Gönderen Konu: Ynt: Türk mitolojisinde aslan?  (Okunma sayısı 3494 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Ynt: Türk mitolojisinde aslan?
« : 08 Aralık 2008, 10:27:51 »
Destan kahramanları olağanüstü nitelikleriyle toplumların ideal tipleridirler. Bu nedenle destan kahramanları
hem psikolojik hem de fiziki anlamda sıradan insanlardan daha farklı özelliklere sahiptirler. Destan
kahramanına yüklenen olağanüstü nitelikler çoğunlukla çeşitli sembollerle ifade edilirler. Bu durumu
Türk destanlarının prototipi konumundaki Uygurca Oğuz Kağan Destanı’nda Oğuz’un beden tasvirlerinde ve
Oğuznamecilik geleneğinin son halkası olarak niteleyebileceğimiz Dede Korkut Kitabı’nda görebilmekteyiz.

Han-name'ye göre Cengiz Han'ın annesi Alanko-a çadırında yatarken , pencereden birden parlak bir Ay girmiş ve Alanko-a'yı gebe bırakmıştı . Ay ,çadırdan giderkende de , kadının gözlerine kurt ve arslan gibi şekiller görünmüştü. Yine aynı kaynağa göre, pencereden ay ışığına benzer bir ışık girmiş ve yine bu ışık aslan ve kurt şeklinde çıkıp gitmişti.

Oğuz Kağan Destanı’nda bu eğretilemenin başarılı örneklerini görmekteyiz. Oğuz Destanı’ndan sonra Dede
Korkut Kitabı’nda da bu tarz kullanımlar vardır. Hatta sadece destan kahramanlarının çeşitli hayvanlara benzetilmesiyle değil, arslanın oğlu olarak kabul edilen Basat’ın hikâyesiyle karşılaşırız. Salur Kazan, düşman üzerine akın yapacağında arslan gibi kükrer, oğlu Uruz’a “arslanım” der, Beyrek’in kız kardeşi Beyrek’i “apul
apul” yürüyen bir arslana benzetir (Ergin 1995: 172, 157, 142). Bu kullanımlar, Dede Korkut hikâyelerinde insanlar ve hayvanlar arasında yakın bir ilişkinin olduğunu, özellikle belirli hayvanlara öykünmenin varlığını göstermektedir. Hatta yazılı kültür ürünü olan Kutadgu Bilig’de bir hükümdarın arslan yürekli, kaplan pençeli,
kurt gibi kuvvetli, ayı gibi cesur olması gerektiğini söyleyerek hükümdarın yetkinliğini çeşitli hayvanlardan aldığı niteliklerle vermiştir (Arat 1998: 172-173).

Dede Korkut Kitabı’nda hayvan bedenli insan modeli Basat’ın Tepegöz’ü öldürdüğü boyda yer almaktadır. Basat, doğumunda olağanüstü bir niteliğe sahip değildir, ancak aslan elinde büyümesi, vücudunun ve hareketlerinin aslana benzemesi onu sıra dışı yapmaktadır. Onun fizikî özelliklerinin aslan gibi olduğu “Hanum sazdan bir aslan çıkar, at urur, apul apul yorıyışı adam kibi, at basuban kan sömürür” şeklinde belirtilmiştir (Ergin 1995: 207). Dede Korkut Kitabı’nda bazı kahramanlar çeşitli hayvanlara benzetilmiştir, ancak Basat’ın aslanla âdeta aynileşmesi ve daha sonra kendisinden çok çok güçlü bir varlık olan Tepegöz’ü öldürmesi ile Oğuz’un vücut tasviri ve yine toplum için büyük bir tehdit kaynağı olan canavarı yenmesi arasında benzerlikler bulunmaktadır. Her iki anlatıda insan mantığı benzer şekilde gelişmiştir. Güçlü bir düşmana, tehdide karşı bedeni doğanın en güçlü varlıkları ile donatılmış bir kahramanının kozmosu tekrar hâkim kılması söz konusudur.

