Gönderen Konu: Herakles  (Okunma sayısı 1889 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı doğubey

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 95
  • Teşekkür: 11
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat Tarihi
Herakles
« : 25 Kasım 2008, 20:36:17 »
Herakles

Yunan mitolojisinde Herakles, Roma Mitolojisi'nde Herkül, Zeus ile Miken kralının kızı Alkmene'nin oğludur. Kadına aşık olan Zeus ona kocası kılığında yaklaşmıştır. Herakles'in Zeus'un çocuğu olduğunu anlayan Hera onunla sürekli uğraşmış ve ölümüne neden olmuştur. Herakles doğduğu günden itibaren tanrısal bir kuvvete sahiptir. Hera'nın gönderdiği iki zehirli yılanı öldürdüğünde henüz birkaç günlük bebektir. Herakles üstün bir eğitim görmüştür. En iyi yaptığı işler ok atmak, araba kullanmak ve güreşmektir. 18 yaşına geldiği zaman Kitharion ormanlarında yaşayan ünlü canavarı öldürmüştür. Kendisine ödül olarak Thebai kralının kızı Megara verilmiştir. Bu kızdan üç oğlu olmuştur. Hera işe karışarak Herakles'i çıldırtmış, Herakles de karısını ve çocuklarını öldürmüştür. Suçlarından arınması için Miken kralının hizmetine girip, onun her istediğini yapması gerekmiştir. Kralın Herakles'e yaptırdığı 12 işe mitolojide Herakles'in 12 görevi veya işleri denir.


 12 İş 

Bu 12 iş şunlardır:

Nemean Aslanı'nı öldürüp, derisini yüzmek.
Lerna gölündeki Hydra'yı öldürmek.
Artemis'in kutsal hayvanlarından Kyreneia Geyiğini yakalamak.
Erymanthian dağında yaşayan büyük yaban domuzunu ağla tutmak.
Augias'ın ahırlarını bir günde temizlemek. (İki büyük ırmağın yataklarını değiştirip ahırlardan geçirerek.)
Stymphalos'da yaşayan ve o bölgedeki insanların rahatını kaçıran kuşları Athena'nın yardımıyla kovmak.
Girit'e gidip Poseidon'un Minos'a verdiği azgın Girit Boğası'nı getirmek
Troya kralı Diomedes'in insan eti yiyen kısraklarını yakalamak. Bunun için önce Diomedes'i öldürmüştür.
Amazonlar kraliçesi Hippolyta'dan kemerini almak. Kemeri almak için kraliçe ile anlaşmış, ancak Hera'nın kışkırtmasıyla Amazonlar, Herakles'e saldırmış, Herakles de kraliçeyi öldürmek zorunda kalmıştır.
Okeanos'un bir adasında bulunan 3 gövdeli dev Geryoneus'un sığırlarını çalmak.
Hesperidler'in altın elmalarını getirmek. Elmaları almak için altın elma ağacını koruyan kızları ve daha da önemlisi onların ejderini geçmesi gerekiyordu. Bunun için Herakles altın elmaların koruyucusu olan kızların babası Atlas'a gider ama o da biraz kurnaz davranarak Herakles'le bir anlaşma yapar.
Hades'in ölüler ülkesini koruyan Kerberos adlı köpeği yeryüzüne çıkarmak.



12 İş Sonrası 

Ancak Herakles'in çilesi bunlarla bitmedi. Bu 12 işten sonra sayısız maceralara girişti. Lydia kraliçesi Omphale'nin hizmetinde bir yıl kadın kılığında çalıştı, yün eğirdi. Prometheus'u kurtardı, Troya'yı tahrip etti. Argonatların seferine katıldı. Deianeira ile evlendi, Kentavros Nassos karısına yaklaşmak isteyince onu oklarıyla yaraladı. At adamın kanıyla kaplanmış olan gömleği Herakles'in vücuduna yapışarak onu tutuşturmaya başladı. Bu dayanılmaz acıya son vermek için Herakles bir odun yığını hazırlatarak kendisini alevlerin içine attı.

Herakles'in ölümüne başta Zeus olmak üzere bütün tanrılar çok üzülmüş ve onu Olympos'a götürerek ölümsüzlük bağışlayıp tanrıça Hebe ile evlendirmişlerdir.

Fizik ve moral gücün simgesi olan Herakles Yunanistan'da hem tanrı hem de kahraman olarak saygı ve tapınım görmüştür. Heraklesoğulları denilen çocukları Yunan yarımadasındaki halkların atası sayılmıştır.


Roma mitolojisinde Herakles'e, Herkül denilirdi.Hercules diye yazılır.En güçlü tanrılardan biridir.

From Lethe :)


Alıntı: arkeo.org

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Ynt: Herakles
« Yanıtla #1 : 25 Kasım 2008, 23:34:14 »
HERAKLES (Hercules, Herkül)

HERAKLES'İN HAYATI

Alkmene'nin ikiz hamileliği


Zeus, Thebai kraliçesi Alkmene'ye ilgi duyuyordu. Kraliçenin kocası kral Amphitryon savaşa gidince Zeus, kocasının kılığında şehre geldi. Kapıcı ve muhafızlar krallarının şehre döndüğünü görüp sevindiler, sonra onu karısının yanına götürdüler. Alkmene, Zeus'u kocası zannederek kollarının arasına aldı ve Zeus, şehrin üzerine altın yağmuru yağdırırken Alkmene, Zeus'tan hamile kaldı. O gece boyunca Zeus, Alkmene ile çiftleşti ve Zeus o geceyi emriyle biraz uzattı. Ertesi sabah Zeus gitti ve Alkmene'nin gerçek kocası geri döndü. Amphitryon, hemen karısına gidip onunla özlemle çiftleşti. Alkmene daha sonra bütün gece sabaha kadar çiftleştikleri o geceyi kocasına söyleyince kral Amphitryon birşeylerden şüphelenip kızmaya başladı. Karısıyla sabah seviştiğini biliyordu ama tüm gece karısıyla birlikte olan kimdi? Sonunda Amphitryon, karısının kendisini aldatmış olduğu sonucuna vardı. Anlaşmazlık gün geçtikçe büyümeye başlayınca, Olympos'tan durumu izleyen Zeus, aşağı inerek durumu Amphitryon'a bizzat kendisi açıklamak zorunda kaldı. Tanrıların tanrısı karşısında ne söyleyeceğini bilemeyen Amphitryon, durumu kabullendi.

O geceki iki ayrı ilişkiden dolayı Alkmene iki ayrı bebeğe hamile kaldı. Bu bebeklerden diğeri Herakles'in küçük kardeşi İphikles'tir. Bebekler daha doğmadan Hera kıskançlık göstermeye başladı. Zeus birgün boş bulunup Perseus soyundan doğacak ilk çocuğun Argos üzerinde hüküm süreceğini söyledi. Ayrıca, Olympos'ta sık sık oğlunun ileride büyük kahraman olacağından söz edince Hera'nın kini büyüdü. Bunun üzerine Hera derhal doğumlardan sorumlu olan sevgili kızı, tanrıça Eileithyia ve kader tanrıçaları Moira'lara Alkmene'nin bebeklerin doğumunun geciktirilmesi emrini verdi. Buna karşılık Sthenelos'un oğlu, Herakles'in kuzeni Eurystheus'un doğumunun hızlandırılmasını istedi. Böylece Eurystheus 7 aylık doğarken, Herakles ve İphikles 10 ay annesinin karnında kaldı. Hera'nın kızı ve doğumlardan sorumlu tanrıça Eileithyia, Alkmene'nin doğurmasına izin vermiyor, Alkmene türlü sıkıntılar çekiyordu. Proitos'un kızı Galinthias ise Alkmene'nin dostuydu. Galinthias, Hera'nın emri ile Alkmene'nin doğumunun geciktirilmesi için birşeyler yapmalıydı. Doğum tanrıçaları 9 gün 9 gece Alkmene'nin evinin dışında elleri kolları bağlı durarak büyüyle doğumu engelliyorlardı. Galinthias, arkadaşına acıdı ve onun acılarından kurtulması için bir hile yaptı. Tanrıçalara koşarak bebeğin Zeus sayesinde sağlıklı bir şekilde doğduğunu, onlara rağmen bir erkek çocuk dünyaya getirdiği yalanını söyledi. Ayrıcalıklarının önemsenmediğini zanneden tanrıçalar Zeus'a içerleyerek ayağa kalktılar ve böylece Alkmene'yi bağlayan büyü bozuluverince Alkmene bebeklerini doğuruverdi. Tanrıçaların bu kandırmacayı farketmesi uzun sürmedi, öclerini almak için Galinthias'ı bir gelinciğe dönüştürdüler. Hekate bu zavallı hayvana acıdı ve kutsal hayvanı seçerek odasında tuttu, besledi. Herakles, büyüdüğünde Galinthias'ı unutmadı ve onun adına bir tapınak yaptırdı. Herakles daha sonra kendisinin geç doğmasına sebep olan kuzeni Eurystheus'tan hep nefret etti. Alkmene de Eurystheus'tan hayatı boyunca hep nefret etti. Eurystheus, Herakles'ten önce doğduğu için, Zeus'un söylediği Perseus soyundan doğacak ilk torununun büyük hükümdar olacağı sözü, aslında Herakles için söylenmiş ise de, Eurystheus için geçerli sayılmış oldu. Eurystheus'un Herakles'e emirle söz geçirme hakkı doğmasını Eurystheus kral olunca hemen kullandı ve Herakles'i çağırtarak emrine girmesini istedi. Herakles bunu red etti. Zeus, ise söylediği sözün geçerliliğini sağlamak adına, oğlu Herakles'in Eurystheus'un emrine girmesini bir şekilde ileride sağlayacaktı.

Herakles ismini kim verdi?

Mitologlara göre bu ismi Apollon verdi. Herakles'e bebekken ailesi büyükbabası Alkeus'tan esinlenerek, Alkides ismini vermişti. Herakles büyüdüğünde Megara'dan olma çocuklarını öldürünce, hakettiği çilenin ne olduğunu öğrenmek için Delphoi'deki Apollon tapınağının rahibesi Pythia'ya başvurmuştu. O da ona birsürü iş verdi, ayrıca isim olarak Herakles adını taşımasını buyurmuştu. Bu ad "Hera'nın şanı" anlamına geliyordu. Herakles ölümlü babası Amphitryon ve ölümlü annesi Alkmene'nin soyundan yani Perseus soyundan geliyordu. Böylece Herakles Argos soyundan olup Thebai'de doğmuş olması tamamen şans eseriydi. Herakles'in gerçek babası olan Zeus, Amphitryon'un gönlünü almak için türlü hediyeler gönderdi. Sonunda Amphitryon, tanrıların tanrısı Zeus'tan olma çocuğun manevi babalığını kabul etmek zorunda kaldı.

