Gönderen Konu: ANTİK ÇAĞDA BİLEZİKLER  (Okunma sayısı 3873 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı doğubey

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 95
  • Teşekkür: 11
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat Tarihi
ANTİK ÇAĞDA BİLEZİKLER
« : 25 Kasım 2008, 21:30:06 »

Anadolu tarihinde önemli bir yeri olan Çatalhöyük'te yapılan kazılarda elde edilen taş bilezikler, bugün müzelerde günümüz insanıyla buluşuyor. Başlangıçta dinsel ve törensel anlamı olan takıların daha sonraları, süslenme ve kendini güzel gösterme amacıyla kullanılması sonucunda takılar değişik şekil ve malzemelerle yapılmış. İlk bilezikler daha çok deniz kabukları, kemik ve küçük taşlar gibi doğal malzemelerin dizilmesiyle elde edilmiş. Bu tip malzemelerden yapılmış bileziklerin çıkarttığı seslerin, ayinlere daha gizemli bir hava kattığını düşünür bazı araştırmacılar.

Anadolu'nun en eski merkezlerinden biri olan Alacahöyük'te, kral mezarlarında bulunan altın bilezikler M.Ö. 3. binde Anadolu'daki kuyumculuğun ulaştığı nokta hakkında bilgi verir. Hititler'den kalma duvar kabartmalardaki insan figürlerinin bileklerini süsleyen bileziklerdeki zenginlik dikkat çekicidir. Yüzleri birbirine dönük aslan başları ile süslenmiş bilezikler, Hititler'in severek kullandığı formlarından olmuş.

Anadolu kültürleri arasında maden sanatı ve kuyumculukta en başarılı olan toplum kuşkusuz Urartular. Urartular altın takıları törensel amaçla kullanırken, gümüş ve bronz takıları günlük yaşamda kullanmış. Urartu mezarlıklarında yapılan arkeolojik kazılarda bileziğin hem kadınlar, hem de erkekler tarafından kullanıldığı ortaya çıkmış.

Orta-Batı Anadolu'da hüküm süren ve tuttuğu her şeyi altına dönüştüren Kral Midas'ın halkı Frigler'in yaptığı takılar da kuyumculuğun sırlarının, estetikle buluşmasının bir göstergesi gibi. Pers istilası sırasında Doğu ile Batı sanatını topraklarında harmanlayan Anadolu, bu dönemde aslan başları, hatta gövdeleriyle süslü ağır altın bileziklerle göz kamaştırmış, eski çağların usta kuyumcularının ellerinde.  Camdan yapılmış bilezik halkaların altın aslan başı uçlarla süslendiği örneklere de bu dönemde rastlarız. Bilezik halkası olarak camın asaletli ışıltısının yanı sıra, ince teller de bilezik yapımında kullanılmış. Bu tip ince tellerden oluşan bileziklerde; cam, kalsedon ya da kuvars gibi malzemelerden yapılan süslerle, bilezikler farklı ve daha göz alıcı bir hale getirilmişler; daha çok beğenilmek arzusuyla.

Batı Anadolu'da antik Yunan sanatının, yerli anlayışla yorumlanması sonucunda takılarda da değişiklikler gözlenmiş. Gerek motif ve figürlerin çeşitliliği, gerek bu çeşitliliği pekiştiren ayrıntılı ve ince işçiliğin toplumlar arasında yayılmasıyla Batı Anadolu, kuyumculuk konusunda estetiğin ve teknolojinin birleştiği bir yer olmuş. Bu dönemde daha eski devirlerin mirası olarak kabul edilen uçları hayvan başlı bileziklerin yanı sıra, M.Ö. 4. yüzyıldan sonra bileziklerde, granül tekniğiyle yapılmış süsler ve telkâri şeritler de görülür. Artık bilezikler tamamen süslenme amacıyla kullanılmış ve gösteriş ön plana çıkmış. Ancak bilezik yapımında ağır ve törensel bir gösteriş yerine, son derece ince işçilikli ve ayrıntılarla zenginleştirilmiş sanatsal bir anlayış tercih edilmiş. Bu dönemden itibaren bilezik halkalarında değişik malzemeler kullanılmaya başlanmış. Altın, gümüş, bronz ya da cam ve kuvars gibi çeşitli malzemelerin bilezik yapımına uygulanmasıyla, takı sanatındaki gelişime paralel olarak, bilezik üretiminde de yeni gelişmeler ortaya çıkmış. Bilezik halkaları kimi zaman burkulmuş ya da düz boru olarak, kimi zaman da şeritler halinde şekil bulmuş, antik çağ kuyumcularının parmaklarında. 

