Gönderen Konu: Kuyumcu Sözlüğü  (Okunma sayısı 1665 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı doğubey

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 95
  • Teşekkür: 11
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat Tarihi
Kuyumcu Sözlüğü
« : 25 Kasım 2008, 21:38:44 »
Ağartma: Altın, gümüş eşyaların sulandırılmış sülfirik asit (Zaç Yağı) içerisinde temizlenip oksitlerinden arındırılması.

Ajur: Altın veya gümüş levhaların üzerine yapılan motiflerde kıl testere ile lüzumsuz yerlerin boşaltılarak kafeslerin açılması işlemidir.

Akışkanlık: Erimiş alaşımın kalıba iyi akabilme ve kalıbın tam şeklini alabilme özelliğini gösteren karmaşık özellik. Genellikle, aşırı ısıyla ve oksitlenme olmadığında artar. Çok çeşitli deneysel döküm test parçaları tarafından değerlendirilir.

Alaşım, Alaşım Yapmak: İki ya da daha fazla sayıda metalin, bileşen metallerin ayrı ayrı olduğundan daha iyi ya da daha dengeli özelliklere sahip olacak şekilde genellikle bir arada eritilerek oluşturulmuş bileşimi.

Alaşım: İki veya üç cins metalin muhtelif oranlarda karıştırılıp eritilmesiyle meydana gelen karışım

Alçı: Erimiş altın alaşım elde edilmesi ve modelin tam ayrıntılı olarak kopyalanması için, hızlı-çöken silis cürufu ve bağlayıcının (etil silisat ya da asit fosfat), form elde etmek için plastik ya da mum model tarafına dökülüp yakıldığı refrakter kalıp.

Alefi: Elmasın pırlanta kesiminde tabla üzerinde oluşan fasetlere verilen isim

Alet ve Malzemeler: Aralarında mandal, kopça, küpe eli, kanca, döner kanca gibi araçların da bulunduğu altın takı montajına uygun olarak piyasada bulunan bileşen ya da el yapımı parçalar

Amalgam: Metallerin cıva ile yaptığı alaşım

Amyant: Altın, gümüş objelerin üzerine konularak kaynak işlemlerinin yapıldığı yanmaz kağıt

Ana Metal: Altın, gümüş ve platin grubu metaller dışındaki hemen tüm metaller (örneğin; bakır, nikel, çinko).

Ancak, alaşım bir araya getirme ya da kaplama yapılan değerli metallerle de ilişkilidir.

Anot: Elektroliz işlemlerinde kullanılan (+) kutup

Anot: Elektro kaplama/elektro formlama işleminde metal temin eden pozitif elektrot.

Anti-Eritken Madde: Bir takım alanlarının kaplanması için kullanılan ve kaynağın ıslanmasını ve akmasını önleyen bir bileşik.

Astar: Külçe altın veya metal levhalarının silindirde inceltilerek işlenmeye hazır hale gelmiş hali

Aşırı Isı: Döküm sırasında akışkanlık kazanması için bir metalin ya da sıvılaşmış bir alaşımın erime noktasının üzerindeki ekstra sıcaklık marjıdır ve erimiş metalin vaktinden önce donmaksızın kalıbı doldurmasını mümkün kılar.

Ayar (Karat): Altının saflık ölçüsü; 24 ayar (karat) = %100 (saf) örneğin; 18 ayar (karat) = 18/24 %75 altın metal içeriği. Ayrıca, değerli taşların ağırlık birimidir; 1 karat = 100 nokta = 0.2 gram.

Ayar Damgalama: Altın, gümüş ve platin parçalarının saflığının belirtilmesi için, İngiltere Ayar Damgalama Yasasına tabi UK altın ayarlama (analiz) dairesi tarafından damgalanması, ancak diğer ülkelerde genellikle gayri-resmi ayar damgalamaya başvurulmaktadır.

