Gönderen Konu: Sosruko  (Okunma sayısı 1087 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Sosruko
« : 29 Ocak 2011, 23:50:23 »
Mitoloji
Sosrıkua'nın doğuşu ile ilgili öykü çok ilginçtir. Ünlü Nart kadın kahramanı Seteney Guase, Bakhsan ırmağı kıyısında çamaşır yıkarken Nartların sığırtmacı onu görür ve güzelliğine vurulur. Fırlayıveren aşk oku, karşı kıyıda üzerinde çamaşır yıkanan taşa çarpar. Taş hemen ısınmaya ve büyümeye başlar. Seteney sıcak taşı eteğine sararak Nart Tlepş'in dökümhanesine götürür. Tlepş büyük çekici ile taşı kırar, içinden ateş saçan, kor halindeki Sosrıkua çıkar. Bu nedenle Nart Sosrıkua , Nart Tlepş ile Seteney Guaşe'nin oğlu sayılır

Sosrıkua'nın bir kaya parçasından doğuşu Grek mitolojisindeki "Cyclop", ve Türk destanlarındaki "Tepegöz"ün doğuşu motifi ile benzerlik taşır. Bu üç destan kahramanının doğuşu taş orijinli bir motifte birleşmiştir.

Sosrıkua adının etimolojik araştırması da doğuşunu anlatan öyküyü tamamlamaktadır. Kabardey - Besleney - Abazin şiveleri ile "SOSRIKUA", Abzekh, Şapsığı, Bjeduğ, Kemırguey, Hatıkuey vb. batı Adiğe gruplarının şivesi ile "SaWsıruk" olan adın hece hece bölünerek incelenmesi yukarıdaki savı doğrulamaktadır.

Şöyle ki; "So-sı-rı-kua" ya da "Saw-sı-rı-ko" sözcüğünde; "Se", bıçak ya da kılıç anlamındadır. "Sır" ya da "stır", sıcak anlamındadır. "V(vo)" vurmak ya da ateş etmek anlamındadır.

"Kue" ya da "ko" oğul anlamındadır. Kişi ya da aile adının sonunda kullanılan bir takıdır.

Adiğe dilindeki "Sosrıkua" adının anlamını bölmeye göre ele alırsak, "Saw-sır", "Şa-we-stır", sıcak çocuk, ateş saçan, yakan erkek çocuk, anlamına gelir.

Diğer Mitolik Kahramanlar İle Benzerlikleri
Sosrıkua Nart kahramanlarının en ünlüsüdür. Çerkes mitolojisindeki bu destan kahramanı , başka uluslardaki Prometheus , Akhilleus ve biraz da Adonis'e benzer.

İnsanoğluna sunduğu yararlı buluşları nedeni ile çağ çağ, kuşakların gönlünde yüzyıllardır taht kurmuştur. Ateşi, darı tohumunu halkına getirmiş, şarap mayalamasını onlara öğretmiştir. Sosrıkua ile ilgili dizelerde Kuzey Kafkasya boyları söze "Sosrıkua Di Nekhu, Sosrıkua Di Khan", " Sosrıkua ışığımız, Sosrıkua oğlumuz, yiğidimiz" nitelemeleri ile başlar.

Tanrılardan ateş çalarak insanlığın uygarlık aşamalarında yerine getirdiği görevi Greklerin Prometheus'una benzer. Ancak, ateşi insanlar için çalan bir kahramanın adı daha geçer Nart Destanlarında Nasren Jake ile Sosrıkua çoğu destanlarda aynı motiflerde birleşirler. Çelikten vucudu, et ve kemikten diz kapakları ile bir yerde Akhilleus'un ta kendisidir.

Tlepş'in demirci çekici ile ateş saçarak doğan kahramanımız, dizinden maşa ile tutularak suya daldırılmış ve vucuduna su verilerek çelikleştirilmiştir. Düşmanları onu insan özelliği gösteren , maşanın altında kaldığı için su verilemeyen ve et kemik olarak kalmış dizlerinden vurmak isterler.

Aynı şekilde Akhilleus'un annesi Tanrıça Thetis oğlunu doğurunca yıkamak için Stys ırmağına batırmış, böylece onu silah işlemez hale getirmiştir. Ancak annesinin eli altında kalan topukları su ile temas etmedikleri için et ve kemik olarak kalmıştır. Troya kuşatmasında Hektor'un attığı okun topuğuna saplanması üzerine ölmüştür.

