Gönderen Konu: Sponeck birahanesi  (Okunma sayısı 3149 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Sponeck birahanesi
« : 13 Mart 2012, 15:04:46 »
Türkiye’deki ilk sinema gösterimi,1896’da, Sponeck Birahanesi’nde yapılır. Bu birahanenin ilk sanat faliyeti de değildir Metin And’ın tespitlerine göre, İstanbul’a tam beş kez gelen Fransız illüzyon ustası Caseneuvede,1893’te Galatasaray civarında, Hamalbaşı Sokak,7 numarada yer alan birahaneyi, tiyatroya çevirmiş ve gösterilerinin bir bölümünü, uzun bir süre burada yapmıştır…Çok sonraki yıllarda, ressam Salih Erimez, Sponeck Birahanesi’ndeki ilk sinema gösteriminin hayali bir görüntüsünü, başarıyla çizecektir. Ayrıca bu ilk gösterimin afişide vardır. Bu ilginç afişte, “Sponeck Salonu, Galatasaray karşısı, birinci kat; CANLI FOTOĞRAF, Doğal Büyüklükte Hareketli Projeksiyon” ibarelerinin yanı sıra, “Bütün Paris’i peşinden koşturmuş” bu gösterinin, artık İstanbul’da, her akşam izlenebileceği; pazar ve cuma günleri, gündüz saatlerinde de gösterimler olacağı bildiriliyordu.

Kaynak:İstanbul life


sigmund weinberg tarafından osmanlı'da halka açık ilk sinema gösteriminin yapıldığı birahane.
   
yazar ercüment ekrem talu(1886-1956) sponeck birahanesinde izlediği l arrivée d un train à la ciotat den bahsederken salondaki insanların, trenin üzerlerine geldiğini görünce her ihtimale karşı yerlerini terk ettiklerini, kendisinin de terk edeyazdığını ancak merakına yenilerek sandalyesinde kaldığını söyler. hatta yine talu'ya göre bir dönem istanbul halkı hep bu mevzu üzerine konuşmuş, kimileri bu 'sihirli icadı' görmeyi günah saymış, kimi gidip gördüğünden dolayı tövbe etmiş, kimileri de bir 'medeniyet unsuru'nun memlekete gelmesinden mutlu olmuş.

Kaynak:ffsozluk


ercüment ekrem talu sponeck birahanesi'nde sinematografla karşılaşmasını anılarında şöyle aktarır:

"avrupa'nın bir yerinde bir istasyon. bacasından fosur fosur kara dumanlar savuran bir lokomotif. peşinde takılı vagonlar duruyor. rıhtım üzerinde telaşlı telaşlı insanlar gidip geliyor. ama ne gidiş geliş! hepsini sara nöbeti tutmuş sanırsınız. hareketler o kadar hızlı, ölçüsüz ve acayip ki... tren kalktı, bittabi sessiz sedasız. aman yarabbi! üstümüze doğru geliyor. zindan gibi salonun içinde kımıldamalar oldu. trenin perdeden fırlayıp seyircileri çiğnemesinden korkanlar ihtiyaten yerlerini terk ettiler galiba. haniya ben de korkmadım değil. lakin merak gelip beni iskemleye mıhladı. bereket versin ki tren çabuk geçti. iki dakika kadar ara verdiler. bu sefer bir boğa güreşi seyrediyoruz. azılı hayvanlar perdede üstümüze doğru seyirttikçe yüreğimiz ağzımıza geliyor. bu film daha yaman. onu önceden göstermiş olsalardı salonda kimsecikler kalmazdı. tren bizi sinematografa alıştırmış oldu"

Kaynak:Ekşi sözlük



Adres: Büyük Hendek Cad. No: 21/2 Galata Kuledibi, Beyoğlu (Galata Kulesi'nin hemen orası)
Kaynak:Küçük sinemalar


İstiklal caddesi, Galatasaray dönemecinde bugünkü Avrupa pasajının üst katındaki birahane. 1930'da kapanmıştır
Kaynak: msxlabs
midena pro tou telous makarize