Gönderen Konu: Hangi Burç Mitolojide Kimleri Simgeliyor!!!  (Okunma sayısı 1536 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Hangi Burç Mitolojide Kimleri Simgeliyor!!!
« : 26 Kasım 2008, 13:54:46 »
Boğa Burcu Zeus ve Europa :
Sadakatsiz ve güvenilmez bir kadın olarak mitolojinin sayfalarında yer bulan Şehvet Tanrıçası Ishtar, kendisiyle hiç ilgilenmeyen Babilli kahraman Gılgamış'a aşık olur. Haris bir kadın olan Ishtar, bir erkeğin kendisini reddetmesini kabullenemeyerek aynı zamanda babası olan Tanrılar Tanrısı Anu'ya giderek Gılgamış'ı öldürmesi için dev bir boğa yaratmasını ister. Bu boğanın şehveti ve hırsı temsil ettiği düşünülmüştür, Her yıl yeni bir ay girdiğinde ve boğa burcunda doğmaya başladığı gün bitiminde Babilliler, şans getirdiğine inandıkları altın boynuzlu bir boğayı kurban ederlerdi. Bu efsanelerden çok , çapkınlıklarıyla ünlü Zeus'un hikayeleri dilden dile dolaşır. Bunlardan biride Zeus'un Fenike kralı Agenor'un güzel kızı Europa'yı gösterişli bir boğa kılığına girerek kaçırır. Efsanede boğa kılığına giren Zeus, Europa'nın çiftliğinde otlarken, onu beğenerek yanına giden ve başını severek çiçekler takan Europa'yı sırtına aldığı gibi Akdeniz'in karşı yakasındaki Girit adasına kaçırır. Europa'nın Zeus'tan Minos, Radamanthys ve Sarpedonthis adlarında üç çocuğu olur. Bu arada Europa'dan bıkan Zeus kaçar ve Europa da çocuklarını evlat edinen Girit Kralı Asterion'la evlenir. Bu hikaye bize Boğa Burcunun en temel özelliği olan sahiplenicilik, güzel ve alımlı bir görünüşe tutkunluk temalarını anlatmaktadır.

İkizler Burcu Castor ve Pollux :
Mitolojide Tanrı Zeus'un oğulları Castor ve Pollux, aynı zamanda Dioscuri Yıldız Kümesinden iki yıldızın da adıdır. Mitolojik dilde "Zeusun oğulları" anlamına gelen bu ismi Babilliler takmışlardı. Çapkınlar çapkını Zeus, Isparta Kralı Tyndaros'un karısı Leda ile birlikte olabilmek için Kuğu kılığına girer ve onların birleşmesinden iki yumurtaları olur. Bir yumurtadan Pollux ve Hellen, diğer yumurtadan da Castor ve Clytemnestra doğarlar. Rivayete göre Pollux ve Hellen Zeus'un ölümsüz çocukları, Castor ve Clytemnestra ise Tyndaros'un ölümlü olan çocuklarıdır. Eski zamanlarda bu olaydan dolayı ikiz olan çocukların birisinin daima tanrısallık taşıdığına inanılır. Yıldızlara ismi verilen bu iki kardeş, Sparta'da birlikte büyür ve çok da iyi anlaşırlar. İki delikanlı Altın Post'u bulmaya giden Jason'un yanında da yer alırlar. İki genç, iki kız kardeşe aşık olurlar. Ancak kızlar nişanlıdırlar ve onları kaçırırken çıkan kavgada Castor ölür. Kardeşini çok seven ve onun ölümüne katlanamyan Pollux, babası Zeus'tan onu tekrar diriltmesini ister. İki kardeşin birbirlerine olan sevgisi Zeus'u duygulandırır ve Pollux'un sahip olduğu ölümsüzlüğünü kardeşi Castor'la paylaşmasına izin verir, ama bir şartla ; bundan böyle iki kardeş zamanlarının yarısını Tanrılar Dağı Olimpos'ta, diğer yarısını da yeraltında ölüler dünyasında geçireceklerdir ! Başlarının üstünde ışık saçan iki ata biner bir vaziyette resmedilen Castor ve Pollux,böylelikle de İkizler Burcunun sembolü olmuşlardır. İkizler burcu insanının iki kişilikli diye adlandırılması,bu, iki kardeşin karakter yapılarıyla bağdaştırılmıştır.