Herakles'in ikiz kardeşi İphikles

Alkmene, Galinthias yardımıyla ilk önce Herakles'i ardından İphikles'i doğurduğundan İphikles, Herakles'in küçük ikiz kardeşiydi. İphikles daha sonra sürekli Herakles ile gezdi ve ona yardım etti. Orkhomenos sakinlerine karşı Herakles'in yanında mücadele ettiğinden kral Kreon, onu küçük kızıyla evlendirerek mükafatlandırdı. Herakles'e de büyük kızı Megara'yı verdi. İphikles, sürekli olarak Herakles'in yanında maceralara katılmıştır. Argonaut seferinde ismi listede yer alır. Eurystheus sürekli olarak Herakles'e kötü muamele ederken İphikles'e iyi davranmıştır. Herakles ise İphikles'i hep korumuş ve iyi davranmıştır.

Herakles'in büyük gücünü elde etmesi

Bu konuda değişik efsaneler vardır. Zeus, oğlunun yenilmez olmasını istediğinden çocuğu Hermes'e verdi ve Hermes'e çocuğu gidip Hera'nın göğsüne tutup emzirmesini emrini verdi. Hermes, Hera uyuduğu bir sırada bu işi yerine getirdi ama bebek Hera'nın göğsünden sütü öyle güçlü emdi ki Hera uyandı ve bebeği itti. Ama olan olmuştu, Hera'nın göğsünden akan süt samanyolunu (Milky Way) oluşturdu. Başka mitologlara göre ise Athena ve Hera şans eseri bir gün Thebai bölgesinden geçiyordu. Athena, yeni doğmuş bebeğin sağlık ve güzelliğine hayran oldu ve daha güzel büyüyüp gelişmesi ve gelecekte çok güçlü olması için, bu bebeğe bir şans vermek istedi. Bebeği Hera'ya vererek kısa bir süre için emzirmesini istedi. Hera bunu kabul etti. Bebek Hera'nın göğsünü sıkıp, sütü kuvvetle emince Hera'nın göğsü acıdı ve bebeği itip Athena'ya verdi. Athena bebeği alıp Alkmene'ye verdi ve çocuğunu artık korkusuzca büyütebileceğini söyledi.

Hera'nın gönderdiği iki yılan

Herakles 8 aylık olduğunda Hera kıskançlığından onu öldürmeye çalıştı. Bir akşam Alkmene ikizlerini yatırmış, kendisi de uyumuştu. Hera geceyarısı odaya iki yılan gönderdi. Küçük İphikles ağlamaya başladı, Herakles ise bir yılanı bir eline, diğer yılanı öteki eline aldı ve sıkarak ikisini de boğdu. Baba Amphitryon İphikles'in ağlamasına kalkıp kılıcını kapıp koşarak odaya girdiğinde yapacak birşey kalmamıştı. Kral derhal bu mucizeyi açıklaması için kahin Tiresias'ı çağırttı. Kahin, orada bulunan herkesin önünde yiğidin hayat akışıyla ilgili kehanetleri bir bir anlatınca, Amphitryon Herakles'in bir tanrı çocuğu olduğunu anladı.
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Ynt: Herakles
« Yanıtla #2 : 28 Ocak 2012, 12:00:54 »
Herakles cinayetle suçlanıyor
Herakles İphikles'le birlikte müzik hocası Linos'tan eğitim aldılar. Linos ikisine edebiyat ve müzikle ilgili eğitim verdi. İphikles uysal ve çalışkan bir öğrenci olduğu halde Herakles şımarık ve serseriydi. Bu yüzden Linos onu sürekli olarak disipline etmeye çalışıyor ve bazen sert davranmak zorunda kalıyordu. Linos yine birgün Herakles'i azarlarken Herakles dayanamadı ve iskemleyi (bazılarına göre liri) aldığı gibi Linos'un kafasına indirdi. Linos oracıkta öldü. Herakles mahkemeye çıkarıldı ve cinayetle suçlandı. Herakles ise kendisini savundu ve meşru müdaafa yaptığını söyleyerek Zeus'un oğlu Radamanthys'in hükmünü hatırlatarak kurtulmaya çalıştı. Mahkeme onu akladı ama babası Amphitryon'un içi pek rahat değildi. Manevi oğlunun tekrar cinnet geçirip kötü birşeyler yapmasından korkarak onu uzaklara sürülere bakmakla görevlendirip köye gönderdi.


Herakles savaşmayı öğreniyor
Herakles'in eğitimi bir sığırtmacın yanında devam etti. Teutaros adında bir Skyth (İskit) olan bu sığırtmaç ona ok atmasını ilk olarak öğreten kişidir. Bu arada Herakles babasından araba sürmesini öğretti Eurytos yine ok atma talimleri konusunda Herakles'e eğitim verdi. Zeus'un oğlu Sarpedon'un kardeşi olan kahraman Radamanthys Girit'li olması sebebiyle ok atmakta büyük bir ustaydı. Radamanthys Herakles'e bu işin inceliklerini öğreten kişidir. Radamanthys ayrıca hayatta iken çok dürüst olduğundan öldükten sonra Hades'in baş yargıçlarından birisi olmuştur. Herakles diğer silahları kullanmasını da Kastor'dan öğrendi. Dioskour'lardan büyük savaşçı Kastor Herakles'e her türlü silahsız ve silahlı savaş sanatını öğretti.

Kithairon aslanının öldürülmesi ve Herakles'in 50 çocuğu
Herakles büyüdü ve boyu iki metreyi aştı. 18 yaşına geldiğinde o sıralarda Thebai ve çevresine büyük zararlar verdiği söylenen bir arslanı öldürmeye karar verdi. Bu arslan son derece yırtıcı ve iri bir hayvandı. Sürülere büyük zarar veren bu arslanı avlamaya hiçbir avcı cesaret edemiyordu. Herakles hayvanı avlamak için en son görüldüğü yere yakın olan kral Thespios'un sarayına yerleşti. Hergün avlanmaya çıkıyor akşam olunca uyumaya geliyordu. Kral Thespios'un karısı Megamede'den olma 50 kızı vardı. Kahramanın dölünden erkek çocukları olsun isteyen Thespios hergece olmak üzere Herakles'in odasına ayrı bir kızını gönderdi. Herakles karanlıkta bu kızların hepsiyle birleşti. Her defasında ilk geceki kızla birlikte olduğunu sanıyordu. Böylece Thespiosoğulları (ya da Thespiades) adı verilen 50 oğlu oldu. Ellinci gün Herakles arslanı öldürmeyi başardı.

Herakles Erginos'la çarpışıyor
Herakles arslanı öldürdükten sonra Thebai'ye dönüş yolunda Orkhomenos kralı Erginos'un elçileriyle karşılaştı. Elçiler Orkhomenos'tan aldıkları vergiyle ülkelerine dönüyorlardı. Herakles onlara hakaret edip burunlarını ve kulaklarını kesip bir ipe geçirdi ve bunu boyunlarına asıp geri gönderdi. Elçilerinin uğradığı hakareti gören Erginos çok kızdı ve ordularıyla Thebai'nin üzerine yürüdü. Thebai kralı Kreon hem vergiyi ödemeye devama hem de savaşmamaya kararlıydı ama Herakles Thebai'li gençleri silah altına topladı ve Herakles babası ile birlikte bunlara karşı savaştı ve orduyu yendi. Amphityron oğluyla birlikte savaşırken öldü. Bizzat Athena tarafından silahlandırılan Herakles Erginos'la çarpıştı ve elleriyle onu öldürdü.

Herakles'in çocuklarını öldürmesi
Kreon zaferin büyük ödülü olarak Herakles'i kızı Megara ile İphikles'i de küçük kızıyla evlendirdi. Herakles böylece kendisine İalos adında bir oğul vermiş olan ilk eşi Automedusa'dan boşanmak zorunda kaldı. Megara Herakles'e pekçok çocuk doğurmuştur. Mitologlara göre çocukların sayısı bazen 3 bazen 8'dir. Herakles birgün cinnet geçirdi. Çocuklarını kuzeni Eurystheus'un çocukları sanarak İphikles'in iki çocuğu da dahil olmak üzere kendisine ait olan tüm çocukları okla öldürdü (bazı mitologlara göre ateşe atarak öldürdü). Athena son anda yetişip Herakles'in göğsüne bir taşla vurup onu bayılttı. Bu cinayetlerin sorumlusu olarak pekçok yerde Hera gösterilir. Hera yine bir kıskançlık krizi geçirerek Herakles'i çıldırtmış ve bu felakete sebep olmuştur. Herakles kendine gelince yaptıklarından dolayı çok üzüldü ve kefaretini ödemek üzere üzgün Megara'dan ayrıldı. Megara'yı yeğeni İolaos'a verdi. Herakles üzüntüsünden kendisini öldürmeyi düşünüyordu. Tam bu işe kalkışacağı sırada Theseus geldi ve Herakles'le konuşup onu Atina'ya götürmeye razı etti. Herakles daha sonra akıl danışmak için tekrar Pythia'ya gitti. Pythia ona Tiryns'e giderek kuzeni Eurystheus'un hizmetine girmesini söyleyince Herakles buna bozuldu ama kendisi günahlarından arınmak istediğinden Pythia'nın öğüdünü dinleyerek Tiryns'e gitti.
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Ynt: Herakles
« Yanıtla #3 : 28 Ocak 2012, 12:01:37 »
Eurystheus'un Herakles'e verdiği 12 görev
Eurystheus Herakles'in geldiğini duyunca onun iktidarını elinden alacağını sanarak askerlerine Herakles'in Mykenai surlarından içeriye alınmaması emrini verdi. Herakles önüne çıkan engelleri kaldırarak saraya girince Eurystheus kaçıp saklandı ve Herakles ile Pelops aracılığı ile konuştu. Eurystheus Herakles'in kendi isteği ile onun emri altına girmesinden hoşlanmadı. Onu başaramayacağı işlere göndermeyi planladı. Eurystheus Pelops aracılığı ile ilk emrini verdi. Herakles'in başarmak zorunda olduğu bir görevi vardı ama Eurystheus'un bir şartı vardı. Herakles işlerini başarıp ürünlerini getirdiğinde bunları şehrin kapısına bırakacak içeriye sokmayacaktı. Eurystheus Herakles'ten saklanmak için tunçtan bir küp yaptırmış içine sığınıyor ve Pelops aracılığıyla Herakles'le konuşuyordu. Eurystheus ilk iş olarak Argolis ormanlarında etrafa büyük korku ve dehşet saçan kimsenin avlayamadığı korkunç Nemea Arslanının derisini getirmeliydi.