Tepegöz ile Basat
Bir gun Oguz otururken, dusman baskisina ugradi, gece vakti oradan goctu. Beraberindeki (Uruz Koca) nin kucuk oglu yolda dusmustu. Hic farkinda olmadilar. Yollarina devam ettiler. Yolda kalan bu cocugu bir arslan alarak goturdu, besledi.

Gunlerden sonra, Oguz gene gelip yurduna yerlesti. O sirada Oguz Han'in atlarina bakan coban bir haber getirerek dedi ki: (Ormanda bir arslan kukruyor. Uzaktan gordum, salinarak yuruyusu insan gibi. Atlari yakalayip yatirarak kanlarini emiyor) dedi. Cobanin bu sozu uzerine Uruz da Oguz Han'a: (Hanim belki goctugumuz vakit yolda dusen benim oglumdur) dedi.

Beyler hemen atlarina bindiler. Aslanin yatak yerine geldiler. Uruz'un dedigi gibi bu, kendi oglu idi. Oglani tuttular. Uruz, oglani alip evine goturdu. Hep sevindiler. Ziyafetler oldu. Ama oglan yine durmadi. Aslanin yatagina gitti. Bir daha tutup getirdiler.

Bunun uzerine (Dede Korkut) geldi ve: (Oglum sen insansin, hayvanlarla dusup kalkma, gel iyi ata binmeyi ogren. Iyi yigitlerle beraber yasa. Buyuk kardesinin adi (Kayan Selcuk)tur. Senin adin da (Basat) olsun dedi. (Adini ben verdim. Yasini tanri versin) dedi.

Oguz bir gun yaylaya gitti. Uruz'un bir cobani vardi. Adina (Konur Koca Sari Coban) derlerdi. (Uzun pinar) diye un alan bir pinar vardi. O pinara periler konmustu. Ansizin koyunlar urktu. Coban da bunu kecilerden bilerek onlara kizdi. Ilerleyince gordu ki, peri kizlari kanat kanata vermisler, ucuyorlar. Coban kepenegini uzerlerine atti. Peri kizlarindan birini tuttu.

Zaman gecti. Oguz yine yaylaya gitti. Coban da pinara geldi. Yine koyunlar urktuler. Coban ilerledi, yerde bir yigin gordu. Bu yigin gittikce buyudu. Coban Korktu, birakti, kacti. Urken koyunlarin pesine dustu.

Meger o zaman Bayindir Han ile Beyleri gezmege cikmislardi. Bu pinarin yanina geldikleri zaman garip birseyin yattigini gorduler. Etrafini aldilar. Iclerinden bir yigit, ayagi ile bunu tekmeledi. Tekmeledikce yigi nbuyudu. Uruz Koca da merak etti, atindan inerek tekmeledi. Fakat mahmuzu dokununca bu yigin yirtildi, icinden bir oglan cikti. Bu oglanin govedsi adam govdesi gibiydi. Ancak tepesinde bir gozu vardi. Uruz bu oglani alarak etegine sardi ve:(Han'im, bunu bana verin, Oglum Basat ile beraber besleyelim) dedi. Bayindir Han da:(Senin olsun) dedi.

Uruz, Tepegoz'u aldi. Evine goturdu. Bir sut nine getirdiler. Kadin memesini Tepegoz'un agzina verdi. Oglan bir emdi, sut ninenin olanca sutunu aldi. Ikinci emisinde kanini aldi. Ucuncude de canini aldi. Birkac sut nine getirdiler. Hepsini boylece oldurdu. Baktilar ki olmayacak, sutle besleyelim) dediler. Gunde bir kazan sut yetmezdi. Beslendiler, buyudu. Gezmeye, oglan cocuklariyla oynamaya, oynarken de bunlardan birisinin burnunu, oburunun kulagini yemeye basladi.