Helenistik dönemde ele geçirilen topraklardan sağlanan yeni malzemeler (sedef, inci vb.), yeni konular ve yeni teknolojilerle takı yapımında önemli bir devrim gerçekleşmiş. Zenginleşen üst tabakanın ve ticaretle uğraşanların estetik açıdan kaliteli takılara yönelmesi, bu ürünleri sanat eseri olarak kabul etmeleri sonucunda, takılara olan ilgi artmış ve özenli ve ince işçilikli takılar yapılmış. Bu dönemin takı gereksinimini karşılamak için oluşturan en önemli kuyumculuk merkezleri, Anadolu'da Lampsakos (Lapseki), Antiokheia (Antakya) ve Mısır'da İskenderiye'dir. Bu dönemde kuyumculuk tam anlamıyla renkli bir hal almış. Zümrüt, yakut ve granat gibi taşlarla süslenen takılar; incilerle, sedeflerle düşsel bir görünüme bürünmüş. Takılarda kabartmalı mitolojik figürlerden, aslan, yılan, kuş, vb gibi hayvan motiflerine kadar her konu özgürce kullanılmış. Ayrıca ipek püskül görünümünü veren sarkaçlardaki zarif işçilik sayesinde takılar daha sanatsal ve daha popüler bir görünüme kavuşmuş. Bu dönemde üretilen bileziklerde, hayvan başı olarak yapılan bilezik uçlarında çeşitlilikler görülür. Aslan başının yanı sıra,  koç, dana, keçi, sfenks, boğa ve köpek başları da sıkça görülür. Ayrıca bileği ya da pazıyı birkaç defa saran, tamamı yılan formunda yapılmış olan bilezikler ve pazıbentler de bu döneme ait takılardandır. Bileziklerin orta kısımlarına telkâri süslemelerle yapılan ve günümüzün gemici düğümünü andıran "Herakles düğümü" motifi, bileziklerde ve kolyelerde sıkça karşımıza çıkar günümüz müzelerinde. Sabır ve özen gerektiren bu tip bileziklerin işçiliğini görünce, ister istemez tartışmasız bir hayranlık uyanıyor eski kuyumcu ustalarına, takı sanatçılarına... M.Ö. 3. yüzyılda bilezik yapımında ortaya çıkan bir diğer yenilik ise menteşeli ve kilitli bileziklerdir. Bu tip bileziklerde daha değerli taşlar ve daha çok altın kullanılır.

Romalılar da Herakles düğümü motifini severek kullanmaya devam etmiş. Bunun yanı sıra, yılan figürlü bilezikler de eski dönemlerdeki kadar rağbet görmüşler. Cam ya da renkli boncuklardan yapılmış bileziklerle birlikte, değerli taşlarla süslenmiş bilezikler de bu dönemin önemli bilezik formları arasında yer almaktadır. Halkın kullandığı basit bilezikler arasında, düz altın levhalardan yapılan bilezikler ve altın tellerle yapılmış sade bilezikler de sayılabilir. Bizanslılar'ın üretmiş oldukları bileziklerde daha basit halkalar kullanılmış. Bu halkaların bazıları mine işçiliği ile renklendirilmişse de Bizans bilezikleri Yunan ve Roma bileziklerinde görülen ihtişam ve renklilikten uzak, daha basit bileziklerdir.

Ait olduğu kültür ne olursa olsun antik çağlarda üretilmiş olan bilezikler günümüzde görenleri hayrete düşürüyor aradan geçen zamanı hiçe sayarcasına. Zamanında tanrıçaların ya da ölümlü kadınların narin bileklerini süsleyen zarif bilezikler, bugün hala kuyumcu ustalarının ya da tasarımcılarının vazgeçemedikleri takılar arasında yaşamlarını sürdürüyor.

Kaynak:
sanattarihim.com

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Mardinli Telkari
« Yanıtla #1 : 07 Şubat 2012, 12:15:05 »
Mardinli Telkari
Orhan Teoman Özdemir

Orhan Teoman Özdemir 3 ciltlik “zamansız bir aşk üçlemesi”nin ikinci kitabı olan Mardinli Telkari ile yeniden karşımızda.
Birinci kitap “Senfoni C Minör” de Kurbağıdere'de bıraktığımız öykümüz çağlar öncesine gidiyor, yazar kalemine hakim olamıyor ve bizi Ulu Enlil'in memleketine Asur diyarına götürüyor.

