Gönderen Konu: Mitolojiyle ilgili kitaplar  (Okunma sayısı 6043 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Gençler İçin Bir Demet Mitoloji
« Yanıtla #10 : 16 Ocak 2012, 15:32:25 »
Gençler İçin Bir Demet Mitoloji
Derman Bayladı

Eski Yunancada “Mythos” sözcüğünün pek çok anlamı var. “Söz”, “Söylev”,“Anlatı”, “Söylenti” vb. bunlardan yalnızca bir kaçı… Bunların yanı sıra “Söylence”, “Masal”, “Uydurma” anlamlarını da içeriyor ”Mythos” sözcüğü ... Yine Eski Yunancada “Mythologia” ya da dilimize de yerleştiği biçimiyle “Mitoloji”, “Söylence bilim” demek.

Her ulusun kendine göre az ya da çok işlenmiş söylenceleri vardır. Ancak “Mitoloji” deyince aklımıza her şeyden önce Yunan Söylenceleri gelir. Yunanların dinsel inançlarıyla iç içe olan bu söylenceler; ozanların, tarihçilerin, tiyatro yazarlarının, heykeltıraş ve ressamların yüz yıllar boyu ortaya koydukları yapıtlarla durmadan zenginleşmiş, sonuç olarak da evrenselleşmiştir. Özellikle de Batı kültürü sanatı, edebiyatı ve felsefesiyle bu verimli kaynaktan her zaman yararlanmıştır ve hala da yararlanmakta...
Mitoloji çok geniş bir çalışma alanı sunar bizlere. Bu konuda ciltler dolusu kitap yazılabilir ve yazılmaktadır da. Kısa da olsa mitolojinin temel kavramlarını içeren bu kitabı, sınırsız genişlikteki mitolojiye ilk adımları atmak isteyen gençler ve her yaştan meraklılar için hazırladık.

midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Gılgamış Destanı / Mitoloji ve Tarih Dizisi
« Yanıtla #11 : 16 Ocak 2012, 15:35:26 »
Gılgamış Destanı / Mitoloji ve Tarih Dizisi
Mehmet Ali Atak

Gılgamış Destanı, tarihin en eski ve önemli yazılı destanıdır. On iki kil tablet üzerine Akad çivi yazısı ile yazılmıştır. Bu destan, Uruk kralı Gılgamış'ın ölümsüzlüğü aramasının hikaye edilmesi şeklinde vücut bulur. Bu destanda aynı zamanda Nuh Tufanı'nın bir bölümü de hikaye edilmektedir. Destan'da Gılgamış, en yakın dostu Enkidu'nun ölümünden sonra başladığı ölümsüzlüğe ulaşma çabalarının boş bir çaba olduğunu ve Tanrı Enlil'in tavsiyeleriyle, insanın ardında; ancak büyük bir isim bırakarak ölümsüzlüğe ulaşabileceğini kabul etmek zorunda kalmıştır. Destana konu edilen Kral Gılgamış gerçekten yaşamış bir tarihi kişiliktir. M.Ö. 28. yüzyılda Mezopotamya'da bulunan bir Sümer kenti olan Uruk kentinde doğmuş, yaşamış ve hüküm sürmüştür. Ölümsüzlük bilgisinin peşindeki insanı yücelterek anlatan Gılgamış Destanı, Gılgamış'ın ölümünden bin yıl kadar sonra yazılmış ve günümüze kadar gelebilmiştir.
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Hasan Sabbah / Mitoloji ve Tarih Dizisi
« Yanıtla #12 : 16 Ocak 2012, 15:37:38 »
Hasan Sabbah / Mitoloji ve Tarih Dizisi
Mustafa Karnas