Ayar Kontrolü: Değerli metal karışımlarının saflığının belirlenmesi için değerli metal alaşımının, külçe, ingot, döküm ürünlerinin ve özellikle altın takıların analizi.

Ayar Taşı Suyu: Küçük işlemden doğan çizik, sıyrık, eğe izleri ve ateş lekelerinin giderilmesi için kullanılan doğal, yumuşak kayağantaşı. 2 mm ile 25 mm2 arasında değişen küçük çubuklar halinde tedarik edilebilir. Suya batırılarak el eğesi gibi, genellikle pomzadan sonra ve cilalamadan önce kullanılır.

Baget: Değerli taşların dikdörtgen prizma halinde kesilmiş şekli

Bağlantı Kaynağı (Yada Sızdırmaz Kaynak): Elektronik bir kontrol aygıtıyla sıralanan nokta kaynakların üst üste bindirilmesiyle kesintisiz sızdırmaz kaynak oluşturan art arda gerçekleştirilen nokta kaynak uygulaması; tek nokta kaynakta olduğu gibi, elektrotlar çubuk değil, disk olabilir.

Başlık/Uç (Şalümoyla Kaynatma): Alev çapını kontrol eden gaz/oksijen karışımı çıkışının türünü (başlık-karışık ya da enjeksiyon-karışık) ve büyüklüğünü açıklar. Gaz hızı, alev uzunluğunu kontrol eder.

Başlık: Başa konulan süs eşyası tepelik.

Besleme: Döküm katılaştıkça meydana gelen büzülmenin telafi edilmesi için, döküm yolu, döküm ağızlarından erimiş durgun metalin döküm kalıplarına beslenmesi için gereken işlem. Ağırlıktan kaynaklanabilir, aksi takdirde basınçlı olabilir. Beslemenin yetersiz olması, poroziteye ve çekilme boşluğu kusurlarına yol açar.

Beyaz Radyasyon: Tayfın görülebilir ışık aralığında bulunan, dalga boyu karışık radyasyon (sözgelimi 400-750 nm). Bu radyasyon bazı dalga boyu tepe değerlerini (renk şeritleri) içerebilir, ayrıca kızılötesi ve morötesi radyasyonla da ilişkilidir.

Bezel: Elmasın pırlanta kesiminde tabla üzerinde oluşturulan en büyük yüzeyli sekiz fasetin adı.

Bezeme: Süsleme, dekore etme

Bileği Taşı: Çelik kalemlerin ağzının keskinleştirildiği dikdörtgen prizma şeklinde sert taş.

Bileşim Çubukları: Eriyebilir çubuklar, yük cilalama tekerlerine, cilalama derilerine uygulanır; mum ya da sabun bağlı ince öğütülmüş oksitlerden yapılır. Renkler, olası oksit ve kesme gücünü göstermektedir.

Bor Nitrit: Pırlantaya yakın sertlikte ve 1900 °C üzerinde kararlı, son derece yüksek basınç ve sıcaklıklarda üretilen kızıl kara küp taneleri. Özellikle, elmas ile reaksiyon sorun olduğunda kaplanmış yapışkan madde olarak kullanılır.

Boraks: Teneker diye bilinen boraks, kimyada sodyum tetraborat diye geçer. Kuyumcular kaynak yaparken alevin alevin hararetini arttırmak ve kaynaklanacak kısmın yağ ve oksitlerden arınması için temizleyici özelliklerinden yararlanırlar. Kaynak işleminin vazgeçilmez malzemesidir.

Cilalama: Genellikle zımparadan sonra, perdah tozu cilalayıcı bileşenleriyle dolu fırça ya da döner tekerler kullanılarak metale parlaklığın kazandırıldığı son bitirme aşaması.

Cimar: Yüksek ayarla üretilmiş takılara antik görüntü ve mat has rengi kazandıran kaplama tekniği güherçile ilave edilerek sodyum klorürlü su ile karıştırılır. Kaplama yapılacak bu obje bu eriğiye batırılarak işlem tamamlanmış olur.