Çoğu destan textlerinde Sosrıkua, atılgan, gençliğinin verdiği coşku ile pervasızdır. Ancak onun Sınırlayan temkinli Wezırmes, Tlepş Nart yaşlıları vardır. Annesi Seteney Guaşe, genç Sosrıkua'yı bu yaşlı Nartlar'a teslim etmiştir. Ateşin Tanrılardan ya da devlerden kaçırılması, darı tohumunun halka verilmesi, şarap mayalamasının halka öğretilmesinden tutun da Nart Tlepş'in orağı bulmasına dek Nart halkının uygarlık aşamalarında Nart Sosrıkua'nın büyük katkıları vardır.

Atı Tığujey, denizaltı Tanrıçası Psıtha Guaşe tarafından Nart kahramanı Pice'ye armağan edilen kanatlı atın yavrusudur. Grek Mitolojisi’nde Pegasus motifinde de bu kanatlı atı görmekteyiz. Onunla bir sıçrayışta Kafkasların en yüksek doruklarına, Oşhamahue (Elbruz) tepesine ulaşır. Savaşlarda Nartların önünde uçarak düşmana saldırır.

Sanatta Yansımaları
Sosrıkua motifi şu ya da bu ad altında, hangi adla olursa olsun, ilk çağ ozanlarından Homeros, Aişkilos'tan Tevfik Fikret'e kadar ozanların şiirlerinde değişmeyen, eskimeyen bir kaynak olmuştur. Başka bir deyişle uygarlığın ve yeniliklerin simgesi olmuştur. Dünya mitolojisi ve Literatüründe günümüze dek yaşaya gelmiştir.

Alıntı: http://tr.wikipedia.org
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı grikurt

  • Genel Moderatör
  • *
  • İleti: 751
  • Teşekkür: 21
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: Sosruko
« Yanıtla #1 : 31 Ocak 2011, 09:45:19 »


Kuzey Kafkasya Halk Destanlarının ünü en yaygın olan kahramanıdır Sosrıkua. Her çağda, her dönemde Nart Destanlarının bilinen kahramanıdır. Diğer kahramanlarından hiç biri Sosrıkua kadar ünlü değildir
Sosrıkua'nın doğuşu ile ilgili öykü çok ilginçtir. Ünlü Nart kadın kahramanı Seteney Guaşe Bakhsan Irmağı kıyısında çamaşır yıkarken Nartların sığırtmacı onu görür ve güzelliğine vurulur. Fırlayıveren aşk oku, karşı kıyıda üzerinde çamaşır yıkanan taşa çarpar. Taş hemen ısınmaya ve büyümeye başlar. Seteney sıcak taşı eteğine sararak Nart Tlepş'in dökümhanesine götürür. Tlepş büyük çekici ile taşı kırar, içinden ateş saçan, kor halindeki Sosrıkua çıkar. bu nedenle Nart Tlepş ile Seteney Guaşe'nin oğlu sayılır Nart sosrıkua...
Sosrıkua'nın bir kaya parçasından doğuşu Grek mitolojisindeki "Cyclop", ve Türk Destanlarındaki "Tepegöz"ün doğuşu motifi ile benzerlik taşır. Bu üç destan kahramanının doğuşu taş orijinli bir motifte birleşmiştir.

Sosrıkua isminin etmolojik araştırması da doğuşunu anlatan öyküyü tamamlamaktadır. Kabardey - Besleney - Abazin şiveleri ile "SOSRIKUA", Abzekh, Şapsığı, Bjeduğ, Kemırguey, Hatıkuey vb. batı adiğe gruplarının şivesi ile "SaWsıruk" olan ismin hece hece bölünerek incelenmesi yukarıdaki savımızıdoğrulamaktadır. Şöyle ki;
"So-sı-rı-kua" veya "Saw-sı-rı-ko" sözcüğünde;
"Se", bıçak veya kılınç anlamındadır. "Sır" veya "stır", sıcak anlamındadır. "V(vo)" vvurmak veya ateş etmek anlamındadır.
"Kue" yada "ko" oğul anlamındadır. Kişi veya aile isminin sonunda kullanılan bir takıdır.
Adiğe dilindeki "Sosrıkua" isminin anlamını bölmeye göre ele alırsak, "Saw-sır", "Şa-we-stır", sıcak çocuk, ateş saçan, yakan erkek çocuk anlamına gelir.