Yengeç Burcu ve Diana :
Yengeç Burcunun karakteri, mitolojide Av Tanrıçası olarak adlandırılan Diana ile özdeşleştirilmiştir.Yetenekli bir avcı olan Diana,yakaladığı hayvanları insanlara sunmuş, darda kalanlara yardım elini uzatmış, bunun yanı sıra; duyguları ve sinir sisteminin de o yönetmiş. Bu özellikler Yengeç burcu insanının da özellikleridir aynı zamanda. Kahramanlar kahramanı Herakles (Herkül) mitolojide en çok tanınan,en sevilen karakterlerden biridir. O, doğaya kafa tutan insan gücünün simgesidir. Herakles gerçekte insanlaştırıla, tanrılara karşı tanrılaştırılan bir insandır. Gittikçe masallaşmış ve Yunan kahramanlığının simgesi sayılmıştır. O da ; Tanrılar tanrısı Zeus'un oğullarından biridir. Zeus babası Amphitryon'un kılığına girerek annesi Alkmene'yle birleşmiş ve bu birleşmeden Herakles yani Herkül doğmuştur. Kral Eurystheus tarafında kendisine on iki görev verilir.Mitolojik bir canavar olan Hidrayı öldürmesi bu on iki görevin ikincisidir. O canavarla savaşırken, ezeli düşmanı Tanrıça Hera, Herkül'ün ayaklarına büyük bir yengeç göndererek, dengesini yitirmesi için elinden geleni yapar. Hera yengeçlere hükmetmeyi, onları kullanmayı çok iyi başarsa da Herkülü yenmeyi başaramaz. Herkül Hidrayı öldürür. Tam o sırada gökte yükselmekte olan büyük takım yıldıza Yengeç adını verir.

Aslan Burcu ve Herkül :

Tanrılar tanrısı Zeus'un hem kız kardeşi hem de saygıdeğer karısı (baş kadını) olan Tanrıça Hera, Zeus'tan intikam almak için, Argolis Ovası Nemea'ya yenilmez bir aslan gönderir. Ekhidna'nın Orthos köpeğiyle birleşerek meydana getirdiği bu canavar aslan çevreyi kasıp kavurmuş. İni Arima Dağında olan Ekhidna'nın yarattığı bu canavar aslanın karşısına yine Herkül çıkmış. Canavar aslanla amansız bir mücadele veren Herkül, bu savaştan galip çıkmasını bilen taraf olmuş. Herkül'ün bu zaferini kutlamak için bu bölgede iki yılda bir Nemea Zeus'u onuruna Nema oyunları düzenlenirmiş. Bu oyunların, bir yılan sokmasından ölen Nemea kralının oğlu Opheltes'in anısı için Herkül tarafından düzenlendiğine inanılır. Bu ve bunun gibi birçok kahramanlıkları olan Herkül'ün o müthiş tanrısal gücünün,Ekhinda'nın yarattığı bu aslanın gücü ile birleşerek Aslan Burcunun güçsel yapısıyla özdeşleştiği ortadadır.

Başak Burcu ve Astrae :
Başak Burcunun sembolü tanrılar Tanrısı Zeus'un Themis'ten olan kızı Astrae'dır. İnsanların erdem ve mutluluk çağı olarak adlandırdıkları Altın Çağda, insanların arasında yaşadığı söylenir. Adaletli, saf ve temiz, güzeller güzeli Astrae, Altın Çağ sona erip de dünyada ahlaksızlar ve ahlaksızlıklar belirmeye başlayınca buna dayanamayarak geldiği yer olan gökyüzüne çekilmiş ve Başak Burcu olmuş. Başak Burcunun eskilerde olduğu gibi bakire bir kadınla simgelenmesi,günümüzde de saf, temiz,erdemli ve güzel bir kadın figürüyle resmedilir.

