Gönderen Konu: Arkeoloji kitapları  (Okunma sayısı 8705 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Arkeoloji kitapları
« : 13 Ocak 2012, 19:24:56 »
Arkeoloji geçmişin İzinde
Arkeoloji geçmişin İzinde
Struan Reid/ Abigail Wheatley

Geçmişin izinde, heyecan verici bir yolculuğa hazır mısınız?

Geçmişin İzinde okuyucularına arkeolojinin büyüleyici dünyasının kapılarını aralıyor. Bu harika kitap size dünyanın en ünlü arkeolojik örenlerini keşfetme ve yeraltından çıkarılmış bazı ilginç buluntuları görme fırsatı sunuyor. Dünden bugüne arkeolojinin geçirdiği aşamaları öğrenebilir, arkeologların özenli çalışmalarının iç yüzünü keşfedebilir ve buluntuların tarihlendirilmesi, saklanması ve rekonstrüksiyonuyla ilgili en yeni teknolojik gelişmeler hakkında bilgi edinebilirsiniz.
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Anadolu Megalitleri
« Yanıtla #1 : 13 Ocak 2012, 19:28:20 »
Anadolu Megalitleri
Bakiye Yükmen

Batı ve Kuzey Avrupa'da, iri ve düzensiz taşlardan yapıldıkları için "megalit" olarak adlandırılan anıtlar, tarihöncesi dönemden kalan en çarpıcı kalıntılardır. Avrupa megalitik anıtları genel olarak İngiltere'deki Stonehenge ile özleşmiştir; bu anıt, çeşitli söylenceler ile de birleştirilerek gizemli bir hale getirilmiş, birçok kurama da kaynak olmuştur. Dolmen, kromlek, menhir gibi kendi içinde zengin bir çeşitlemesi olan bu tür anıtlar, arkeolojinin emekleme çağından itibaren ilgi çekmiş, kimi zaman efsanelerle karıştırılarak tanımlanmıştır. Geçen yüzyılda bu tür anıtların yalnızca Batı ve Kuzey Avrupa'ya özgü olmadığı, başka coğrafyalarda da Avrupa örneklerine yakından benzeyen, ancak farklı dönemlere tarihlenen megalitlerin olduğu ortaya çıkmıştır. 20. yüzyılın başlarından itibaren Türkiye'nin çevresindeki bölgelerde de megalitik anıtlar bulunmaya başlanmış, özellikle Doğu Akdeniz'de Filistin-Lübnan ile Kafkasya'daki anıtlar ayrıntılı olarak belgelenerek yayınlara girmiştir. Hemen hemen aynı dönemde Balkanlar'da ve özellikle Trakya'nın Istranca kesiminde de bu tür megalitlerin var olduğu anlaşılmıştır. Birbirinden farklı üç megalitik bölge, Kafkaslar, Filistin ve Trakya arasındaki konumuyla Anadolu, dikkatleri üzerine toplamıştır. İlk önceleri Kars, ancak bunun hemen sonrasında Adıyaman-Maraş bölgesindeki çalışmaları ile sayın Bakiye Yükmen Anadolu'da ön tespitlerle bilinen birkaç megalitik anıta dayalı olan bilgilerimizi genişletmiş, kapsamlı ve güvenilir bir başvuru kaynağına dönüştürmüştür. Arkeoloji ve Sanat Yayınları tarafından yayımı gerçekleştirilen bu kitap ile ülkemizde ilk kez megalitik anıtlarla ilgili kapsamlı bir yayın ortaya çıkmaktadır. Türkiye megalitleri ile ilgili yeni arşatırmaları özendirip, korunmalarına yönelik girişimleri başlatabilirse, amacına ulaşmış olacaktır.SİT
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Antik Çağda Kentler Nasıl Kuruldu?
« Yanıtla #2 : 13 Ocak 2012, 19:30:30 »
Antik Çağda Kentler Nasıl Kuruldu?
R. E. Wycherley

Öncelikle antik kentlerde, özellikle Hellen kentlerinde somutlaşan öz değerlerin yeniden ortaya çıkarılması, çağımız kentinin gelişmesi için de birinci koşul olarak kabul ediliyor. Bu nedenle, konusunun dünyaca tanınmış uzmanı olan Wycherley, Hellen mimarlığını ele aldığı bu kitabında, eski Hellen kentinin biçimini ve kentteki belirli mimari öğelerin yerini tanımlıyor. Kentin oluşumunu ve mimari özelliklerini incelerken eski Hellen toplumlarının siyasal ve kültürel tarihlerine de değiniyor. Yazar tarafından Aigai, Alinda, Assos, Ephesos, Halikarnassos, Herakleia, Knidos, Kolophon, Magnesia, Miletos, Nikaia, Pergamon, Priene, Smyrna gibi antik Anadolu kentlerinin mimarlık tarihi açısından yorumlanması, eseri ülkemiz okuyucusu için daha da ilginç hale getiriyor. R.E. Wycherley'in bu önemli kitabı, ülkemizde arkeoloji ve mimarlık tarihi ile ilgilenenler için başvuru niteliğinde bir eser.

midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Arkeoloji Dedektifleri
« Yanıtla #3 : 13 Ocak 2012, 19:34:03 »
Arkeoloji Dedektifleri
Simon Adams

ARKEOLOJİ DEDEKTİFLERİ kitabı bilim adamlarının ve arkeologların bilimsel tekniklerle, antik belgeleri nasıl çözdüklerini ve kayıp dünyaları gün yüzüne çıkarttıklarını anlatıyor. İnanılmaz hikayeleri birleştirerek; heyecan verici analiz süreçlerine ve yeni keşiflere siz de katılın.
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Erken Hıristiyan Sanatı
« Yanıtla #4 : 13 Ocak 2012, 19:35:27 »
Erken Hıristiyan Sanatı
Guntram Koch

Bu kitapta Doğu’da Roma İmparatorluk Dönemi ile Erken Bizans Dönemi arasındaki yüzyılları, Batı’da ise Erken Orta Çağ’ı (3.yy.-6.yy. ortası) içine alan Geç Antik Çağ ve Erken Hıristiyanlık Dönemi’nin mimarlık tarihi ve sanatı hakkında genel bilgiler yer almaktadır. İlgili eserler alabildiğince çizim, resim ve buna bağlı olarak kısa açıklamalarla tanıtılmaya çalışılmıştır. Bugün Türkiye sınırları içinde Erken Hıristiyanlık Dönemi’ne ait çok sayıda önemli anıt, müzelerinde ise yine sayısız plastik eser ve küçük sanat eserleri bulunmaktadır. Bu nedenle kitabın Türkçe çevirisine, bu eserlerin resimlerle az da olsa tanıtıldığı “Türkiye’deki Erken Hıristiyanlık Dönemi Önemli merkezleri” adlı yeni bir bölüm eklenmiştir. Ayrıca kitabın kaynakçasının yanı sıra bu bölümde her bir yerleşimin anlatımı sonrası, o yerleşime özel ayrı bir kaynakça verilmiştir. Bu açıdan Arkeoloji ve Sanat Yayınları’nın Türkçeye kazandırdığı Prof. Dr.Guntram Koch’un bu önemli eseri kapsadığı alanın temel bir başvuru kitabı niteliğindedir
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Anadolu Kompozit Başlıkları
« Yanıtla #5 : 13 Ocak 2012, 19:39:43 »
Anadolu Kompozit Başlıkları
Cevat Başaran

Bu araştırma, Anadolu'nun değişik bölgelerindeki antik kentlere ait kompozit başlıklar, Roma Sanatı'nın kendine özgü geleneksel yapısı içerisindeki bir gelişim sırasına yerleştirilmeye çalışılmıştır. Malzemenin oldukça yoğun olmasına karşın, çalışmada, stili izlemeye yardımcı olabilecek örnekler değerlendirilmiştir.

Bundan önce gerçekleştirilen bir araştırmada, Kyzikos'taki Roma Çağı Korinth Başlıkları incelenmiştir. Ardından önceki çalışmadan yola çıkılarak, Anadolu Kompozit Başlıkları'nın kendi içerisinde, sağlam bir stile oturtulması denenmiştir. Sonuçta, Roma Sanatı'nın diğer dallarında olduğu gibi, mimari plastik konusunda da siyasi gelişmelere koşut bir gelişimin varlığı gözlenmiştir.
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Anadolu'da Romalılar 3/ Batı Anadolu Kent Devletleri
« Yanıtla #6 : 13 Ocak 2012, 19:41:12 »
Anadolu'da Romalılar 3/ Batı Anadolu Kent Devletleri
David Magie

1950 yılında Princeton Üniversitesi tarafından yayınlanan ve Amerikan Filoloji Derneği'nce Merit Ödülü'ne layık görülen, "olağanüstü yapıtların en olağanüstü örneği" olarak nitelendirilen bu yapıtın üçüncü cildinde David Magie, Batt Anadolu'da İzmir (Smyrna) ve çevresinde yer alan Eski Foça (Phokaia), Urla (Klazomenai), Lapseki (Lamsakos), Değirmendere (Kolophon), Berhamkale (Assos), Edremit (Adramytteion), Çandarlı (Pitane), Milas (Mylasa), Bodrum (Halikarnassos) gibi pek çok yerleşim yerini ele alarak incelemektedir.
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Ynt: Arkeoloji kitapları
« Yanıtla #7 : 13 Ocak 2012, 19:42:55 »
Anadolu'da Romalılar 1/ Attalos'un Vasiyeti
David Magie

