Gönderen Konu: Tez konusu..  (Okunma sayısı 4443 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı maxie-devine

  • Üye
  • *
  • İleti: 1
  • Teşekkür: 0
Tez konusu..
« : 01 Mart 2009, 22:10:39 »
Merhabalar..

Arkadaşlar bir tez ve ödev konum var bu konularda sizlerden yardım ıstıcektım..

Tez : Denizli Akhan Taçkapı süslemeleri (Selçuklu ve beylıkler donemı fıgur,geometrık,bıtkısel suslemeler konusunda oldukça derin bilgiye ıhtıyacım var )

Ödev : Antalya'da Cumhuriyet dönemıne aıt kamu ve sıvıl yapılar..

Şımdıden duyarlılıgınız ıcın cok tesekkur ederım..


Çevrimdışı grikurt

  • Genel Moderatör
  • *
  • İleti: 751
  • Teşekkür: 21
  • Cinsiyet: Bay
Akhan Kervansarayı
« Yanıtla #1 : 02 Mart 2009, 01:21:41 »
Belki çok temel bilgiler vermiş olacağım ama elimden geldii kadar yardımcı olmak isterim...

Denizli - Afyon karayolu üzerinde görülebilecek olan yapı günümüzde şehir içinde kalmıştır ve Akkale'nin hemen girişinde yer alır. Anadolu Selçuklularının batıdaki son kervansaraylarından biri olan ve iki kitabesi bulunan Akhan sultan hanları şemasına uyan bir handır.

1253'lü yıllarda yapılan ve İpekyolu güzergahında batıdaki son kervansaraydır



Han'ın iki kitabesi bulunmaktadır. Kapalı olan kısmı 1253 (H.651) yılında, avlu 1254 (H.652) de tamamlanmıştır. Yaptıran Vali Seyfettin Karasungur Bin Abdullah'tır. Kitabede II. İzzettin Keykavus'un adı geçmektedir. Simetrik bir plan göstermeyen kervansaray açık ve kapalı bölümlerden oluşmaktadır.



Toplam 1.100 m²'lik bir alan üzerine oturmakta olup, kare bir avlu ve derinlemesine dikdörtgen bir holden oluşmaktadır. Kapalı mekan derinlemesine iki sıra paye ile üç sahına ayrılmıştır. Ortada bulunan sahın yan sahınlardan daha geniş ve yüksek tutulmuştur. Üst kısım tonoz ile örtülmüştür. Sivri kemerli niş biçiminde portali, basık kemerli giriş kapısı ile yarım metre dışa taşmıştır. Üzerinde bulunan kitabesi ile oldukça sade bir görünüşe sahiptir. Kapalı mekanın simetrik düzenlemesine karşın avluda asimetrik bir plan karşımıza çıkmaktadır. Avlu girişinin sağ tarafındaki bölümde, iki katlı mekanlar, bir eyvan ve iki kapalı birim yer almasına rağmen, diğer tarafta revaklar ve kapalı mekana bitişik tonozlu iki mekan yer almaktadır. Han'ın avlu portali geometrik ve plastik süslemeleri ile oldukça görkemlidir. Portalde görülen en önemli özellik ise, Konya-Karatay Han ile rekabet edecek derecede figürlü süslemelere sahip olmasıdır. Büyük ölçekli güvercin ve küçük ölçekli geyik, sfenks, kartal, aslan, ejder vb. hayvan figürleri, gamalı hac motiflerinin aralarına yerleştirilmiş, oldukça grift bir süsleme oluşturulmuştur. Mimari bakımdan önemli bir şaheser olan Ak Han'ın bazı bölümlerinde ince işçilik istemeyen kesme taş kullanılırken, avlunun güney ve batı cephesi orijinal düzgün mermer kaplamadır. Yapının içinde ve dışta devşirme taş malzeme yoğun olarak göze çarpmaktadır.

guvercinevi.com
http://www.panoramio.com/photo/10990307

Çevrimdışı grikurt

  • Genel Moderatör
  • *
  • İleti: 751
  • Teşekkür: 21
  • Cinsiyet: Bay
Antalya, Cumhuriyet dönemi yapıları
« Yanıtla #2 : 02 Mart 2009, 08:37:15 »
zamanında cumhuriyet dönemi yapılarına uygulanan en büyük soykırım Antalyada yapılmıştır desek yanlış olmaz Arkitera'da 2007 ve 2005 yıllarına ait iki makaleye rasladım ve incelemen gerektiğini düşünüyorum

...

Osmanlı’nın son dönemi ve cumhuriyetin ilk yıllarına ait kamu binaları birer birer yok oluyor. İşte yıkım hikayeleri ve gerekçeleri...