Nart kahramanlarının en ünlüsüdür demiştik Sosrıkua için. Onsuz Nart öyküleri çok yavandır. Bu destan kahramanımız öykülere o denli damgasını vurmuşturki, başta uluslarda Prometheus veya Akhilleus olmuştur, biraz da Adonis'tir Sosrıkua'mın Çerkes mitolojisinde...
İnsanoğluna sunduğu yararlı buluşları nedeni ile çağ çağ, kuşakların gönlünde yüzyıllardır taht kurmuştur. Ateşi, darı tohumunu halkına getirmiş, şarap mayalamasını onlara öğretmiştir. Sosrıkua ile ilgili dizelerde Kuzey Kafkasya boyları söze "Sosrıkua Di Nekhu, Sosrıkua Di Khan", " Sosrıkua ışığımız, Sosrıkua oğlumuz, yiğidimiz" nitelemeleri ile başlar.
Tanrılardan ateş çalarak insanlığın uygarlık aşamalarında yerine getirdiği görevi Greklerin Prometheus'una benzer. ancak, ateşi insanlar için çalan bir kahramanın ismi daha geçer Nart Destanlarında, Nesren Jak'e ile Sosrıkua çoğu destanlarda aynı motiflerde birleşirler. Çelikten vucudu, et ve kemikten diz kapakları ile bir yerde Akhilleus'un ta kendisidir. Tlepş'in demirci çekici ile ateş saçarak doğan kahramanımız, dizinden maşa ile tutularak suya daldırılmış ve vucuduna su verilerek çelikleştirilmiştir. Düşmanları onu insan özelliği gösteren dizlerinden vurmak isterler. Maşanın altında kaldığı için su verilemeyen ve et kemik olarak kalmış dizlerinden...
Aynı şekilde Akhilleus'un annesi Tanrıça Thetis oğlunu doğurunca yıkamak için Stys ırmağına batırmış, böylece onu silah işlemez hale getirmiştir. Ancak annesinin eli altında kalan topukları su ile temas etmedikleri için et ve kemik olarak kalmıştır. Troya kuşatmasında Hector'un attığı okun topuğuna saplanması üzerine ölmüştür.

Çoğu destan textlerinde Sosrıkua, atılgan, gençliğinin verdiği coşku ile pervasızdır. Ancak onun Sınırlayan temkinli Nart yaşlıları vardır. Wezırmes, Tlepş gibi... annesi Seteney Guaşe genç sosrıkua'yı bu yaşlı nartlara teslim etmiştir. ateşin Tanrılardan ya da devlerden kaçırılması, darı tohumunun halka verilmesi, şarap mayalamasının halka öğretilmesinden tutun da Nart Tlepş'in orağı bulmasına dek Nart halkının uygarlık aşamalarında Nart Sosrıkua'nın büyük katkıları vardır. atı Tığujey, denizatı Tanrıçası Psıtha Guaşe tarafından Nart kahramanı Pice'ye armağan edilen kanatlı atın yavrusudur. Grek Mitolojisinde Pegasus motifinde de bu kanatlı atı görmekteyiz. Onunla bir sıçrayışta Kafkasların en yüksek doruklarına, Oşhamahue (Elbruz) tepesine ulaşır. Savaşlarda Nartların önünde uçarak düşmana saldırır.
Sosrıkua motifi şu veya bu isim altında, hangi adla olursa olsun, ilk çağ ozanlarından Homeros, Aişkilos'tan Tevfik fikret'e kadar ozanların şiirlerinde değişmeyen, eskimeyen bir kaynak olmuştur. Başka bir deyişle uygarlığın ve yeniliklerin simgesi olmuştur. Dünya mitolojisi ve Literatüründe günümüze dek yaşaya gelmiştir.

alıntı: http://e-adige.blogspot.com

Çevrimdışı grikurt

  • Genel Moderatör
  • *
  • İleti: 751
  • Teşekkür: 21
  • Cinsiyet: Bay
Sowsırıko'nun Doğuşu
« Yanıtla #2 : 31 Ocak 2011, 14:23:42 »
Setenay Guaşe, Psıj (Kuban Irmağı) kıyısında çamaşır yıkıyordu. Karşı kıyıda da Nartların çobanı ineklerini otlatıyordu. Çoban, ırmak kıyısında çamaşır yıkamakta olan Geaşe’yi görünce, kıyıya yaklaştı, Setenay’ı gözetlemeye başladı. Setenay çok güzeldi. Ondan daha güzel bir kadın henüz yaratılmamıştı. Çoban gözlerini Setenay’dan ayıramıyordu.

