Gönderen Konu: Altın elma  (Okunma sayısı 1007 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Altın elma
« : 27 Kasım 2008, 22:53:05 »
Peleus'la Thetis'in tanrılar yurdu Olympos'ta kutlanan düğün töreni sırasında, kendisinin davet edilmeyişine sinirlenen Eris (Kötülük Tanrıçası), üzerinde "en güzel'e" yazılı bir altın elmayı atıverir ortaya; ardından da "en güzel"lik iddiasındaki tanrıçalar arasında bir kavgadır başlar. Olayın hakemliğini üstlenen Zeus, yaptığı ön eleme sonrasında, yarışmanın sonuçlandırılmasını İdalı Çoban Paris'e bırakır, nedense!

En güzel olduklarında iddialı olan üç tanrıça, Hera, Athena ve Aphrodite, İdalı Çoban Paris'e giderler. Çoban Paris, Troia Kralı Priamos'la Hakabe'nin küçük oğludur. Onu doğurmadan önce Kraliçe rüyasında kötü olaylar görür: Kendi karnından çıkan azgın bir alev, bütün Troia'yı sararak yakmaktadır. Önbilicilerin kötüye yorumladığı bu kâbus sonrasında doğan Paris, babası Priamos'un isteğiyle öldürülmek üzere İda Dağı’na götürülür. Ama kıyamaz sarı saçlı Paris'e bakıcısı... Onu İda'nın ıssız mağaralarından birine bırakır. Önceleri bir dişi ayı emzirir küçük Paris'i; daha sonra Çoban Agealos bulur onu ve kendi kulübesine götürür. İda'nın diğer çobanlarından daha güzel olmasıyla ayrılan Paris'e sürülere çok iyi baktığı için, "Aleksandros (Koruyucu)" adını takar arkadaşları.

Çoban Paris, haberci tanrı Hermes'le birlikte üç güzeli karşısında bulunca, şaşırır, dona kalır. Sanki alın yazısını bilirmişçesine, diğer tanrıçaların sunduğu dünya egemenliğini bir kenara iterek, elinde tuttuğu altın elmayı uzatır kendine "ölümlülerin en güzeli, Spartalı Helen"i vaad eden tanrıça Aphrodite'ye. Bu bilinen ilk güzellik yarışmasıdır ve buna tanık olur bütün İda yaşayanları, su perilerinden orman cinlerine...
midena pro tou telous makarize