Likşah, elçilik heyetini Alamut'a göndermişti. Hasan Sabbah, bu heyeti saygıyla kabul etmişti. Onlar Melikşah'ın ihtişamı ve gücünü överek, kendisinden onun üstünlüğünü kabul etmesini istedikleri zaman onlara şunu söylemişti: "Biz 'imam'ımızdan başka birilerinin emirlerine boyun eğmeyiz. Sultanların maddi ihtişamı bizi etkileyemez." Elçilik heyeti Alamut'tan istediklerini alamadan ayrılmak zorunda kalmıştı. Hasan Sabbah onları son olarak şu sözlerle göndermişti: "Sultanınıza söyleyin, bıraksın bizi hücremizde barış içinde yaşayalım. Eğer rahatsız edilirsek, ellerimize silahlarımızı almak zorunda kalırız. Melikşah'ın ordusu, bu kısa hayata hiçbir değer vermeyen bizim savaşçılarımızla çarpışacak bir ruha sahip değildir."
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Herkül / Mitoloji ve Tarih Dizisi
« Yanıtla #13 : 16 Ocak 2012, 16:03:53 »
Herkül / Mitoloji ve Tarih Dizisi
Çetin Umut

Eski Yunanlıların Heracles, Romalılar ve onlarla birlikte dünyadaki birçok halkın Herkül dedikleri efsanevi kahraman, işin aslında Eski Yunanlıların Olimpos tanrılarıyla ilişkisi olan bir yarı tanrıydı. Hatta bazı yörelerde ve dönemlerde Herkül'e bir tanrı gibi tapılmış, onun adına dünyanın değişik köşelerinde şehirler kurulmuştur. Çağlar boyunca Rom.a'dan Orta Doğu'ya kadar dünyanın büyük bir kesiminde Herkül adı güçlülük ve kuvvet ile özdeşleşmiş, Herkül'ün olağanüstü gücüyle ilgili sayısız edebi eser yaratılmıştır. Türkçede de "Herkül gibi." deyimi büyük bir gücü dile getirmek için kullanılır.
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
İlkel Mitoloji / Tanrının Maskeleri 1.Cilt
« Yanıtla #14 : 16 Ocak 2012, 16:05:04 »
İlkel Mitoloji / Tanrının Maskeleri 1.Cilt
Joseph Campbell

İnsanlığın, doğum-ölüm, geçim-kıtlık, sevgi-cinsellik gibi değişmeyen sorunlarına farklı kültürler nasıl farklı cevaplar veriyorlar? Kültürler birbirlerine koşut mu geliştiler, yoksa bir merkezden mi yayıldılar? Campbell, ilk insandan başlayarak, değişmeyen çelişkileri ve ortak mirası kavramada, antropolojinin, arkeolojinin ve psikolojinin sağladığı verilerle, felsefe ve sanat üretiminin getirdiği zenginliklerle örülen karşılaştırmalı mitolojinin ne kadar öğretici olabildiğini bir kez daha ortaya koyuyor. Bu eserde heyecan verici bir bilgi hazinesi ile birçok kuramsal tartışmanın çerçevesini bir arada buluyoruz.

İlkel Mitoloji, bitki veya hayvanla beslenen toplumların ödedikleri kefareti, ölümsüz tanrıçayı ve kurban edilen bakireyi, yılanbalığına veya kertenkeleye dönüşen yılanı, ikinci Adem İsa’yı, şehrazat ile onun kurbanlığına son veren masal anlatma gücünü, doğa-insan-toplum çelişkilerinin biçimlendirdiği ruhsal dünyanın mitolojideki dışavurumunu, uygarlığın merkezine oturan zigguratı, şaman ve rahibin temsil ettiği toplumsal yapıları, bireyin toplumsallaştırılmasını ve nirvanayı çözümlüyor, bizi insan yapan tarihimizi kavramamızı sağlıyor..
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
İsrail Dini Karşılaştırmalı Mitoloji Işığında
« Yanıtla #15 : 16 Ocak 2012, 16:10:16 »
İsrail Dini Karşılaştırmalı Mitoloji Işığında
Jules Soury

