Gönderen Konu: Madalyonlar  (Okunma sayısı 3777 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı grikurt

  • Genel Moderatör
  • *
  • İleti: 751
  • Teşekkür: 21
  • Cinsiyet: Bay
Madalyonlar
« : 27 Ağustos 2010, 18:29:12 »
Nümismatik, madalyon olarak, Roma’nın saygı ya da ödüllendirme törenlerinde kullanılan özel sikke dökümlerini betimlemektedir. “Madalyon” tam anlamıyla gösterişli şekilde süslenmiş, büyük ebatlardaki sikkeler anlamına gelmektedir. Madalyonlar yoğun şekilde geç imparatorluk döneminde kullanılmıştır. Bu yıllardan çok az sayıda madalyon kalmıştır.

Madalyonların Ayırt Edilmesi
Sikke basmak devletin bir ayrıcalığı olduğu için madalyonlar özel kişiler tarafından basılabilmektedir. Ödeme aracı olarak öngörülen damgalar her zaman madalyonların yerine kullanılabilmektedir. İkisinin ortasında yasal ödeme arcı olan “sikke taklidi” çeşitleri bulunmaktadır; fakat bu sikkeler özel firmalar tarafından uluslararası koleksiyonculuk pazarı için basılmaktadır. Ayrıca gerçeklikte de para değerine de sahip değildir. Bunun yanı sıra “Acil durum sikkeleri” ve Jeton’lar gibi sikke benzeri damgalar da bulunmaktadır. Bu sikke türleri yetkili devlet makamları tarafından basılmamıştır, fakat ödeme aracı olarak kullanılabilmektedir.

Taler
Taler (eski yazımı: Thaler; İsveççe/Norveççe: Daler; Hollandaca: Daler; sonraki dönemlerde: Daalder; İtalyanca: Tallero; İspanyolca: Tálero; Portekizce: Dolera; İngilizce: Dollar; Çekçe/Slovakça: Tolar; Macarca: Tallér; Beyaz Rusya dilinde: Талер, Таляр) ilk zamanlar Guldengroschen olarak adlandırılan önemli bir Avrupa altın sikkesi idi. Daha sonra Taler denince akla 1 Çekül’den daha ağır olan çok sayıda Büyük Gümüş Sikke gelmeye başladı. Taler, 16. yüzyılın imparatorluk hükmüyle birlikte büyük bir önem kazandı. Bunun sonucunda Taler, Gulden’in (Hollanda’nın standart para birimi) yanında İmparatorluk Taleri olarak imparatorluğun resmi para birimleri arasına girdi.

Taler’in Yayılışı
Joachimsthaler tüm Almanya’da İmparatorluk Taler’i olarak kullanıldı. Avusturya’da da 1909 yılına kadar kullanılmıştır. Eski adıyla “Avusturya Hollandası” olan, günümüzdeki Belçika ve Lüksemburg bölgesini içine alan bölgede Kronentaler ortaya çıkmıştır. Danimarka ve İsveç’te 1874 yılı sonuna kadar Speziestaler (Özel Taler) ve Reichstaler (İmparatorluk Taleri), yani Reichsbanktaler (İmparatorluk Bankası Talerleri) olarak kullanıldı. Kısa süre sonra “Christian-Taler”i ortaya çıktı. Gösterişli ve güzel dış görünüşüyle bu Taler günümüzde hala en çok beğenilen ve aranan demir paralardan biridir. Taler, Amerika Birleşik Devletleri’nde Dolar adı altında kullanılmaktadır.

Avusturya’da 1753 yılından itibaren İmparatorluk sikke yerleri olan Günzburg’da, üzerine Kraliçe Maria Theresia’nın (1740’dan 1780’a kadar) resmedildiği Maria-Theresien-Taler’i basılmış ve bu sikke dünya çapında büyük bir tanınmışlık derecesine ulaşmıştır. Bu sikke Avusturya’da 1858 yılında tedavülden kaldırıldı. Fakat ticaret sikkesi olarak (üzerindeki 1780 tarihi değişmeden) 20. yüzyılın ortalarına kadar Arabistan’da ve Etiyopya’da kullanılmaya devam etmiştir. Maria-Theresien-Taler’i bugüne kadar dünyada en sık görülen gümüş sikkedir ve bugüne kadar koleksiyoncular için basımına devam edilmiştir.

