Gönderen Konu: Güzel Setenay  (Okunma sayısı 954 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı grikurt

  • Genel Moderatör
  • *
  • İleti: 751
  • Teşekkür: 21
  • Cinsiyet: Bay
Güzel Setenay
« : 05 Şubat 2011, 09:39:11 »
Güneştir Setenay'ın babası, Aydır onu doğuran tatlı anası. Aydan onu Deniz Tanrı çalmış,

Onun ise adı Su Ejderhasıymış. Deniz Tanrı onu bir adada saklamış, Sakladığı gibi, nice nice yıllar geçirmiş. Ay, tutulup, yüzü gözü kararmış, Hiddetinden yüreğinden daralmış.Ay da, Güneş de tutuluyorlar onun için, Titreyip, sarslıyorlar onun için, Yeryüzünden onları ışıklarını kesiyorlar, Ağlayıp onları yıldızlar topluyorlar. Yere onlar yüksek gökden bakıyorlar,

Setenay'ın nerede olduğunu soruyorlar. Ne olduğunu, nerede olduğunu bulamıyorlar, Ejderhaya sormaya cesaret edemiyorlar. Ay ağlasa- gözlerinden yağıyor yağmurlar, Güneş yeksa- yerde yanıyor kuru otlar. Setenayı Su Ejderhası saklamış, vermiyor,

Adada onu hiç kimse görmüyor. Adanın üstünü sis ile örtmüş, Kendisi ise girip denizin altına yatmış. Setenaya Su Anası bakmış, Altın saçlarını eli ile taramış. Öyle olsa da günü kötü geçmiş, Denizdeki sabah kötü başlamış. Uzun yıllan ağlaya ağlaya durmuş, Bir gece kaçmayı aklına koymuş. Yüzünü boyayıp, çıkmış deniz kıyısına, Ararken, binmiş bir kayın tahtasına.

Bacaklarını, elini kürek yapıp çekmiş, Rüzgar da sürükleyip bir karaya atmış. Cadılar, görüp onu almışlar,

Kara ormana götürüp yiyecekler vermişler. Cadılar kök yiyecekler vermişler, Setenayı değerli güzel saymışlar. Cadılar konuşmayı bilmiyorlardı, Setenayı hiç de kötü görmüyorlardı. Bir gün, koşa yürüye gittiler, Farkında olmadan bir tepeye geldiler. O tepeden kötü kokular gelmeye başladı, Yaşlı cadı birden kendini kaybetti. Kalanlar birlikte arkalarına dönüp kaçtılar, Kara ormana kuş olup uçtular. O büyük tepe meğer yaşlı bir devmiş, Yedi yüz yıl o ormanda durmuş. Setenay kaçamayıp orada kalmıştı, Yaşlı dev onu yakalamaya gitmişti.

O esnada Setenay yüzünü açıp bakmıştı, Aniden devin tek gözü kamaşmıştı. Tek gözü bir şey göremeden kalmştı. Öfkelenip kayalara sarılmıştı.Bir şey görmeden kayalar atıyordu, Yeri avuçlayıp topraklar yutuyordu. Gele gele dik kayalıktan düşmüştü, Kafatası su kıyısındaki kayalarda dağılmıştı. Kız Setenay kaldı kendi yalnız, Kara ormanda kendi başına çaresiz.

Çok dolaştı kara ormanda düşe kalka, Çaresizlikten Yer Tanrısına yalvardı. Güzelliği dağı taşı aydınlatarak, Her şeyi o kendisine baktırarak. Setenayı gördüğünde duruyorlardı nehirler de,

Geceler de aydınlanıyordu, dağlar ovalar da. Setenay çok dolaştı yurt bulamadan, Yiyecek bir parça ekmek yutmadan. Dolaşa dolaşa o Nartların yurduna girdi, Köy yakınında yaşlı bir kadın onu gördü. Yaşlı kadın Setenayı yakaladı, Tutup getirip mahzenine kapattı. Gizlice cadı kadın onu büyüttü, Sonra Örüzmek'e kızı farkettirdi. Eş olarak Örüzmek'e verdi, Örüzmek te ondan akıl öğrendi. O Setenay oldu Nartların anası, Örüzmek de oldu Nart askerlerin atası.

ALıntı: http://www.circassiandiaspora.com