Gönderen Konu: Tralleis  (Okunma sayısı 860 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Alper Demircan

  • facebook.com/alperdemircan
  • Yönetici
  • *
  • İleti: 210
  • Teşekkür: 5
  • Cinsiyet: Bay
    • alper demircan
Tralleis
« : 16 Kasım 2008, 06:33:27 »
Aydın şehrinin yüz metre kuzeybatısında yer alır. Batısı, doğusu ve güneyi dik yamaçlarla doğal olarak sınırlandırılmış bir terasın (Güzel Hisar) üzerinekurulu olıp, yaklaşık 1800 x 1000 m'lik bir alanı kaplar.

TARİHİ
Yunanistan'ın Peleoponnes yarımadasından gelen Argos'lular ve Trakya ya da Illirya'dan gelen Traller ya da Traklar tarafından kurulmuştur. Mitolojik kaynaklara göre de Trallis adı, şehrin kurucusu Tralle adında bir Amazondan gelmektedir. Şehrin adı tarihte ilk kez antik yazar Ksenephon'un Anabasis adlı eserinde geçer. Burada Pers Kralı Kros'un Lidya satraplığına ait bir şehir olarak görülür. Daha sonra Karia satraplığına bağlanır.

B. İskender'e karşı koymayan ve MÖ. 334'te  konakladığı bir yerdir. MÖ. 313'te I. Antigonos'un, MÖ.301'de Lysimakhos'un, MÖ. 281'de Seleukhoslar'ın eline geçer. Seleukhos idaresindeyken Seleukeia adını alır. Komşu yunan şehirleriyle yoğun ticaret ilişkisine giren ve  buna bağlı olarak hem ekonomik hem de kültürel alanda ilerleyen şehir, kısa sürede bir kültür merkezi haline gelmiştir. merkezi haline gelir. MÖ. 188'de Apemeia barışından sonra, Roma tarafından Bergama Krallığına hediye edilir. MÖ. 133'de son Bergama Kralı III. Attalos'un vasiyeti üzerine Roma'lılara geçer ve Asya Eyaletinin bir şehri haline gelir.

Pontus Kralı VI. Mithridates'in MÖ. 88-85 deki isyanında taraf olup bağımsızlıklarını ilan eden Tralleis'li Kratippos'un oğulları, Romalıların şehri kana bulamasına neden olmuşlardır.

Şehrin gelişiminde Tralleis'de yaşayan Nysa'lı zengin Pythodoros ve ayni isimli oğlu büyük rol oynamışlardır. MÖ. 27 büyük depreminden sonra İmparator Augustus, kente büyük yardımlarda bulunur ve kent kısa bir süre Kaisareia adıyla anılır. İmparator Hadrianus MS: 129'da kenti ziyaret eder ve bol miktarda Mısır tahılı bağışlar. 14.yy. da Aydınoğulları, 15.yy.da Osmanlılar egemenliğine girer.

ŞEHİRDE BİLİNEN YAPILAR
Antik şehir bütün ortaçağ boyunca iskan edilmiş ve daha sonra da taş ocağı gibi kullanılmış olduğundan kalıntılar büyük ölçüde zarar görmüştür.

Antik kaynaklar Antiokhos'un sarayından bahsederler. Şehirde tesbit edilen yapılar ise Stadium, Tiyatro, Agora, Gymnasion, Klise ve Tapınak kalıntılarıdır.

Stadium; Tiyatronun sahnesine paralel Tiyatronun önünde yer alır. Kısmen kayay oturtlmuş olan yapıda taş ve tuğla karışımı duvarlar, Geç Roma duvar tekniğini göstermektedir.

Tiyatro; Cavean'nın yarım daireden büyük olması, kısmen yamaca yaslanması nedeniyle Hellenistik devirde yapıldığı kabul edilir. Tüm oturma sıraları taşınarak götürülmüştür. 1988 kazılarında orkestrada bir yer altı tüneli tespit edilmişti. Yer altı Tanrılarını temsil eden sanatçıların çıkması için yapılmış tünel, günümüzde büyük ölçüde tahribata uğramıştır.

Agora; İsrail Mezarlığı'nın kuzeydoğusundaki düzlüğün Agora olduğu sanılmaktadır.

Gymnasium; Sağlam kalmış üç kemerden dolayı Üç Göz adıyla bilinir. Taş ve tuğla karışımı binada, Geç Roma duvar tekniği belirgin olarak görülür. Kuzey duvarında bulunan yazıttan dolayı yapı Gymnasium olarak adlandırılmıştır. Batı tarafında bir Stoa bulunur. Çeşitli yerlerde, çeşitli oyunlarda başarıya ulaşmış kişileri onurlandıran 28 yazıt bulunmuştur. Yapı sonraları bazilika haline getirilmiştir.

Kilise ve Tapınak kalıntıları; Geç Roma duvar tekniği gösterirler.

Şehrin en önemli tanrısı Zeus Larasios'tur.

Tralleis'de Kültür ve Sanat;

Olympia ve Pytia şenliklerinin de yapıldığı bir kültür şehriydi.

Damasos, Krates, Asinius Pollio gibi konuşma sanatı ustaları, Phelegon gibi yazar ve Archimedes gibi Homer yorumcuları yetiştirmiştir. Anthemios, Ayasofya Kilisesinin iki mimarından biridir.

Lüks bir üretim sayılan sigillata adı verilen kırmızı parlak yüzeyli çanak çömlekin Tralleis'te üretildiğini Pilinius, Natural Historya adlı eserinde yazar.

Antik kaynaklar, Tralleis'li heykeltıraşlara ait bazı bilgiler verirler. Artemidoros oğulları Apollonios ve Tauriskos'un, "Dirke Grubu" nu gösteren eserleri, Aphrodisios adlı sanatçının, Palatin Tepesindeki Roma İmparatorluk sarayını süsleyen eserleri meşhurdur.

Hellenistik Devirde faaliyete geçen heykel atölyeleri, Roma Çağında da faaliyetlerine devam etmişlerdir.