Tarihi
Taler, 1484/86 yılından beri Hall in Tirol’de (Avusturya) basılan bir gümüş sikkeydi. “Taler” ismi tahminen Inntal’deki ilk basım yeri olan Burg Hasegg’in konumundan dolayı verilmiştir. Gümüşü, Fugger’lere ve Paumgartner’e ait olan ve ortaçağın en büyük gümüş madeni olan Schwaz gümüş madeninden elde edilmiştir.

Ayrıca 1500 yılından beri Saksonya’da dökülen Altın Groşen, Taler’in yaratıcısı olarak kabul edilir. Bu sikke aynı zamanda Klappmützentaler (Tepeli Damga Taler’i) olarak da adlandırılır. Bohemya’nın Joachimsthal şehrinde, 1519 ile 1528 yılları arasında çok miktarda gümüş keşfedilmesinden sonra Schlick’in hükümdarları tarafından bastırılan bu Altın Groşen’ler fazla kullanıldığı için bu sikkeler kısa sürede Joachimsthaler ismini alır. Daha sonra da daha yalın bir hal alarak Thaler/Taler olur. Joachimsthaler Altın Groşen’ler 1 ons (3 gram) ağırlığındadır ve Schlick hükümdarlarının armalarını, Bohemya aslanlarını ve kutsal Joachim’in resmini taşır. 1566 yılından 1750 yılına kadar İmparatorluk Taler’i olarak bu sikke 25,984 gramlık saf gümüş içeriğiyle resmi para birimi niteliği taşır. Örn. Kutsal Roma İmparatorluğu’nun hesaplama sikkesi olarak Avusturya’da, kısa süre sonra da güney Almanya ve Saksonya’da bu sikkenin yerini Konventionstaler (Gelenek Taleri) (Saf Mark gümüşten 10 Taler, yaklaşık 235 g) almıştır. Prusya Reichstaler’i (İmparatorluk Taler) 1871 yılı sonuna kadar hemen hemen tüm kuzey Almanya’nın para birliğini oluşturmaktaydı ve ilk olarak 24 Groşen’e, ardından da 1821 yılından itibaren 30 gümüş Groşen’e bölünmüştür.

Avro’nun yürürlüğe girişine kadar “Taler” kelimesi halk arasında bazen 5 Mark madeni paranın, bazen de 3 Mark kâğıt paranın tanımında kullanılmıştır.

Yeniçağ
Demir para kullanımı Yeniçağ’da, Taler biriminin ortaya çıkmasıyla başlar. İlk olarak 1486’da ilk dük Sigismund (Tirol) hâkimiyetinde, Uncialis ya da Guldiner olarak büyük bir gümüş sikke dökülmüştür. Bu sikke Bohemya’nın Joachimshall kentinde dökülen, ileri yüzyıllarda Taler için bir örnek teşkil etmekteydi. Taler daha önceki sikke türlerinin tüm örneklerinin yerine geçen ilk örnektir. Kullanımı tüm devlet topraklarına yayıldığı için, her bir devlet başkanı teknik ve sanatsal anlamda büyük bir kaliteye ulaşan sikke ustalarına bireysel bir düzenleme yetkisi verdi. Ayrıca ara sıra “çok katlı Taler” de döküldü. 17. yüzyıldan itibaren sikkeler üzerine yeni bir motif olan şehir görüntüleri basılmaya başlandı.

Talerler arasında küçük demir paraların büyük çoğunluğunun madde kalitesi bakımından gitgide kayba uğradığı görüldü. Bu gelişme otuz yıl savaşı (1618 – 1648) sırasında ortaya çıkan dolandırıcılık anlayışı ile doruk noktasına ulaştı. Ayrıca 17. yüzyılda geç antik dönemden bu yana ilk kez bakır para döküldü. Daha büyük para miktarlarının dolaşımı için ise altın Dukat’lar üretildi.

Metotlar
Nümismatiğin metotları dar anlamda Sikke ile bağlantılıdır; diğer yöntemsel girişimler para tarihi ile ilgili sorgulamalardan yola çıkmaktadır.