Çapak: Santirfüj veya kum döküm esnasında taşan ve dökülen parçaların ek yerlerindeki fazlalıklara denir.

Çekme: Zımbanın levhayı bir kalıptan iterek geçirdiği, ancak, levhanın çevresinin radyal çekmenin engelleneceği şekilde sınırlandırıldığı bir levha presleme işlemi. Oluşan şekil, zımbanın çevresine çekilir.

Çentik: Testerenin açtığı gerçek yarık ya da kanal; ayrıca, malzemenin kesme genişliği ve hacmi de maden talaşı haline getirilir.

Çırak: Çerağ-ışık-mum sanata meraklı aydınlatılması gereken yetenek ve kabiliyeti keşfedilmiş çocuk.

Dildırma (Dekapaj): Dökümden, işlemeden ya da genellikle kaynaklamadan sonra, seyreltik asit ya da dekapaj banyosuna daldırılma yoluyla, yüzeydeki oksitlerin ve eritken maddelerin metalden çözülerek atılması işlemi.

Daldırma: Duvarın kendi kalınlığını doldurmasına izin verilen boru-çekme türü (mandrel çekmenin aksine). Genellikle, gerçek duvar kalınlığı artar.

Derece: Pimlerle birbirine bağlanan dişi erkek çerçeve

Derin Çekme: Derin presleme işlemi; zımba, levhayı kalıptan iter ve levhanın kenarının yarıçaptan kontrollü basınç altında çekilmesine neden olur; böylece nispeten derin şekiller oluşturur. Boru oluşturma işleminin başlatılması için kullanılabilir.

Derin Kalem: Kafkas kalemi de denilen bu stil, zemini oyularak motifleri kabartılan bir mücevher bezeme tekniği

Diamantin: Elmas tozundan değil, kireçlenmiş alüminyumdan yapılmış cilalama tozu.

Divanhane: Osmanlı döneminin yüzük modası. Otası tektaş kenarları elmaslarla çevrili büyük boy yuvarlak taşlı yüzüklere verilen isim

Domlama (Kertme): Kubbeli bir çukur oluşturmak için blok halinde eş küresel oyuk içerisine küre uçlu keskiyle levha ya da dairenin çekiçlenmesi. Kırpma sonrası, iki eş kubbe içi boş bir küre oluşturacak şekilde lehimlenebilir.

Döküm Tanesi: Küçük parçalar ya da taneler oluşturmak için, erimiş maddenin yavaş yavaş suya dökülerek küçük çakıl taşı büyüklüğünde parçalara bölünerek eritme ve alaşım yapımı kolaylaştıracak şekilde hazırlanan metal ya da alaşımlar. Kesilmiş hurda levhaları, yeniden-eritmenin daha kolaylaştırılması için tane haline getirilebilir.

Döküme Elverişlilik: Bir alaşımın eriyebilme, kalıba dökülebilme, yeterli akışkanlığı sağlayabilme, kalıp boşluğunun tam şeklini alabilme ve çatlamadan kalıptan çıkarılabilme özelliği. Tek, basit bir testle ölçülebilmesi zordur.

Döner Döküm: Erimiş madenin, döner kolun ortaya yakın kısmından çevredeki kalıbın içerisine enjekte edilmesi için merkezkaç gücünden yararlanılan döküm yöntemi. Kollar, helezoni yay biçiminde ya da elektrikli olabilir, genellikle, erimiş madde sıcaklığıyla tetiklenen döküme hazır sinyal ayarının alınmasıyla çalışır.

Dönme: Metal levhanın, istenen şeklin üzerine güç uygulanarak döner levhaya göre düz bir aletin itilmesiyle devir yüzeyleri haline getirilmesi. Oluşan duvarı inceltebilir ya da kalınlaştırabilir. Altın alaşımların çoğunun iyi yanıt vereceği bir dövülebilirlik ve süreklik gerektirir.

