Gönderen Konu: Son Savaş (Nart mitolojisi)  (Okunma sayısı 1148 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı grikurt

  • Genel Moderatör
  • *
  • İleti: 751
  • Teşekkür: 21
  • Cinsiyet: Bay
Son Savaş (Nart mitolojisi)
« : 17 Şubat 2011, 09:36:41 »
İnsanlarla bir türlü baş edemediler tanrılar. Yok edemediler yiğit Nart halkını, Ne açlıkla, ne soğukla ne de vebayla. Püskürttüler Jedler’i, Dawegler’i Nartlar Baş başa bırakarak utançlarıyla. Tanrıların intikamından korktukları yoktu. Uzun zamandır ortalıkta görünmüyorlardı. Sanki hiç var olmamış, yaşamamışlar gibi.

Nıhasta toplanan Nartlar bir gün Aralarında şu karara vardılar birlikte: “Jedler, Dawegler bizlere düşman. Yiğitliğimize duydukları kıskançlık için için kemiriyor, yiyip bitiriyor onları. Tanrı ise göklerde en önde gelen varlık. Jedler’in kötü oyunlarını hoş görüyor. Onların ebedi dostu, koruyucusu.

Birinci düşman görelim bizde tanrıyı.Savaşta onu yenemeyeceğimize göre Sürelim gökler ötesine en iyisi, Oklar fırlatmaya başlayarak yeniden. Rahat, huzur vermeyecek hiçbir zaman. Nart halkını lanetleyecek sonsuza dek.” Jedler bunu öğrenince, endişeyle yeniden tanrıya çıktılar Dawegler’le birlikte. Tanrı bozgundan haberi olduğu halde, yinede Kurnazca meleklere şöyle sordu: “Sizi ne endişelendirmiş, anlatın hadi!” Eşikte bağrıştılar bir ağızdan dehşetle: “Ah, endişe duymamamız elde mi? Görüyorsun, geriye döndük utançla. Ordumuzu bozguna uğrattı savaşta Nartlar. Sadık Jedler’den çoğu ölüp gittiler. Adımız lekelendi bu kara günde. Seni de ilgilendiriyor bu düştüğümüz durum.”

Her şeye hükmeden tanrı kara öfkeyle güzel kırlangıcı çağırıp emrini bildirdi: “Uç kırlangıç Nart köyüne beklemeden!Öfke dolu gözü kara halkına duyur; Tanrı acımasızca cezalandıracak Nartlar’ı

Yeryüzünün evlatları, vicdan nedir unuttular. Ölüme mahkûm ettiler Jedler’i,Dawegler’i.
Nartlar’ın gözünden düştü tanrının kendiside.” Yeryüzüne uçtu kırlangıç Nart köyüne doğru. Damların üstünde belirip kayboluyordu kanatları.

Nartlar nıhasta toplanmışlardı bu sırada. Tanrını duyurusunu onlara bildirdi.
Dinledikten sonra bu sözleri büyük bir sabırla, Şöyle dediler bir ağızdan gerçeği gizlemeden: “Seni gönderene, tanrıya şu sözleri aktar! Biz kararımızda ısrarlıyız, dönmemiz mümkün değil. Seni tanımak istemiyoruz bundan böyle. En zor günümüzde yardım etmedin bize. Her zaman düşmanlarımızdan yana oldun üstelik.
Yenilmez Yüce Batraz’dan yoksun bıraktın bizleri. Ordular gönderdin Nart topraklarına
Kahraman halkımızı yok etmek için. Neden veba illetini üzerimize saldın? Rezilliğimizi görmek istedin niçin? Bereketli ekin tarlaları engel mi olmuştu sana?
Usandırmış mıydı seni mutlu Nart halkı? Aşağılanmak istemiyoruz hiçbir biçimde.
Seni saymıyoruz artık, kararımız kesin. Duaları, yakarıları çoktan bıraktık. Sırtımızı sana döndük böyle bilesin! Seninle eşit gibi konuşuyoruz şimdi, Açık bir savaşa çağırıyoruz seni!”

Narlar’ın yanıtını dinledikten sonra kırlangıç

Biranda gökyüzüne havalandı gerisingeri. Tanrının önüne çıkıp, olanları anlattığında
Bir ok saplanmıştı adeta tanrının evine. Öfkeden çılgına döndü tanrı Kırlangıcı Nartlar’a gönderdi yeniden: “Sor Nartlar, yanıt versinler hemen! Kabilelerinin kökünü mü kazıyayım tümden? Ya da dirençleri bütün bütüne kırıp Perişan bir kuşak mı bırakayım geleceğe? Hemen seçimini yapsın düşmanlarım!” Kırlangıç yeryüzüne uçtu zaman geçirmeden,

