Gönderen Konu: Osman Hamdi Bey  (Okunma sayısı 39165 defa)

0 Üye ve 9 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı doğubey

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 95
  • Teşekkür: 11
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat Tarihi
Kuran Okuyan Kız, 1880
« Yanıtla #10 : 25 Kasım 2008, 22:02:21 »


Kuran Okuyan Kız, 1880 Tuval / Yağlıboya
Osman Hamdi Bey

Osman Hamdi Bey’in “Haremden” adlı tablosuyla aynı tarihli olan “Kuran Okuyan Kız” tablosuna baktığımızda da, durumun pek farklı olmadığını, diğer bir deyişle Osman Hamdi Bey’i diğer Oryantalistlerden ille de farklı kılmak gibi bir tutum içine girmemizin gereksiz olduğunu anlamamız mümkün. Zira, bana kalırsa Osman Hamdi Bey’in burada işlediği konu, kadının kendisi olup, bu kadını muhakkak diğer Oryantalistlerin kadınlarıyla karşılaştırmamız gerekmemekte.




Bu savı anlaşılır kılabilmek için Edhem Eldem’in, Emine Fetvacı tarafından hazırlanmış olan An Orientalist Reconsidered: Osman Hamdi adlı yüksek lisans tezinde (Williams College, 1996.) mimari ile ilgili olarak dikkati çektiği noktalara değinmekte fayda bulunmakta. Fetvacı’ya göre, Osman Hamdi Bey, detaylı bir biçimde resmettiği tarihi binaların ve objelerin hepsinin yerel bir mirasın parçaları olduklarını ve bilinçli bir şekilde korunmaya muhtaç olduklarını hatırlatmak istemektedir. (Edhem Eldem, “Osman Hamdi Bey ve Oryantalizm”, Dipnot, S.2, Kış-Bahar 2004, s.41.) Fetvacı’nın bu yorumu, Linda Nochlin’in daha önce de andığımız, Oryantalist resimlerde Doğu mimarisinin harap bir biçimde verilmesinin Doğulu’nun elindeki mirasa sahip çıkamayacak kadar vurdumduymaz olduğunu işaretlediği yolundaki görüşünün bir savunması değil midir? Kaldı ki, Osman Hamdi Bey’in mimari arka plana yer verdiği resimlerinin büyük çoğunluğunda, en azından şu an üzerinde durduğumuz “Kuran Okuyan Kız” adlı resminde mimarinin harap değil; görkemli bir biçimde yansıtıldığı dikkati çekmektedir. Bu durumda, bir savunmaya girişmemiz için herhangi bir neden bulunmamakta.




Gelelim Osman Hamdi Bey’in resimlerinin çoğunluğunda karşımıza çıkan ve bu resminin de asıl konusu olan “kadın” temasına… Açık bir pencere önünde iş yapan kadın-ki buradaki işten kastım Kuran okumak- bana Hollandalı Barok sanatçı Johannes Vermeer’in kadınlarını hatırlatıyor. Bilindiği gibi, Vermeer’in resimleri Protestan ahlakına uygun bir biçimde kadın üzerinden erdemi sorgulamaktadır. Vermeer’in resimlerinde açık bir pencere önünde duran kadın, hele bir de arkasında bir harita asılıysa, aklı uzaklarda olan kadını imler. Bu kadın, ancak bir iş yapması halinde, ki bu kadınlar da genellikle Vermeer’de alt sınıf mensubu kadınlar olurlar, erdemli bir kadının temsilidir. Niyetim Osman Hamdi Bey ile Vermeer’i karşılaştırarak aşırı yoruma gitmek değil; fakat Osman Hamdi Bey’de kadının kitap okuyor oluşundan yola çıkarak benzeri bir bakış açısını yakaladığım için bunun olurunu/olmazını sorgulamak…




Osman Hamdi Bey’in buradaki kadını, bir eylem halinde olan bir kadın. Eylemi, dini içerikli bir kitap, muhtemelen Kuran okumak. Kadın gibi kitap da Osman Hamdi Bey’in resimlerinde sık sık karşımıza çıkmakta. Fakat Osman Hamdi Bey’in yaptığı acaba burada okuyan kadını betimlemek yoluyla bir mesaj vermek mi? Yoksa ibadet halindeki bir kadını betimlemek mi?