Dövme/Dövme Blok: Çeşitli genişlik ve derinlikte D-Bölme olukların kesildiği çelik bloklar. Boru bölme yapımına başlandığında şeritlerin sivri oluk şeklinde çekiçlenmesi ya da bölme ya da çubuk bölmelerin ayarlanması için kullanılır.

Dövülebilirlik: Aşırı işlem sertleşmesi ve çatlama olmaksızın, yoğun olarak çekiçlenebilme ya da haddelenebilme (yuvarlanabilme) özelliği. Dövülebilirlik, genellikle sıcaklıkla birlikte artar.

Dövülmüş Yarı Bitmiş Ürün: Döküm külçe ile yararlı ya da standart büyüklüklerde saklanan bitmiş parçalar arasında yer alan ürünlerdir, genellikle, levha, yaprak, sarılı şerit, daire, çubuk, bar, bölme halindedirler, çoğunlukla tavlanmışlardır ancak yarı-sert olabilirler.

Elektroformlama: Özel olarak formla edilen elektro-kaplama çözeltileri kullanılarak elektrikle iletilen biçimle alt damarlar (katod) üzerindeki metal tortu (çökelme). Parça duvarı, alt damarın çıkarılmasına izin verecek kalınlıktadır. Bu parça, daha sonra, altın takı bileşeni olarak kullanılabilir.

Elektrolit: Suda elektrik akımını ileten çözeltiler oluşturan madde

Elektroliz: Elektrik enerjisinin kimyasal enerjiye dönüşmesi esnasında meydana gelen işlem maddelerinin elektrik yardımıyla ayrıştırılması

Faset: Pırlatanın yüzeylerine verilen isim
Filigran (Telkari): Altın-gümüş metal üzerine yine ince yassı metal tellerden belli süs ve bezeklerin yapılmasıdır. Bu teller düz, zikzak burmalı, spiral ve örgülü olabilir. Telkari diye bilinen bu teknikle vav, kake diye isimler alırlar

Fire: İşlenme anında meydana gelen metal kayıpları

Gısbit: Mıhlama çapağı

Grafit: Ametal, toz karbon

Granülasyon Teknik: Altın ve gümüşten yapılmış çok küçük küreciklerin dekoratif tarzda dizilmelerinden meydana gelen işlemlerdir

Güherçile: Barut

Güverse: Altın ve gümüşten yapılan minyatür kürecik

Hadde: Büyükten küçüğe delikleri numara numara küçülen teli çekerek inceltmede kullanılan çelik alet

Hakkak: Çelik kalemlerle metal üzerine yazı yazan kalemkar

Halhal: Ayak bileğine takılan zilli süs eşyası. Ayak bileziği

Hamlaç: Üfleme borusu. Şalümonun L şeklinde alev çıkaran ayarlı boru kısmı

Hızma: Harizma burun deliğinin yanına takılan süs eşyası

Hurda: Üretim sırasında işlem dışı kalmış toz, parça ve madenler ve kullanım değerini yitirmiş, eritilerek işleme sokulacak takılar

İzabe: Eritme. Metallerin pota içerisinde ateşte ısıtılarak sıvı hale getirilmesi işlemi

Kabaşon: Alt tarafı oyuk değerli ve traşsız taş

Kakma: Çelik kalem yardımıyla çökertme tekniği

Kal: Toprak ve kilden hazırlanan çukurda kömür ateş yardımıyla metal külçelerin eritme işlemi

Katmer: Metal astar ve levhaların üzerinde oluşan kabuk

Katot: Elektroliz işleminde (-) kutup

Kontur: Mücevherlerin üst kısmı olan montürü alttan destekleyen işlenmiş kafesli parçanın ismi

Kostik: Sodyum hipo sülfat

Külçe: 24 ayar som altın

Kültüve: Havuzlarda istiridyenin içine boncuk konulup bekletilerek üzeri sedefle kaplanınca elde edilen suni incilerin ismi

Küpe: Kulağa takılan süs eşyası.