1. Nemea Arslanı'nın Postu
Nemea Arslanı Typhon'un oğlu olan Orthros'un oğlu olan bir canavardı. Anası canavar Ekhidna idi. Nemea Arslanı Ay tanrıçası Selena'nın elinde büyümüştü. Selene ise arslanı sonra Hera'ya vermişti. Hera onu Nemea bölgesinde serbest bırakınca canavar oradaki sürüleri kırıp geçirmeye etrafa korku salmaya başlamıştı. Bir eline okunu bir eline zeytin ağacından kesip yaptığı ve hiç yanından ayırmadığı topuzunu alan Herakles sürüleri ve insanları katleden bu iri arslanı önce kolay avlayacağını düşündü. Oklarının derisine işlemediğini görünce kalın budaklı sopasıyla hayvanı inine kadar takip etti. Arslan iki çıkışlı bir mağarada yaşamaktaydı. Herakles çıkışlardan birisini büyük taşlarla kapadı diğerinin girişinden elinde sopasıyla içeriye girdi. Arslan ile içeride bir süre oyalandı. Sonunda elindeki sopanın kalın tarafıyla hayvanın kafasına kuvvetli bir darbe indirebildi. Darbeyle sopası kırıldı arslan daha sonra Herakles'e saldırdı. Kuvvetli kollarıyla arslanı boğan Herakles daha sonra arslanın derisini yüzmeye niyetlendi. Ne elindeki ok uçları ne bıçağı hayvanın derisine işlemiyordu. Hayvanın kendi pençelerini kullanarak postu deldi ve yüzmeyi başarabildi. Bu postu güneşte kuruttuktan sonra üzerine ok atışları yaptı. Oklarının işlemediğini görünce postu üzerine giydi. Arslanın kafasını da miğfer olarak başına geçirip Eurystheus'a postu sunmak üzere yola koyuldu. Herakles postu Mykenai'ye getirdi. Eurystheus böylesi bir canavarı öldürebilecek olan Herakles'ten öyle çok korktu ki ona şehrin içine girmeyi yasakladı. Zeus eşine ait olan bu arslanın hatırasını yaşatmak için onu alıp takımyıldızlar arasına koydu. Eurystheus ok işlemediğini bilmediğinden postu Herakles'e bıraktı. Herakles'e ikinci ve daha zor bir iş vermeye karar verdi. Herakles bu postu uzun yıllar boyunca üzerinden çıkarmadı.

2. Lerne Hydra'sının Öldürülmesi
Lerne Hydrası Nemea Arslanı gibi Ekhidna'dan doğma bir canavardı. Nemea Arslanının babası Typhon'un oğluydu ama Lerne Hydrasının babası direkt Typhon'du. Bu Typhon canavarı uzun süre önce tanrıların tanrısı Zeus'u bile etkisiz duruma getirebilmişti. Hydra Herakles'i sınamak üzere Hera tarafından özel olarak söylendiğine göre onu Amymone ırmağının kaynağının yanındaki bir çınarın altında yetiştirdi. Hydranın pekçok başı vardı uyurken nefesi bile öldürücüydü. Herakles yeğeni İolaos ile birlikte gidip bu canavarı bataklıkta buldu. Öldürebilmek için alevli oklar kullanmaya niyetliydi. Okların bir işe yaramadığını görünce kavisli bir kılıçla (harpe) kafaları tek tek kesmeye başladı. Kesilen kafaların yerine iki kafa birden çıktığını görünce kestikten sonra ateşle eti dağlamayı düşündüler. Hera büyüttüğü canavarın sonunu zorlaştırmak amacıyla hydraya yardım için dev bir yengeç gönderdi. Yengeç kahramanın topuğunu ısırınca Herakles kızdı ve yengeci ezerek öldürdü. Bu yengeç Herakles'in acı çekmesine sebep olduğu için Hera tarafından göklere çıkarılarak takımyıldız yapıldı. Herakles yengeci öldürdükten sonra tekrar hydraya döndü ve kafaları kesmeye devam etti. Sonunda kafalar kesile kesile en ortadaki kafa hariç hepsi bitti. İphikles yenileri çıkmasın diye kesik yerleri dağladı. Son kalan ortadaki kafa ölümsüzdü. Herakles buna rağmen kafayı kesmeyi başardı. Kafa kesildiği halde ölümsüz olduğundan canlıydı. Herakles kafayı önce toprağa gömdü sonra da üzerine de kocaman bir kaya yerleştirdi. Hydra'nın kesik yerlerinden akan kanlar orada irili ufaklı birikintiler oluşturmuştu. İphikles ile birlikte bu zehirli kanla oklarının ucunu zehirli hale getirmeyi düşündüler. Herakles oklarının ucunu bu birikintileri oluşturmuş hydranın zehirli kanına batırarak onları zehirli hale soktu. Bu oklar daha sonra ona pekçok yerde işine yarayacaktı (Philoktetes bu oklarla Paris'i öldürecek ve Truva'nın alınmasını sağlayacaktır). Herakles Mykenai'ye döndüğünde Eurystheus bu görevi başarısız saydı. Çünkü ikiz kardeşi İphikles ona yardım etmişti. Bu yüzden onu yeni bir işle sınamak istedi. Ama bundan böyle İphikles onunla birlikte gitmeyecekti.

3. Tunç Ayaklı Keryneia Geyiğin Yakalanması

Eurystheus'un yerine getirilmesini emrettiği üçüncü görev Artemis'e ait olan ve yakalanması imkansız kutsal Keryneia geyiğinin yakalanıp canlı olarak getirilmesiydi. Artemis birgün dolaşırken 5 geyik yavrusu bulmuştu. Bunların dördünü kendi arabasına koşmak için seçip beşincisini de Hera'nın emriyle Herakles'i sınamak üzere Keryneia dağında serbest bırakmıştı. Boynuzları altın kaplı ve bir boğa kadar iri olan geyiklerden bu beşincisi kutsal sayıldığından avlamak yasaktı. Çok hızlı koşmasıyla ünlü bu dişi geyiği yakalamak için Herakles Keryneia dağına geldi ve geyiği kovalamaya başladı. Tam bir yıl peşinde koştuğu halde onu yakalayamadı. Geyik kaçarak Artemision dağına geldi. Daha sonra iyice kuzeye Hyperborea bölgesine gitti. Geyik burada yorularak gerisin geriye döndü ve Arkadhia'daki Ladon ırmağını geçerek karşıya kaçmak isterken Herakles'in zehirsiz uçlu bir okuyla hafifçe yaralandı. Geyik bir uç kısma geldi suya atlamak için kararsızlık yaptı. Herakles tam bu anda onu yakalayabildi ve ayaklarını bağlayıp sırtına vurdu. Arkadhia'ya dönerken yolda Artemis ile Apollon'a rastladı. İki tanrı Herakles'e geyiği okla neredeyse öldüreceği yüzünden hem de kendilerine ait malı çalmakla suçladılar. Herakles sorumluluğu Eurystheus'a yıkarak onun verdiği görevden bahsederek kurtuldu. İki tanrı ilerlemesine böylece izin verdiler. Herakles geyiği getirip Eurystheus'a verdi.


4. Eurmanthos Dağı'nın Yabandomuzu'nun Getirilmesi
Eurystheus'un Herakles'e verdiği dördüncü görev Erymanthos bölgesinde yaşayan ve etrafa zarar veren iri yabandomuzunun getirilmesiydi. Eurystheus bu sefer işi zorlaştırmak için hayvanın canlı olarak getirilmesini istedi. Herakles bölgeye gidip hayvanın peşine düştü. Domuz gidip inine sığındı ve dışarı çıkmadı. Herakles bağırarak onu korkuttu ve dışarı çıkmasını sağladı. Onu dışarıda yakalayamayınca kuzeye doğru sürüp karlarla kaplı bölgeye getirdi. Hayvan karın içinde yorulunca onu yakaladı ve omzuna vurup Mykenai'ye getirdi. Sırtında Nemea Arslan'ının postu olduğundan domuzun iğrenç sert ve sivri kılları derisine etki etmedi.

Dönüş yolunda kentauros Pholos'un konuğu oldu. Yasak şaraptan içerek diğer kentaurosların kendilerine saldırmalarına sebep oldular. Herakles hepsini tepeledi ama zehirli okuyla arkadaşı Kheiron'un yaralanmasına sebep olunca çok üzüldü. Kheiron ölümsüzlüğünü Prometheus'a verince ölebildi. Üzgün Herakles omuzunda domuz canlı olduğu halde Eurystheus'un sarayının önüne geldi Eurystheus ise herzamanki gibi tehlike anında sığındığı tunç küpün içine sığındı ve Pelops aracılığıyla başarıyı kabul etti.
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Ynt: Herakles
« Yanıtla #4 : 28 Ocak 2012, 12:02:02 »
5. Kral Augeias'ın Ahırlarının Temizlenmesi ve İphikles'in ölümü

Kral Augeias Helios'un oğlu olup Peloponisos'ta bir Elis kralıydı. Babasından kalma pekçok sürüsü vardı. Ahırlarında biriken gübreleri yıllarca kaldırtmayı ihmal ettiğinden topraklar gübrelenemiyor ve ülaaai verimsizliğe itiyordu. Eurystheus bu pis iş için hem de onu küçük görmek amacıyla Herakles'e görev verdi. Herakles gelip Augeias'la konuştu ve görevinden bahsetti. Augeias işe çok sevindi. Herakles bu iş için Augeias'la bir anlaşma yaptı. Eğer tüm ahırları bir günde temizlerse krallığının yarısı Herakles'in olacaktı. Kral şartı kabul edince Herakles işe koyuldu. İlk iş olarak Herakles Alpheios ve Peneios ismindeki iki nehrin yataklarında akmasına iri taşlarla engel oldu. Nehirleri bir araya getirerek ahırların olduğu yere yöneltti. Gübreler hızla akan nehir suları ile ahırlardan kısa sürede temizlendi. Ama kral kararlaştırılmış olan ücreti ödemeyi rededince Herakles duruma kızdı. Augeias üstüne üstlük Herakles'i krallığı Elis'ten de kovdu. Herakles bunun öcünü almak için Arkadhia bölgesine gidip gönüllülerden bir ordu topladı. Augeias ise kendi birliklerinin başına yeğenleri Molinoid'leri ve Eurytos ile Kteatos'u geçirdi. Bunlar Herakles'in ordusunu yendiler ve Herakles'in ikiz kardeşi İphikles'i de öldürdüler. Herakles ikiz kardeşinin kaybı için çok üzüldü ve Augeias'tan öcünü almak için fırsat kollamaya başladı.

Bir süre sonra 3. Isthmia Şenlikleri düzenlendi ve Elis'liler bu şenliklere kendilerini temsil etmek üzere Molinoid'leri gönderdiler. Herakles Kleonai'de pusu kurup bunları öldürdü. Ardından kralı tepelemek için Elis'e bir saldırı düzenledi. Bu kez şehri alıp kralı öldürdü. Bu seferden sonra Herakles Olympia oyunlarını tertipledi ve Olympia'daki kutsal kapalı alan olan Altis'i kurdu. Herakles daha sonra Mykenai'ye döndüğünde Eurystheus ücret karşılığı olarak ahırları temizlemesinden haberi olduğunu söyleyerek görevi iptal etti saymadı.

