. Ve günlük ihtiyacın üstüne çıkma amaca giderilmek istendi. Böylece sergilerde, oturma odalarında, salonlarda, iç gıcıklayıcı az ya da çok çıplak tatlı bakışlı kızlar, Nymlaheller, çıplak güzel vücutlu evliyalarla ilgili kadınları gösteren kompozisyonlar yapıldı. Resim sanatı artık düş ürünü deniz manzaraları ya da tarihsel tablolar yerine yaşanabilir, gerçeğin tam yansımasını vermeyi amaçlar. Flaubert’in; “Yalnızca eksiksiz bir anlatım düşünmeliyiz” sözleri ile Courbet’in resmi algılanabilen şeyleri bir ayna gibi iletme sanatı olarak görmesi ve görevinin yalnızca gerçeği ve gerçekte olan şeyleri canlandırmak olduğunu söylemesi, birbiriyle uyum halindedir. Fransız ressamı, Courbet, Daumıer ve Millet için Gerçekçilik sanatsal açıdan bir yürekli olma görevidir. Onlar salonlarda sergilenen, desteklenen ve ödüllendirilen yerleşmiş resmi, resim sanatına karşı çıkarlar, daha anlamlı ve zengin içerikli konulara yönelip, eleştiri yeteneğinden yoksun burjuva beğenisine saldırırlar. Bunun için de emekçilerin yanında, onların varlığını unutmuş gibi görünen bir topluma savaş açarlar.
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Ynt: Gerçekçilik
« Yanıtla #2 : 25 Mart 2012, 11:48:18 »
Sanata ve Sanat Kavramlarına Giriş (2011)
Ahmet Şişman


Sanata ve Sanat Kavramlarına Giriş (2006)
Ahmet Şişman

Sanat eserleri, insanlar için, insanlar tarafından yaratılmaktadır. İnsanın bir üretimidir ve insanlar için oluşturulmaktadır. Sanatın oluşturulması ise, esas olarak sanatçının, kendisini ifade etme ihtiyacından kaynaklanır. İzleyiciler de, eserde bulunan büyünün, ondaki ölümsüzlüğün, güzelliğin etkisi ile ona yaklaşmaktadırlar. Bu büyü bilinen değil duyulan ve hissedilendir. Sanatçılar içinde yaşadıkları toplumun ve yaşadıkları çağın akımlarına, durumlarına yeni soluklar getirme amacı ile eserlerini oluşturmuşlar ve oluşturmaya da devam etmektedirler. Onların yaşam ve güzellik anlayışlarının biçimlendiği eserler, izleyicilerin de dünyalarında uçuşan yıldızlar olacaktır. Bu yıldızların ışıltıları birbirlerinden doğal olarak farklı olacaktır. Ancak her birinin saçtığı ışık, insan tarafından oluşturulmuştur, insan için vardır ve insanlık için gereklidir. Bu çaba sürmelidir ve sürecektir.

Mağara döneminde yaşayan insanların içlerinde hissettikleri dürtü ile duvarlara çizdikleri ilk çizgiler sanat eseri sayılmasalar bile çok anlamlı yaratımlardır. Bu ilk çizimler üzerine eklenenler ile hiç kuşkusuz modern yaşamın birçok yaratısına kavuşulduğu düşünülebilir. Yaratımın bir anlamda ilk noktasıdır bu tür çabalar.

Duyarlı ilk insanın çabası ile başlayarak gelişen çalışmalardan kök alan ve insanlıkla sürecek olan sanat çalışmalarını anlamak için, hangi düşüncelerden kaynaklanarak geliştiğini bilinmesi yararlıdır.
midena pro tou telous makarize