Lahit: Kafkas Kalemkar ustalarının çelik üzerine altın kakma tekniği. Demir üzerine açılan kanalların ağızları dar, dipleri geniş tutularak hazırlanır. Bu kanallara saf altın çekiçle çakılır. Altınlar iyice yerleştikten ve çapaklar alındıktan sonra demir harlı alevde ısıtılır. Lav zamanı yağa sokularak su verilir.

Lal: Kırmızı renkte süs taşı, alüminyum oksit

Lületaşı: Beyaz krem renginde kolay yontulabilen bir kalker

Malgama: Altın gümüş gibi metallerin civa ile yaptığı alaşım. Civa yaldızı tombak

Markiz: Mekik şeklinde traşlanmış taşlara verilen ad

Martela: Geniş astar yüzeyleri kalemle düzeltme işlemi

Maskala: Metal yüzeyleri parlatan çelik çubuk

Mihenk: Kalsedon taşı. Altın ayar tespitinde kullanılır.

Mikron: Kalınlık ölçü birimi 1mm=100 mikrondur.

Milyem: 24 ayar altının 1000 milyem olduğu düşünülerek altın alaşımlarının bu değerlere göre tespiti

Montür: Taşların monte edildiği mücevherin üst kısmı

Nakkaş: Nakşeden nakış yapan bezeyen usta

Necef: Dağ kristali, mühür yapımında kullanılır.

Nişadır: Amonyak tuzu- Amonyum Klorür

Nitrik Asit: Kezzap

Oksit: Havadaki nem ile metallerin üzerinde oluşan pas

Ons: 31,1 gramlık ağırlık ölçüsü

Pafta: Kuyumcuları küçük boy vida yaptıkları alet

Perdah: Metal üzerindeki pürüzlerin eğelerle rendelerle düzeltilmesi

Pertavsız: Büyüteç

Pırlanta: Elmasın traşlanarak prizmatik özelliği kazandırılmış hali

Pandantif: Sarkıtma gerdanlığa verilen isim

Pomza: Isıl işlemler yapılırken mücevherin çabuk ve kolay parlamasını sağlayan yağlı pomad

Ramat: Kuyumcu atölyelerinin çöplerinin toplanarak eritilmesi işlemi

Rastlama: Yaslama tekniği ile altın mıhlama işlemi

Rodaj: Rodyum kaplama

Rond: Yuvarlak

Roza: Foyasız olarak traşlanmış elmas. Felemenk de denir.

Rubi: Yakut

Şalümo: Isıtıcı hamlaç

Talaz: Dalga bezeme. Kıvrık bezeme şeklindeki motiflere verilen ad.

Tav: Altın-gümüş metallerin ısınma kıvamı

Telkari: Filigre İnce tellerle bezem tekniği

Teneker: Sodyum Tetra Borat. Boraks

Tezyinat: Süsleme dekore etme işi

Tombak: Bakır üzerine altın, civa malgamasıyla yapılan kaplama işlemi civa yaldızı

Usta: Zanaatta yüksek becerisi olan

Vakum: Santrifüj döküm yapılacak alçı derecelerinin içinde hava kalmaması için havanın emilmesi işlemi

Yaldız: İnce kaplama . Elektroliz tekniği ile metalleri değerli metallerle kaplama işlemi

Zebercet: Sarı yeşilimsi krizolit

Zer: Altın

Zerger: Kuyumcu

Zergeran: Savat yapan usta

Zernişani: Kakma ustası

Zift: Reçine, horasan, asfalt ve yağ karışımından oluşan, kuyumcuların üzerinde altın gümüş levhaları
yapıştırarak işledikleri pomad

Ziynet: Altın gümüş ve değerli taşlarla yapılan süs eşyası

Zümrüt: Yeşil renkli berilyum silikat değerli kristal cevher

Kaynak:
iko.org.tr