Gönderen Konu: Türk Mitolojisi İle İlgili Okunması Gereken Kitaplar  (Okunma sayısı 18835 defa)

0 Üye ve 3 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Altaylar'dan Anadolu'ya Kamizm - Şamanizm
Dr. Yaşar Kalafat

1)Kamizm&Şamanizm - Yaşar Kalafat Yeditepe Yayınları
"Kültür belli bir takım manevi kuvvetlere, yüksek formlar vermek, onları işlemek demektir". Bu açıdan bakıldığında sosyal grupların inanç yapıları sosyokültürel hayatın çok önemli kısmını teşkil ederler. Şimdiye kadar Türklerin inanç yapıları ve eski dinleri konusunda çok çeşitli kitaplar yayınlanmıştır. Ancak bunların çoğu masa başı çalışması olup hepsi de teorik düzeydedir. Eser bu konuda çok geniş bir coğrafyada alan çalışmaları yapılarak hazırlanmış ilk kitap olması açısından son derece önemlidir. Umarız bu çalışmayı diğerleri izler.


Türk Mitolojisi Ansiklopedik Sözlük
Celal Beydili

2)Türk Mitolojisi Ansiklopedik Sözlük - Celal Beydili - Yurt Kitap Yayın
Türk mitolojisi ve Türk mitolojik dünya modelinin temelini, Altay, Yakut veya herhangi bir Türk topluluğunun dini-mitolojik görüşlerinde görmek, bir Hakas tapınağından konuşmak kadar yanlıştır. Çünkü Türk mitolojik sisteminin yaratılması, Türk birliği çağıyla sınırlanır. Farklı Türk halklarının dini-mitolojik görüş ve düşüncelerinin temelinde, Türk mitolojik dünya modelinin oluşumu bulunur. Bu anlamda Türk mitolojisinden bahsedilirken, eski Türklerin mitolojik görüş ve düşüncelerinin toplamı olan, ''kök dil'' çağlarında yaşadıkları ''öntürk'' dönemin anısı kastediliyor. Semboller ile gerçek bir düşünce sistemi olan bu mitolojik görüşlerin bütünlük oluşturması, uygarlık bilincinin genel kanısına göre, ''kök dil'' zamanına ait olduğu kabul edilir. ''Protürk döneminde şimdiki Türk dillerinde hiçbiri mevcut değildi. Sadece ulu ve atalar Türkçesi denilebilen en eski dönemin ortak Türkçesi (Kök Türkçe) vardı. İşlek bir sistem gibi Türk mitolojisi bu dönemin düşüncesini aktarır. Bunun için de Türk halklarının mitolojik dünya modeli ve arkaik düşünce sisteminin oluşum zamanı, kullanılabilecek tek düzgün ''Türk Mitolojisi'' dir.


Huban Arığ:Destanlaşan Kadın Kahraman
Timur Davletov

3)Huban Arığ:Destanlaşan Kadın Kahraman - Timur Davletov - Yurt Kitap Yayın
Elinizdek kitap, Hakas Türklerinin ve ataları Yenisey Kırgızlarının yiğitlik dolu tarihe bir anlamda ışık tutan ve zaman perdesini aşan bir köprüdür. Günümüzü ve geçmişi birbirine bağlayan bu köprü, dal, kök, yaprak ve gövdesinde kodlanan bilgelik ansiklopedisi ve daha nice yeni bulgu ve keşifler için el dokunmamış bir alan olarak değerlendirilebilecek bir hayat ağacı gibi, Sibirya'da, Asya kıtasının tam ortasında bulunan Altay dağlarında yaşayan bu insanların gelenek ve göreneklerini, inanç ve yaşam tarzlarını okuyucuya ulaştırarak tanıtmaktadır

