Gönderen Konu: Adige-Karacay Destanı HOJ (HODZ)  (Okunma sayısı 1489 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı grikurt

  • Genel Moderatör
  • *
  • İleti: 751
  • Teşekkür: 21
  • Cinsiyet: Bay
Adige-Karacay Destanı HOJ (HODZ)
« : 04 Şubat 2011, 13:41:45 »
17-18. yüzyıllarda bütün hızıyla devam eden Kafkas-Rus savaşları 1828 yüzyılından itibaren artarak şiddetlendi. 1859 yılında İmam Şamil’in yenilerek Ruslar’a teslim olmasıyla Kafkasyanın dogusunda yer alan Dağıstan ve Çeçenistan’da savaş sona erdi. Orta ve Batı Kafkaslar’da yer alan Karaçay-Malkarlılar ve Kabardey, Şapsıg, Abzeh, Bjedug, Natuhay, Ubıh gibi Adige (Çerkes) boyları 1864 yılına kadar savaştılar.

1864 yılında Karaçay’ın kuzey-batısında yer alan Adigey bölgesindeki “Hodz”[1] köyünün Rusların eline geçmesiyle Çerkeslerin Ruslara karsı verdikleri bağımsızlık savaşı yenilgiyle sonuçlandı. Bunun üzerine Karaçay'lar dağlık bölgedeki yurtlarına çekilirken, Çerkesler kitleler halinde Osmanlı topraklarına sürüldüler. Hodz adlı Çerkes köyüne Karaçaylılar “Hoj” adını veriyorlardı. Köyün etrafında Karaçaylıların hayvan çiftlikleri yer alıyordu. Hodz köyünde Çerkeslerle birlikte yasayan Karaçaylı aileler de vardı. Rus ordusunun saldırısı sonucunda Hodz köyü yerle bir edilirken, büyük bir katliam da yapıldı. Öksüz kalan pek çok Çerkes çocuguna Karaçaylılar sahip çıkarak dağ köylerine götürüp yetiştirdiler. Çerkes tarihinin en büyük facialarından biri olan Hodz köyündeki katliamla birlikte Çerkeslerin Ruslara karsı verdikleri kahramanca mücadele Karaçay-Malkar halk edebiyat'nda “Hoj”adlı bir destanın ortaya çıkmasına sebep oldu. Destanın bazı bölümleri söyledir:

Ullu Hoj’da hayranlık uyandıran bir ihtisam var
Sabahtan baslayıp aksama kadar kan (savas) var

Ullu Hoj’da bir muhteşemlik var
Kadınlar ve kızlar savaşıyorlar

Ullu Hoj’dan çıkmıştı yedi güzel
Kamalardan kan damlatan üç güzel

O üç güzelin biridir Urkuyat
Rus gâvurlarına avuç avuç kan döküyor

Karoh oğlu, o köpeğin soyu general
Çocuklarımızı kuyuya doldurup yakıyor

Teslim olmayan güzel Çerkes kızlarını
Çırılçıplak soyup sopalarla dövdürüyor

Rus askerleri geceden gelip baskın yaptı
Evlerimize toplardan ateş açtı

Güzel yetişmiş Ullu Hoj’da tarlalar
Üzerimize saldırdı azı dişli domuzlar

Ullu Hoj’da savaşıyorlar düğün-şölen gibi
Mahvolup yatıyor sehit ölüler koyun gibi

Bütün kadınlar kızlar savaşa gidiyor
Hoj köyünde gerçek kan ırmakları akıyor

Biz Rus çarlıgını içimize sokmazdık
Yaşadıgımız yer Karaçay gibi kayalık, dağ olsa

Bundan sonra on yıl daha savaşırdık
Yaşadıgımız yer deniz olsa, uçurum olsa

Hoj’un yiğitleri önceden ölmeyip sağ olsa
Yasadığımız yer Karaçay gibi dağ olsa

Öksüzlerimiz, Karaçay sana emanet
Allahtan dileğimiz bize yardım etmedi

Biz de olmayalım sarı gâvurun (Rus’un) tebası
Hoj köyüdür yüce Kafkas’ta müslüman yurtlarının Kâbesi

Hoj (Hodz) köyünün destanı 1864 yılındaki Kafkas-Rus savaşları sırasında Karaçaylılar ile Çerkeslerin nasıl bir kardeslik ve dayanışma içinde olduklarının tarihî belgesidir. Hoj (Hodz) köyünün savunması sırasında kahramanca savasan Adige yigitlerinin hatırası Karaçaylılar arasında bu destanla birlikte günümüzde de yaşamaktadır. Ne yazık ki art niyetli provokatörler bu iki halkı bugün birbirlerine düşman ederek Kafkasya’da çıkar sağlama niyetindedirler.

Karaçay Halk Edebiyatında 1864 Çerkes Soykirimini Anlatan Bir Destan
[1] Hodz köyü Adigelerin Abzeh boyunun yasadıgı bir köydü.
HOJ (HODZ) KÖYÜ DESTANI Dr. Ufuk TAVKUL

Alıntı: http://www.circassiandiaspora.com