Sikke’ler aynı formlarıyla büyük ölçüde günümüze kadar gelmiş kitle ürünleridir. Bu bakımdan seramiğin arkeolojik buluntu türlerine benzerler.

Bu yüzden, her Sikke’nin, üretim şekli itibariyle, usulsüzlüklere karşı önlem niteliğinde bazı özel işaretleri (basım hataları, materyal hataları, şekilsizlikler) bulunur.

Sikke dökümünün asıl dizisinin yeniden üretilmesini sağlayan en önemli Nümismatik metodu ise damga analizidir. Bu analizde her sikkenin ön ve arka yüzlerinde iki ayrı damga olup olmadığı incelenir.

Çekiç dökümünde üst ve alt damga olarak kullanılan her iki damga, farklı oranlarda yıpranır. Üst damga alt damgaya nazaran genellikle daha önce değiştirilmelidir. Bu durum farklı “Damga Kombinasyonlarına” neden olur: Farklı kombinasyonlar birbirleri ardına gelerek damga zincirleri oluşturur ve bu her bir Sikke’nin üretiminde yeniden sıraya uygun bir hal alır. Damga analizi ilk olarak 19. yüzyılda Friedrich Imhoof-Blumer tarafından Yunan Nümismatiği’nde kullanılmıştır. Bugün de bu teknik, isimsiz Sikke’lerin yazımında kullanılmaktadır.

Bunun yanında tipoloji ve şekil analizi, Sikke çeşitlerinin kronolojisini ve benzerliklerini saptamak için önemli metotlardandır. Bu ilk basılan paraların, sadece çok azının bugüne kadar gelebilmiş olması tüm bu metotların kullanımı dâhilindedir; Sikke buluntularından yola çıkılarak yapılan tahminler, bugün ilk Sikke’lerin yaklaşık % 10’dan daha fazlasının elimizde olduğunu ortaya koymaktadır. Para ekonomisinin nesnesi olarak, ağırlıkları belirli bir öneme sahip değerli metal Sikke’ler bulunmaktadır.

Metroloji, sorunların mümkün olduğunca çok sayıdaki tek tek ağırlıkların listelere alınması yöntemiyle, hangi ağırlık ölçütünün elde edilmeye çalışıldığı konusuna yönelmiştir.

Günümüzde, Sikke metallerinin nereden geldiğine ve Sikke politikasının sorunlarına ilişkin bilgi veren metal analizi gibi bilimsel araştırmalar hala revaçtadır (Devalüasyon durumunda saflık oranındaki değişiklikler gibi).

Buluntu Sikke’leri inceleyen nümismatik, Sikke buluntularının farklı kategorileri formunda daha çok grup Sikke’ler üzerinde araştırma yapmakta, tek tek Sikke’leri nadir durumlarda incelemeye almaktadır. Para dolaşımı ve ekonomi tarihi, ulaşım tarihi ve ticaret tarihinin sorunları doğrultusunda Sikke türlerinin coğrafi yayılımı ve bölümlemelerini araştırır (Ekonomi bölgeleri, Ticaret ve Ulaşım yollarının çöküşü vb.).

Araştırma ve Kuram
Nümismatik, 19. yüzyıldan beri bir uzaklaşma süreci nedeniyle tipik bir Müze Bilimi halini almıştır. Çünkü mantıklı çalışma genellikle sadece kaynak materyallerin yanında mümkündür (Bernd Kluge). Büyük kamusal Sikke koleksiyonları bu yüzden araştırmanın merkezini oluşturmuştur. Londra Britisch Müzesi, Paris Louvre Müzesi, St. Petersburg Hermitage Müzesi ve New York Metropolitan Müzesi’nin yanında, ayrıca Berlin Devlet Müzeleri Sikke Galerisi (Prusya Kültür Mirası) ve Viyana’daki Sanat Tarihi Müzesi'nin Sikke galerisi de dünyaca ünlü ve önemli Sikke koleksiyonlarından sayılır. İsviçre’de bunlarla karşılaştırılabilecek büyüklükte bir koleksiyon yoktur, fakat orta ve daha küçük boyutta çok sayıda Sikke galerisi bulunur.

