Gönderen Konu: Türk sineması  (Okunma sayısı 893 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Türk sineması
« : 19 Aralık 2011, 13:33:24 »
Türk Sinemasının Dönemleri
Tarih 29 Aralık 1895, Lumiere Kardeşler'in “La Ciotat Garı'na Trenin Varışı”nı anlatan filmi ilk kez Paris'te seyirciye sundular. Bu tarihten yaklaşık bir yıl sonra girdi Osmanlı'ya sinema. Batı’dan gelen birçok yeniliğin öncüsü gibi sinema da ülkemize azınlıklar tarafından getirilmişti. Bir Alman Yahudisi olan Sigmund Weinberg Galatasaray'daki bir birahanede ilk film gösterimini (yine Le Citoat Garı'na trenin gelişini anlatan film ile) gerçekleştirir ve bu tarihten sonra Türk insanının sinemayla serüveni başlar.

1914-1930
Bu süreç aslında 1908 yılında sinema sanatının ülkemize getirilmesinin planlamasıyla başlar ancak, hayata geçirildiği yıl olan 1914 ilk dönem olarak anılır. Bu yıllar arasında Şehzadebey'de Milli Sinema' adı altında halka açık ilk sinema faaliyete girer (19 Mart 1910). O zaman İstanbul Sultanisinde gösteri düzenleyen ekip maddi imkân bularak ikinci türk sineması Ali Efendi Sinemaları'nı açar. Daha sonra da yapılan hikâyeli filmler ve açılan Merkez Ordu Sinema Dairesi, o yılların önemli gelişmeleridir.

Aynı dönemde Fuat Uzkınay'ın çektiği "Ayastefanos'taki Rus Abidesinin Yıkılışı" adlı belgesel Türkiye Sineması'nın ilk eseri olarak gösterilmektedir. 150 metrelik bir belgesel olarak çekilen filmin günümüze hiçbir kopyası ulaşmamıştır.

1931-1950
Bu dönemde Türk Sinemaları'nın ilk ortak filmi çekildi: İstanbul Sokaklarında (Türk-Mısır-Yunan ortak yapımı). Ayrıca ilk kısa metraj filmler ve dönem filmleri oluşturuldu. 1931-1950 yılları arasındaki en önemli gelişme ise Türk Sineması Cemiyeti tarafından düzenlenen yarışma oldu. Yarışmada en güzel film de Şakir Sırmalı'nın Unutulan Sır çalışması oldu.

1961-1970
Sinema tarihimizdeki 2. yarışma bu dönemde yapıldı İstanbul Yerli Film Yarışması. Ayrıca artık kapalı sinemaların hayata geçirilme fikri iyice ağırlık kazanıyordu. Bunun yanında renkli film uygulamasına hız verilerek tarihimizdeki en büyük aşama kaydedilmiş oldu. Film sayısı ise artmaya devam ediyordu (789)

1971-1980
Siyah-beyaz filmler sayısal verilere bakıldığında renkli filmlerin gerisinde kaldı. Ayrıca bu çalışmalar iyice ilerletilerek çizgi filmlere çevrildi. Çizgi filmlerle ilgili yarışma dahi yapıldı. Yabancı film festivallerinde de bir çok başarı elde ettik. Bunlar:

    Prades Film Şenliği'nde alınan özel ödül.
    Nantes Film Şenliği'nde jüri özel ödülü.
    Lahey Film Şenliği'nde alınan ödül.
    Uluslararası Milano Film Fuarı''nda Ömer Kavur'un yaptığı Yusuf ve Kenanın aldığı büyük ödül.

1981-1990
Bu dönemde siyah-beyaz filmler tarihe karıştı. Yabancı romanlar ve yapıtlar Türkçe'ye çevrildi ve filme dönüştürüldü. Ayrıca Toronto Sinema Vakfı ve Ottowa Elçiliği'nin desteğiyle ilk toplu film gösterimiz düzenlendi. Böylece sinemamız lokalleşme, global olamama tehlikelerini atlatmış oldu.

2007'de Türk sineması
Günümüzde, Türk sineması yurt dışında da aday olunan film şenlikleri sayesinde globalleşti (Örn: Cannes Film Festivali)

2008'de Türk sineması
2008 yılı Türk sinemasında rekor yıl oldu. Sonraki yıllarda yeni rekor yılların olması bekleniyor.

Alıntı: wikipedia
midena pro tou telous makarize