Gönderen Konu: Belkıs Mustafa  (Okunma sayısı 1951 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı asenadag

  • Tecrübeli Üye
  • *
  • İleti: 59
  • Teşekkür: 6
  • Cinsiyet: Bayan
Belkıs Mustafa
« : 29 Kasım 2010, 17:23:32 »
"Belkıs Mustafa, Mihri Müşfik (1886-1954), Celile Hikmet Hanım (1883-1956) ve Müfide Kadri(1889-1911)’nin ardından yetişen ikinci kuşak kadın sanatçılarmız arasında yer almaktadır. Belkıs Mustafa’nın çağdaşı ve İnas Sanayi-i Nefise 1)’nin ilk öğrencilerinden olan Müzdan Sait(1897-1986), Nazlı Ecevit(1900-1985), Güzin Duran (1898-1981), Melek Celal Sofu (1896-1974) gibi ressamlarımız da aynı kuşağın temsilcileridir.

Belkıs Mustafa’nın ailesine, yaşamına ve kişiliğine dair en doğru bilgiler, en küçük kardeşi Asım Mutlu’nun, sanatçı ile ilgili yazılarından edindiklerimizdir.

“1896’da İstanbul’da doğan Belkıs Mustafa, bugün Yunanistan, Makedonya sınırları içinde kalmış olan Serfiçe (Servie) kasabası eşrafından olan arazi ve çiftlik sahibi Küçükağalardan Harun Bey oğlu Mustafa Bey ile (daha sonra Mutlu soyadını almıştır), gene Serfiçeli olan Aynizadelerden Necip Efendi kızı Fatma Hanımın beş çocuğundan ikincisidir. Baba Mustafa Bey suvari zabitidir. Temiz ve iyi harita çizmekle tanınmıştır. Dürüstlüğü, terbiye ve nezaketiyle, uzun süre Serasker (Milli Müdafaa Bakanı) yaverliği vazifesinde bulunmuştur. Balkan savaşından sonra emekli olmuş, ticaret ve armatörlüğe başlamıştır. Anne Fatma Hanım, Necip Efendi’nin üç çocuğu arasında tek kız evlattır. Alafranga piyano dersleri almıştır. Belkıs annesinin piyanosu ile çocukken müzik zevkini de almıştır. Belkıs hastalıklı ve zayıf bünyesine, çelimsiz küçük vücuduna rağmen, tatlı ve şefkatli yaradılıştadır. Yakınlarına çok düşkündür. İnsanları, hayvanları, çiçekleri tüm tabiatı sevmektedir. Küçük yaşlarından beri resim yapmak onda büyük bir tutku olmuştur. 

Ailesinin sanata karşı duyarlılığı, Belkıs Mustafa’nın sanatçı kimliğine etki eden unsurlardan biridir. Belkıs Mustafa’nın resme olan tutkusu ailesi tarafından da beğeni ile karşılanan bir durum olsa gerek, kızlarının Ortaokul’u (Rüştiye) bitirdiği yıl (1914), yeni açılan İnas Sanayi-i Nefise Mektebi’nin ilk öğrencileri arasına katılmasını desteklemişlerdir.

İnas Sanayi-i Nefise Mektebi’nin 3 No’lu öğrencisi olan Belkıs Mustafa okulu 1917’de diploma alarak bitiren ilk Türk kızıdır. Belkıs Mustafa sadece bu okulun bir mensubu olmakla kalmamış okulun en başarılı öğrencisi olmuş ve onun bu başarısı yurtdışında resim eğitimi almak üzere burs kazanmasının da önünü açmıştır. Belkıs Mustafa’nın Zeynep Hanım Konağı (Eski Darülfünun Binası)’nın ikinci katında yer alan bu okuldaki atölye hocaları Mihri Müşfik ve kısa bir süre için Ali Sami Boyar olmuştur. Mihri Müşfik, okulun müdürü ve atölye hocası olmanın ötesinde, Batı’da resim eğitimi almış özgür kişiliği ile de öğrencilere örnek biridir. Mihri Müşfik’in atölyeye haftada iki kez geldiği, büyük figürlü çalışmalar için füzen ve kömür kullandırdığı, derste çekül kullanmalarını önerdiği ve desen konusunda sıkı bir disiplin izlediği kaynaklarda belirtilmektedir. Daha çok figürleri ve portreleri ile öne çıkan Mihri Müşfik ,kuvvetli bir desen anlayışına sahiptir ve Belkıs Mustafa da desenlerinde hocası kadar başarılı olmaya çalışacaktır.

Ayrıca İnas Sanayi-i Nefise öğrencilerinin yaz tatillerinde Hoca Ali Rıza denetiminde açık havada (Gülhane Parkı ve Üsküdar’da bazen de Mihri Müşfik ile Topkapı Sarayı’nda ve Köprüaltı’nda özel izin ve polis koruması altında çalıştıkları da bilinmektedir."