Alp Yiğitlerin, Şamanların, Ruhların, Evrendeki Üst, Orta ve Alt Dünya'nın, Üzüt Ülkesi'nin Destansı Romanı
Altın Tüylü Ak Köpek, vedalaşarak, hiç zaman yitirmeden Haan Hıs'ın eriyip girdiği delikten yerin altına yıldırım hızıyla iniverdi. Arkasından ulu yel esti, ulu kasırga oynadı. Ağır çile gören alp yiğitlerin kalın vücutları tükenmiş, katı kemikleri kalmıştı yalnızca. Kızıl kasları erimiş, sivri kemikleri kalmıştı vücutlarında. Güçten düşerek yelden, tandan etkilenerek kara toprağa düşecek hale gelmişlerdi. Üçgen çıplak oğlan, dokuz başlı kayanın içindeki alp yiğitlerin arı canlarını bitirip, alp kişi Huban Arığ'ın önüne yeniden dikiliverdi. Huban Arığ onu üçgen kistike dönüştürerek sağ cebine koydu. Ardından etrafta yığılan yerli halka döndü; "Ey halk! Geldiğiniz yere geri dönün. Yanınızda da kendinize ait malınızı ayırıp götürün" dedi.


Göktanrı
Sabir Rüstemhanlı

4)Göktanrı - Sabir RÜSTEMHANLI - İleri Yayınları
Son dönem Azerbaycan edebiyatının önde gelen isimlerinden Sabir Rüstemhanlı, Göktanrı'da Türklerin tarihini destaniaştırarak anlatıyor. Oğuz Han'ın doğuşu etrafında gelişen tarihte, tüm Türk boylarının izini sürüyor ve Türklerin gittikleri tüm coğrafyalarda yarattıkları medeniyeti ortaya çıkarıyor.
Göktanrı, kendi alanında bîr ilk eser ve bir başyapıt. Hem bir Türk mitolojisi, hem bir Türk tarihi, hem de modern döneme göndermeleriyle usta bir politik eser.
Eser Azerbaycan'da ve Türkiye'de aynı anda yayınlanıyor.


Türk Kozmolojisine Giriş
Emel Esin

5)Türk Kozmolojisine Giriş - Emel Esin - Kabalcı Yayınevi
Eski Türkler evreni nasıl tasarlıyorlardı? Evrenle ilgili düşünceleriyle gök, yer ve atalar tapımı gibi dinsel inançlar ve ayinleri arasında ne tür ilişkiler vardı? Emel Esin, Türk Kozmolojisine Giriş'te bu ve benzeri soruların yanıtını arıyor. Yüksek Öğrenimini Paris'te Ecole des Sciences Politiques'in tarih bölümünde yapan ve Türk ikonografisinde Ejder başlıklı teziyle Paris Üniversitesi'nde doktorasını tamamlayan yazar, bildiği çok sayıda dil sayesinde gerek Batı gerekse Doğu kaynaklarını incelemiş ve dünyanın çeşitli bölgelerine araştırma gezileri yapmıştır. Emel Esin, Türk sanatı, arkeolojisi, tarihi konularında hem Türkçe hem de yabancı dillerde yaklaşık dört yüz makale kaleme almıştır. Eserleri yurtiçinde olduğu kadar yurtdışında da araştırmacıların başvurduğu önemli kaynaklar arasındadır.


Altay Türklerinde Ölüm
Jean Paul Roux

6)Altay Türklerinde Ölüm - Jean-Paul ROUX - Kabalcı Yayınevi
Türkler, Moğollar ve Tunguzların oluşturduğu Altay toplumlarının yaşayışları dilsel ve dinsel olarak hala tam anlamıyla çözümlenememiştir. Paganizm, Mazdeizm, Budizm, Manihaizm, Nasurilik, Musevilik, Hıristiyanlık ve Müslümanlık ayrıştırılamaz biçimde iç içe geçmiştir.
Ülkemizde Türklerin Tarihi, Türklerin ve Moğolların Eski Dini gibi ayrıntılı çalışmaların yazarı olarak tanınan Jean-Paul Roux, "ölüm" gibi dinsel, kavimsel ayrılıkların ötesinde çıplak insan gerçeğine ulaşmayı sağlayan bir kavramı son arkeolojik incelemelerin ışığında inceleyerek Altay toplumlarına genel bir giriş yapmamızı sağlıyor.