Yahudi dininin temelini oluşturan On Emir’den sadece bir tanesinin Hz. Musa dönemine ait olduğunu tespit eden araştırmacı, İsrailoğullarının Kenan İli’ne geldiklerinde de oradan çıktıklarında da koyu birer putperest olduklarına dikkat çekmektedir. Burada tapınılan tanrı artık İl değil, yeni ortaya çıkan Yehova olmuştur. Araştırmacının İsrail dini ile ilgili en önemli tespiti ise İbranilerde dini fikrin korku ve tehdit içerdiğini, diğer bir anlatımla Sami kavimlerinde dini fikrin korku ve tehdide dayandığını tespit etmiş olmasıdır. Yehova inanışı yaygınlaşıp, Yehova milli bir tanrıya dönüşünce onun da etrafında kültler oluşmuştur. Ancak Sami topluluklarında tanrıların ateş ve kanla beslenmiş olmaları bu tanrıların birer cehennem ilahına dönüşmelerine neden olmuştur.
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Jül Sezar / Mitoloji ve Tarih Dizisi
« Yanıtla #16 : 16 Ocak 2012, 16:11:57 »
Jül Sezar / Mitoloji ve Tarih Dizisi
Yavuz O. Türker

Sezar dedi ki: "Eski roma yasasını yıkmadıkça onun yönteminde payıma düşeni yapamam. Tanrıların bana bağışladığı yeteneği hiç meyve vermeden kurur gider." Ama Pompeius şöyle dedi: "Yasa her şeyin üstündedir. Yasayı çiğnerden sonu ölümdür." Sezar şöyle yanıt verdi: "Yasayı kaldırıyorum. Gücü yeten varsa buyursun, öldürsün beni." Sezar, yasayı kaldırdı.

Bernard Shaw, "Sezar ve Kleopatra"

midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Kleopatra / Mitoloji ve Tarih Dizisi
« Yanıtla #17 : 16 Ocak 2012, 16:28:40 »
Kleopatra / Mitoloji ve Tarih Dizisi
Ali Avni Kaynar

Şölen sırasında Kleopatra, kendi elbisesi üzerinde bulunan süsleri şarabın içine atarak öyle içmeyi teklif etmiş ve süsleri şarap bardağına atmıştı. Aynı şeyi yapmasını Antonius'tan da istemişti. Amaçları, şarabın tadını ve rengini değiştirmekti. Ântonius bu teklifi kabul etti ve şarabı içmek üzere elini uzattığı zaman Kleopatra, onun elini tutarak, şarabı zehirlediğini söylemişti. Kleopatra, "Sen bana karşı çok kibirlisin, benden şüphe ediyorsun. Eğer sensiz yaşayabilseydim, senden kurtulur ve rahatlardım." demişti. Sonra hizmetçilerinden birine şarabı içmesini emretmişti. Hizmetçi şarabı içtikten sonra korkunç acılar içinde kıvranarak ölmüştü.

midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Mitolojik Ermeni Tarihi
« Yanıtla #18 : 07 Şubat 2012, 18:31:42 »
Mitolojik Ermeni Tarihi
Keğam Kerovpyan

Özgürlüğü seven bir insandı Hayg, Pel'e boğun eğmek istemedi. Oğlu Armenag'ın doğumundan sonra Babil'den ayrıldı, kuzeye, Ararad ülkesine göç etti. Oğulları, torunları, güçlü kuvvetli üç yüz adamı, hizmetkârları ve yandaşları, yani tüm soyuyla bir dağın eteğindeki ovaya yerleşti. Oraya evvelce gelip yurt tutmuş az sayıda insan da ona boyun eğdi.
Hayg tüm bunları torunu Gatmos'a bıraktı, ailesini ve maiyetinden kendine yakın olanları yanına alarak, kuzeybatıya yöneldi, bir yaylada konakladı. Torkom'un soyundan gelenlerin yaşadığı yer olduğunu belirtmek için o yöreye Hark, orada kurduğu köye ise Haygaşen adını verdi.

Nuh Peygamber'in oğullarından Didan'ın soyundan gelen Pel ise krallığını herkese kabul ettirdikten sonra, oğullarından birini maiyetiyle kuzeye gönderdi, Hayg'a şu haberi iletti. "Niçin, o soğuk, buzlu yerde yaşıyorsun? Gururunun buzlarını kır, soğuk tabiatını ısıt, bana boyun eğ. Gel, ülkemin beğendiğin herhangi bir yerinde barış içinde yaşa." Hayg'ın yanıtı sert oldu, Pel'in elçilerini Babil'e elleri boş gönderdi.
midena pro tou telous makarize