Gönderen Konu: Kral Midas ve Altın...  (Okunma sayısı 1306 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Kral Midas ve Altın...
« : 27 Kasım 2008, 22:51:23 »
Sanat. Eğlence ve şarap Tanrısı Dionysos ve alayı Frigya yaylarında oradan oraya dolaşırken, yaşlı Silenos, yorulur bir ağaç gölgesinde uyuyakalır. Bulanlar alay edip aşağılayarak Kral Midas'a getirirler. Midas, Silenos'u on gün krallar gibi ağırlar ve Dionysos'a götürür. Tanrı çok memnun olur ve Midas'a " dile benden ne dilersen " der.

Midas; "Her tuttuğum altın olsun"
Midas'ın her tuttuğu hakikaten altın olur. Kral mutlu ve çok sevinçlidir.

Akşam olur, büyük bir iştahla sofraya oturur. Evet her tuttuğu altın olmaktadır. Ekmeği, yemeği hatta sevmek için sarıldığı güzel kızı'da. Kral pişman olur ve isteğinin yanlışlığını anlar. Tanrıdan, dileğini geri almasını ister. Yoksa açlıktan ölecektir.
Tanrı. Paktolos* ırmağında yıkanmasını söyler.

Midas, Paktolos Irmağında yıkanır, dileğinden kurtulur, ırmağın kumları altın olur. Irmağın kıyısında yer alan SARDES kenti, ırmaktan topladığı altınla zengin olur. Dünyada ki ilk parayı basarlar. "Karun gibi zengin" sözü. SARDES Kralı Kraisos için söylenmiştir.

! İlgili diğer konular
Kral Midas'ın kulakları
Midasın kayıp halkı Frigler
Eşek Kulaklı Midasın sırrı
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Ynt: Kral Midas ve Altın...
« Yanıtla #1 : 27 Kasım 2008, 22:51:49 »
Bir vakitler bir kral vardı.
Onun(e) adı *Midas'tı.
*Midas altını severdi.
O altını ile eşyalar satın almayı sevmezdi.
O altına sahip olmayı istiyordu.
Altına hergün bakmak istiyordu.

taştan yapılmış bir ev vardı.
O altını bu eve koydu.
Evde birçok kutular vardı.
Altını kutulara koydu.
Midas her gün taş eve gitti.
Her kutuyu açtı.
ve altına baktı.
Ellerini altının içine koydu.
Altını elleri içinde yukarı aldı.
"altın!altın!" dedi.
"oh! altını severim" .
Altını severim.
Altınım ile eşyalar satın almak istemem.
Altınıma sahip olmak isterim.
Altını severim.

*Midas'ın güzel bir bahçesi vardı.
Onun içinde çok güzel çiçekler ve ağaçlar vardı.
Ağaçlarda güzel kuşlar vardı.
*Midas çiçekleri,kuşları ve ağaçları severdi.
Fakat altını çiçeklerden daha fazla seviyordu.
"Altınımla çiçekler ve bahçeler satın alabilirim".
"altını severim" diyordu.

*Midas'ın bir çocuğu vardı.
güzel küçük bir kız.
Küçük kız bahçeyi,kuşları ve çiçekleri seviyordu.
ve *Midas çocuğunu seviyordu.
İnsanlar "*midas güzel küçük kızını sever" diyordu.
Fakat altını çocuğundan daha fazla sever.
"Altını güzellikten daha fazla sever" derlerdi.

*Dionysius isimli bir tanrı vardı.
*Dionysius çiçeklerin ve bahçelerin tanrısı idi.
*Dionsius büyük bir tepenin üzerinde ,
diğer tanrılarla yaşıyordu.
Fakat bazan o insanların çiçeklerini ve bahçelerini görmek için aşağıya geliyordu.
*Dionysius bir bahçeye geldiği zaman bütün çiçekler açtı.
o çiçekleri açarak ve herşeyi güzel yaparak bütün bahçelere gitti.

Bir gün *Dionysius kral Midas'ın bahçesine geldi.
Küçük kız bahçede idi .
O(k) *Dionysius'u gördü.
"Siz kimsiniz" diye bağırdı.
"Benim babamın bahçesinde ne yapıyorsunuz".
Tanrı,"ben *Dionysius'um" dedi.
Çiçekleri açmak .
ve sizin bahçenizi güzel yapmak için geldim.
O zaman küçük kız çok memnun oldu.
Küçük kız *Dionysius'un elini aldı.
"benimle gelin".
Çiçekleri açmanıza yardım edeceğim.
Bana bahçemde "çiçekler nasıl açılır" gösterin.
O zaman *Dionysius küçük kızla gitti.
Ona(k) çiçekler nasıl açılır gösterdi.