Orta Asya'da Kutsal Bitkiler ve Hayvanlar
Jean Paul Roux

7)Orta Asya'da Kutsal Bitkiler Ve Hayvanlar - JEAN – PAUL ROUX -Kabalcı Yayınevi
"Kutsal" özellikle eski toplumlarda insanların kendi aralarındaki ve doğayla kurdukları ilişkilerin en belirleyici unsuru olmuştur. Çünkü kutsal ve kutsal olmayan sıfatları bir defa tanımlandığında toplumu oluşturma yolundaki en önemli düzenleyici ilkeler de belirlenmiş hale gelir. Böylece maddi hayatı düzenlemenin yanı sıra büyüsel ve dinsel ortak payda aracılığıyla yaşamı ölümle bağdaştırma yolunda çok büyük bir adım atılmış olur. Bu kutsallaştırma süreci toplumların köken mitolojilerinin de temelini hazırlamıştır. Bu bağlamda hemen hemen her toplumun belli bir dönemde hayvan ve bitki mitolojileri oluşturduklarını rahatlıkla söyleyebiliriz.

İşte Jean-Paul Roux, Altay Türklerinde Ölüm'ü bütünleyen bu kitabıyla Altay halklarında bitki ve hayvan mitolojilerinin oluşumunu ve bazılarının kutsal olarak tanımlanma sürecini inceliyor. Bitkilerin ve hayvanların bu halkların gündelik ve dinsel yaşamındaki yerini belirlerken, toplumun inşasında oynadıkları rolleri ortaya çıkarıyor.

Yaşamın en mükemmel ve en güçlü temel kaynağını oluşturan, insanlığın kökeninde bulunan ve ebediyete ulaşmalarını sağladıkları için insanlardan ayrı düşünülemeyen hayvan ve bitkiler her zaman bu halkların ilgi alanlarının ilk sırasında yer almış ve sürekli olarak simge, örnek ya da eyleyen olarak bunlardan söz edilmiştir.

Kısacası bunlar yaşamın temel tezahürü, varoluşun ifadesi olmuştur. Orta Asya'da Kutsal Bitkiler ve Hayvanlar ölümü de kapsayan bir yaşam kitabıdır


Gök Tanrı'nın Çocukları
A. Haldun Terzioğlu

8 )Gök-Tanrı'nın Çocukları - A.Haldun Terzioğlu - Yurt Kitap Yayın
Tanrı Dağları'ndan Anadolu'ya Yürüyüşün Destanları
Buduk Ata geldiğinde erkekler Turak'ın öğrettiği gibi onu diz vurarak selamladılar, doğrulmaları için izin vermesini beklediler. Kızlar ise ayakta durup sadece başlarını eğdiler. Bulduk Ata, çocukların hepsini görebileceği bir kayanın üzerine oturdu. Uzaktan tanıdığı, adlarını bildiği ama ilk defa konuşacağı yüzleri teker teker, sıra ile gözden geçirdi. Bulduk Ata gecikmeden söze başladı. Gün batmadan sözünü tamamlayabilmek istiyordu: "Bugün size atalarımızın büyük göçünü anlatacağım" dedi çocukların tümünün işitebileceği bir sesle. "Bilin, öğrenin ve siz de sizden sonrakilere bir kelimesini bile eksiltmeden, bir kelime dahi katmadan anlatın. Anlatın ki unutulmasın. Zaman geçse de herkes öğrensin. Bu ayak bastığınız yer sadece toprak değildir. Şu uçan sadece kuş değildir. Gölgesinde oturduğunuz sadece ağaç değildir. Şuradan akan sadece su değildir. Her şey görünür ama hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Anlatacaklarım uzun zaman öncesine ait gerçeklerdir..."