Tanrının sözlerini Nartlar’a aktardı. Kırlangıca şu sözleri söylediler gülerek:
“Seni gönderene uç yeniden! şu yanıtımızı aktar çekinmeden:
“Köle olarak utanç içinde yaşamaktansa, Hep birlikte ölmek daha iyi, kararımızı verdik.
Biz Nartlar onurumuzu çiğnetmeyiz. İstemeyiz asla zavallı, perişan bir kuşak, Teke tek savaşa hazırız gitmeye”

Yeniden tanrının yanına vardı kırlangıç.Nartlar’ın sözünü bir bir aktardı. Tanrı söyledi: “Ey kırlangıç uç geriye, Tanrının unuttuıu Nartlar’a son kez! Devrisi gün şafak söker sökmez dağa, Waza’ya çıkılacak tanrı buyruğuna göre Herkes küçükten en büyüğüne kadar silahlarıyla. Ben de ordumla geleceğim sabahleyin erken.

Korkunç, kesin savaşı başlatacağız hemen” Nartlar da korkusuz yola hazırlandılar.
Tanrıyla savaşa hazırdılar hepsi. İşte yüce Waza dağının doruklarına Göğün masmavi örtüsü altında Savaş düzenine geçmişlerdi birlikler Büyük bir suskunluk içinde çadırları açarak.

Herkes bekliyordu tanrının gelmesini Ve ansızın dağa baş kaldırdı korkunç;
Bir kasırga koptu yerle bir eden. Şimşekler çakıyordu çekiç gibi Koca kayalar yerlerinden kopuyor, Ağaçlar devriliyordu kökleriyle birlikte, Nart ordusu korkusuzca dikilmiş, Öfkeyle ve sabırla tanrıyı bekliyordu. Gökyüzü zinciri apansızın gürledi Bulutlar altından uçan Jed sürüsü. Aleve boıdular Nart toprağını boydan boya.

Nartlar da oklarına davrandıkları gibi Ok yağmuruna tuttular gökyüzünü. Bilenmiş oklar hedeflerini bulmuştu. Göklerde azalmıştı Jed sürüsü.

Melekler endişeye kapılarak yine Kaçmışlardı korku içinde tanrının yanına. Tanrının öfkesi geçmemişti hala. Bir kuşku çökmüştü her nasılsa içine. Nartlar’ı yenebilecek miydi gücüyle? İstediği gibi gerçekleşecek miydi savaşın sonu? Fakat kin katılaştırmıştı tanrıyı.

Bu kez iki kat güç gönderdi yeryüzüne. Tüm tarlalar ateşle yandı, kavruldu. Nartlar vuruştular gün bitimine dek. Dağlar sarsılıyor, bulutlar dağılıyordu.

Geçilmezi sık ormanı terk etmişlerdi. Vahşi hayvanlar, kuş sürüleri
Her yan yanıyordu korkunç alevlerle.

Sırdon şu öğüdü vermişti savaş sırasında: “Dağlara çekilmemiz gerek, kahramanlar;
Saklanabiliriz ancak derin boğazlarda Göğün gazabından, ölümcül oklardan” Sürdüre sürdüre büyük savaşı bir yandan Dağlara çekildiler Nartlar yığınlarla. Bir yıl kadar dolaştılar dağların arasında. Bir araya gelerek sonra şu sözleri ettiler: “Ne mi yapacağız bundan sonra gururlu Nartlar? Tanrıyla savaşa giriştiğimiz zaman Onurlu sona çoktan karar vermiştik zaten. Köle olarak yaşamak ve bu utanca katlanmaktansa

Şanlı biçimde ölelim daha iyi”
Sonları böyle oldu yürekli Nartlar’ın.
Dünya dönüp durdukça hatırlanacak hep
O cesur, onurlu insanların kahramanlıkları.


Kaynak: circassiandiaspora.com

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Oset Nart Destanları
« Yanıtla #1 : 21 Ocak 2012, 13:39:43 »
Oset Nart Destanları
Georges Dumezil

Delikanlı hastanın yanına girdi. Geç kız, sırma saç örgüleri yerlere sarkmış, yatağında yatıyordu. Ehsertek'e doğru döndü. Büyük sevinç içindeki Ehsertek gülümsedi ve kuşağındaki ipek kumaştan kan damlalarını çıkarıp yaralının üzerine üfledi. Ve güzel Dzeraşşe eskisinden yedi kat daha güzel olarak yataktan kalktı. Ehsertek ve Donbettır'ın kızının düğünleri dokuz gün dokuz gece sürdü. Gökteki güneş ve ay çifti kadar uyumlu bir çift oluşturuyorlardı. Burada günlerce ve haftalarca yaşadılar. Ama bir gün Ehsar'ı anımsayarak Ehsertek üzüldü.
midena pro tou telous makarize