Antalya’da ilk yıkımlara surlardan başlandı. Roma Dönemi’nden bu yana binlerce yıldır dimdik ayakta duran surlarından evleri kale duvarlarından kapanan hatırlı kişiler rahatsız oldu. Bir gurup hatırlı kişi, şehri kuşatan surların kentin hava almasına engel olduğunu söyleyerek kamuoyu yarattı. Bunun üzerine 1930’lu yıllarda şehrin hava almasına engel olduğu gerekçesiyle Kaleiçi’ni kuşatan sur duvarları el birliğiyle yıkıldı. Yıkılan kalelerden elde edilen taşlar, Karaalioğlu Parkı’nın inşaasında dolgu malzemesi olarak kullanıldı. Hava alamıyoruz iddiasıyla Surları yıktıran hatırlı kişiler bu yıkımdan sonra deniz manzaralı evlere kavuşmuş oldu.

Yıkım dalgasının ikincisi ise 1970’yi yıllarda meydana geldi. Bu dönemde Karaalioğlu Parkı’nın girişindeki Eski Kütüphane ve Vatan Kahvesi yıkıldı. Bu alan, parka dahil edildi. Bunda herhangi bir kişiye rant sağlanmadı. Yıkılan alan yeşil alana dahil edildi. Ancak bu yıkımdan yıllar sonra pişmanlık duyuldu. Şimdi yıkılan kahvenin bir benzerini Değirmenevi’nin önünde yeniden inşa edilmeye çalışılıyor.

Tarihi Antalya Hükümet Konağı:
Osmanlı dönemi yapısıydı. Rum mimarisinin izlerini taşıyordu. 1970’lerde yıkılıp yerine şimdiki valilik binası inşa edildi. Fotoğraflarda yaşayan eski valilik binasının resimlerini görenler, “Keşke yıkılmasaydı. Çok güzel bir binaymış” diyerek üzüntüsünü dile getiriyorlar.

Antalya Eski Belediye Binası:
Osmanlı dönemi yapısıydı. Şimdiki Kışlahan Otelinin güneyinde idi. Yıkılıp, yerine şimdiki Büyükşehir Belediyesi İş Merkezi inşa edildi. Bu bina da halen fotoğraflarda yaşıyor. Herkes bu hatayı idareciler nasıl yaptı diyerek üzüntüsünü dile getiriyor.

Yeni Kapı Karakolu:
Antalya’nın Yenikapı semtinde Karaalioğlu Parkı’nın girişindeydi. Cumhuriyet Dönemi yapısıydı. Antalya’da bir işadamı, dükkanlarının önünü kapatan bu karakolun yıkılması karşılığında Gençlik Mahallesi’nde yeni bir karakol yaptırdı. Yenikapı Karakolu yenisi yapılınca, işadamının dükkanlarını kapatan eski karakol yerle bir edildi. Karakol tarafından önü kapandığı için hiçbir değeri olmayan dükkanların değeri birdenbire bir servet haline dönüştü. Ayrıca işadamının ismi de yeni yapılan karakolun kapısına yazıldı.

Kız Meslek Lisesi:
Antalya’da son yıkım çalışmasının kararı ise Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nin 15.07.2005 günü yaptığı oturumunda onaylanan plan ile verildi. İsmet İnönü Kız Meslek Lisesi, İnönü İlkokulu, Doğumevi ve Antalya Hükümet Konağı yıkılmasını öngören plan gereğince, çalışmalara Ali Çetinkaya Caddesi üzerindeki İsmet İnönü Kız Meslek Lisesi’nden başlandı. Büyükşehir, bir gecede Cumhuriyet Dönemi’nin ilk yapılarından Kız Meslek Lisesi’ni yerle bir etti. Son yıkımların gerekçesi kent trafiğini rahatlatıp, şehir içinin cazibesini artırmak.

arkitera 2007

Çevrimdışı grikurt

  • Genel Moderatör
  • *
  • İleti: 751
  • Teşekkür: 21
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: Tez konusu..
« Yanıtla #3 : 02 Mart 2009, 08:46:42 »
49 yıllığına kiraya verilen ve tahsis biçimi dava konusu olan Dokuma Fabrikası'yla gündemde olan Antalya'da, şimdi de dört önemli kamu yapısının yıkılması gündemde. Antalya Büyükşehir Belediyesi Meclisi'nin 15.07.2005 günlü oturumunda onaylanan plan ile İsmet İnönü Kız Meslek Lisesi, İnönü İlkokulu, Doğumevi ve Antalya Hükümet Konağı yıkılacak.

