Gönderen Konu: Fausto Zonaro  (Okunma sayısı 1247 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı asenadag

  • Tecrübeli Üye
  • *
  • İleti: 59
  • Teşekkür: 6
  • Cinsiyet: Bayan
Fausto Zonaro
« : 01 Aralık 2010, 11:27:29 »
“1854 yılında İtalya'da Masi'de doğdu.Gençliğinde duvar ve bina yapımı işlerinde çalıştı ve aranılan bir usta oldu.Bu işten sıkılınca ressamlığa merak sardı, özellikle kiliselerde fresk yenileme gibi sanatını gösterebileceği işlerde çalıştı.
Zonaro, daha sonra kendisinden resim almak isteyen Elisabeth Pante ile tanıştı ve ona aşık oldu.Onunla birlikte 1891 yılında oryantalist bir tutkuyla merak ettiği İstanbul'a geldiler ve burada 1892'de evlendiler.Burada Taksim civarlarında Ayazpaşa Mezarlığı ile Ayazpaşa arasında " Ömer Efendi " isimli birine ait dairede 34 lira kira ile yaşamaya başladılar.
Suluboya tabloları beğeni toplayan Zonaro, bir gün Teşrifat Nazırı Münir Paşa tarafından Yıldız Sarayı'na davet edildi ve burada Osman Hamdi ile tanıştı.Daha sonra Münir Paşa'nın eşine resim dersi vermeye başladı ve Zonaro çifti İstanbul'da sanata yakın çevrelerde iyice tanındı.Zonaro, Münir Paşa'ya eserlerini II. Abdülhamit'e göstermek istediğini belirtti ve isteği yerine getirildi, Abdülhamit Zonaro'nın suluboya tablolarını beğenmişti.
Fausto Zonaro,1896 yılında bir gün Galata Köprüsü üzerinde geçit yapmakta olan Ertuğrul Süvari Alayı'nı gördü ve bu gösteriyi çok beğendi; her cuma günü buraya gelerek geçidi izledi ve sonunda bu töreni resmeden ayrıntılı bir tablo yaptı. Bu sırada Aldülmecit'e yazdığı bir mektupta "köprü üzerinde yapılan gösterilerde ellerde taşınan afişteki Abdülmecit resminin gerçeği yansıtmadığını, halkın doğru yapılmış bir portreyle Abdülmecit'i tanıması gerektiğine inandığı"nı yazdı. Yaptığı tabloyu Münir Paşa ve II. Abdülhamit çok beğendi ve Zonaro Mecidiye Nişanı'na layık görüldü.Bununla birlikte "Ressam-ı Hazret-i Şehriyari", yani "Saray Ressamlığı" ünvanlığına layık görüldü.
1905 yılında II. Abdülhamit, ressamdan İstanbul'un Fethi'ni tasvir eden tablolar yapmasını istedi.Zonaro'nun bu tabloları da çok beğenildi ve maaşına zam yapıldı.
31 Mart Ayaklanması'ndan sonra II. Abdülhamit devrildi ve Abdülhamit'in kadroları tasfiye edilmeye başlandı.Zonaro'ya da Ekim 1909'da saray ressamlığı ünvanının kaldırıldığı bildirildi.O da 20 Mart 1910'da ailesiyle birlikte İstanbul'u terk etti.Sanatçı İstanbulu sevmesine ve yaşamak istemesine rağmen San Remo'da vefat etmiştir.
İtalya'ya dönmesinden 10 yıl sonra, 1920'de eşinden ayrıldı ve kızıyla yaşamaya başladı.1929 yılında, 75 yaşında San Remo'da vefat etti.”