Bunun yanında, alanlarının uzmanı olan kişiler, araştırmaya genellikle ayrıntılı çalışmalarla ya da Sikke kataloglarıyla büyük katkılar sağlamaktadır.

Modern yöntemlerle disiplinler arası çalışan Nümismatik sadece Sikke’lerden değil, yazılı kaynakları ve Sikke buluntularını da içine alan çok çeşitli kaynaklardan yararlanır. Sadece müzeler değil, üniversiteler ve üniversite dışındaki bilim yapılan alanlar da Nümismatik’den yararlanır. Özellikle Almanya için etkili bir şekilde çalışan, verimi artıran çok sayıdaki büyük enstitüler için de, Federal Almanya şehirlerindeki Nümismatik komisyonları koordinasyonlu bir şekilde bilimsel organizasyonlar ve uzun vadeli projeler için çalışmaktadır. Üniversite eğitiminde Nümismatik, tarih bilimleri alanına yardımcı bir alan olarak görülür ve bu doğrultuda üniversitelerde tarih ve klasik eskiçağ bilimleri bölümünde kullanılır. Nümismatik bugüne kadar kıyıda köşede kalmıştır; bir örnek olarak Alman dilinin kullanıldığı bölgede Nümismatik için sadece tek bir kürsü vardır (Viyana’da). Yüksek öğrenim mimarisinin yerleşmesinin etkisiyle Avrupa’da mimari alanda eğitime başlama kapsamında Nümismatik anabilim dalı 2008 yılından beri, dünyada ilk ve tek yan dal olarak Viyana Üniversitesi’nde açılmıştır.

Günümüzde birçok yerde Nümismatik çalışmak mümkündür. Farklı üniversitelerde, Almanya’da Berlin, Dresden, Göttingen, Marburg, Münih, Münster ve Tübingen’de düzenli eğitim hizmetleri mevcuttur. Münih’te bu alanda yüksek lisans ya da doktora yapma imkânı vardır. Köln’de de yan dal olarak yüksek lisans yapılabilmektedir. Frankfurt’taki Johann Wolfgang Goethe-Üniversitesi’nde, Roma kültürü ve tarihi ile ilgili kürsüye, Eskiçağ Nümismatiği de dâhildir. İsviçre’de de Basel ve Zürich, Avusturya’da Viyana ve Salzburg üniversiteleri de bu gruba dâhildir.

Tarih
Roma biyografi yazarı Suetonius’un (İ.S. 69-140) betimlemelerine baktığımızda, imparator Augustus (İ.Ö. 27 İ.S. 14) 2000 yıl önce “krallığa ait sikkeleri ve yabancı ülkelerin Sikke’lerini” biriktiren ilk kişilerden biridir. Roma dönemine ait başka koleksiyonculara ve koleksiyonlara ilişkin açıklamalar da bulunmaktadır; sanat eserlerinin aksine bu dönemde Sikke koleksiyonculuğunda estetik zevk ön planda değildir.

Sikkeler üzerine bilimsel anlamdaki araştırmalara ilişkin ilk girişim 14. ve 15. yüzyıllara dayanmaktadır. Bu dönemden şair Petrarca ve Piskopos Stefan Mathias von Neidenburg ilk akla gelenlerdir. O zamanlar söylendiği gibi “Tüm ülkelerin Sikke’leri” ve tarihi Sikke’lerin kapsamlı koleksiyonuna sahiplerdir. Almanya’da, Duka’lar ciddi anlamda ilk Sikke koleksiyoncularındandır.

Münih’teki Devlet Sikke Koleksiyonu, Dresden’deki Sanat koleksiyonuna bağlı Sikke arşivi, Württemberg şehir müzesinin Sikke arşivi ve Berlin Sikke Arşivi gibi büyük Sikke müzeleri, kendi bünyelerinde eski Duka’lardan miras kalan koleksiyonlara dayanır. 19. yüzyılın ilk yarısında, yeni oluşan tarih topluluklarının bir uzantısı olan ve araştırma için oldukça önem kazanan bölgesel Sikke arşivleri ortaya çıkmaya başlar.