Terazi Burcu Anibus ve Athena :
Yunan çoktanrıcılığının en ünlü ve önemli tanrılarından biri olan Athena, ilgilendiği adalet ve yargı sebebiyle Terazi burcunun da yöneticisi kabul edilir. Athena için mitler "Zeus'un kafasından çıkan kızı" derler. Buna neden olarak da ; Athena'nın Zeus'un kafasından tepeden tırnağa silahlı olarak çıkmış olmasıdır. Savaşçı bir ruha sahip olan Athena için, Atina kentinin koruyucusu ve ruhu da denir. Mitolojide Kadim Mısır'ın Ölüler Kitabı'nda ölü ruhların kalpleri bir terazi yardımıyla tartılıyor ve onun içindeki iyilik ve kötülüklerin miktarları ortaya çıkıyordu. İyilik tarafı ağır basan ruhlar hemen orada ödüllendiriliyor, kötülük tarafı ağır basanlar ise cezalandırılıyorlardı. Kadim Mısır inancında bu işlemi Çakal Başlı Tanrı diye adlandırılan Ölüler Tanrısı Anibus yapıyordu. Bu efsanelere dayanarak bu burca Terazi denmektedir.

Akrep Burcu Orion ve Artemis :
Denizler Tanrısı Poseidon'un oğlu, dev Orion, iyi bir avcı ve aynı zamanda çok yakışıklıydı. Titan'lardan Theiay'la Hyperion'un kızı Gün Doğuşu ya da diğer adıyla Şafak Tanrıçası Eos, yakışıklı erkeklere meraklı bir tanrıçaydı. Orion'u gören Eos, onu beraber olmaya çağırır. Bu davete hem çok sevinen hem de çok böbürlenen Orion, sağda solda bunu anlatıp, kendini övmeye başlayınca Tanrı Apollon kızar ve Toprak Tanrısı diye mitlerde geçen ama aslında bir tanrı değil, kozmik bir güç olan Gaia'ya Orion'u dev bir akrep göndererek öldürmesini ister.
Kimi kaynaklarda ise Orion Aitolia Kralı Oinopion'un kızı Merope'yi baştan çıkarmaya kalktığı için kör edilmiş, daha sonra da bir takım yıldız haline getirilmiş, kendisiyle birleşmek isteyen ve başaramayan Artemis'in kışkırtmasıyla onu topuğundan sokup öldüren akrep de armağan olarak burç yapılmış. Orion yıldızının akrep burcundan hep uzaklaşmakta olmasının nedeni buymuş. İlk hikayede bahsedilen ise, yollanan akrepten kaçmaya çalışan Orion denize dalar, bu sırada Orion'u gören ve onun yakışıklılığından etkilenen Artemis, oklarını akrebe yöneltir. Akrebi vurup öldürür ama, bu arada Orion'u da vurmuştur. O da Orion için o sırada yükselmekte olan takım yıldıza Orion, diğer tarafta kalan takımyıldıza da akrep adını verir.