-’Ey güzel Setenay, güzellikte benzeri olmayan, bir kes olsun yüzüme bak!’ dedi çoban. Setenay bakınca çobanın kor gibi kızarmış olduğunu gördü. Setenay’ın da kalbine bir cıvgı sıçramış, ateş içinde kalmıştı. Setenay’ın gücü tükendi, bir taşın üstüne oturdu.

Setenay, çamaşır yıkamayı bitirdi, gitmek için hazırlanırken çobanın sesini duydu:

-’Ey güzel Setenay, güzellerin en güzeli! O kadar akıllısın ki, erkekler senden akıl danışır. Üzerinde oturduğun taşı niçin alıp evine götürmüyorsun’’ dedi.

Setenay, çobanın dediğin yaptı, taşı aldı, eve götürdü. Bir köşeye koydu. Aradan çok geçmeden Setenay hareket eden bir şeyin sesini duymaya başladı. ‘Bu ses nereden geliyor’ Bu hareket eden de ne’’ dedi Setenay, etrafına bakındı. Taşın yanına yaklaşınca ses netleşiyor, uzaklaşınca da zayıflıyordu.

-’Çok ilginç!’ dedi Setenay, kulağını taşa dayadı, dinledi. Taşın içinde bir devinim vardı. Ses, oradan geliyordu. Taşı yün ile sardı. Aradan henüz üç gün geçmişti ki yün kavruldu. Yine sardı, bir süre sonra yine yün kavruldu.

-’Bize yaşam veren Psetha,’1 dedi, ‘bu taş her gün biraz daha büyüyor.’ Taşı durmakta olduğu yerden aldı, ocağın sıcak bir yerine koydu. Taş, ocakta dokuz ay, dokuz gün kaldı. Taş koskocaman olmuş, içi deviniyordu, üstü kızarmıştı.

Setenay, Lepş’ın2 işliğine koşarak gitti: ‘Lepş, sana güvenebilir miyim’’ diye sordu.

-’Bana güvenemeyeceksen; maşam hünerini gösteremeyecek; çekicim silahım olmayacaksa ben niçin yaşıyorum ‘!’ dedi, Lepş. Setenay’ın sözlerinden alınmıştı.

-’Kimseye anlatamadığım sorunum var. Anlatsam inanmak zor, anlatmasam tasalanıyorum. Ne yapacağımı şaşırdım,’ dedi Setenay. Zorda olduğu belliydi.

-’Ooo,’ dedi Lepş, ‘Soru, yanıtsız kalmaz; yanıt, sahipsiz kalmaz. Boşuna zaman geçiriyoruz. Söyle ne olduysa. Ne olursa olsun ben yardıma hazırım.’

-’Dilimi utandıracağıma evime gidelim, oradaki harikulade olayı gözünle gör!’ dedi Setenay.

-’Gidelim, diyorsan ben hazırım. Erkeğin sözünden kuşku duyulmaz, erkek sözünden dönmez, ‘ dedi Lepş. Alet, edevatını aldı, işlikten çıktı.

Lepş, Setenay’ın evine gitti.

Lepş, ocakta duran kızarmış taşı görünce, ‘Ooo, bu da ne’! Ben yaşamım boyunca çok şey gördüm, çok şey de duydum. Ama böyle sini ne gördüm, ne de duydum. Vaşhue,3 ne kadar acayip bu!’ dedi.

Lepş, taşı kırmak için yedi gün yedi gece uğraştı. Lepş taşa çekiçle vurdukça Setenay’ın yüreği ağzına geliyordu. Lepş’ın kırdığı taşın içinden bir erkek çocuğu düştü. Setenay çocuğu yerden kapınca eli yandı, çocuk kucağına düştü. Eteği yandı, çocuk tekrar yere düştü. Çocuğun vücudu tutuşmuş gibi yalım saçıyordu.