6. Stymphalos Gölü Kuşları'nın Yokedilmeleri
Arkadhia'da Stymphalos gölü kıyılarında ormanlarla sık bir bölgede yaşayan kuşlar vaktiyle bir kurt istilasıyla kuzeydeki ülkelerinden kaçarak buraya sığınmışlardı. Burada Ares'in gözetiminde büyük miktarda üreyerek orman ve çevresi için büyük bir afet haline gelmişlerdi. Tarlalardaki ürünlere musallat oluyorlar insanlara bile saldırıyorlardı. Eurystheus bu sebeple bu kuşların ortadan kaldırılmasını emretti. Bütün güçlük kuşları sığındıkları sık ormanlık bölgeden çıkarabilmekti. Bunu sağlamak için Herakles Athena'ya danıştı. Demircilerin tanrısı Hephaistos vaktiyle bronzdan yapılma keskin bir ses çıkaran Krotala ismindeki bu zilleri Athena'ya vermişti. Athena bunları Herakles'e verdi. Herakles bu zilleri çalarak kuşları korkuttu. Sık ormandan dışarı uçarak kaçan kuşları oklarıyla birer birer hakladı. Bazı mitologlara göre bu kuşlar insan etiyle besleniyordu. Gagaları son derece sertti ve sivri uçlu tüylerini düşmanlarına ok gibi atma yetenekleri vardı. Eurystheus Herakles dönünce görevi saymamazlık yapmadı bu kez. Athena'dan yardım aldığını bilmiyordu.

7. Girit Boğası'nın Getirilmesi
Girit Boğasının kökeni hakkında iki efsane vardır. Bazılarına göre Zeus Europe'yi çok beğenmiş ve Tyr ya da Sidon kumsalında ona yaklaşabilmek için beyaz bir boğa kılığına girmişti. Bu şekliyle kızın ayaklarının dibine yatınca kız önce korktu sonra cesaretlenip hayvanı okşadı sonra sırtına bindi. Boğa ayağa kalkıp denize koşmaya başlayınca Europe çığlıklar atarak boynuzlara tutunmaktan başka birşey yapamadı. Zeus yüzerek Europe'yi Girit'e getirdi. Zeus orada Gortyna'da bir çınarın gölgesinde kızla birleşti. Zeus bu aşkın anısına o ağacın yapraklarının hiç dökülmemesi ayrıcalığını tanıdı. Europe Zeus'a 3 oğul verdi (Sarpedon Radamanthys ve Minos). Zeus da Europe'ye 3 armağan sundu (Europe'yi koruması için Hephaistos'a özel yaptırdığı Girit'teki dev robot Talos avını hiçbir zaman kaçırmayan köpek Lailaps ve hedefinden hiç şaşmayan bir mızrak). Zeus daha sonra şekline girdiği boğayı takımyıldızları düzenleyerek burç yaptı.

Bazılarına göre Pasiphae'nin aşık olduğu hayvandır. Efsaneye göre Zeus'un oğlu Minos Girit tahtı üzerindeki hakkını kanıtlayan bir işaret istemektedir. Bunun için Minos Poseidon'a bir adak adayarak denizden bir boğa çıkarmasını istemiştir. Amacı bu boğayı Poseidon'a keserek kurban etmektir. Poseidon Minos'un bu ricasını yerine getirdi ama Minos boğanın güzelliğine kapılarak onu kurban etmedi ve sürülerine katmayı tercih etti. Poseidon da ceza olarak bu kocaman boğayı delirtti. İlave olarak Poseidon Minos'un karısı Pasiphae'yi deli boğaya aşık etti (Helios'un Aphodite ile Ares arasında olan gizli aşkını Hephaistos'a ihbar ederek bu ikisinin yataktayken Olympos tanrılarının tamamı tarafından basılıp Aphodite'nin rezil olması sonucu kadından intikam için bu sapık aşkın kadına verildiği de söylenir). Pasiphae boğa ile çiftleşmek için dayanılmaz bir ihtiras duyuyordu ve bu sıkıntısını hünerli Daidolos'a söyledi. Daidolos onun için tahtadan bir düve (doğurmamış genç inek) maketi yaptı. Bu maket o kadar gerçekçi oldu ki boğanın ilgisini çekti. Pasiphae maketin içine girdi ve çiftleşme böylece gerçekleşebildi. Bu birleşmeden hamile kaldı ve yarı insan yarı boğa bir varlık olan Minotauros meydana geldi. İleride sanatçı Daidalos bu canavarı binlerce dehlizden oluşan karışık bir yapı olan labirente (Labyrinthos) koyacak büyük kahraman Theseus tarafından aynı labirentte öldürülecek boğadır bu. Poseidon'un delirttiği baba boğa ise bu çiftleşmeden sonra Girit adasını altını üstüne getirmeye devam etti. Eurystheus Girit'i mahveden bu azgın boğayı canlı olarak tutup getirmesi görevini Herakles'e verdi.

Herakles Girit'e gidip Minos'tan yardım ve izin istedi. Minos yardıma yanaşmadı ama tek başına yakalamasına ses çıkarmadı. Herakles çıldırmış durumdaki boğayı bir yerde sıkıştırıp elleriyle yakaladı ve onunla birlikte Mykenai'ye döndü. Hayvanı Eurystheus'a verdi. Eurystheus bu hayvanı Hera'ya adamak istedi. Hera Herakles adına sunulan bu kurbanı kabul etmedi ve boğayı serbest bıraktırdı. Boğa serbest kalınca kaçtı Argolis'i katedip Korinthos'tan geçti ve Attike'ye ulaştı. Burada meşhur Marathon ovasına yerleşti ve etrafa zarar vermeye başladı. Herakles'i kendine örnek alan Theseus bu boğayı yakalayarak zincire vurdu. Boğayı Delphinios'a götürerek Apollon'a kurban olarak sundu.


8. Diomedes'in Atlarının Getirilmesi
Diomedes savaş tanrısı Ares'in oğlu olup Trakyalıların kralıydı. Ağızlarından alevler çıkan esrarengiz dört ata sahipti. İsimleri Podargos Lampon Ksanthos ve Deinos olan bu atlar insan etiyle besleniyorlardı. Diomedes ülkesinden gelip geçen yabancıların büyük bir kısmını atlarına yedirmekle ünlüydü.

Eurystheus bu atları alıp getirmesini ve Diomedes'in katliamlarına bir şekilde son vermesini Herakles'e emretti. Böylece Eurystheus hem bu kötü adetten o ülaaai kurtaracak hem de atlara sahip olacaktı.


Herakles birkaç arkadaşıyla yola çıktı ve Tesalya'ya geldi. Konaklamak için Admetos'un sarayına geldiler. Admetos Herakles'in yakın arkadaşıydı. Herakles arkadaşını üzgün bulmuştu. Sebebini sorduğunda ise Admetos Herakles'e birşey söylemedi. Kral eşi Alkestis'i kaybetmişti. Alkestis İason'un babası kral Pelias'ın kızıydı. Alkestis'in ölümü biraz tuhaftı. Zeus Apollon'un oğlu Asklepios'u öldürmüştü. Apollon öc almak için Zeus'un yardımcıları Kyklopları yoketmişti. Zeus Apollon'a ceza olarak onu yeryüzüne sürmüş ve bir sene Admetos'un hizmetinde uşaklık yapmaya mecbur etmişti. Apollon Admetos ve Alkestis ile dost olmuştu. Apollon karı kocanın kendisine gösterdiği yakın ilgiye karşılık kader tanrıçaları Moira'lardan öğrendiği bilgileri Admetos'a öğretmişti. Admetos'un kader ipliği kopmak üzereydi. Admetos bunu öğrenince Apollon'a henüz ölmek istemediğini söylemişti. Apollon da kader tanrıçalarıyla konuşmuş ve ipliğin kesilmesini biraz geciktirmişti. Admetos kendisinin yerine ölecek birisini bulursa ölecekti. Bunu duyan Admetos anne babasına koştu ve içlerinden birinin kendisi yerine ölmeye istekli olup olmadıklarını sordu. Cevap olumsuzdu. Üzgün Admetos'u gören kraliçe Alketos ona neden üzgün olduğunu sordu ve cevabı duyunca "ben senin yerine ölürüm" dedi. Kader tanrıçaları kadının ipliğini kestiler ve Alketos öldü. Admetos ise fedakar eşini kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyken Herakles çıkagelmişti. Herakles "kim öldü?" diye sorunca da Admetos "hizmetçilerimden biri öldü" dedi. Admetos hizmetçilerini çağırıp Herakles'i sarayın uzak odalarından birine götürmelerini istedi. Böylece kahraman ağıtları ve ağlamaları duyup rahatsız olmayacaktı. Herakles odasında yiyip içmeye başladı. Ama hizmetçilerin tuhaf davranışlarından kuşkulandı ve birini tutup sorguya çekti. Alkestis'in öldüğünü öğrenince de "aziz dostum acılar içerisinde kıvranırken ben burada oturup tıka basa yedim şarap içip neşelendim şarkı söyledim" deyip yine suçu üstüne aldı. Herakles kalkıp Hades'e gitti. Alkestis'i her zamankinden daha güzel ve genç olarak orada buldu. Persephone kendi rızasıyla Alkestis'i Herakles'e verdi ve Herakles Alkestis'le birlikte Admetos'un sarayına döndü. Admetos ise karısının cenaze töreninden yeni dönmüştü. Admetos karısının ölüler düyarından geri geldiğine önce inanmadı. Sonra Herakles'e teşekkür etti. Herakles onuruna büyük bir ziyafet tertipledi. Herakles arkadaşlarını alarak Diomedes'in atlarını getirmek üzere yola devam etti.

Herakles arkadaşlarıyla Trakya sahillerine geldi. Atlara bakan hizmetçileri kovaladı çoğunu zararsız hale getirdi. Diomedes'i yakalayarak tunç yemliklere attı. Böylece Diomedes'i kendi atlarına yedirmiş oldu. Atlar sahiplerini yedikten sonra sakinleştiler Herakles onları çözdü ve gemisine bindirmek üzere kıyıya getirdi. Kıyıda hayvanları savunmaya ve ölü krallarının intikamını almaya gelen yerliler Herakles ve adamlarına saldırdılar. Herakles kısrakların gözetimini Abderos isimli arkadaşına devrederek yerlileri kovalamaya başladı. Kısraklar aniden koşmaya başlayınca Abderos'u sürükleyerek öldürdüler. Herakles yerlileri halletikten sonra atları bulup gemiye bindirdi. Arkadaşının hatırası yaşasın diye orada bir şehir kurarak şehre Abderos ismini verdi. Herakles atları Eurystheus'a getirdi. O da bunları Hera'ya verdi. Bu kısrakların soyundan gelenler Büyük İskender zamanında bile varlıklarını sürdürüyorlardı.