Osman Hamdi Bey’in kadınının ibadet halinde bir kadın olduğu ve dolayısıyla da bu resmin bit tür (genre) resmi olduğunu düşünmek daha kuvvetli bir ihtimal gibi görünüyor bana. Bunu düşünmeme vesile olan unsurlardan biri, kadının önünde yer alan ve genellikle ilahi ışığı simgeleyen buhurdan. Ki bu Batı resminde Meryem tasvirlerinde de kullanılan bir simgedir ve Osman Hamdi Bey’in Batı resmini bildiği inkar edilemez bir gerçektir. İkincisi ise, buhurdanın hemen ardında yer alan açık pencere. Açık pencerenin yaşanılan dünyaya gönderme yapması ve buhurdanla simgelenen ilahi ışığın, kadının okuma eylemiyle birleşmesi sonucunda da ortaya bu dünyanın geçici olduğu sonucunun çıkması…

Kaynak: www.sanalmuze.org

Çevrimdışı doğubey

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 95
  • Teşekkür: 11
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat Tarihi
İki Müzisyen Kız, 1880
« Yanıtla #11 : 25 Kasım 2008, 22:02:39 »


İki Müzisyen Kız, 1880
Tuval / Yağlıboya
Suna - İnan Kıraç Koleksiyonu

Osman Hamdi Bey’in Paris’te resim eğitimi aldığı yıllarda Jean- Leon Gérôme’un ve Gustave Boulanger’nin öğrencisi olması ve onların etkisiyle Oryantalist konulara yönelmesi, Türk resminde figür geleneğini başlattığı gibi, fotoğraf-resim ilişkisinin de yeniden gündeme gelmesini sağlamıştır. O halde Osman Hamdi Bey’in Oryantalist bir ressam olup olmadığını şimdilik bir kenara bırakıp onun resimlerinde fotoğrafla olan ilişkiye bakmak da yararlı olacaktır. “İki Müzisyen Kız” adlı resmi de bu bakış açısına imkan tanımakta.




Osman Hamdi Bey’in, resimlerinde figürlerini değişik mekanlarda betimlediği ve bazen aynı mekanları kullandığı bilinen bir gerçektir. Osman Hamdi Bey’in resimlerine fon oluşturan mimari arka planlarda Osmanlı ya da Selçuklu, dolayısıyla da İslam dekorunun yer aldığı da hemen hemen tüm resimlerinde görülebilmektedir. Osman Hamdi Bey, resimlerinde gerek mimari arka planlarda gerekse figürlerinin ya da aksesuarlarının büyük çoğunluğunda, ayrıntılı bir fon yaratmak ve figürlerinde de kostüm detaylarına yer vermek amacıyla kareleme yöntemiyle büyüttüğü fotoğraflardan yararlanmış bir sanatçıdır. Osman Hamdi Bey’in resimlerinde fotoğrafı bir araç olarak kullandığı, muhtemelen Bursa Yeşil Camii içinde resimlediği “İki Müzisyen Kız” tablosunda görülmektedir.




Osman Hamdi Bey’in bir cami içinde betimlediği bu müzisyen kız figürlerinin neyi simgeledikleri aslında resmin esrarını da oluşturmaktadır. Akla gelen ilk soru, biri ayakta duran ve saz benzeri bir müzik aleti çalan kız figürü ile diğeri, pozu Osman Hamdi Bey’in harem sahnelerinden aşina olunan diz çökmüş ve elinde tef tutan kız figürünün burada işinin ne olduğudur.




Osman Hamdi Bey, farklı fotoğrafları kullanarak bir zaman ve mekan montajı yaratmış ve cami içerisine bir harem sahnesini mi yerleştirmiştir? Şayet öyle ise, burada da Osman Hamdi Bey’in bir mesaj verdiğini mi düşünmemiz gerekmektedir? Kaldı ki, böylesi bir mesajdan söz edeceksek bu mesajın içeriği zorlamayla/aşırı yorumla oluşmaz mı?