Öğleyin küçük kız eve girdi.
Gün sıcaktı.
*Dionysius bir ağacın dibine oturdu.
Uykuya daldı.
*Dionysius kralın bahçesinde bir ağacın dibinde uyuyordu.
o uyudu.
Kralın adamları bahçeye geldiler.
Kral *midas'ın bahçesinde çalışan bir çok adam vardı.
İşçiler bahçıvanlardı.
Bahçıvan bahçede çalışan adamdır.
Bahçıvanların yapacak çok işleri vardı.
İşçilerden biri bir ağacın dibinde uyuyan *dionysius'u gördü.
O "bu adam kimdir" dedi.
"O(E) çiçekleri almaya gelmiş".
Fakat hava sıcaktı .
Ve o(e) uykuya daldı.
Ve biz onu(e) yakaladık.
Sonra o(e) gitti .
Ve O(E) başka bir adam çağırdı.
O zaman bütün diğer adamlar buraya geldiler.
*Dionysius'u yakaladılar.
Onu(e) krala götürdüler.
"bahçede uyur bulduğumuz adam budur".
"O(e) sizin çiçeklerinizi almağa geldi" dediler.

O zaman Kral *Midas sordu.
"Niçin benim çiçeklerimi almağa geldin".
Niçin benden bir kaç çiçek istemedin.
İsteyen herkese çiçekler veririm.
Birçok fakir adamlara çiçekler verdim.
*Dionysius cevap vermedi.
Kral sordu "çiçekleri sever misin".
*Dionysius , "evet," diye cevap verdi.
"Çiçekleri severim".
"Fakat sizin hiçbir çiçeğinizi almadım".
*Midas ,"hiç çocuğun var mı?" diye sordu.
"Çocuklarına çiçek götürmek ister misin?".
*Dionysius cevap verdi.
"Çiçekler benim çocuklarımdır".
o zaman kral *midas " bu adam gidebilir" .
"ve istediği çiçekleri alabilir" dedi.
*Dionysius , " sen iyi bir adamsın".
"Çiçekleri seviyorsun".
"ve çocuğunu seviyorsun".
"Ben bir tanrıyım".
"sana istediğin herhangi bir şeyi vereceğim".
"Benden birşey iste".
"Onu sana vereceğim" dedi.
*Midas "herhangi birşey isteyebilir miyim" dedi.
"Evet ".
"Daha çiçekler mi istersin".
"Yoksa daha çocuklar mı?".
*Midas "çiçekler güzeldir," dedi.
"Fakat altın daha güzeldir".
"Daha fazla altın isterim".
"Eşyaları altına çevirmek isterim".
"elimi herhangi bir şeyin üzerine koyarsam".
"O altına dönecek".
"Bunu bana ver"
o zaman *dionysius "istediğine sahip olabilirsin".
"Elini bir şeyin üzerine koyarsan ".
"O altına dönecek " dedi.

*Midas yazmak için masaya oturdu.
Masaya dokundu .
Ve masa altına döndü.
Altın bir masa oldu.
Kalemini aldı.
Kaleme dokununca altına döndü.
yazdı.
ve kağıda dokununca altına döndü.
Kapıya gitti ve onu açtı.
Kapı altına döndü.
Şapkasını aldı .
Ona dokununca şapka altına döndü.
Çiçekleri görmek için bahçeye girdi.
O(E) Güzel bir gül gördü.
Ona dokununca gül altına döndü.
Elini bir ağacın üzerine koydu .
ve ağaç altına döndü.
*Midas yemek istedi.
Salona girdi.
O(E) bir hizmetçi çağırdı.
"Bana yiyecek getirin" dedi.
Hizmetçi yiyecek getirdi.
Yiyeceğe dokununca o altına döndü.
Yiyeceği yiyemedi.
*Midas "bana daha yiyecek getirin," dedi.
Hizmetçi daha yiyecek getirdi.
*Midas ona dokundu .
ve o altına döndü.
Onu yiyemedi.
*Midas biraz su içti.
su altına döndü.
"Nasıl yiyeceğim?".
"Nasıl içeceğim" dedi.
Yiyemez ve içemezsem öleceğim.
Ayağa kalktı.
O(E) hiçbir şey yememişti.
O(E) hiçbir şey içmemişti.

"Bahçeye gideceğim" dedi.
"gidecek" .
"ve daha altın çiçekler yapacağım".
O zaman küçük kız salon geldi.
"oh, baba !" diye bağırdı.
"Güzel güllerimiz öldü".
"Bizim güllerimizi kim öldürdü".
*Midas "güller altına döndü,".
"yavrum".
"Altın çiçeklerden daha güzeldir" dedi.
küçük kız ağladı.
*Midas "ağlama ,yavrum" dedi.
"Gel,".
"Biraz daha çiçek altına döndüreceğiz".
"bütün çiçekleri altına döndüreceğiz".
küçük kız "oh, baba!".
"Bana tekrar çiçeklerimi ver" diye bağırdı.
"Tekrar bahçeye git".
"Çiçekleri tekrar değiştir".
*Midas ,"ağlama,küçük kız" dedi.
Onu(k) kollarının arasına aldı.
Elini onun(k) başına koydu.
"ağlama ,yavrum".
Artık ağlama.
Altını tekrar çiçeğe döndüreceğim.
O(k) artık ağlamadı.
*Midas , "baba seni sever" dedi.
"seni altını sevdiğim kadar severim".
"yakında büyük bir kız olacaksın".
Büyük kız olduğun zaman.
altını benim sevdiğim kadar seveceksin.