9)Türk Mitolojisi - Murat Uraz - Düşünen Adam Yayınları


Türk Mitolojisi 1.Cilt (Kaynakları ve Açıklamaları ile Destanlar)
Prof. Dr. Bahaeddin Ögel


Türk Mitolojisi 2.Cilt (Kaynakları ve Açıklamaları ile Destanlar)
Prof. Dr. Bahaeddin Ögel


Tarihte ve Bugün Şamanizm Materyaller ve Araştırmalar
Abdülkadir İnan


Makaleler ve İncelemeler I. Cilt 1998
Abdülkadir İnan


Makaleler ve İncelemeler 2. Cilt
Abdülkadir İnan


Türklerin ve Moğolların Eski Dini
Jean Paul Roux

13)TÜRKLERİN VE MOĞOLLARIN DİNİ
Otuz yıllık yoğun bir çalışmanın ürünü olan bu kitap alanındaki temel kitaplardan birisi olup Altay Türklerinde Ölüm ile Altay Toplumlarında Kutsal Hayvanlar ve Kutsal Bitkiler arasında bir köprü oluşturur.

Roux'nun Moğolları Türklerle birlikte incelemesinin nedeni ikisinin de Altay kökenli olup tarihlerinin kopmaz bir biçimde içiçe geçmesidir. Bu halklar dünya çapında fetihlere süreklilik kazandıran yönetim becerileriyle Asya'dan Avrupa'ya kadar bütün topluluklar arasında etkileşime yol açmışlardır. Bütün inançlara gösterdikleri hoşgörüyle kendi dinlerinin diğer dinlerle etkileşime girmesine izin vermişler, hatta bunu desteklemişler; İslamiyeti kabul ettikten sonra da eski dinlerinin kimi unsurlarını bu dine taşımışlardır. Roux köken söylencelerinden kozmogonilerine, Şamanizme duydukları inançtan maddi hayatın oluşumuna kadar az bilinen dinsel bir yapının tam bir sentezini yapmaktadır.

Moğolların Gizli Tarihi, gün ışığına çıkarılmış bütün yazıtlar, Oğuzname, Kutadgu Bilig, Irk Bitig ve benzeri temel kaynakların yanı sıra seyyahların anılarından Bazin, Barthold, Harva, Pelliot, Vladimirtsov gibi uzmanların çalışmalarına kadar bütün kaynaklar kullanılmıştır. Prof. Dr. Aykut Kazancıgil'in konuya ilişkin Türkçe çalışmaları derlediği kaynakça bulunmaz niteliktedir.


Bozkırın Atlıları - Oğuz... Beyrek... Dumrul...
Atilla Dirim

14)BOZKIR'IN ATLILARI
Evet, işte, yaşlı Şaman birkaç adım ötesindeydi. Uluğ Bige o gece üzerine binlerce farklı kumaş parçasından yapılmış, kaftan benzeri giysisini giymişti. Etekleri ve yakası rengarenk kuş tüyleriyle süslüydü. Attığı her adımla birlikte, elbisesine iğnelenmiş olan yüzlerce küçük çıngırak tatlı sesler çıkartarak çınlıyordu. Elinde o gece kurban edilmiş bir koyunun bembeyaz kürek kemiği vardı. Kara Han ayağa kalkarak yaşlı Şaman'a yer gösterdi, fakat Uluğ Bige onu görmemiş ve duymamış gibi davranıyordu. Han ve adamları birbirlerine bakarak başlarını salladılar. Şaman sadece bedeniyle buradaydı; ruhu çok uzak diyarlarda, başka dünyalardaydı. Ölmüş atalarının ruhlarıyla, Tanrılarla görüşüyor


Türk- İslam Tarihinde Hayali Varlıklar
Mehmet Kösemen

15)Türk İslam Tarihinde Hayali Varlıklar
Hayal gücü; insanı insan yapan özelliklerin en önemlisidir. Atalarımız onun sayesinde duvarlara göz alıcı hayvan resimleri çizmiş, taş ve ahşaptan yüce tapınaklar dikmiş ve asırlar boyunca yankılanan edebi eserler üretmiştir. Bu bitmek bilmez üretim boyunca insanlar karşılaştıkları şeyleri açıklamak için de hayal güçlerine başvurmuşlar, sadece kafalarında var olan varlıklar ile dünyalarını donatmışlardır. Bu yolla üretilen hayali varlıklar, her kültürün vazgeçilmez öğeleridir.