Netice itibariyle, Osman Hamdi Bey’in bu resmi esrarını koruyor olmakla birlikte, bir mesaj iletmekten ziyade, zaman ve mekanın montajını sunuyor gibi görünüyor bana. En azından Osman Hamdi Bey’in çektiği ve çektirdiği fotoğraflardan oluşan albümlerden seçtiklerini pek çok kompozisyonunda bir araya getirdiği bilgisine sahipken…

Kaynak: www.sanalmuze.org

Çevrimdışı doğubey

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 95
  • Teşekkür: 11
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat Tarihi
Vazo Yerleştiren Kız I, 1881
« Yanıtla #12 : 25 Kasım 2008, 22:02:58 »


Vazo Yerleştiren Kız I, 1881
Tuval / Yağlıboya
55 x 37 cm.

Özel Koleksiyon

Osman Hamdi Bey’in fotoğrafik gerçekçiliğe bağlı kaldığı resimlerinden biri de, “Vazo Yerleştiren Kız I”. Adından da anlaşılacağı gibi, bu bir dizi ve bu resmin ikincisi ve belki bilgisine sahip olmasak da üçüncüsü ve dördüncüsü de bulunuyor. “Vazo Yerleştiren Kız I”, çoğu yorumda karşımıza çıkan, Osman Hamdi Bey’in resimlerinde fotoğrafik gerçekçilikten kaynaklanan kuru bir havanın bulunduğu yolundaki görüşleri tersine çeviriyor. Bunu, duvardaki sarı tonlarına ve kadın figürünün sarı giysisine düşen ışık huzmeleri kanıtlamakta. Ev içindeki yaşamdan bir enstantanenin sunulduğu resimde dikkati çeken bir nokta ise, kadının çıplak ayakları… İşte burada Osman Hamdi Bey’in kadınlarında erotizmin olmaması ve bu nedenle de onun diğer Oryantalistlerden ayrıldığını ileri süren görüşlere dönmemiz gerekmekte. Osman Hamdi Bey, bir iç mekanda betimlediği bu kadın figüründe kadının jestlerini sunmak yoluyla kadının erotizmini vurgulamış durumdadır aslında. O halde, onu diğer Oryantalistlerden ayıran, erotizmi örtük bir biçimde vurgulaması mıdır?









Kaynak: www.sanalmuze.org

Çevrimdışı doğubey

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 95
  • Teşekkür: 11
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat Tarihi
Gezintide Kadınlar, 1887
« Yanıtla #13 : 25 Kasım 2008, 22:03:20 »


Gezintide Kadınlar, 1887
Tuval / Yağlıboya
84 x 132 cm.

Yapı Kredi Bankası Koleksiyonu

“Gezintide Kadınlar”a geldiğimizde yine Osman Hamdi Bey ve Oryantalizmi üzerine yapılan yorumlara dönmemiz adeta bir zorunluluk ve burada Edhem Eldem’in bu tabloyu da anarak sorduğu soruyu tekrarlamak da öyle… “Gezintide Kadınlar”a bakışımız, 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başındaki Avrupalı seyyahların işledikleri “oryantalist” temaların başlarında rengarenk feraceler giymiş yaşmaklı İstanbul güzellerinin muhakkak yer aldığı sokak sahneleri geldiğinde değişebilir mi? (Edhem Eldem, “Osman Hamdi ve Oryantalizm”, Dipnot, S.2, Kış-Bahar 2004, s. 52.)




Sultanahmet Camii önünde Atmeydanı’nda geçen “Gezintide Kadınlar”ın sol planında, yeşil bir tente altında yer alan, şalvarlı-fesli-sarıklı satıcı grubu, Batılı Oryantalistlerin resimlerinden ve de aynı yıllarda çekilmiş “Oryantalist” içerikli fotoğraflardan aşina olduğumuz sucu, lehimci, ayakkabı boyacısı gibi satıcıların bir arada gösterildiği bir grup deil midir? Üstelik bir “figür ressamı” olarak anılagelen Osman Hamdi Bey’in resminde ön planda yer alan feraceli kadınların hacimlendirilmesi ile bu figürlerin, âmiyane tabirle eciş-bücüş olmaları bir tezat teşkil etmez mi? Dahası, yine sucu, lehimci gibi satıcılar Osman Hamdi Bey’in Sanayi-i Nefise Mektebi’ne hoca olarak aldığı Salvatore Valeri, Leonardo de Mango, Philippe Bello gibi Oryantalist sanatçıların da ana konuları değil midir?