Yay Burcu ve Vahşi Sentorlar :
Yay burcunun simgesi olarak mitolojide yerini alan yarı insan, yarı at figürlü varlıklar hakkında pek fazla bilgi olmasa da, onların Tarım Tanrısı ya da diğer adıyla Şarap Tanrısı Dionysos'un hizmetkarları oldukları bilinir. Yunan-öncesi tanrılardan olan Dionysos'un Trakya'dan ya da Frigya'dan geldiği sanılmaktadır. Zeus ve Apollon'la birlikte Antikçağ Yunan düşüncesinin üç büyük tanrısından biri sayılmaktadır. Tapımı başlı başına bir din meydana getirmiştir. Romalılar ona Bakkhos (Baküs) derler ve verimlilik tanrısı Liber'le bir tutarlardı. Yay Burcunun simgesi olan yarı insan, yarı hayvan olan ve elinde gerili bir yay tutan yaratıklara Sentor dendiği gibi, bazı mit kaynaklarında da Satir olarak söz edilir. Bunlar tanrıları Dionysos'a bağlılıklarını aşırı hareketlerle gösterirlerdi. Sentorlar ya da Satirler, tanrılarının kendilerine vahşi hayvanlar gibi göründüğüne inanıyorlardı. Bu yüzden şarap içip, kalabalık sarhoş sürüleri halinde dağlara çıkarlar, naralar atarak döne döne raksederler, karşılarına çıkan hayvanların üstüne kudurmuşcasına atılıp parçalarlar ve çiğ çiğ yerlerdi. Böylelikle tanrılarını içlerine almış oluyorlardı. Boynuzlu, keçi ayaklı, kuyruklu ve insan vücutlu bu yaratıklar kır cinleri olarak da adlandırılırdı. Flörtçü ruhlarından Kır perilerinin erkek kardeşleri olmalarına rağmen, onlarla beraber olmak için peşlerinden koşmaktan geri kalmazlardı. Bunlarla ilgili resim ya da duvar kabartmalarına bir tek Kadim Mısır da ve Babilliler de rastlanmıştır. Tanrılar Tanrısı Zeus bu burcun yöneticisi olarak bilinir. Zeus, her ne kadar uçarı ve çapkın bir tanrıysa da kızdırıldığında öfkesinden tüm alemler korkmuştur. Bu tipik bir Yay insanı karakteriyle de özdeşleştirilir.

Oğlak Burcu Ea ve Pan :

Tanrı Ea ya da diğer adıyla Enki, Oğlak burcunun yarısı balık, yarısı oğlak olarak figüre edilmiş simgesidir. Ea Babilliler'in Büyük Yaratıcı Tanrısı olarak mit.te geçer. Babil tapınaklarında Ea, balık kuyruklu bir koyun biçiminde canlandırılırdı. Tapınak rahipleri de balık biçiminde giysiler giyerlerdi. Bazı kaynaklarda Büyük Suların (okyanuslar) altında yaşayan, gündüzleri bu su evinden çıkan ve insanları eğiten Ea, akşam olduğunda tekrar suyun altındaki evine dönerdi. Bilgelik ve beceri de onunla ilişkili olduğundan Oğlak insanı da el ve beceri sanatlarıyla çok ilgilidir. Arkadia çobanlarının çok eski bir tanrısı olan, kulakları ve ayakları keçiye benzeyen,vücudu ve kolları insan olan ve boynuzları bulunan Pan, daha sonra Tanrı Hermes ve ağaç perisi Penolope' nin oğlu sayılmıştır. Yunan yorumculara göre Tanrı Hermes, oğlunu bir tavşan postuna sarıp Olympos'a çıkarmış, onun keçi görünümüne bütün tanrılar gülüp, alay etmişler. Doğatanrıcılığın kurucusu olan Stoa düşünürleri, onun bütünlüğünü daha akıllıca yorumlayarak, onu evrensel bütünlüğün simgesi saymışlardır. Pan'ın genel yapısı Oğlak burcuyla çok özdeşleştirilmiştir.

Kova Burcu Endiku ve Gula :

En eski Sümer tanrıçalarından biri olan Canverici Tanrıça Gula (Aquarius), ismi Kova takımyıldızına verilmiştir. Hammurabi yasalarının başında o yasalara uymayanların Gula tarafından şifasız hastalıklarla cezalandırılacağı yazılıdır. Asurlular, ona ellerini havaya kaldırarak dua ederlermiş. Babil Kralı Nabu-Naid de uzun yaşayabilmek için ömrü boyunca ona yalvarmış. Kova Burcunu simgeleyen mitolojik esintiler, çeşitli uygarlıklarda ayrı ayrı yorumlanmıştır. Bunlardan biri ; Gılgamış'ın arkadaşı olan Enkidu ya da Endiku, kendisinin de bir hayvan-insan olması nedeniyle hayvanların koruyucusudur. Ve Gılgamış Destan'ın da bir öküzü yıkarken, su verirken betimlenmiştir. Öte yandan yine Babil'de Tanrıça Enki (Ea) elinde bir kova ile su dökerken resmedilmiştir. Bir diğer mit.te ise Kadim Mısır'ın tanrılarından Hapi'nin Kova burcunun simgesi sayılmasıdır. Hapi Kadim Mısır'da, ölülerin iç organlarını korumakla görevli bir tanrı diye geçer. Kova burcunla ilişkisi ise elinde tutuğu camdan iki kapta bulunan Nil Nehrinin sularını toprağa boşaltırken resmedilmesine yormaktayız. Kova burcunun yöneticisi olan Uranüs, Yunan mitolojisinin ilk erkek tanrısıdır.