O(k) ağlamıyordu.
O(k) bir şey söyleyemedi.
O(k) hiçbir şey söyleyemezdi.
*Midas ona(k) dokunur dokunmaz .
O(k) altına dönmüştü.
*Midas çocuğuna baktı.
Ne yaptığını gördü.
Ne yaptığını görür görmez haykırdı.
"imdat! imdat!".
"oh! ne yapmışım!".
"Küçük kızımı öldürdüm".
Hizmetçiler koşarak salondan içeri girdiler.
*Midas'ın yaptığını gördüler.
Küçük kızı gördüler..
O(k) altından yapılmıştı.
"Buradan uzaklaşacağız".
"Kral bir büyücü!" diye bağırdılar.
"O her şeyi altına döndürüyor".
Çocuğunu öldürdü.
ve onu(k) altına döndürdü.
Bizi öldürecek.
ve bizi altına döndürecek.
Artık onun(e) için çalışmıyacağız.
Sonra kaçtılar.

Kralın evinde kimse yoktu.
kral ölü çocuğu ile orada oturdu.
dışarı gitti .
ve başka eşyaları altına döndürdü.
Bütün ördekleri ve tavukları altın yaptı.
Tarladaki eşek altındandı.
Sonra gitti ve ineklere baktı.
O(E) bir ineğe dokundu ve o altına döndü.
"onların hepsini altından yapacağım".
"güzel altın ineklere sahip olacağım".
Bütün inekleri altına çevirdi.
"Süt elde edemeyeceğim" dedi.
Hiç süt istemem.
Biraz sonra geri geldi.
Küçük kızına baktı.
Yukarıya , göğe baktı.
Güneş göğü altın haline sokarak aşağıya gidiyordu.
Altın! altın! - hep altın.

Sonra *midas bahçeye gitti ve ağladı.
*Midas bahçede ağlarken,.
*Dionysius geldi.
Tanrı " şimdi , mutlu musun?" dedi.
Kral "hayır " dedi .
Önce mutluydum.
Sen gelmeden önce mutluydum.
Fakat şimdi çok mutsuzum.
"Fakat şimdi çok altına sahipsin".
"Niye mutlu değilsin".
şimdi kimse senin sahip olduğun kadar altına sahip değil.
Sen dedin ki .
Hiçbir şey altın kadar güzel değildir.
*Midas " onu istemem" diye bağırdı.
"Altın istemem".
Küçük kızımı geri isterim.
Tekrar bana küçük kızımı ver.
Çiçeklerimi bana geri ver.
Bütün bu altını götür.
ve bana sevdiğim şeyleri ver.

*Dionysius "nehire git," dedi.
Suya atla,.
Evvelki gibi olacaksın.
Altına çevirdiğin bütün şeylerin üstüne su koy.
ve onlar önceki gibi olacak.
Sonra *dionysius uzaklaştı.
Yukarıya,göğe gitti.

*Midas aşağıya nehire koştu.
Suyun içine atladı.
Sonra sudan dışarı geldi.
Elini bir taşın üzerine koydu.
Taş altına dönmedi.
Sonra o(e) bir çömlek getirdi.
Çömleği su ile doldurdu.
Su dolu çömlekle koştu ve salona geldi.
Suyu küçük kızının üzerine attı.
O(k) değişti.
gözlerini açtı.
"oh! " diye bağırdı.
"Uykuda mıydım?".
Bahçeye koştu.
"baba " diye bağırdı.
"çiçekleri tekrar değiştirmedin".
Hepsi ölü ve altından.
Her çiçek ölü.
Gel! gel!
ve bana çiçeklerimi geri ver.
ve, altın ineklere bak.
*Midas , "benimle gel," dedi.
"Çiçekleri geri getireceğiz".
Sonra *midas ve onun küçük kızı nehirden su dolu çömleklerle bahçeye koştular.
Onlar koşarken her şeyi değiştirdiler.
Çiçekleri,ağaçları,kuşları.
Tavukları,ördekleri,inekler ve eşekleri değiştirdiler.
Sonra eve koştular.
ve masaları,kapıları,kalemi ve kağıdı değiştirdiler.
ve *midas'ın şapkasını değiştirdiler.

Salonda otururken .
ve yemek yerken.
Küçük kız "Artık altını sevmiyor musun?" diye sordu.
*Midas, "hayır, " dedi.
"Ben ağaçları,çiçekleri,kuşları ".
"ve seni seviyorum".
midena pro tou telous makarize