Günümüz Gelişmeleri
Günümüzde ödemelerde sikkeler ve banknotların artık maddesel değerleri ön planda değildir ve istendiği zaman değerli metallerle takas edilememektedir. İtibari paralar buna örnektir. Artık geçerli olan Kurantgeld değil kredi parasıdır; fakat sikkelerin değer incelemelerinde üretim maliyetiyle madde değeri birbiriyle karıştırılmamalıdır. Buna en iyi örnek imalatında yaklaşık 2 fenik tutan fakat madde değeri olarak 1 feniğin de altında gelen 1 alman fenik parasıdır. Kurant sikkelerinde önceleri oldukça az miktardaki üretim ve alaşımlama masrafları, bu sikkelerin nominal değerleriyle karşılaştırıldığında oldukça az taleple karşılaşılıyordu; altın sikkelerde %1in altında Thaler’lerde ise maksimum %3gelmekteydiler. Ayrıca bkz. Seignorage (devletin metal para basımında sağladığı kâr).

Değerli maddeden yapılmış, bankalardan alınan modern sikkeler dendiğinde söz konusu olan kurant sikkeler değildir, çünkü bu sikkeler ödemelerde kullanılmamakta aksine yalnızca yatırım yapan kişiler (külçe sikkeler) ya da koleksiyoncular tarafından ilgi görmektedir. Bu sikkeler genellikle kendi madde (altın-platin) değerlerinin altında bir değere sahip bir para biriminin nominal değerini taşırlar. Enflasyon ve/ya da madde fiyatı artışlarıyla bir scheide sikke yıllar geçtikçe yavaş yavaş küçük sikke değerleri oluşumuyla, sikke maddesini ucuzlatma yoluyla (Bakır alaşım yerine alüminyum kullanılması gibi), saf içeriğin azaltılması ya da küçük sikke boyutlarının unutulmasıyla farklı ülkeleride kullanıma giren bir “kurant sikke”ye dönüşebilir. Örnekler: 1957 yılından sonraki İngiliz çeyrek peni (1/4 d) sinin kaybı, İsveç’teki 1 ve 2 Rappen (bir frakın yüzde biri)’in kaybı, 5 şilin sikkenin 1968 yılından sonra Avusturya’da gümüşten, bakır-nikele dönüşmesi, 1975 yılından sonra 5 Markın gümüşten, nikel/bakır-nikel kaplamasına dönüşmesi.

Kredi Parası
Kredi parası, mal edinmek ve hizmet almak için kullanılan bir değer karşılığıdır. Scheide sikkeler, banknotlar, banka parası ve elektronik paralar kredi paralarından birkaçıdır ve onu tedavüle çıkaran bankalar için bir değer karşılığıdır. Kredi paralarının kabulü, paraları tedavüle çıkaran bankaya ya da yasal talimatlara göre şekillenir. Yasal talimatlara göre kabul edilen bu kredi paraları İtibari para (yalnız hükümet kararına dayanan kâğıt para) olarak tanımlanır.

Para değeri
Para değeri yasal bir ödeme aracının (para birimi) nominal ya da itibari değeri anlamına gelmektedir ve böylece mal ve para takasında devlet bankası tarafından saptanan kendi değerini tanımlamaktadır. Bu şekilde paranın alım gücüyle eşdeğer tutulan piyasa değeri arasındaki ayrım yapılmış olur. Özellikle Gümüş külçeler (metal) ya da sikkeler gibi koleksiyon nesnelerinin nümismatikçiler ya da yatırımcılar için değerli olmalarının nedeni yalnızca metallerinin yüksek değerde olması değildir. Mal değeri genellikle bu nesnelerin yasal ödeme aracı olarak itibari değerlerini de artırmaktadır.

Çevrimdışı Psmarasi

  • ibcbet
  • Üye
  • *
  • İleti: 2
  • Teşekkür: 0
Ynt: Madalyonlar
« Yanıtla #1 : 16 Ekim 2014, 13:25:57 »
Bunun çok iyi bir yazıdır. Ben sadece bu yayınlanmıştır ve ben rerunning arıyordum. Ben gibi bir sürü içerik kesin vardır