Balık Burcu ve Cupido :
Balık Burcunun duygusallığı,idealistliği ve güzelliği kendisiyle özdeşleştirilen ve bu burcun yöneticisi konumunda olan Denizler Tanrısı Neptün'e eş tutulmuştur. Yunan etkisinden önce yağmur ve kaynak tanrısı olan Neptün,İtalya'nın en eski tanrılarından biridir. Roma mitinde Aşk Tanrısı olarak geçen Venüs ve Cupido, yunan mitinde karşımıza Afrodit ve Eros olarak çıkarlar. Venüs'ün ya da Afrodit'in Aşk Tanrıçalıkları çeşitli rivayetlere konu olarak ta günümüze kadar gelebilmiştir. Aynı durum Eros içinde geçerlidir. Aşk tanrı ve tanrıçalarının tek amaçları vardır; kişilerin birbirlerini sevmesi ve sayması. Ve bunun içinde ellerinden gelen her şeyi yaparlar. Bazen biraz gaflar yapsalar da hayat onların bu hoş sayılabilecek oyunlarıyla çok daha renkli olabilmektedir. Hele hele Aşk Tanrısı Cupido'nun yaptıkları bazen o denli karışıklıklar çıkarır ki,ortalığı düzeltebilene bravo doğrusu ! Venüs ve Cupido'nun Tanrı Typhın'dan kaçmaya çalışmaları ve denize dalmaları,Tanrılar tanrısı Zeus'un da bu durumu görerek bu anın hatırlanması için yani kendilerini balığa dönüştürmelerinin hatırlanabilmesi için o anki yükselen takım yıldızına Balık Burcu adını takar.
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Koç burcu, (Aries takım yıldızı) mitolojik kökeni
« Yanıtla #1 : 28 Nisan 2015, 20:33:39 »


Anahtar kelimeler
Koç burcu, Koç takım yıldızı, Aries takım yıldızı, Altın post, Altın pösteki, Yunanca: Χρυσόμαλλον Δέρας,
İason, jason, yason, Ιάσων, Argonautlar
Medea, Midia, Μήδεια,
Orkhomenos, Athamas, Miny, Boeotia, Phrixus, Helle, Nephele, Poseidon, Theophane
Kadmos, Harmonia, İno
Caucausus, Colchis, Gürcüstan,
Aietes, Latince Αetes, Yunanca Αιήτης, Lazca Ayet, Helios, Chalciope, Kirke, Kirki, Argus, Cytissorus, Melas, Phrontis
Serpenten , Ares, Kutsal meşe ağacı


Denizler tanrısı Poseidon, Thrakia'lı prenses Theophane'ye delicesine aşık olmuştu. Ama bu kızın isteklileri çok olduğu için Poseidon Theophane'yi gizemli Krimissa adasına kaçırdı. Fakat çok geçmeden öteki sevdalıları da kızın izini buldular. Bunun üzerine Poseidon tanınmasın diye kızı dişi bir koyuna çevirdi. Kızın isteklilerini de teker teker koyuna çevirdi. Kendisi de görkemli bir koç kılığına girerek koyun şeklindeki Theophane ile birleşti. Bu birleşmeden meşhur "altın postlu koç" doğdu.