Heyecan ve gerilim içinde okuyacak ve şimdiden üçün cilt “Ruhlar Çağırınca”yı sabırsızca bekleyeceksiniz.
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Altın
« Yanıtla #2 : 07 Şubat 2012, 12:16:26 »
Altın
Serdar Çıtak

Altın kelimesini her duyduğumuzda aklımıza, zenginlik, iktidar ve güzellik gelir.
Önce simyacıların, daha sonraları kralların düşlerini süsledi altının sihirli formülünü bulmak.
Hızla yükselen altın fiyatı, yine bu sarı maddenin parıltısını artırdı.
Altın fiyatlarındaki yükseliş devam edecek mi?
Döviz fiyatlarındaki artış altın fiyatını nasıl etkiliyor?
Altına ne zaman yatırım yapmak gerekiyor?
Altından, para kazanmanın yolları nelerdir?
Sahte pırlantayı gerçeğinden nasıl ayırt ederiz?
Altın, pırlanta ve diğer kıymetli taşları almanın püf noktaları nelerdir?
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Dünya Kuyumculuk Tarihi (2 Cilt) Eski Çağlardan Orta Çağa
« Yanıtla #3 : 07 Şubat 2012, 12:17:37 »
Dünya Kuyumculuk Tarihi (2 Cilt) Eski Çağlardan Orta Çağa
Altan Türe

Kendini yaratan toplumun kültürel ve ekonomik yapısının teknik ve estetik becerisinin ürünü olan takı, hem kendi toplumunun geçmişinden hem de etkileşim içinde olduğu kültürlerden beslenip ardıllarına kaynak oldu. Değişen çağlar, değişen inançlar, değişen kültürler kuyumculuğu yeni teknik ve malzemelerle geliştirdi ama takının içerdiği sembolizm önemini her zaman korudu.
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Resimli Ansiklopedik Kuyumculuk ve Maden Terimleri Sözlüğü
« Yanıtla #4 : 07 Şubat 2012, 12:18:41 »
Resimli Ansiklopedik Kuyumculuk ve Maden Terimleri Sözlüğü
Oktay Belli

Elinizdeki Resimli Ansiklopedik Kuyumculuk ve Maden Terimleri Sözlüğü, yalnızca üst başlığı ihtiva eden bir kitap değildir. Sözlük aynı zamanda Türk sanatının hat, tezhip, minyatür, halı, çini, altın ve gümüşle işlenen kumaş ve ahşap gibi önemli sanat dallarında bilgiler vermektedir.

Kitapta ayrıca konularla ilgili darb-ı mesel (atasözü) haline gelmiş kıta, beyit, şarkı sözü ve türkülere de zaman zaman yer verilerek, katı sözlük bilgileri yumuşatılarak edebî bir kimlik kazandırılmıştır. Bir Edebiyat ve Türkçe sözlüğü olmamasına karşılık, her kelime üzerinde kök bilim (etimoloji) yönünden titiz bir çalışma yapılmıştır.

Sözlüğün bir başka özelleği ise kıymetli ve yarı kıymetli taşlar hakkında fiziksel bilgiler aktarırken, dünkü halk inancı ile günümüzdeki fizikî ve ruhî yönüne de temas edilmesidir.

İlk baskısı "Resimli Ansiklopedik Türk Kuyumculuk Terimleri Sözlüğü" olarak 1994 yılında basılmış ve üç buçuk ay gibi kısa bir zamanda bitmişti. Bu ilk baskı 600 civarında kelimeleden ve 170 sayfadan ibaretti. Elinizdeki sözlük ise iç başlıkları ile beraber 1300 civarı kelime içermekte olup 260 sayfadır.

Sözlük okuyucularının bu kitabı okuyup bilgilenirken, bir yandan da keyif alacaklarını ümit ediyoruz.

Elinizdeki Resimli Ansiklopedik Kuyumculuk ve Maden Terimleri Sözlüğü, yalnızca üst başlığı ihtiva eden bir kitap değildir. Sözlük aynı zamanda Türk sanatının hat, tezhip, minyatür, halı, çini, altın ve gümüşle işlenen kumaş ve ahşap gibi önemli sanat dallarında bilgiler vermektedir.

Kitapta ayrıca konularla ilgili darb-ı mesel (atasözü) haline gelmiş kıta, beyit, şarkı sözü ve türkülere de zaman zaman yer verilerek, katı sözlük bilgileri yumuşatılarak edebî bir kimlik kazandırılmıştır. Bir Edebiyat ve Türkçe sözlüğü olmamasına karşılık, her kelime üzerinde kök bilim (etimoloji) yönünden titiz bir çalışma yapılmıştır.

Sözlüğün bir başka özelleği ise kıymetli ve yarı kıymetli taşlar hakkında fiziksel bilgiler aktarırken, dünkü halk inancı ile günümüzdeki fizikî ve ruhî yönüne de temas edilmesidir.

İlk baskısı "Resimli Ansiklopedik Türk Kuyumculuk Terimleri Sözlüğü" olarak 1994 yılında basılmış ve üç buçuk ay gibi kısa bir zamanda bitmişti. Bu ilk baskı 600 civarında kelimeleden ve 170 sayfadan ibaretti. Elinizdeki sözlük ise iç başlıkları ile beraber 1300 civarı kelime içermekte olup 260 sayfadır.

Sözlük okuyucularının bu kitabı okuyup bilgilenirken, bir yandan da keyif alacaklarını ümit ediyoruz.S

midena pro tou telous makarize