"Yıkımların gerekçesi 'kent merkezinin çok kalabalık oluşu ve trafiği rahatlatmak' olarak açıklanıyor, ama bir yandan da kent merkezinde yeni işyerleri, iş hanları planlanıyor, temeller kazılıyor" diye konuşan İnş. Yük. Mühendisi Galip Büyükyıldırım, bu ve benzeri anlayışlar sonucu Antalya'nın tarihi, sosyal, kültürel değerlerinin sürekli bir yıkım sürecinde olduğunu belirtiyor.

1930'larda 'şehir hava alsın' düşüncesi ve 'hiçbir tarihi değeri yoktur' gerekçesiyle Antalya kent surlarının büyük bölümünün yıktırıldığını hatırlatan Galip Büyükyıldırım, özellikle son 20 - 30 yıl içerisinde kent ve kamu yöneticilerinin karar ve tasarrufları sonucu kentte simgesel nitelik taşıyan Eski Kütüphane (Şimdiki Merkez Bankası), Tarihi Antalya Hükümet Konağı, Özel İdare (Muhasabe-i Hususiye) Binası, Antalya Eski Belediye Binası (52. Sok. Kışlahan Otel güneyi), Elhamra Sineması, Vatan Kahvesi, Yenikapı Karakolu (Üçü de Yenikapı'da), Yediarıklar, Çaylar, Değirmenler (Antalya kentinin eşsiz su sistemi) gibi bir çok yapının yıktırılıp yok edildiğini söylüyor.

Büyükyıldırım, Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin ön koşul olarak bu binaları yıkmak düşüncesi ile yola çıktığını, buna uygun plan ve projeleri hazırlatıp bir çok kurula da onaylattığını savunarak, "Şimdi konu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun onayına gelmiştir" diyor ve sözlerine şöyle devam ediyor: "Yeni plaza, center, hiper süper marketler yapıldıkça kent merkezi yalnızca turistlere yönelik ticaret, kira, rant, alanlarına dönüşecek; Kaleiçi ve İskele'de olduğu gibi Antalya halkı buralardan da uzaklaştırılmış olacak. Daha şimdiden Cumhuriyet Alanı, Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına kapatıldı ve turist otobüslerinin otoparkına dönüştürüldü".

Yıkılacak Binalar
Doğumevi: 1940'larda kadın ve doğum hastanesi olarak yapılmış olup yarım yüzyıla yakın bir süre boyunca pek çok Antalyalı bu binada doğmuş, doğurmuş ya da tedavi görmüştür. "Doğumevi" İstanbul'un Zeynep Kamil Hastanesi gibi Antalya kent belleğine yerleşmiş; bulunduğu bölgeye, semte adını vermiştir. Bu binanın 1990'larda boşaltılarak özel bir vakfa devredilmiş olması nedeniyle Devlet Hastanesi kadın doğum servisinde büyük bir yer sıkıntısı yaşanmaktadır.

İsmet İnönü Kız Meslek Lisesi:
1930, 40'larda İsmet İnönü Kız Sanat Enstitüsü adıyla açılan bu okul Antalya kızlarının eğitiminde, çağdaş, uygar bir aile yapısının biçimlenmesinde çok önemli işlevler görmüş; kız çocuklarının orta ve yüksek öğrenim yapmalarının yaygınlaşmasında önemli bir basamak oluşturmuştur.

İnönü İlkokulu:
Ünlü valilerden Haşim İşcan döneminde yukarıda belirtilen iki bina ile birlikte ve onlarla aynı uslupta inşa edilmiş, o yıllarda "On Sınıflı" olarak tanınmıştır. Kentin en büyük, çağdaş ve gözde ilkokulu olan bu binada Tahir Dağyar, Liva Koç, Ayşe Keresteci, Orhan, Fazıl, Cemal beyler, Armen'ler, ... gibi seçkin ve ünlü öğretmenler Antalya'nın on binlerce çocuğunu yetişmişlerdir.

Antalya Hükümet Konağı:
Bu bina yukarıdakiler gibi eski olmayıp, 1970'lerde yıkılan tarihi hükümet konağının yerine yapılmıştır. Bu bakımdan tarihsel değer kıyımının bir simgesidir. Şimdi de yıkılmakla bir başka köklü okulun, bulunduğu tarihi mekandan uzaklaştırılmasına yol açacaktır. Çünkü Hükümet Konağı yıkılınca Valilik hizmetleri, hemen arkadaki Gazi M. Kemal İlkokulu binasında görülecektir.

Gazi M. Kemal İlkokulu:
Antalya'nın en eski ilkokuludur; "Gazi Mim Kemal" diye bilinir. Bu binada okuyan pek çok ünlünün arasında Deniz Baykal ve devrim şehidi M. Kubilay da vardır. Bina, koruma altında olup, 1980'lerde yanınca eski biçimiyle yeniden yaptırılmıştır. Bu bina yıkılmayacak, ama okul olarak tarihsel işlevi bitirilmiş olacaktır.

Arkitera 2005