9. Amazon Kraliçesi Hippolyte'nin Kemerinin Getirilmesi
Herakles Eurystheus'un kızı Admete'nin isteği üzerine Amazonlar kraliçesi Hippolyte'nin kemerini ele geçirmek için Amazon'ların ülkesine gitti. Bu kemer söylentiye göre Ares'e aitti. Ares bu kemeri Hipployte'ye kendi kavmi üzerindeki iktidarının sembolü olarak vermişti. Herakles birkaç gönüllü arkadaşıyla birlikte tek bir gemiyle yola çıktı ve birçok maceradan sonra Amazon'ların ülkesine vardı. Burada Amazon'lar konuklarını çok iyi karşıladılar. Özellikle kraliçeleri konuklarına türlü ikramlarda bulundu. Herakles gelişlerinin amacını açıklayınca kraliçe Hippolyte kemerini vermeye memnuniyetle razı oldu. Durumu izleyen Hera Herakles'in görevini başarmasını istemediğinden bir amazon kadını kılığına girerek kavga çıkardı. Kavga giderek daha büyük boyutlara ulaştı. Herakles istemeyerek Hippolyte'yi öldürmek zorunda kaldı. Herakles yine başından türlü maceralar geçerek Mykenai'ye ulaştı ve kemeri Eurystheus'a ulaştırdı.
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Ynt: Herakles
« Yanıtla #5 : 28 Ocak 2012, 12:02:22 »
0. Geryoneus'un Sığırları
Khrysaor'un oğlu Geryoneus'un Erythia adasında çobanı Eurytion'un bakımında muazzam sığır sürüleri vardı. Eurytion'un yanında ona yardımcı olarak canavar köpek Orthros (Typhon ile Ekhidna'dan doğma) bulunuyordu. Oradan çok uzak olmayan bir yerde Hades'in çobanı Menoites bu tanrının sürülerini otlatıyordu. Eurystheus Herakles'ten Geryoneus'un sürülerini alıp getirmesini emretti. işin güç kısmı Okeanos'u geçmekti. Herakles sorunu çözmek için Güneş'in Kupa'sını ödünç aldı. Bu kupa Güneş'in her akşam Okeanos'a vardıktan sonra dünyanın doğusundaki sarayına dönebilmesi için kullandığı büyük bir içi boş altın kayıktı. Güneş kupasını önce vermek istemedi. Kahraman Libye çölünden geçerken sıcaktan o kadar rahatsız oldu ki Güneş'i oklarıyla tehtid etti. Güneş Herakles'in bu cüreti karşısında çok şaşırdı. Herakles Okeanos'u geçecek kadar kupayı ödünç istemesi şartıyla ok atmayacağına söz verince Güneş razı oldu. Herakles kupaya binip Okeanos'a açıldı. Okeanos Hera'nın araya girmesiyle dalga yaparak kupanın içindeki Herakles'i sınamak istedi. Herakles çıkan dalgalara sinirlenip okuyla üzerinde bulunduğu Okeanos'u tehdit etti. Okeanos Zeus'un oğlundan korktu ve deniz yatıştı. Sonunda Herakles Erythia'ya vardı. Orthros onu görür görmez hemen üzerine saldırdı. Herakles canavar köpeği zeytin ağacından yaptığı yeni gürzü ile öldürdü. Köpeğin yardımına koşan çoban Eurytion'u da tepeledi. Sonra sığırlarla birlikte dönüş yoluna çıktı. Olup biteni gören Hades'in çobanı Menoites koşarak Geryoneus'a olan biteni anlattı. Hemen oraya gelen Geryoneus Anthemos ırmağı kıyısında Herakles'e yetişip ona saldırdı. Herakles zehirli bir okla Geryoneus'u öldürdü. Herakles sürü ile birlikte kıyıya doğru ilerlerken Korinthos bölgesinde yaşayan dev Alkyoneus'la karşılaştı. Alkyoneus iri taşlar atarak Herakles'i kızdırdı. Herakles (Athena'nın da yardımıyla) gürzü ile devi öldürüp yoluna devam etti.

Marsilya ile Rhone vadisi arasındaki Liguria'da çok sayıda yerlinin hücumuna uğradı. Oklarıyla bunların büyük çoğunluğunun hakkından geldi. Cephanesi tükenince de yerde taş aradı. Yerde aksi gibi taş bulunmuyordu. Çareyi Zeus'a yalvarmakta buldu. Zeus gökyüzünden taş yağdırdı. Herakles bu taşları fırlatmaya başlayarak düşmanı bozguna uğrattı. Yine Liguria'da Poseidon'un oğulları Mebion ve Derkynos isimli iki haydut Herakles'in sürüsünü ele geçirmeye kalkıştı. Herakles onları öldürdü. Roma'nın yükseleceği Latium bölgesinden geçerken sürülerini müstakbel Forum Boarium yerinde otlamaları için serbest bıraktığı bir sırada 3 başlı Cacus ile dövüşmek zorunda kaldı. Cacus 4 inek ve dört öküzü habersiz alıp mağarasına saklamıştı. Hayvanlar yerlerini böğürerek belli ettiler. Herakles Cacus'u gürzüyle altetti. Calabria'da Region'dan geçerken boğalarından birisi kaçıp İtalya'yla Sicilya'yı ayıran boğazı yüzerek geçti. Kaçan boğa Elymeler ülkesinde Eryks adasına ulaştı. Afrodite ile Poseidon'un oğlu olan Eryks kaçan boğayı elde etmek için boğasını almaya gelen Herakles'le çarpıştı. Eryks öldü. Herakles krallığı oranın yerlilerine bıraktı. Yıllar sonra Herakles'in soyundan gelen Lakedaimonlu Dorieus oraya gelip krallığı ele geçirecekti. İonia denizinin Hellen kıyılarına gelindiğinde sürüler Hera tarafından gönderilen sığırsineklerinini hücumuna uğradı. Hayvanlar azıp Trakya dağlarının yan kolları üzerine dağıldılar. Herakles çeşitli yönlere gruplar halinde dağılan hayvanları toplamak için arkadaşlarıyla birlikte çok uğraştı ve zaman harcadı. Ancak bir kısmı eksik olarak sürüyü toplamaları haftalarını aldı. Gerisi dağlarda vahşi olarak kaldılar. Skythia ovalarında halen serseri halde dolaşan yabani sığırların bunların soyundan geldiği söylenir. Herakles hayvanları kovalarken Strymon ırmağı yolunu kesti. Herakles işini zorlaştıran ırmağı lanetledi ve içini kayalarla doldurdu. Bu yüzden o vakte kadar içinde irili ufaklı teknelerin dolaştığı ırmak seyir için imkansız bir sel yatağı halini aldı. Nihayet kıyıya gelince hayvanları kupaya bindirdi ve Okeanos'un diğer kıyısına Tartessos'a geçti. Herakles yanında sığır sürüsüyle İspanya Galya İtalya Sicilya kıyılarını takip ederek Mykenai'ye vardı. Yolda başından türlü maceralar geçti. Cebelitarık'a onun adına dikilen Herakles Sütunları bu dönüşü anısına dikilmiştir. Yol boyunca konakladığı yerlerde tapınaklar inşa edilmiştir. Herakles başına bir bela gelip sürüsünü bırakıp savaşmaya giderken sürünün gözetimini Hephaistos yapmaktaydı. Sonunda sığır ve boğalardan oluşan dev sürüyle birlikte Eurystheus'un sarayının girişine vardı. Eurystheus sürünün tamamını Hera'ya kurban olarak sundu.

11. Hesperis'lerin Bahçesinden Altın Elmaların Getirilmesi
Zeus ile Hera evlendikleri zaman Gaia (Yer) onlara altından elmalar veren bir ağaç hediye etmişti. Hera bu elmaları o kadar beğendi ki ağacı Atlas dağlarının bir yamacındaki bahçesine dikti. Dünya'yı omuzlarında taşıyan dev Atlas bu bahçeye yakın bir yerde bulunuyordu. Atlas'ın kızları ise ara sıra gelip bu bahçeyi yağmalamayı huy edinmiş olduklarından Hera elmaların gözetimini Typhon ve Ekhidna'dan doğma yüz kollu bir ejderin gözetimine bıraktı. Akşam'ın üç perisi olan Aigle (Parlak) Erythie (Kırmızı) ve Hesperarethousa'yı (Grubunun Arethousa'sı) elmaların başına bekçi olarak koydu.

Eurystheus Herakles'in ona verdiği tüm görevleri başarmasından sinir olmuştu. Ona kimsenin cüret edemeyeceği bir görev verdi. Eurystheus Hesperis'lerin bahçesindeki elmaları istedi. Herakles ise Hesperis'lerin elmalarının nerede olduğu konusunda hiçbir fikri yoktu. Bu amaçla Makedonya üzerinden Kuzey'e doğru yola çıktı. Yolda Ares'in oğlu olan Kyknos ile karşılaştı. Ekhedos ırmağı kıyısında yolcuların önünü kesiyor türlü işkenceler yapıyor ganimetlerini zorla alıp sonra onları öldürüyordu. Kyknos'un Delphoi'ye giden hacılara sataşması Apollon'u kızdırmıştı. Herakles bölgeye gelince Apollon'un eline fırsat geçti. Herakles hırsızlara ve katillere derslerini vermeyi kendine bir aaaa bildiğinden bu kan dökücü şiddet yanlısı adamın karşısına çıktı. Kyknos karşısındakinin kim olduğunu bilmiyordu. Herakles'in parlak kalkanı ilgisini çekti ve onu almak üzere saldırdı. Kyknos'un gücü neredeyse Herakles'e yakındı. O yüzden dövüş kısa sürmedi. Uzun uzun dövüştüler. İkisi de yorulmak bilmiyordu. Bir ara fırsatını bulunca Herakles mızrağıyla Kyknos'u boynundan yaraladı. Kyknos can çekişerek öldü. Savaş tanrısı Ares duruma kızdı ve gelip oğlunun öcünü almak üzere Herakles'in karşısına çıktı. Ares elindeki büyük mızrağı öfaaale Herakles'e savurdu. Athena mızrağın yönüne müdahale ederek ıskalamasını sağladı. Bunun üzerine Ares kılıcını çekmeye yeltendi ama Herakles daha hızlıydı. Herakles ise mızrağı ile Ares'e hücum ederek onu kalçasından yaraladı. Ares ölümsüz olduğundan öldürülmesi imkansızdı ama yaralanmıştı da. Herakles yaralı savaş tanrısını orada öylece bıraktı. Periler gelip yaralı Ares'i Olympos'a götürüp tedavi ettiler. Ares iyileşince ölen oğlu Kyknos'u bir kuğuya çevirdi.