Ege Denizi'nden yaklaşık 18km içeride geniş ve verimli Bakırçay Vadisi'nin kuzey ucunda yalçın bir kayalığın üzerinde Bergama Kalesi yer alır. Burada M.Ö. II. Ve III.yüzyıllarda bir dizi yetenekli kral Batı Anadolu'nun büyük güçlerinden biri haline gelen bir krallık kurmuşlardır. Bergama krallarının sonuncusu III.Attalos'un vasiyetnamesiyle bu krallık M.Ö. 133'te Roma'nın egemenliğine girmiştir. David Magie'nin anıtsal eserinin bu bölümü Bergama Karllığı'nın tarihine ışık tutmaktadır.
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Ana Hatlarıyla Mezopotamya
« Yanıtla #8 : 13 Ocak 2012, 19:44:49 »
Ana Hatlarıyla Mezopotamya
Hans J. Nissen

Günümüz uygarlığı Yakın Doğu'da doğmuş, gelişmiş ve daha sonra diğer bölgeleri de etkisi altına almıştır. Bu nedenle, genel olarak Mezopotamya olarak bilinen, Batı İran ile Akdeniz kıyı şeridi arasında kalan bölge her zaman kültür tarihçilerinin ilgi odağı olmuş. İki yüzyılı aşkın bir süredir bu bölgede arkeologlar binlerce kazı yapmış, görkemli olduğu kadar uygarlık tarihini aydınlatan şaşırtıcı bulguları ortaya çıkartmışlardır. Aynı coğrafyada, her yıl yüzlerce yeni arkeolojik kazı ve araştırma yapılmakta, bilgilerimiz sürekli yenilenmekte, beklenmedik şaşırtıcı bulgular ile sürekli olarak değişmektedir. Bu kitabın yazarı Prof. Dr. Hans Nissen, yarım yüzyıla yakın bir süredir çalışmalarını Yakın Doğu uygarlıkları üzerinde odaklaştırmış olan, ayrıntıları çok iyi bilmesine karşılık, bunları kendi süzgecinden geçirerek bu bölgedeki gelişimin özünü kaybetmeden ortaya koyabilen ender bilim insanlarından biridir.

midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Aleksandros Ya Da Düzmece Yalvaç
« Yanıtla #9 : 13 Ocak 2012, 19:47:36 »
Aleksandros Ya Da Düzmece Yalvaç
Samsatlı Lukianos

İnsanlar çok eski çağlardan beri, bir ölünün dirilmesini bekliyordu. Dirilen isterse insan olmasın, her seferinde içlerinde kendileri için de bir umut ışığı parlıyordu. İşte Aleksandros adında düzmece yalvaç, tanrı Asklepios'un dirileceğini haber verince, ahali büyük bir sevince kapılmış, olayın gerçekleşmesini büyük bir umutla, istekle beklemişti. Bu kez tanrı küçük bir yılan ya da kertenkele yavrusu olarak dünyaya gelmiş, adına yaraşır biçimde kısa sürede alamet bir yaratık olmuştu.
Olayın gerçek olduğundan kuşku yoktu. Her şey göz önünde olmuştu. Ateş ile duman gibi, birini ötekinin doğurduğundan kuşku yoktu. Önce küçücük bir yılan ya da kertenkele yavrusu doğmuş, sonra birkaç gün içinde büyük bir yılan olmuştu. Arada olanları gören mi vardı? Öyleyse, bu tanrı işiydi. Bir de yılan ağzını açıp dilini oynatıyor, konuşuyorsa, artık onun tanrı olduğundan kuşku olamazdı.

İnsanlar inanmaya o denli istekli olunca, dumanı çıkaracak birisi de bulunur. Öyküde okuyacağınız gibi, Aleksandros bu işte en yetkin kişidir. Daha önce de benzer yöntemlerle insanları çok aldatmış, bu işte usta olmuştur. Bu kez büyük oynar ve kazanır. Bir kez başarınca, işini büyütür. Küçük bir kentten ünü bölgeye yayılır, giderek İmparatorluğun başkentinde bile adını duyurur. Lukianos gibilerin demeleri, yazmaları kar etmez. Aleksandros alacağını elde eder; öldükten sonra, zaten, tufandır. Kurduğu tapınma bir zaman sürer, sonra dağılıp gider. İşte Lukianos'un etkisi o zaman belli olur. Aradan 1800 yıl geçer, Lukianos çağlar sonra okunur. Ancak, eskiden şöyle bir olay olmuş, Aleksandros adında düzemece yalvaç varmış, diye meraktan değil, ortaya çıkan yeni tapınmalar, tarikatlar, ocaklar, falcılar, okuyup üfleyenler, gaipten haber verenler, medyumlar, ibişler, muska yazanlar, mehdiler ibret olsun diye okunur.Yurttaşımız Lukianos'un dediği gibi, "bu yazı kiminin yanlış inançlarını çürütecek, doğru düşünenlerin de düşüncelerini pekiştirecektir."


midena pro tou telous makarize