Lepş, çocuğu uyluklarından maşayla tuttu, yedi kes suya batırdı, çıkardı. Çocuğun vücudu o kadar sıcaktı ki, her batırışında su kaynıyordu. Çocuğun vücudu çelikleşmişti. Fakat Lepş’ın maşayla tuttuğu yerler et olarak kalmıştı.

Taşın içinden çıkarılan çocuk çok çabuk büyüyor, bir ayda atması gereken boyu bir günde atıyordu. Nartlar şaşırmıştı. Setenay’ın taştan çıkarılan oğlunun haberi her yerde anlatılmaya başlanmıştı. Haber Bırımbıhu’a da ulaştı, Setenay’ın yanına geldi. Gelir gelmez de:

-’Kancık köpek gibi ilk karşılaştığın erkekten döl alacaksan Geuaşe4 sanını niçin

kirletiyorsun’’ diye bağırmaya başladı.

-’Bu benim öve oğlum doğrulanlara benzemiyor. Eğer böyle bir oğlun olsaydı kıskançlıktan çatlamazdın,’ dedi Setenay. Bırımbıhu:

-’O senin öve oğlun ise niçin evinde kalıyor, kucağında oturtuyorsun’’ dedi, Bırımbıhu.

-’Bunu taş doğurdu, Lepş su verdi, çelik gibi yaptı. Sos taşından çıkarıldığı için Savsırıko adını verdik,’ dedi Setenay.

Savsırıko ocaktan aldığı korlarla oynuyor, ağzına atıyor, sönmüş olarak ağzından atıyordu. Bırımbıhu, Savsırıko’nın bu halini görünce:

-’Bu belalı bir döl, Nart soyunu yok edecek. Bu doğunca çoklarının ölümü yakınlaştı. Yalanım varsa Vaşhue üzerine ant içerim,’ dedi.

Setenay, oğluna Savsırıko adını vermişti. Savsırıko’nın doğuşu da işte böyle anlatılır.

*: Nartlar, Nalçık, 1995.
1-Psetha: Yaşamı veren tanrı.
2-Lepş: Demirciler ve silah ustalarının tanrısı.
3-Vaşhue: Göklerin tanrısı.
4-Guaşe: Prenses, hanımefendi.

Alıntı: www.circassiandiaspora.com

Çevrimdışı grikurt

  • Genel Moderatör
  • *
  • İleti: 751
  • Teşekkür: 21
  • Cinsiyet: Bay
Nart Sawsiruk
« Yanıtla #3 : 31 Ocak 2011, 14:24:53 »
Kuzey Kafkasya Halk Destanlarının ünü en yaygın olan kahramanıdır Sosrıkua. Her çağda, her dönemde Nart Destanlarının bilinen kahramanıdır. Diğer kahramanlarından hiç biri Sosrıkua kadar ünlü değildir.

Sosrıkua'nın doğuşu ile ilgili öykü çok ilginçtir. Ünlü Nart kadın kahramanı Seteney Guase, Bakhsan ırmağı kıyısında çamaşır yıkarken Nartların sığırtmacı onu görür ve güzelliğine vurulur. Fırlayıveren aşk oku, karşı kıyıda üzerinde çamaşır yıkanan taşa çarpar. Taş hemen ısınmaya ve büyümeye başlar. Seteney sıcak taşı eteğine sararak Nart Tlepş'in dökümhanesine götürür. Tlepş büyük çekici ile taşı kırar, içinden ateş saçan, kor halindeki Sosrıkua çıkar. bu nedenle Nart Tlepş ile Seteney Guaşe'nin oğlu sayılır Nart Sosrıkua...

Sosrıkua'nın bir kaya parçasından doğuşu Grek mitolojisindeki "Cyclop", ve Türk destanlarındaki "Tepegöz"ün doğuşu motifi ile benzerlik taşır. Bu üç destan kahramanının doğuşu taş orijinli bir motifte birleşmiştir.

Sosrıkua adının etmolojik araştırması da doğuşunu anlatan öyküyü tamamlamaktadır. Kabardey - Besleney - Abazin şiveleri ile "SOSRIKUA", Abzegh, Shapsugh, Bjedugh, Kemırguey, Hatukuay vb. batı Adige gruplarının şivesi ile "Sawsıruk" olan adın hece hece bölünerek incelenmesi yukarıdaki savımızı doğrulamaktadır.