Gelelim “Gezintide Kadınlar”ın kadınlarına… Feraceleri ve yaşmakları ile İstanbul’da gezinirken betimlenen bu kadınlar, en soldaki iki kadında diğerleri kadar bariz olmasa da, izleyiciye, tipik bir Oryantalist resimde olduğu gibi davetkar bir biçimde bakmakta değiller midir? Önlerinde bulunan kız çocuğunun izleyiciye sırtını dönmesi, Haşim Nur Gürel’in de vurguladığı gibi (Osman Hamdi Bey ve İkonografisi, www.sanalmuze.org), henüz erkeklerin bakışına hedef olacak olgunluğa erişmemesi nedeniyle midir? Zaten kız çocuklarının çarşafa bürünmeleri de bundan sonra olmaz mı?




Kompozisyonun ortasında yer alan biri camgöbeği, biri sarı ve diğeri siyah çarşaflar içerisindeki üç kadın figürünün izleyiciye bakışındaki, ki bunu erkeğe bakış olarak da yorumlamak mümkün olabilir, davetkar, neredeyse işveli bakışlar dikkati çekmemekte midir?




En sağda yer alan ve diğerlerinde olduğu gibi, onlarda da farklı pozların ve farklı jestlerin dikkati çektiği kadın figürleri de aynı açıdan yorumlanamaz mı? Sonuç olarak, Osman Hamdi Bey’in “Gezintideki Kadınlar”ı, Oryantalist resimde kadının davetkar, işveli, cilveli bir biçimde sunuluşundan farklı mıdır? Bu detaylar belki Osman Hamdi Bey’e Oryantalist yaftasını yapıştırmak için yeterli değildir; ancak Osman Hamdi Bey’in Oryantalizmi savunulacaksa bu ayrıntılar için nasıl bir savunma bulunacaktır?

Kaynak: www.sanalmuze.org

Çevrimdışı doğubey

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 95
  • Teşekkür: 11
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat Tarihi
Sultanahmed Camii Girişinde Kadınlar
« Yanıtla #14 : 25 Kasım 2008, 22:04:00 »


Sultanahmed Camii Girişinde Kadınlar
Tuval / Yağlıboya

Özel Koleksiyon

“Gezintide Kadınlar” için söylediklerimiz, Osman Hamdi Bey’in muhtemelen aynı tarihlerde gerçekleştirdiği “Sultanahmed Camii Girişinde Kadınlar” adlı resmi için de geçerlidir. Osman Hamdi Bey’in bu kez, önlerindeki güvercinlerle ilgilenen ve yine farklı pozlar sergilediği beş kadın figürü, yine davetkar fakat bir o kadar da kontrollü bakışlara sahiptirler. Arka planda, üçlü ve ikili kadın figürlerini ayırırcasına konumlandırılmış olan dilenci figürü ise, Batı’nın görmek istediği Doğu’dan enstantane sunmaktadır. Dolayısıyla Osman Hamdi Bey’in kadınları, en azından “Gezintide Kadınlar” ve “Sultanahmed Camii Girişinde Kadınlar” adlı resimlerine odaklandığımızda, Batılılaşma döneminin ev içinden dış dünyaya yönelen elit kadınından farklıdır. Evet, bu kadınlar dışarıdadır ama “öteki” tarafından görülmek üzere oradırlar. Belki de, Vasıf Kortun’un sözünü ettiği “entelektüel şizofreni” işte tam da burada devreye girmektedir. (Vasıf Kortun, “Osman Hamdi Üzerine Yeni Notlar”, Tarih ve Toplum, S.41, Mayıs 1987, s.281-282.)










Kaynak: www.sanalmuze.org

Çevrimdışı doğubey

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 95
  • Teşekkür: 11
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat Tarihi
Türbe Ziyaretinde İki Genç Kız II, 1890
« Yanıtla #15 : 25 Kasım 2008, 22:04:37 »


Türbe Ziyaretinde İki Genç Kız II, 1890
Tuval / Yağlıboya
86 x 65 cm.