Çok sonraları, Orkhomenos'taki Miny'lerin (Boeotia) kralı Athamas, Nephele (Bulut) ile evliydi. Nephele ona, Phiriksos ve Helle'yi doğurdu. Ama bir süre sonra Athamas Nephele'yi bırakarak/aldatarak (Kimi kaynaklarda nephele öldükten sonra) Kadmos'la Harmonia'nın kızı olan İno ile evlendi. Buna kızan Nephele göğe çekildi ve daha sonra da Miny'lerin ülkesine korkunç bir kuraklık yolladı (Bazı kaynaklarda tarlalara kasıtlı olarak zarar veren inoun kendisidir). Çocukları ortadan kaldırmak için bir bahane kollayan üvey anne İno'da bu firsatı kaçırmayarak bir kahinle anlaştı ve ona eğer Phiriksos kurban edilmezse bu kuraklığın asla geçmeyeceğini söyletti. Çünkü, İno, Athamas'ın ölümünden sonra kendi oğlunu kral yapmak istiyordu. Athamas ülkesini bu kuraklık ve açlık felaketinden kurtarmak uğruna oğlunu feda etmeye razı oldu. Gökteki ana Nephele ise bu cinayeti görmüştü ve tam Phiriksos kurban edilirken Altın Postlu Koç'u (Aries) gönderdi. Koç oğlanı ve kızı sırtına attı ve uçarak gözden kayboldu. Phiriksos annesinin yardımıyla kurtulmuştu ama kızkardeşi Helle onun kadar şanslı olamadı.

Phiriksos, Altın Postlu Koç'un üzerinde yoluna devam etti ve Karadeniz'in doğusundaki Caucausus dağlarında Kolkhis (Colchis) kentine  (Gürcüstan'ın kuzeyindeki Laz ülkesi - bugünkü Gürcistan'ın güneybatısı olduğu sanılıyor) vardı. Kolkhis kralı Aietes (Aeetes) bu gökten gelen konuğa büyük saygı göstererek ağırladı. Aietes Güneş'in (Helios) oğlu idi ve aynı zamanda büyücü Kirke'nin de kardeşiydi. Phiriksos da koçu Zeus'a kurban olarak kesti. Zeus kurbanı kabul etti ve Koçu göğe takım yıldız olarak yerleştirdi. Phiriksos koçun Altından postunu kral Aietes'e armağan etti.

Phiriksos, kralın kızlarından birisi olan Chalciope'yi beğendi. Onunla evlendi ve Argus, Cytissorus, Melas, ve Phrontis isminde oğulları oldu. Kral Aietes'in kâhinlerine göre, Kolkhis'teki barış dolu günler uzun sürmeyecekti. Gidip bunu krala söylediler. Kâhinlere göre Altın Pösteki yüzünden yakında birisi krala ihanet edip ülkeye mutsuzluk getirecekti ve bu kişi kralın ailesinden biri olacaktı. Altın Pösteki çalındığı gün kral bir şekilde ölecekti. Aietes bunu duyunca hain kim olabilir diye düşündü ve aklına Phiriksos geldi. Kehanet gerçekleşmesin ve kendisi ölmesin diye, ne yapıp edip Phiriksos'u öldürttü. Bunun üzerine Phiriksos'un oğulları Kolkhis'i terkederek babalarının ülkesi Yunanistan'a gittiler. Bu oğullar ileride Argonaut seferine de katılacaklardı. O günden itibaren Kolkhis kralı, ülkesine gelen yabancılara hep kötü davrandı ve çoğunu öldürttü. Çünkü, kâhinlere göre Altın Pösteki'nin çalındığı gün kendisi ölecekti. Altın Postlu Pösteki çalınmasın diye, Aietes bu postu Ares'e adanan ormandaki bir meşe ağacına astırdı. Ares bunun üzerine postu korusun diye bekçi olarak korkunç bir ejderha gönderdi, Post ağacı saran ve hiç uyumayan bu dev yılan Serpent tarafından korundu.

Uzun yıllar sonra ; Jason, Argonautlar'ın da yardımıyla ve büyük mücadeleler vererek Altın Posta sahip olur. Jason Altın Postu aldığı gibi Colchis kralının kızı güzel Medea'yı da kaçırır. Jason'un bu kahramanlıkları, cesareti,gücü ve başarıları Altın Post ve koç hikayelerinden sonra KOÇ burcu insanıyla özdeşleşmiştir.
midena pro tou telous makarize