Herakles yoluna devam ederek İllyria'ya Eridnos kıyılarına kadar gitti. Burada Themis ile Zeus'un kızları olan ve bir mağarada yaşayan nymphalara (perilere) rastladı. Nympha'lara amacını söyledi ve onları sorguladı. Nympha'lar aradığı yer hakkında bilgiyi ona ancak deniz tanrısı Nereus'un cevap verebileceğini söylediler. Nereus'un uyuduğu bir sırada nymphalar Herakles'i ona götürdüler. Nympha'lar ihtiyar Nereus'un şekilden şekile girme özelliğinden bahsettiklerinden Herakles Nereus'u sıkıca bağladı ve onu sorguladı. Nereus sorulara cevap vermemek için şekilden şekile girse de bağlı durumda olduğundan kaçamadı ve sonunda konuşmak zorunda kaldı. Herakles Nereus'u serbest bırakma karşılığında bahçenin yerini öğrendi.

Eridanos kıyılarından hareketle Libye'ye (Kuzey Afrika) vardı. Burada bir dev olan Antaios'la karşılaştı. Antaios Poseion ile Gaia'nın oğluydu ve Marok bölgesinde oturuyor gelip geçen bütün yolcuları da kendisiyle dövüşmeye zorluyordu. Onları kolayca yendikten sonra da cesetleriyle babasının arabasını süslüyordu. Antaios annesine (yere) ayak bastığı sürece öldürülmesi imkansız bir devdi. Herakles devin hakkından önce gelemedi. Çünkü kendisi dövüştükçe yoruluyor ama Antaios yere bastıkça enerji doluyor ve tekrar saldırıyordu. Herakles bunu farkedince Antaios'u kollarıyla havaya kaldırıp havada sıktı. Yere ayak basamadığından Antaios yoruldu ve Herakles'in acı kuvvetine yenildi ve öldü. Herakles bu devin karısı İphinoe ile birleşti ve ondan Palaimon isminde bir oğlu oldu.

Herakles Mısır'ı boydan boya geçerken Mısır kralı Bousiris'in haydutlarıyla karşılaştı. Bousiris Poseidon'un bir oğluydu acımasız bir kraldı ve Hesperis'lerin bahçesinden de haberdardı. O bahçedeki elmaları getirsinler diye birsürü haydutu bir araya getirip oraya göndermişti. Bu haydutlar ile Herakles karşılaşınca Herakles bunların hepsini öldürdü. Herakles daha saraya gidip Bousiris'i de öldürmek isterken yakalandı ve heryerinden güçlü bağlarla bağlandı. Tutsak Herakles bağlarından kurtulamıyordu. Bousiris ise Herakles'i Zeus'a kurban etmek üzere hazırlıklara başlanması emrini verdi. Kurban töreninin amacı Zeus'u yatıştırmaktı. Çünkü bir süredir Mısır'da kıtlık başgöstermişti. Bousiris bunun nedenini Kıbrıs'tan gelen bir kahine olan Pharisos'a sormuştu. Pharisos Zeus'u yatıştırmak için her yıl bir yabancının kurban edilmesi gerektiğini söyleyince Bousiris ilk iş olarak o anda elinin altındaki tek yabancı olarak zavallı kahin Pharisos'u kurban edivermişti. İkinci senenin kurbanı da Herakles olacaktı. Elleri kolları bağlı Herakles başında çiçekten taçlar olduğu halde kurban edilmek üzere sunağa götürüldü. Herakles artık daha fazla dayanamadı ve bağlarını kopararak Bousiris'i kaptığı gibi elleriyle öldürdü. Bousiris'in oğlu İphidamas'ı haberci Khalbes'i ve bütün saray maiyetini öldürdü. Herakles Mısır'dan ayrılarak yoluna devam etti ve Mısır ile Libye arasında bir yerde yaşayan küçük boylu insanlardan oluşan Pygmai'lerin bölgesine geldi. Pygmai'ler Herakles'e babaları Antaios'un öcünü almak üzere kahramanın uyuduğu bir anda çok kalabalık olarak saldırdılar. Çünkü Pygmai'ler Gaia'nın çocukları olduğundan Antaios'la kardeştiler. Herakles uyanıp onların boylarına gülmeye başladı. Onların bazılarını toplayıp Nemea Arslan'ının postunun içine hapsetti ve Eurystheus'a götürmek üzere sırtına vurdu.

Herakles yoluna devam ederek Nil'e rastladı. Nil vadisinden yukarıya çıkarken Tithonos'un oğlu Emathion'la karşılaştı. Emathion Eos (Şafak) ile Tithonos'un oğlu olup Memnon'un kardeşlerinden birisiydi. Emathion Herakles'e saldırınca kahraman onu öldürdü ve krallığını da Memnon'a verdi. Kuzey Afrika'daki Dış Deniz'e ulaştı. Güneş'in Kupasını kullanarak Kafkas dağının karşı eteklerine ulaştı. Kafkas dağına çıkarak Zeus tarafından zincire vurulmuş Prometheus'la karşılaştı. Hergün karaciğerini yemeye gelen dev kartalı zehirli bir okla öldürdü Prometheus'u zincirlerinden kurtardı. Zeus buna kızmadı çünkü Herakles onun oğluydu. Ama Prometheus Hephaistos'un ocağından ateşi çalarak insanlara verdiğinden dolayı onu o kadar çok kızdırmıştı ki zincirler onu sonsuza kadar çözülmesin diye Styx üzerine yemin ettiğinden yemini bozulmasın diye zincirlerin bir kayayı tutmasını emretti. Prometheus serbest kalınca Herakles'e teşekkür etti. Herakles Eurystheus'un ona verdiği görevden bahsedince Prometheus Herakles'i uyardı. Elmalara sadece Atlas'ın kendisi el sürebilirdi. O yüzden Herakles'in ne yapıp edip elmaları almaya Atlas'ı göndermeyi becermesi gerekiyordu. Herakles Prometheus'la vedalaşıp yoluna devam ederek Hyperborea ülkesine geldi.


Gidip Atlas'ı buldu. Atlas'a Hesperis'lerin bahçesinden 3 elma toplayıp getirmesini bu süre boyunca semayı taşıyabileceğini söyledi. Atlas öneriyi kabul etti ve yükünü Herakles'e devrederek bahçeye girdi. Atlas elmaları getirdi ama yükünü geri almaya yanaşmadı. Atlas elmaları Eurystheus'a kendisi götürmek istedi. Herakles düştüğü durumdan kurtulmak için bir hile yaptı. Atlas'a "omuzum acıyor araya bir yastık koymam gerek yükü taşımaya devam edeceğim fakat sen şimdi bu yükü geçici olarak al ben bir yastık bulup geleyim" dedi. Atlas hiçbirşeyden kuşkulanmadan elmaları yere bıraktı ve yükü tekrar omuzlarına aldı. Herakles ise elmaları alarak koşarak kaçtı. Elmaları korumakla görevli olan 3 hesperis ise elmaların çalınmasına çok üzüldüler. Hera kızarak onları ağaca dönüştürdü. Birisi kavak birisi karaağaç birisi de söğüt oldu. İleride Argonaut'lar buraya geldiklerinde bu ağaçların altında dinleneceklerdi. Ejder ise göğe çıkarılıp yılan burcuna dönüştürüldü. Herakles altın elmaları getirip Eurystheus'a verdi. Arslan postu içinde getirdiği ufak Pygmai'leri de ona hediye etti. Eurystheus ise bu altın elmaları ne yapacağını bilemediğinden onları Herakles'e geri verdi. Herakles altın elmaların ikisini Athena'ya sundu. Diğerini ise nifak tanrıçası Eris istediğinden ona verdi. Bu tek altın elmayı Eris Peleus ile Thetis'in düğününde üzerine "En Güzele" yazarak tanrıçaların arasına atacak ve sonunda Truva'nın mahvına kadar gidecek olan olayları başlatacaktı. Athena ise kendisine sunulan iki elmayı alıp Hesperis'lerin bahçesine götürüp bıraktı.
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Ynt: Herakles
« Yanıtla #6 : 28 Ocak 2012, 12:02:45 »
2. Kerberos'un Getirilmesi
Eurystheus son görev ve en zor olarak yeraltında bulunan ölüler ülkesinin kapısındaki Hades'e ait bekçi köpek üç başlı Kerberos'un (Cerberus Cerberos) getirilmesiydi. Kerberos canavar Ekhidna ile yılan vücutlu canavar Typhaon'un birleşmesinden doğmuş korkunç görünümlü bir canavardı. Herakles bütün yeteneği ve cesaretine rağmen eğer Zeus'un emriyle ona yardım eden Hermes ve Athena'nın desteği olmasaydı hiçbir zaman bu işin üstesinden gelemezdi. Herakles önce Eleusis'in sırlarını öğrenmek üzere Atina'nın 30 mil batısındaki Eleuis'e gitti. Buradaki öğrencilere iman sahipleri için güven içinde öteki dünyada yollarını bulmalarını sağlıyordu. Buradaki baş öğretici Eumolphos aynı zamanda Poseidon'un oğluydu. Eumlophos Herakles'e Eleusis'in sırlarını verdi. Ayrıca Herakles'i at adamları öldürdüğü için affetti.


Günahlarından arınan ve Eleusis'in sırlarını öğrenen Herakles rivayete göre Ölüler Ülkesi'ne inmek için şu iki yoldan birisini kullandı:
Tainaron (Laconia'daki Taenarum ya da Tenaros Peleponnes'in güney ucundaki giriş.
Başka mitologlara göre Karadeniz'deki Herakleia civarındaki yolu kullandı.

Herakles'in kendi ülkelerinde dolaştığını gören ölüler korkarak kaçıştılar. Bunlardan sadece ikisi kaçmadan bekledi. Theseus'un öldürdüğü Medusa ve kahraman Meleagros. Herakles Medusa'yı görünce hemen kılıcını çekti ama ona rehberlik eden Hermes onun boş bir hayalden başka birşey olmadığını söyledi. Meleagros'u görünce de okunu gerdi ama Meleagros ona yaklaşarak dokunaklı sözlerle ağladı. Herakles dayanamayıp onunla birlikte anlattıklarına üzülüp ağladı. Herakles Meleagros'a hayatta hiç yakınının kalıp kalmadığını sorunca Meleagros kızkardeşi Deianeria'nın hala hayatta olduğunu söyledi. Herakles Meleagros'a geri döndüğünde kızkardeşi ile evleneceği ve onu koruyacağı sözünü verdi. Bu seçim ileride Herakles'in ölümüne yolaçacaktı.

Herakles Hades'te ilerlemeye devam etti. Ölüler ülkesinin ileri bölümlerinde daha ölmemiş olan Theseus ile Pirithoos'a rastladı. Bu ikisi Persephone'yi kaçırmaya geldiklerinden Hades tarafından zincire vurulmuş durumdaydılar. Herakles Persephone'nin izniyle Theseus'u kurtardı. Pirithoos ise cüretkarlığının bedeli olarak orada kaldı. Herakles daha sonra işlediği bir hatadan dolayı iri bir kayanın altında cezasını çekmekte olan Askalaphos'u kurtardı (Nar tanesi yiyerek orucunu bozan Persephone'yi ihbar ettiği için bu cezayı çekmekteydi). Serbest kalınca Demeter Askalaphos'u bu kez bir baykuşa çevirdi.