Bazen unutsak da, bizi meydana getiren kültür de kendi hayali hayvanat bahçesini besliyor. Asırlar önce bozkırlardaki atalarımızı korkuyla titreten köpek başlı veya başsız savaşçılar, İslam'ın yükselişi ile hayatımıza giren Cinler ve yanlarındaki tüm göksel tayfa dünya görüşümüzü, inançlarımızı ve kültürümüzü şekillendiren varlıklardan sadece bir kaçı.
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Türk Dünyası Epik Destan Geleneği
« Yanıtla #1 : 30 Ocak 2012, 13:07:16 »
Türk Dünyası Epik Destan Geleneği
Doç. Dr. Özkul Çobanoğlu

Türk epik destan geleneği, kendi kendine yeterli bir bütünlüğe ve bağımsız varoluşa sahip bir evrendir. Bu evrenin axis mundisinin en üstteki parçası, tarihi derinlik gösteren kutup yıldızı veya bir bayrak yahut simge olan kısmı, Oğuz Kağan Destanıdır. Manas Destanı ise bu kutup yıldızını yeryüzüne ve bugüne bağlayan altın kazıktır. Bu ikisinin dışında kalan, Türk epik destanlarının tamamı, muhtevalarında bulunan arkaik unsurlara göre bu altın kazık etrafına dolanarak bütüncül bir yeni anlam ve keyfiyet kazanırlar. Bu üst üste örtüşerek ve birbirini tamamlayarak kazanılan felsefî anlam ve hayat tarzı keyfiyetininin adı Türk kültür ekolojisidir.
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Aşık Tarzı Kültür Geleneği ve Destan Türü
« Yanıtla #2 : 30 Ocak 2012, 13:09:15 »
Aşık Tarzı Kültür Geleneği ve Destan Türü
Doç. Dr. Özkul Çobanoğlu

Bugüne kadar aşık tarzı destanlar konusunda yapılan çalışmaların kahir ekseriyetini cönklerden derlenen destanların yeni harflere aktarılmasıyla ya bilinen bir aşığın yeni harflere aktarılan destanında yer alan tarih olaydan hareketle yaşadığı yüzyılla ilgili tesbitlerin değerlendirilmesi ya da destanına istinaden bilinmeyen bir aşığın tanıtılması oluşturmuştur. Bunların dışında kalan bir kaç tanım ve tasnif çalışmasında da çoğu zaman mehaz bile göstermeye gerek duyulmayacak kadar harcıalem bilgiler tekrarlana gelmiştir.
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Destan'dan Masal'a Türkoloji Yolculuklarım
« Yanıtla #3 : 30 Ocak 2012, 13:10:30 »
Destan'dan Masal'a Türkoloji Yolculuklarım
Irene Melikoff

