Gönderen Konu: 'Hat'la gelen dijital devrim  (Okunma sayısı 969 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
'Hat'la gelen dijital devrim
« : 13 Mayıs 2012, 19:31:27 »


Yüzyıllar öncesinde zirvesine İstanbul'da ulaşan, uzun süredir kendi köşesinde çekilmiş hat sanatının tekrar görünmesinde bir 'milat' yaşanıyor; Sabancı Müzesi'nin 'Kitap Sanatları ve Hat Koleksiyonu', müzeye ev sahipliği yapan tarihi Atlı Köşk'te sergilemeye açıldı. Serginin dikkat çekici yanlarından biri ipad'i müzeye taşıyan ilk sergi olması.

Önceki binyılın ilk zamanlarında; İslam dünyasının büyümeye ve zenginleşmeye başladığı dönemlerde; varlıklı kişiler ve devlet yöneticileri sanata ve kitaba ilgi duymaya başlamıştı. Tezhipli, tasvirli veya güzel ciltli kitapların taliplileri zaman geçtikçe artıyordu. Merv, Bağdat, Kurtuba gibi bilimin ve sanatın geliştiği merkezlerde kütüphanelerin ve kitapçıların sayısı çoğalmıştı. Örneğin diplomatlar arası bir görüşmede verilecek en gözde, en değerli hediye, işinin ehli hattatın elinden çıkan bir kitap olabilirdi. Genellikle edebiyat ve tarih konularını işleyen kitap sanatları ve hat sanatı böyle ortaya çıktı. Yazılar altınla süsleniyor, sayfalara konuyla ilgili motifler, resimler işleniyordu...

İslam dünyasında bu sanatların, resmin boşluğunu doldurduğu söylenebilir. Konuyla ilgili anekdotu, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nden geleneksel sanatlar uzmanı Profesör Faruk Taşkale aktarıyor; 'Peygamber'in kızı Hazreti Fatma, Peygamber'den sonra onun yüzünü hatırlayamayacağı kaygısını dile getirmişti. Hazreti Peygamber, damadı Hazreti Ali'ye 'Benim hilyemi (Hazreti Muhammed'i konu edinen, günümüzde en çok ilgi çeken hat eserlerine hilye-i şerif deniliyor) yazın ve ona bakın, beni görmüş gibi olursunuz' demiştir. Önceleri saygı belirtisi olarak, cepte taşınacak boyutlarda hazırlanan hilyeler, ilk kez 17. yüzyılın hat dehası Hafız Osman tarafından levha şeklinde tasarlanmış ve günümüze kadar bu biçimiyle gelmiştir.'

İSTANBUL'UN ÖNEMİ
Zamanla yaygınlaşan, yazı tiplerine ve konularına göre farklı türlere ayrılan bu sanat; Profesör Taşkale'nin işaret ettiği gibi Omsalı zamanında zirveye ulaşmıştı. Osmanlı'nın önemini yansıtan şu söz yaygın biçimde kabul görmüştü; 'Kur'an-ı Kerim, Mekke'de indi, Mısır'da okundu, İstanbul'da yazıldı.'Cumhuriyet dönemiyle unutulan hat ve kitap sanatları son yıllarda tekrar hatırlanıyor. Sergiler, atölye çalışmaları birbirini takip ediyor. Şu sıralarda hayata geçen bir projeyse, hat sanatının dönüşü açısından önemli bir milat sayılabilecek türden...

HAT KÖŞKE TAŞINDI
Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi'ne (SSM) ev sahipliği yapan, vaktiyle ailenin günlük hayatını geçirdiği Atlı Köşk'ün bir bölümü, tamamlanan restorasyonun ardından önceki günlerde müzenin 'Kitap Sanatları ve Hat Koleksiyonu'nun sergileme mekanı olarak açıldı. Bu açılışın önemi iki başlıkta açıklanabilir. Birincisi koleksiyonun zenginliği, ikincisiyse sergileme biçimindeki radikal yenilik...
Sakıp Sabancı babasından kalan antikalara, 70'li yıllardan itibaren satın almaya başladığı Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi yağlıboya tablolarını katmış; Avrupa ve Çin porselenleriyle beraber dekoratif sanat eserlerini de ekleyerek koleksiyonunu zenginleştirmiş.
Sabancı'nın hat alanına ilgi duymasını sağlayan olaysa, vaktiyle Sultan İkinci Mahmud'un yazdığı bir 'levhayı' satın alması... Devamında ünlü hattatların elyazmalarını ve Kur'an nüshalarını toplamak kendiliğinden bir hobiye dönüşmüş. Bu merak 80'lerde özel kitap koleksiyonlarını satın almaya kadar varmış. Kendi halinde, topladığı eserlere bakıp mutluluk duyan biriyken 1989'dan itibaren, özellikle yurtdışındaki bazı müzelerde sergilenen koleksiyonunun ilgiyle karşılanması, aklına bir müze açma fikrini getirmiş.

200'DEN FAZLA ESER
Hafta arası açılan kalıcı sergi mekanı, işte o fikrin hayata geçmiş hali. Sergide ağırlıklı olarak İslam sanatının 14. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar uzanan döneme ait, ünlü hattatların ve kitap sanatçılarının elinden çıkmış 200'den fazla eser bulunuyor; Kuran-ı Kerim nüshaları, nadir elyazması kitaplar, kıta ve murakkalar, levha ve hilyeler, tuğralı ferman ve beratlar, hattatların yazı yazmada kullandığı araçlar...
İşin 'ağırlıklı olmayan' kısmındaysa güzel yazı sanatından esinlenilerek üretilen çağdaş eserler var. Şimdilik iki ismin işleri yer alıyor; Kutluğ Ataman'ın simetrik yazıları hatırlatan videoları ve Ahmet Oran'ın kaligrafik kompozisyonu.

Hat sanatını yakından tanımak için
Kalıcı sergi vesilesiyle müzede düzenlenecek etkinliklerden biri bu işin eğitimiyle ilgili; 'Gelenekten Günümüze Uygulamalı Hat Sanatı' dersleri... 21 Mayıs'ta başlayacak eğitimler, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Geleneksel Türk El Sanatları Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Ali Rıza Özcan tarafından verilecek. 6 hafta sürecek eğitimler pazartesi günleri 11:00-13:00 saatleri arasında gerçekleştirilecek.

Geleneksel hat sanatı tarihinin, akademik sunumlar ve özgün metotlarla uygulamalı olarak anlatılacağı eğitime katılmak isteyenler müzenin internet adresinden (http://muze.sabanciuniv.edu) kayıt yaptırabilir. 520 TL'lik kayıt ücreti öğrenciler için yüzde 50 indirimli.

Akşam
Eyüp Tatlıpınar
midena pro tou telous makarize