Taviloğlu Koleksiyonu

Haşim Nur Gürel, Osman Hamdi Bey’in sıkça kullandığı “türbe” temasını, bir dönem öğrencisi olduğu Gérôme’un bir mirası olarak yorumlamaktadır. (Osman Hamdi Bey ve İkonografisi, www.sanalmuze.org) Gerçekten de “türbe”, Osman Hamdi’nin resimlerinin büyük çoğunluğunda karşımıza çıkmaktadır da, Gérôme ile benzer olsun ya da Gérôme’dan farklı olsun…“Türbe Ziyaretinde İki Genç Kız II” adlı resimde de tekrarlanacak unsurlar farklı değil aslında… İşe resmin adından başlamak gerekirse, bunun da bir dizi resimden biri (ikincisi) olduğu ve dolayısıyla Osman Hamdi Bey’in tespit edilebilen dizi resimlerinde görüldüğü gibi, bu resimde de fotoğrafın bir araç olarak kullanıldığı ve bu yolla zamanda ve mekanda montajlar oluşturulduğu dikkati çeker.




Kompozisyonun sol tarafında kesik bir biçimde görülen lahit, yanındaki ve tepesindeki kandiller, daha önce de vurgulandığı gibi, Osman Hamdi Bey’in Türk-İslam dekorunu yansıtma araçlarıdır ve çoğu kez fotoğrafla kaydedilmiş olan bu objeler Osman Hamdi Bey’in resimlerinde tekrar tekrar belirir.




Kompozisyonun sağ üst kısmında yer alan hat levhası da, aynı şekilde Osman Hamdi’nin geleneksel sanatlara sahip çıktığının bir göstergesidir ve buradaki hat levhası da tek değildir; Osman Hamdi Bey’in tablolarının bir dökümünün yapılması halinde birden çok kez kullanıldığı görülecektir.




Lahdin hemen dibinde diz çökmüş halde oturan ve Kuran okuyan kadın figürü de, yine Osman Hamdi Bey’in montajla kompozisyona dahil ettiği figürler arasındadır. Yalnız bu kez, eşi Naile Hanım’da olduğu gibi, geçerken uğramış havası sezilmez Kuran okuyan kadında. Bu figür, bilakis, 1880 tarihli “Kuran Okuyan Kız” resminde olduğu gibi ve onunla aynı pozu tekrarlayarak, ilahi ışığın karşısında dua etmektedir. 1880 tarihli “Kuran Okuyan Kız”dan farklı olarak, dünyevi yaşamın geçiciliği, sahnenin bir açık pencere önünde değil; bir türbenin içinde geçtiği görülür.

Kaynak: www.sanalmuze.org

Çevrimdışı doğubey

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 95
  • Teşekkür: 11
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat Tarihi
Bursa’da Yeşil Camii’de, 1890
« Yanıtla #16 : 25 Kasım 2008, 22:04:51 »


Bursa’da Yeşil Camii’de, 1890
Tuval / Yağlıboya
81 x 59 cm.

Kitap, Osman Hamdi Bey’in resimlerinin büyük çoğunluğunda karşılaşılan öğelerden biridir ve Osman Hamdi Bey’in resimlerinde kitaba yer vermesi, genellikle onun dinin dogmatik yönünü sorgulaması olarak yorumlanır. Ancak bu başka bir biçimde de sorgulanamaz mı? en azından “Bursa’da Yeşil Camii’de” adlı resimde (ve birkaç resminde daha olduğu gibi) dikkati çekilmesi gereken nokta, kitabın Osman Hamdi Bey’in elinde oluşudur.




Bursa’da Yeşil Camii’de, 1890 (Detay)
Osman Hamdi Bey’in bir çok resmi için geçerli olduğunu belirttiğimiz, fotoğrafı bir araç olarak kullanma suretiyle gerçekleştirdiği zaman ve mekan montajı burada da geçerlidir. Osman Hamdi’nin yaptığı, resmin konusu ne olursa olsun, fotoğrafları uygun bir biçimde bir araya getirerek farklı pozlardan farklı kompozisyonlar meydana getirmektir, ki bunlar da aslında bir ressamın yaptığı “denemeler” olarak okunabilir pekala...




Kompozisyonun sol kenarında bulunan oturmuş, elinde kapalı bir kitap tutarak düşünen figür, Osman Hamdi’nin kendisidir ve Osman Hamdi Bey, bu pozuyla “Camii Önünde Konuşan Hocalar”da da yer alacaktır.