Prof. Dr. Irene Melikof, 1995 yılında Fransızca olarak yayımlanmış olan bu kitabında Türk kültür ve tarihi üzerine araştırmalarından oluşturduğu bir seçme ve derleme ile, “Destan”, “Edebî İncelemeler”, “Tarih ve Belgeler”, “Masal” ana başlıkları altında yirmi yazısını bir araya toplamış bulunuyor: (Babek Hurremî ve Seyyid Battal, Dede Korkut Kitabı ve Gürcüler, Melik Danişmend ve Sivas’ın Alınışı, Ebu Müslim, Türk Destan Edebiyatı’nda Kerbela, Sarı Saltuk; Türk-İran Şiirinde Helva geleneği, Anadolu destan edebiyatında sayılar, Yunus Emre ve Çağı, Kanuni Sultan Süleyman dönemi şairleri, Çağdaş Bektaşi Şairleri, Türk Halk şiirinde birlikte-yaşam ruhu ve dinler üstü duruş; Ahilik ve Ahiler, İlk Osmanlı dönemle ilgili bazı tarih belgeleri, Yeni Osmanlılar ve Prens Mustafa Fazıl; Mevlâna ve çağdaşı Türkmen Babalar, Kızılbaşlarda İmajlar-Semboller, Trakya ve Balkanlar’da Müslüman cemaat dışı yayılmalar), bu yazılarla daha belirgin bir görünüm kazanıyor.
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Kuzeydoğu Anadolu Destan ve Masalları
« Yanıtla #4 : 30 Ocak 2012, 13:11:54 »
Kuzeydoğu Anadolu Destan ve Masalları
Hilmi Ayaz
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Makaleler / Dil - Destan - Tarih - Edebiyat
« Yanıtla #5 : 30 Ocak 2012, 13:13:18 »
Makaleler / Dil - Destan - Tarih - Edebiyat
Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun

Prof. Dr. Ahmet B. Ercilasun ülkemizin önde gelen Türkologlarından biridir.

Kitapta onun uzun yıllar boyunca yazdığı çeşitli yazılardan ve yline yıllardan beri çeşitli kongre, sempozyum, kurultaylarda sunduğu Dil, Destan, Tarih, Edebiyat’la ilgili bildirilerden seçmeler bulunuyor. Türkçenin çeşitli dönemlerine ait bu seçmelerde Dip Köklere Doğru derinliklere gidilmekte; Geçmişten Geleceğe Türkçenin tarihî lehçelerinde gezilmekte; Sesler, Ekler, Kelimeler ve Ağızlarda dolaşılmakta; Türk Dünyasına Açılımlar yapılmaktadır.

Eserde yer alan dil ile ilgili makalelerdeş ele alınan devirle ilgili genel bir tasvirle, dönemin dil özelliklerinin bir hulasası yapılmaktadır. Bu yazıların Destan bölümünde, Ercilasun, Türk destanlarının birbirleriyle ve tarihle olan bağlantısı üzerinde yoğunlaşıyor. Destanlar Oğuz Kağan’dan Dede Korkut’a uzanan bir bütünün parçaları olarak inceleniyor. Tarih bölümünde, tarihin çeşitli dönemleriyle ilgili müstakil yazılar yer alıyor. Edebiyat bölümünde ise Türkçenin zirve şairleri Yesevi, Yunus, Mahdumkulu, Akif, Yahya Kemal, Atsız’ın şairliği ve şiirleri hakkındaki düşünceleri yansıtılıyor.

Eser Türkologlar ve Türkoloji öğrencileri için temel bir kaynak niteliğinde olup, bazı makaleler ise, lise öğrencileri ile Türk dili ve kültürüne ilgi duyan herkesin faydalanacağı konulardan oluşmaktadır.
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Oğuz Destan Dünyası / Oğuznamelerin Tarihi, Mitolojik Kökenleri ve Teşekkülü
Prof. Dr. Fuzuli Bayat

Oğuz Destanı mevcut varyantları, bazı Orta Çağ tarihi ve coğrafî eserlerde korunan bilgileri, halkın hafızasında sağlanmış efsane, rivayet, masal türünden anlatıları ile bir bütün oluşturmakta, Oğuzların hakim bir millet gibi Alp Er Tunga (M.Ö. 7. yy.) zamanından Hazar Denizi’nin her iki sahilinde, ayrıca M.Ö. 4-3. yy.’da Uzak Sibirya’da, M.Ö. 2. yy.’da Ön Asya’da ve Kafkaslar’da yerleştiklerini ve zamanla büyük ve küçük devletler kurduğunu bizlere aktarmaktadır. Zaman geçtikçe bazı değer yargıları değişmiş, ancak Türk milletini ayakta tutan Oğuz millî kültürü, Oğuz şuuru özde değişmez olarak kalmıştır. Bu bağlamda Oğuz Destanı bizlere bu gerçekleri aktaran millî hafıza, millî kitap niteliğindedir.