Sonunda Herakles Hades'in huzuruna geldi ve ondan Kerberos'u alıp götürmesine izin vermesini istedi. Hades'in bir tek şartı vardı. Köpeği sadece elleriyle yakalamalıydı. Herakles köpeği yakaladı. Kerberos onu akrep kuyruğuna benzeyen dikenli kuyruğuyla defalarca sokmasına rağmen Herakles cehennemin bekçisi olan bu köpeği bırakmadı. Sonunda köpek yatıştı ve itiat etti. Herakles Kerberos ile birlikte Ölüler Diyarı'nın Mycenae'den pek uzak olmayan Trozien (ya da Tainaron) ağzından yeryüzüne çıktı. Bazı mitologlara göre Herakles Skythia bölgesinden yeryüzüne çıkmıştır (Koronea yakınlarındaki Laphystios Dağı'ndaki Skythia).

Sonunda Herakles Eurystheus'un sarayına köpekle birlikte döndü. Eurystheus köpeği görünce öyle korktu ki her zaman saklandığı tunç küpün içine girip saklandı. Eurystheus ise önce Kerberos'la ne yapacağını bilemedi. Sonra onu sarayından uzak bir yerde bir mağaraya kapattırdı. Eurystheus'un Molottos ismindeki bir komşusu Kerberos'u buradan çalıp onu üretmek amacıyla elindeki bazı dişi köpeklerle birlikte başka bir mağaraya kapattı. Köpeğin ortadan kaybolduğunu farkeden Eurystheus Herakles'ten sevgili köpeğini bulmasını istedi. Herakles bütün Peloponisos'u köşe bucak arayıp Kerberos'u kapatıldığı mağarada buldu ve Molottos'u da döverek cezalandırdı. Herakles Kerberos'u tekrar geri getirdi. Ama Eurystheus bu iğrenç görünüşlü köpeğe daha fazla tahammül edemedi ve Herakles'e onu alıp Hades'e geri götürmesi emrini verdi. O da onu götürüp Hades'e geri verdi.

Eurystheus tarafından verilmiş toplam 12 işin 2 tanesi Eurystheus tarafından sayılmadı. Sayılmamasının nedeni Herakles bütün görevlerini tek başına yapmalıydı. İki görevinde tek başına olmadığından Eurystheus 12 görevin ikisini saymadı. Eurystheus'un geçersiz kıldığı 2 görev; Lerne Hydra'sını yeğeni İolaos yardımıyla öldürmüştü. Kral Augeias'ın Ahırlarının Temizlenmesi işini de ücret karşılığında yapmıştı.

Eurystheus'un Stymphalos Gölü Kuşları'nın öldürülmesi işinde Athena'nın Herakles'e verdiği Krotala ismindeki zillerle korkutulması işinden haberi olmadı. Olsaydı bu görevi de iptal ederdi. Nihayet Herakles görevleri tamamlanınca özgür kaldı. Sonunda kuzeninin boyunduruğundan kurtulmuştu.


Herakles'in yarım kalan Argonaut Seferi:

Poseidon'un oğlu ve İolkos kralı Pelias oğlu İason'u geri dönemeyeceği bir göreve Altın postlu koçun postunu getirmeye göndermişti. İason bu zor işin üstesinden gelebilmek için Phiriksos'un oğlu Argos'tan yardım istedi. Phiriksos vaktiyle bu postun üzerinde uçarak Orkhomenos'tan ayrılarak doğuya uçmuşlar yolda kızkardeşi Helle Marmara denizi üzerindeyken boğaza düşüp boğulmuştu (Hellespontos Helle Denizi bugünkü Marmara Denizi). Argos İason'a yardım için Athena'ya danıştı ve onun verdiği direktiflere uygun bir gemi yaptı. Gemi Tesalya'nın bir limanı olan Pagasai'de inşa edildi. Kereste Pelion dağından geldi. Ayrıca Dodona bölgesinin kutsal meşe ağacından kesilen pruva özeldi. Athena pruvayı kendisi yonttu ve ona konuşma özelliği verdi. Böylece pruva kehanette bulunabiliyordu. Gemiye Argo ismi koyuldu. İason seferi için etrafa haberciler göndermişti. Sefere katılıp türlü macera yaşamak isteyen kendine güvenen yiğitler içerinden İason istediklerini kendisi seçti. Apollon'a kurban kesilerek yola çıkılmak istendi ama pruvası konuşma yeteneğine sahip olan Argo Herakles iri olduğundan onu taşımak istemedi. Athena bu işi kolayca çözümledi. Seferin geleceğine dair kahin İdmon'a danışıldı. Herkesin sağ salim döneceğini bir tek kendisinin seferde öleceğini bildirdi! Herakles Altın Post'un bulunduğu Kolkhis'e varmadan çok önce Mysia kıyısında (Mudanya limanı civarı) Argonaut'ların seferinden ayrılmak zorunda kaldı. Herakles'in yanında çok sevdiği Hylas isminde bir genç çocuk vardı. Herakles onu tatlı su bulmaya göndermişti. Çocuk gelmeyince kendisi onu aramaya çıkmıştı. Tatlı suyu bulan Hylas su doldururken bir su perisi onu görüp beğenmiş sonra da kaçırmıştı. Herakles Hylas'ı aramak için çok zaman ayırınca Argonaut'lar onu beklemekten sıkıldılar ve yollarına onsuz devam etmeye karar verdiler.
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Ynt: Herakles
« Yanıtla #7 : 28 Ocak 2012, 12:03:06 »
Herakles'in ölümü
Herakles Eurystheus'a getirmek üzere Hades'e gidip Kerberos köpeğini aradığı sırada kahraman Meleagros ile karşılaşıp ona kızkardeşi Deianeria ile evleneceği sözünü vermişti. Herakles Eurystheus'un görevlerini bitirip özgür kalınca kızı almak üzere yola çıktı ve kızı isteyen rakibi nehir-tanrı Akheloos ile çapışmak zorunda kaldı. Akheloos Yunanistan'daki üçbin ırmak tanrısının en büyüğüydü. Aitolia'daki Kalydon kralı Oineus'un komşusu olan Akheloos kralın kızı Deineira'ya evlenme teklif etmişti. Irmak tanrının :metamorfoz yeteneği vardı ve şekilden şekile girebiliyordu. Bu yetenek Deineira'yı korkuttu ve onunla evlenmek istemedi. Herakles gelip Oineus'un sarayına konuk oldu ve Deineira ile evlenme isteğini söyledi. Kral bunu kızına sordu o da hemen kabul etti. Alkheloos ise Herakles'e zorluk çıkarttı ve sonunda çarpıştılar. Alkheloos şekil değiştirme yeteneğini Herakles ise gücünü kullandı. Alkheloos boğaya dönüştüğü bir sırada Herakles onun boynuzlarından birini kopardı. Alkheloos bunun üzerine kendini yenik saydı ve çekildi. Alkheloos kırık boynuzu geri istedi. Herakles onun boynuzunu Alkhenoos'a geri vermek yerine üzerinde taşıdığı başka bir boynuzu verdi ona. Verdiği boynuz Zeus'un sütannesi keçi Amaltheia'ya aitti ve bol çiçekler ve meyvalar saçan özel bir boynuzdu. Alkhenoos kendi boynuzu yerine Zeus'un sütannesininin boynuzunu seve seve kabul etti.

Herakles Meleagros'a verdiği sözü tutup Deineira ile evlendi ve bir süre Oineus'un sarayında kaldılar. Birgün istemeyerek Oineus'un akrabası Arkhiteles'in oğlu Eunomos'u öldürdü. Eunomos bir çocuktu ve Herakles'in ayaklarını yıkamaya gelmişti. Ayaklarını yıkaması için hazırlanmış olan ılık suyu onun ellerine dökünce Herakles çocuğa bir tokat atmıştı. Tokat şiddetli olduğundan çocuk oracıkta ölmüştü. Arkhiteles kasıtlı olmadığından Herakles'i bağışlamıştı ama Herakles çok üzgündü. Karısı Deineira ve oğlu Hyllos'u yanına alarak Trakhis'e kendini sürgün etmek için yola çıktı. Yolda Euenos ırmağına geldiler. Burada bir kentauros yaşıyordu ve ismi Nessos'tu. Nessos orada yolcuları karşıdan karşıya geçiriyordu. Nessos önce Herakles'i karşıya geçirdi. Sonra geri dönüp Deineira'yı aldı. Yolda Deineira'ya sarkıntılık etti hatta tecavüze yeltendi. Çünkü hem Herakles'in daha önceden öldürdüğü pekçok kentauros'un öcünü alıyordu hem de kentauros'lar zaten şehvet düşkünü yaratıklardı. Deineira yardım isteyince Herakles durumu farkedip yayına zehirli bir ok yerleştirdi. Ok dümdüz gidip kentauros Nessos'un kalbine saplandı. Nessos ölürken Deineira'yı yanına çağırdı ve "eğer bir gün Herakles seni sevmekten vazgeçip terkederse şu an yaramdan akan kanla yapacağın iksir sayesinde Herakles'in aşkını tekrar alevlendirebilirsin" dedi. Deineira saflık gösterip ne olur ne olmaz diyerek kandan bir parçayı yanına aldı (elbisesine bulaştırdı) ve ileride ilk fırsatta Nessos'un ona öğrettiği şekilde iksiri hazırladı. Sonra o iksiri sakladı. Mitologlara göre bu iksir Nessos'un kanı tekneye saçılmış spermleri okun ucundaki Lerne hydrasının zehirinin bir bileşimiydi.

Deineira Hyllos ve Herakles daha sonra aaaks'in ülkesine ulaştılar. Herakles burada eşi ve çocuğuyla uzun bir süre kaldı ve aaaks için pekçok sefere çıktı başından türlü maceralar geçti. Herakles Eurytos'un oğlu İphitos'u öldürdü. Odysseia'da anlatıldığına göre İphitos babası gibi çok iyi bir okçuydu. Babasının ölümünden sonra Apollon'un bir armağanı olan tanrısal yay İphitos'a miras kalmıştı. o da bu yayı Odysseus'a hediye etmişti. Odysseus'ta İphitos'a bir kılıçla bir mızrak vermişti. Odysseus Truva'dan İthaka'ya döndüğünde 20 yıldır kendisini bekleyen karısının taliplilerini bu yayla öldürmüştür. İphitos Herakles'ten çaldığı kısrakları (ya da Autolykos'un Herakles'e emanet ettiği sığırları) geri vermesini istedi. Herakles hayvanları vermeyi kabul etmeyince İphitos Herakles'e meydan okudu. Herakles İphitos'u bu yüzden öldürüverdi. Herakles istemeden yine işlediği bir cinayet yüzünden bedelini ödemek üzere Delphoi'ye giderek üçüncü kez Pythia'ya danıştı. Pythia ise ona cevap vermeyi redetti. Herakles bu cevabı beğenmedi ve tapınağı talan edeceğini söyleyerek 3 ayaklı kehanet sehpasını aldı. Apollon rahibesi Pythia'nın yardımına koştu ve Herakles ile Apollon karşı karşıya kaldı. İkisi kavgaya başladılar. Zeus ikisini ayırmak için araya yıldırımlarını gönderiyordu. Herakles sonunda vazgeçti Ptyhia'da konuşmak zorunda kaldı. Herakles 3 yıl süre boyunca köle olmalıydı. Herakles kendisini bir efendiye satacak 3 yıl boyunca yapacağı hizmetin karşılığında alacağı parayı da İphitos'un babası Eurytos'a kan bedeli olarak verecekti. Lydia kraliçesi Omphale Herakles'i 3 talente satın aldı. Bu para Eurytos'a verildi ama o parayı geri çevirdi.