İlginçtir ki, kompozisyonda hem oturan figür, hem de ayakta duran ve karşısındaki kişiye elindeki kitaptan birşeyler okuyan ve hatta figürün jestlerine bakılacak olunursa açıklayan figür Osman Hamdi’nin bizzat kendisidir. O halde akla şöyle bir soru gelmekte: Osman Hamdi Bey, dini mekanlarda kendisini kitapla betimleyerek kendisini mi sorgulamaktadır? Ya da bu kitaplar, Osman Hamdi Bey’in çok yönlülüğüne mi işaret etmektedir? Ki buna Osman Hamdi Bey’in ressamlığı, Sanayi-i Nefise Mektebi Âlisi kuruculuğu ve müdürlüğü, Asar-ı Atîka Nizamnamesi’ni çıkarması, yaptıkları kazılar ve bunların en nihayetinde politik bir kaygı gütmesi de dahil edilebilir...



Kaynak: www.sanalmuze.org

Çevrimdışı doğubey

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 95
  • Teşekkür: 11
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat Tarihi
Mihrab, 1901
« Yanıtla #17 : 25 Kasım 2008, 22:05:13 »


Mihrab, 1901
Tuval / Yağlıboya
210 x 108 cm.

Özel Koleksiyon

Osman Hamdi Bey’in belki de üzerinde en çok tartışılan resimlerinden biridir “Mihrap”. Gerek döneminde gerekse döneminden neredeyse 100 yıl sonra sergilendiğinde eleştirilerin hedefi olmuş ve sadece eleştirilmekle de kalmayıp saldırılara dahi hedef olmuştur? O halde “Mihrab”ı bu kadar eleştirel kılan nedir ya da bir başka deyişle “Mihrab”ın bu denli tepki çekmesinin nedeni ne olabilir?




Edhem Eldem, Emine Fetvacı’nın An Orientalist Reconsidered:Osman Hamdi adlı yüksek lisans tezinde (Williams College, 1996, s.12-14.) Osman Hamdi Bey için yapılan Oryantalist “suçlaması”nı reddettiğini ve bunun yerine İpek Aksüğür Duben’in “reformist” yorumuna benzer bir misyon/mesaj varlığından bahsettiğini belirtir. (Edhem Eldem, “Osman Hamdi Bey ve Oryntalizm”, Dipnot, S.2, Kış-Bahar 2004, s.41.) Yine Fetvacı’ya göre, bu mesaj yüklemesinin asıl örneğini teşkil eden tablo, bir rahleye oturmuş, ayaklarının dibine de dini içeriklerin kitapların düzensizce atılmış olduğu bir kadını tasvir eden “Mihrab” adlı eserdir. Fetvacı, “Mihrab”ın bir isyan mesajı ilettiği görüşündedir. Kadını ezen geleneksel ve dogmatik baskılara karşı başkaldırıyı simgelemekte, Osmanlı tolumunun Batılılaşma/Modernleşme kavgası içinde kadının statüsüne atfedilen önemin bir yansımasını oluşturmaktadır. (Fetvacı’dan aktaran Edhem Eldem, a.g.m., s.42.)




Edhem Eldem, Emine Fetvacı’nın yorumuna katılarak, Osman Hamdi Bey’in bu tablosunda, belirgin bir şekilde kadın ile İslam-veya genel anlamda din- arasında bir çatışmaya atıfta bulunduğunu ve bu çatışmada kadından veya kadının özgürleşmesinden yana bir tavır sergilediğini belirtir. Ancak yine de “Mihrab”da özgürleşmeye bir mani olarak algılanarak simgesel olarak da olsa yere atılan ve ayaklar altına alınan dini içerikli kitapların bir hocanın elinde ya da bir rahle üzerinde yer alması durumunda nasıl algılanması gerektiği konusuna dikkati çeker. (Edhem Eldem, “Osman Hamdi Bey ve Oryntalizm”, Dipnot, S.2, Kış-Bahar 2004, s.52.) Daha önce de bir kaç kez tekrarlamış olduğumuz Vasıf Kortun’un “entelektüel şizofreni” tabirinin burada bir kez daha devreye girdiği görülebilmektedir.