Oğuz Destanı (epik abidesi, ata sözleri, edebî eseri, salnamesi, şiir parçaları vb. ile birlikte) aslında savaşa savaşa cihan devleti kuran, tarih yaratan, emelleri, arzusu Tanrı düzenini korumak olan atalarımızın geçmişi hakkında ozanların icra ettiği sözlü tarihimiz, ideolojimiz, felsefemiz, dünyaya bakışımızdır.

Oğuz Destan dünyasının incelenmesi tarihe yön veren atalarımızın bediî-estetik zevklerini, dünya, insan hakkındaki düşüncelerini öğrenmek, Türk millî kültür ekolojisinin dününe göre bugününü biçimlendirmektir.

midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Han Mirgen
« Yanıtla #7 : 30 Ocak 2012, 16:57:06 »
Han Mirgen
Timur Davletov

Dünyanın Yaratılışı, Akarsu ve Denizlerin İlk Akışı, Orta Dünya Savaşçısı Han Mirgen

Sır Yılan haline gelen Üzüm Çaçah, Han Mirgen’in zayıf yerinin koltuklarının altında olduğunu anlamıştı. Han Mirgen, Üzüm Molat’ı havaya kaldırıp evirirken Sır Yılan bir yıldırım gibi atıldı ve büyük bir hızla bir koltuk altından girip Han Mirgen’in vücudunu geçerek öbür koltuk altından dışarı çıktı. Bu ölümcül darbeyi alan alp yiğit Han Mirgen yine de son gücünü biriktirip havada tuttuğu Üzüm Molat’ı bütün şiddetiyle kara kayaya doğru fırlattı. Ardından yere yığılmasına olanak vermeden hayat enerjisini aldığı beline korkunç bir tekme savurdu, omurgasını kırıverdi. Daha fazla dayanacak gücü kalmamıştı Han Migren’in, öte dünya yolculuğuna çıkan rakibi Üzüm Molat alp yiğidin arı ruhu ölü bedeninden uzaklaşır uzaklaşmaz son bir çığlık attı ve büyük bir gürültüyle yere yıkıldı..
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Göktanrı
« Yanıtla #8 : 30 Ocak 2012, 17:04:51 »
Göktanrı
Sabir Rüstemhanlı

1946 yılında doğan Sabir Rüstemhanlı, Azerbaycan Devlet Üniversitesi Filoloji Fakültesi'ni bitirmiştir. Sabir Rüstemhanlı, asıl şöhretini şiirleriyle yapmıştır. Dünyanın çeşitli ülkelerinde neşredilmiş 20’den fazla kitabı vardır. 'Gence Kapısı', 'Sağol Ana Dilim', 'Kan Yaddaşı' adlı şiir kitapları 1970-1980’li yıllarda Orta Asya gençlerinin millî şuurlarının gelişmesinde önemli rol oynamıştır. 1995 yılında neşrettiği 'Bu Senin Halkındır' kitabı 20. yy’ın sonunda Azerbaycan’ın edebî, sosyal fikri ve millî tefekkürünü göstermesi açısından çok önemli kabul ediliyor.Sabir Rüstemhanlı Göktanrı'da, Türkler'in 'tevhid' anlayışını ete kemiğe büründürüyor.