Şöyle ki; "So-sı-rı-kua" ya da "Saw-sı-rı-ko" sözcüğünde; "Se", bıçak ya da kılıç anlamındadır. "Sır" ya da "stır", sıcak anlamındadır. "V(vo)" vurmak ya da ateş etmek anlamındadır.

"Kue" ya da "ko" oğul anlamındadır. Kişi ya da aile adının sonunda kullanılan bir takıdır.

Adige dilindeki "Sosrıkua" adının anlamını bölmeye göre ele alırsak, "Saw-sır", "Şa-we-stır", sıcak çocuk, ateş saçan, yakan erkek çocuk anlamına gelir.

Nart kahramanlarının en ünlüsüdür demiştik Sosrıkua için. Onsuz Nart öyküleri çok yavandır. Bu destan kahramanımız öykülere o denli damgasını vurmuştur ki, başta uluslarda Prometheus ya da Akhilleus olmuştur, biraz da Adonis'tir Sosrıkua'nın Çerkes mitolojisinde...

İnsanoğluna sunduğu yararlı buluşları nedeni ile çağ çağ, kuşakların gönlünde yüzyıllardır taht kurmuştur. Ateşi, darı tohumunu halkına getirmiş, şarap mayalamasını onlara öğretmiştir. Sosrıkua ile ilgili dizelerde Kuzey Kafkasya boyları söze "Sosrıkua Di Nekhu, Sosrıkua Di Khan", " Sosrıkua ışığımız, Sosrıkua oğlumuz, yiğidimiz" nitelemeleri ile başlar.

Tanrılardan ateş çalarak insanlığın uygarlık aşamalarında yerine getirdiği görevi Greklerin Prometheus'una benzer. Ancak, ateşi insanlar için çalan bir kahramanın adı daha geçer Nart Destanlarında Nasren Jake ile Sosrıkua çoğu destanlarda aynı motiflerde birleşirler. Çelikten vucudu, et ve kemikten diz kapakları ile bir yerde Akhilleus'un ta kendisidir. Tlepş'in demirci çekici ile ateş saçarak doğan kahramanımız, dizinden maşa ile tutularak suya daldırılmış ve vucuduna su verilerek çelikleştirilmiştir. Düşmanları onu insan özelliği gösteren dizlerinden vurmak isterler. Maşanın altında kaldığı için su verilemeyen ve et kemik olarak kalmış dizlerinden...

Aynı şekilde Akhilleus'un annesi Tanrıça Thetis oğlunu doğurunca yıkamak için Stys ırmağına batırmış, böylece onu silah işlemez hale getirmiştir. Ancak annesinin eli altında kalan topukları su ile temas etmedikleri için et ve kemik olarak kalmıştır. Troya kuşatmasında Hector'un attığı okun topuğuna saplanması üzerine ölmüştür.

Çoğu destan textlerinde Sosrıkua, atılgan, gençliğinin verdiği coşku ile pervasızdır. Ancak onun Sınırlayan temkinli Nart yaşlıları vardır. Wezırmes, Tlepş gibi... Annesi Seteney Guaşe genç Sosrıkua'yı bu yaşlı Nartlara teslim etmiştir. ateşin Tanrılardan ya da devlerden kaçırılması, darı tohumunun halka verilmesi, şarap mayalamasının halka öğretilmesinden tutun da Nart Tlepş'in orağı bulmasına dek Nart halkının uygarlık aşamalarında Nart Sosrıkua'nın büyük katkıları vardır. Atı Tığujey, denizatı Tanrıçası Psıtha Guaşe tarafından Nart kahramanı Pice'ye armağan edilen kanatlı atın yavrusudur. Grek Mitolojisi’nde Pegasus motifinde de bu kanatlı atı görmekteyiz. Onunla bir sıçrayışta Kafkasların en yüksek doruklarına, Oşhamahue (Elbruz) tepesine ulaşır. Savaşlarda Nartların önünde uçarak düşmana saldırır.

Sosrıkua motifi şu ya da bu ad altında, hangi adla olursa olsun, ilk çağ ozanlarından Homeros, Aişkilos'tan Tevfik Fikret'e kadar ozanların şiirlerinde değişmeyen, eskimeyen bir kaynak olmuştur. Başka bir deyişle uygarlığın ve yeniliklerin simgesi olmuştur. Dünya mitolojisi ve Literatüründe günümüze dek yaşaya gelmiştir.

Alıntı: www.circassiandiaspora.com