“Mihrab” a ilişkin olarak Haşim Nur Gürel ise, bu resimde Osman Hamdi Bey’in kadın ve kitap temalarını çakıştırdığını ve ağırlığı kadından, tenden, dünyevi olandan yana koyduğu yorumunu yapar. Yine Haşim Nur Gürel’e göre, ressam bu yapıtıyla 20. yüzyılı, kadınların öneminin artacağı bir çağı karşılamaktadır. (“Osman Hamdi Bey ve İkonografisi”, www.sanalmuze.org)




Kompozisyonun sol yanında yer alan tek şamdan ve devasa mum ise, Haşim Nur Gürel’e göre Freudian cinsel yorumları akla getirmekte, (eş deyişle fallik objeler olarak görülebilmekte) önde yer alan buhurdandan yayılan dumanlar ise, uhrevi dünyanın karşı kutbunu oluşturmaktadır.

Kompozisyon hangi açıdan okunursa okunsun, “Mihrab” onun halen en çok tartışılan ve en çok yoruma açık olan resimlerinden biridir. Osman Hamdi Bey konusundaki aeaştırma ve yorumların mutabık kaldığı “Osman Hamdi Bey”in bir mesaj iletme kaygısı taşıdığı da, belki de en çok bu resim için geçerlidir.

Kaynak: www.sanalmuze.org

Çevrimdışı doğubey

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 95
  • Teşekkür: 11
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat Tarihi
Âb-ı Hayat Çeşmesi, 1904
« Yanıtla #18 : 25 Kasım 2008, 22:05:40 »

    
Âb-ı Hayat Çeşmesi, 1904
Tuval / Yağlıboya

“Âb-ı Hayat Çeşmesi” de yine Osman Hamdi Bey’in kendisini kitap okurken betimlediği resimleri arasındadır. Âb-ı Hayat Çeşmesi, bir yaşam kaynağı olarak düşünüldüğüne göre, Osman Hamdi Bey burada, kitabı ve kitap okumayı yaşamın ana kaynağı olarak mı görmektedir? Yoksa bu kitaplar yine “Bursa’da Yeşil Camii’de” adlı resminde de söz ettiğimiz gibi, Osman Hamdi Bey’in, ressamlığından, Sanayi-i Nefise Mektebi Âlisi kuruculuğuna ve müdürlüğüne, Asar-ı Atîka Nizamnamesi’ni çıkarmasına ve yaptıkları kazılara kadar uzanan çok yönlülüğüne mi işaret etmektedir?









Kaynak: www.sanalmuze.org

Çevrimdışı doğubey

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 95
  • Teşekkür: 11
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat Tarihi
Silah Taciri II, 1908
« Yanıtla #19 : 25 Kasım 2008, 22:05:55 »

Silah Taciri II, 1908
Osman Hamdi Bey

Sergilendiği yer: ARHM

“Silah Taciri” resminde Osman Hamdi Bey’in kendisini ve oğlunu bir arada resimlediği görülür. Bu baba-oğul ikilemi, akla kuşakları, kuşak çatışmalarını, soyağaçlarını ve soyun sürdürülmesi bağlamında da ölümü getirir. Osman Hamdi Bey, resimde onun Arkeoloji Müzesi’nin kuruculuğuna da gönderme yapan bir sütun başlığı üzerinde otururken ve el jestinden anlaşıldığı kadarıyla oğluna öğütler verirken görülür. Kafasında sarıklı bir fes, elinde ve yanında miğfer ve hem yanında hem de resmin ön planında silahlar yer alır. Osman Hamdi’nin hemen yanında ayakta duran oğlu ise, kınından çektiği kılıcı ile görülür ve gençliği simgeler. Sağ arka planda ise, bir eli çenesinde olan ve bir eliyle de kucağındaki kapalı kitabı tutan yaşlı adama bir bezirganın bir parça bez uzattığı görülür. Bu arka plandaki iki figür, Osman Hamdi Bey’in bu resminde gençlik-yaşlılık, yaşam-ölüm dualitelerini işlediği fikrini daha da güçlendirir. Özellikle de bezirgan figürünün yaşlı adama uzattığı bez, bir kefen bezi olarak düşünülecek olunduğunda, Osman Hamdi Bey’in artık, silahlarla, gösterişle ilgilenme çağını çoktan geride bıraktığını ve misyonunu oğluna devrettiğini bu resimle ilan ettiği görülür. Nitekim Osman Hamdi Bey, resmin yapılış tarihinden iki yıl sonra yaşama veda eder ve böylelikle de bu resim bir anlamda onun vasiyeti olarak görülebilir.









Kaynak: www.sanalmuze.org