'Sabir’in eserlerindeki yürek ağrıları vatanımız için yanan bir oğlun feryadıdır. Ben onun, tepeden tırnağa kadar yanan ruhunu ve mücadelesini alkışlıyorum.'
Bahtiyar Vahapzade

Son dönem Azerbaycan edebiyatının önde gelen isimlerinden Sabir Rüstemhanlı, Göktanrı’da Türklerin İslamiyet öncesi ‘tek tanrı inancı’ arayışlarını ve yaşadıkları tarihi süreci destanlaştırarak anlatıyor. Oğuz Han’ın doğuşu etrafında gelişen tarihte, tüm Türk boylarının izini sürüyor ve Türklerin gittikleri tüm coğrafyalarda oluşturdukları medeniyeti ortaya çıkarıyor. Göktanrı, kendi alanında bir ilk eser ve bir başyapıt. Hem bir Türk mitolojisi, hem bir Türk tarihi, hem de modern döneme göndermeleriyle incelikli bir eser.

"Aradan binlerce yıl geçti. Sözün dilimizde, kanın damarlarımızda, gücün ruhumuzda... Yaşıyoruz! Senin açtığın yollar bir daha kapanmadı. O yollar her zaman senin soydaşlarının, kanını ve ruhunu taşıyan büyük milletinindir. Gün çıkanda Çin'in
yoketmek ve eritmek politikası içinde, güneyde uydurma 'ari' hilekarlığının dolaplarında, gün batanda ruh hırsızlarıyla yumruk - yumruğa vuruştun... Biz dünyayı kurduk, ancak dünya bizi bırakmıyor... Bin yıldır ruhumuzu çalmaktan, bizi öldürmekten yorulmuyor dünya... Biz de tükenmiyoruz, tükenmeyeceğiz! Yeniden ver bize o birlik ruhunu. Geri ver bize o gökten gelen ‘tanrısallığımızı’! Neredesin ‘tanrı'nın büyükelçisi?"

midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Göktanrı'nın Elçisi Khan Bozkırın Kurdu
« Yanıtla #9 : 30 Ocak 2012, 17:05:52 »
Göktanrı'nın Elçisi Khan Bozkırın Kurdu
Sabir Rüstemhanlı

Sürükleyici bir üslupla kurgulanan ‘Göktanrı’nın Elçisi-KHAN’da, Oğuz Han‘ın macera ve sıkıntı dolu bir süreçte babasına ve
çevresine karşı ‘Tek Tanrı’ inancını yayma mücadelesi anlatıyor.

“Açılan yarıktan içeri girdiler. Daha önce gördüğü odalardan daha büyüktü. Raflar; kil levhalarla, yazılı belgelerle, deri ve papirüslerle doluydu. İşte, ‘yurdun hafızası’ dediğim gizli oda, asıl hazine yeri burasıdır, Hakan’ım! Putlar kırılırsa yenisi yapılır, inançlar da değişebilir. Ancak burada sakladıklarımız kaybolursa Yaradan’ın dili, yaratılanın kökü unutulur.”

Birçok insanın hâlâ bir peygamber olarak dünyaya gönderildiğine inandığı Oğuz Han’ın, hayata gözlerini açtığı ilk günden itibaren
mucizelerle dolu bir elçilik görevini aldığı roman tüm Türk boylarının izini sürüyor…

“Aradan binlerce yıl geçti. Biz dünyayı kurduk, ancak dünya bizi bırakmıyor... Bin yıldır ruhumuzu çalmaktan, bizi öldürmekten
yorulmuyor dünya... Biz de tükenmiyoruz, tükenmeyeceğiz! Geri ver bize o gökten gelen ‘tanrısallığımızı’! Neredesin ‘tanrı'nın
büyükelçisi?”
‘Göktanrı’ inancı ile Türkler’de din anlayışının köklerine inmek ve Oğuz Han’dan bugüne bir çıkarım yapmak ayrıca ilk kez Türk
mitolojisine uzanmak istiyorsanız bu romanı mutlaka okuyun.

Yabancı dillerden bir tane bile sözcük bulunmadan, yüzde yüz öz Türkçe ile yazılan ‘Göktanrı’nın Elçisi-KHAN, günümüz Türkçesine özenle aktarılmıştır.
midena pro tou telous makarize