Herakles Omphale'nin hizmetinde çeşitli işler yaptı. Omphale ile aşk yaşadı onunla evlendi Lamon isminde bir oğlu oldu. Omphale Herakles'e kadın kıyafetleri bile giydirdi ayaklarının dibinde yün eğirtti. Omphale'nin isteği üzerine Kerkop'ları yakalamaya gitti. Kerkop'lar çeşitli hilelerle gelip geçen yolcuları soymakla etrafa korku saçan iki hayduttu. Herakles bunların hakkından kolayca geldi. Omphale daha sonra gelip geçenleri bağında çalışmaya zorlayan bağcı Syleus'u cezalandırılması için Herakles'e görev verdi. Herakles önce gidip bu adamın hizmetine girdi. Bağı işleyecek yerde kütükleri söküp türlü taşkınlıklar yaptı. Sonra da bir çapayla Syleus'u öldürdü. Syleus'u öldürdükten sonra Dikaios'un konuğu oldu. Orada Syleus'un kızını gördü ve ona aşık oldu. Kıza amcası bakıyordu. Herakles kızla evlendi ve bir süre orada kaldı. Herakles bir iş için kısa süreliğine ayrılmak zorunda olduğunu söyledi. Kız onu bekleyeceğini söyleyince Herakles gönül rahatlığıyla ayrıldı. Uzun süre geçmesine rağmen Herakles'in yokluğuna dayanamayan kız üzüntüsünden öldü. Herakles geri geldiğinde ise olan olmuştu. Kızın cesedinin yakıldığı odun yığınına atılıp ölmek istedi. Onu bu işten alıkoymak ise oradakiler için çok büyük zahmete mal oldu. Herakles borçlu olduğu köleliğinin kalan süresini tamamlamak üzere Omphale'ye döndü. Omphale bu sefer onu arazisinden gelip geçenleri konuk edip sonra da kendisiyle birlikte ekin biçmeye zorlayan karşı çıkanların kafalarını kesip vücutlarını ekin demetlerinini içine koyan cani Lityerses'in verdiği zararı engellemeye gönderdi. Herakles bölgeye gitti. Lityerses herkese yaptığı gibi bu yeni yabancıya meydan okudu ve ekin biçme yarışına davet etti. Herakles ise bir şarkı okuyarak Lityerses'i kendinden geçirdi onu boş anında yakalayıp onun kafasını kesti. Herakles Lityerses'in yanında tutuklu yakışıklı çoban Daphnis'i de sevgilisi Pimplea'yı aramaya devam etmesi için serbest bıraktı. Herakles tekrar Omphale'nin sarayına döndü. 3 yılını doldurup özgür kalınca Omphale ile vedalaştı ve uzun zamandır aklında olan Truva'ya karşı seferi için gönüllülerden bir ordu kurmaya başladı. Herakles'in 12 görevinden birisi olan Amazon kraliçesi Hippolyte'nin kemeri seferinden dönerken Truva'dan geçmişti. Herakles deniz canavarını öldürüp Hesione'yi kurtarınca kral Laomedon Herakles'e söz verdiği ücret olan cins atlarını vermekten vazgeçmişti. Herakles oradan ayrılmak zorunda kaldı çünkü 12 aaaaini tamamlaması gerekiyordu. Herakles 12 işini ve Omphale'ye köleliliğini tamamladıktan sonra Truva'ya bir sefer için vakit bulabildi. Herbiri 50 kürekçi tarafından çekilen 18 gemilik bir filo ile Truva önlerine geldi. Kuşatmanın başlamasıyla bitmesi bir oldu. Sadık arkadaşı Telamon surları aşıp şehre girdi. Herakles ikinci giren oldu. Herakles Telamon'u öldürmek için üzerine yürüyünce Telamon yerden iri taşlar toplamaya başladı. İşkillenen Herakles ona ne yaptığını sordu. Telamon muzaffer Herakles için bir sunak inşa edeceğini söyleyince Herakles Telamon'u bağışladı ve teşekkür etti. Herakles Laomedon'un bütün çocuklarını en küçükleri Podarkes hariç öldürdü. Laomedon'un kızı Hesione'yi de Telamon'la evlendirdi. Herakles Hesione'ye düğün hediyesi olarak ne isterse vereceğini söyleyince o da kardeşi Podarkes'i tutsaklar arasından seçti. Herakles Podarkes'i sembolik bir fiyata satmak istedi. Hesione tülünü çıkarıp çocuğun fidyesi olarak verdi. Podarkes'in yeni adı satın almak anlamında Priamos (satılmış) oldu böylece. Herakles çocuk Priamos'a bütün Truva'yı ve civarını emanet etti.

Bu arada aaaks'te oğlu Hyllos ile hala Herakles'i bekleyen Deianeira Herakles'in yoldaşlarından Likhas'tan Herakles'in İole isminde bir kadınla birlikte olduğun Herakles'in bu kadına büyük bir aşk beslediğini ve Deianeira'yı hiç aklına getirmediğini söyledi. İole Eurytos'un kızıydı. Birgün Eurytos elinde Apollon'nun tanrısal yayıyla Herakes'e ok atma yarışması teklifinde bulunmuştu. Kendine ve yayına güvenen Eurtyos ödül olarak kızı İole'yi ortaya koymuştu. Yarışmayı Herakles kazanınca İole Herakles'in olmuştu. Eurytos ise Herakles'in deliliklerini ve öldürdüğü çocukları bildiğinden kızını ona vermekten vazgeçti. Herakles Oikhalia şehrini kuvvet kullanarak zaptetmiş ve kızı tutsak olarak yanına almıştı. İşte Deianeira'nın öğrendiği olay buydu ve duyunca da çok kızdı. Böylece İole istemeden kahramanın ölümüne sebep olacak bir olayı başlatmıştı. Deianeira'nın aklına kocasının aşkını tekrar kazanmak üzere bir süre önce ölürken kendisine konuşan Nessos geldi. Herakles Eurytos'u alt edip şehri zaptettikten sonra bir şükran nişanesi olarak Zeus'a bir sunak kurmak istedi. Arkadaşı Likhas'ı da Deianeira'ya zaferi haberi versin diye aaaks'e yolladı. Likhas zaferi Deianeira'ya ulaştırdı ama İole'den de bahsedince Deianeira elindeki iksiri kullanmaya karar verdi. Herakles'i beklerken diktiği gömleğe Nessos'un kanından yapılma iksiri döktü ve Herakles'e vermesi için Likhas'a verdi. Likhas gömleği Herakles'e getirdi ve hiçbirşeyden kuşkulanmayan Herakles gömleği giydi. Vücudun temasıyla zehir etkisini gösterdi ve kahramanın derisini kavurmaya başladı. Herakles acıdan Likhas'ı bacağından tuttuğu gibi kaldırıp denize fırlattı. Gömleği sırtından çıkarmaya çalıştıkça etleri de kumaş parçalarıyla birlikte geliyordu. Herakles'i bu halde gemiyle Trakhis'e götürdüler. Deianeira kocasının halini görünce kendisini öldürdü. Herakles ölmek istedi İole'yi Hyllos'a emanet etti. Uygun yaşa gelince onunla evlenmesini istedi. Hizmetkarlarıyla birlikte Trakhis'ten pek uzakta olmayan Oita dağına tırmandı ve dağın doruğunda büyük bir odun yığını hazırlattı. Odun yığını hazır olunca odun yığını ateşe vermeleri için hizmetkarlarını çağırdı ama hiçbirisi bu işe yanaşmak istemedi. İçlerinden sadece Philoktetes bu emre uydu. Herakles ödül olarak oklarını ve yayını ona hediye etti. Philoktetes odun yığınını tutuşturdu alevler büyürken Zeus gökten bir yıldırımla Herakles'i yanına aldı. Herakles ölmeden önce Philoktetes'e odun yığının yerini kimseye söylememesini tembihlemişti. Daha sonra bu yer ona sorulduğunda hiçbirşey söyledi. Yalnız bir gün odun yığının bulunduğu yere gitti ve toprağa gömülmüş küllerin bulunduğu küçük bir tepeyi ayağı ile işaret ederek gösterdi. Böylece Herakles'e verdiği sözü tutmamış oldu. Truva seferi için yola çıktıkları sırada yeri gösterdiği ayağından geçmek bilmeyen bir şekilde yaralandı. Herakles ölümlü annesi Alkmene'den aldığı ölümlülük tohumlarından ateşle kurtularak ölmeyi seçmiş oldu. Thetis aynı şekilde ateşle Akhilleus'u kendisi gibi ölümsüz yapma üzere her gece ateşe tutuyordu. Herakles Zeus tarafından Olympos'a alındı ve Hera'ya barıştı. Kahramanın doğumu sanki Hera'nın karnından olmuş gibi tertiplenen bir törenden sonra Herakles ölümsüz oldu. Törenden sonra tanrıça onun annesi olmayı kabul etti. Herakles daha sonra gençlik tanrıçası Hebe ile evlendi. Herakles dünyada kaldığı süre boyunca 70 kadar çocuğun babası oldu. Gücü yüzünden sık sık gurura kapılıp kendisini tanrılarla eşit görürdü. Tanrıların tarafını tuttuğundan babası Zeus'un devlerle olan savaşında Zeus'a öldürücü oklarıyla yardım etmiştir. Pylos seferi sırasında bazı tanrıları yaralamıştır. Hera'yı okla göğsünden Ares'i mızrağıyla kalçasından yaralamıştır. Herakles Apollon'un tapınağında Pythia'yı kızdırdığı için Apollon'la kavga etmiştir. Zeus araya girerek kavgayı sona erdirmiştir. Herakles'in başından geçen maceralar 12 görevi ve Eurystheus'un bütün kaprislerine boyun eğmesi Omphale'deki köleliği vs. bedeninin köleliğinden derece derece kurtulan Herakles'in ruhunun sınanışlarının sonunda bir tanrı olmaya varıncaya kadar geçirdiği çileleri ve evreleri temsil etmektedir.
midena pro tou telous makarize