Nihayet herkes onun yuzunden caresiz kaldi. Uruz'a sikayet ettiler, aglastilar. Uruz her ne kadar Tepegoz'u dovdu ise de bu hareketlerini onleyemedi. Nihayet evinden kovdu.

Bunun uzerine Tepegoz'un peri olan anasi gelerek oglunun parmagina bir yuzuk takti ve:(Oglum sana ok batmasin, vucudunu kilic kesmesin) dedi.

Tepegoz, Oguz ilinden kacti. Bir yuce dağ vardi. Orada yol kesti. Adam esir etti. Buyuk eskiya oldu. Uzerine bir kac adam gonderdiler. Onlar Tepegoz'e ok attilar, batmadi. Kilic vurdular, kesmedi. Hepsini yedi bitirdi. Oguz ilinden bile adam yemeye basladi. Oguz'lar toplandilar, uzerine yuruduler. Bunu goren Tepegoz kizdi. Bir agaci yerinden koparip atarak elli altmis kisiyi oldurdu.

Nihayet Basat bu Tepegoz'un uzerine gitti. Tepesindeki tek gozune sis saplayarak kor etti. Bundan sonra da kafasini kesti.

Butun Beyler sevinc icinde kaldilar.

Kaynaklar:
OĞUZ KAĞAN DESTANI’NDAN DEDE KORKUT KİTABI’NA KAHRAMANLARIN BEDEN TASVİRLERİNİN SEMBOLİK ANLAMLARI ÜZERİNE DEĞERLENDİRMELER
Prof. Dr. Ali DUYMAZ*

millifolklor.com

Arat, Reşit Rahmeti (1998), Kutadgu Bilig II Çeviri, Ankara.
Bang, W.-G. R. Rahmeti (1936), Oğuz Kağan Destanı, İstanbul.
Başer, Sait (1995), Kutadgu Bilig’de Kut ve Töre’den Sevgi Toplumuna, İstanbul.
Beydili, Celal (2005), Türk Mitolojisi Ansiklopedik Sözlük, Ankara.
Çoruhlu, Yaşar (1995), Kozmolojik, Mitolojik, Astrolojik, Dinî ve Edebî Tasavvurlara Göre Türk
Sanatında Hayvan Sembolizmi I, İstanbul.
Çoruhlu, Yaşar (1999), Türk Mitolojisinin ABC’si, İstanbul
Çoruhlu, Yaşar (2002), Türk Mitolojisinin Anahatları, İstanbul.
Durand, Gilbert (1998), Sembolik İmgelem, çev.: Ayşe Meral, İstanbul.
Eliade, Mircea (1992), İmgeler Simgeler, çev.: Mehmet Ali Kılıçbay, Ankara.
Eliade, Mircea (2003), Dinler Tarihine Giriş, çev.: Lale Arslan, İstanbul.
Eliade, Mircea (2006), Zalmoksis’ten Cengiz
Han’a Daçya ve Doğu Avrupa Folkloru ve Dini Üzerine Karşılaştırmalı Bir İnceleme, çev.: Ali Berktay, İstanbul.
Ergin, Muharrem (1988), Oğuz Kağan Destanı (Tercüme Metin, Sözlük), Ankara.
Ergin, Muharrem (1994), Dede Korkut Kitabı I Giriş-Metin-Faksimile, Ankara.
Ergin, Muharrem (1973), Orhun Abideleri, İstanbul.
Esin, Emel (2001), Türk Kozmolojisine Giriş, İstanbul.
Kaplan, Mehmet (1976), “Dede Korkut Kitabında Hayvanlar”, Türk Edebiyatı Üzerinde Araştırmalar I, İstanbul, 55-69.
Kaplan, Mehmet (1979), Oğuz Kağan Destanı, İstanbul.
Kaplan, Mehmet (1996), “Oğuz Kağan-Oğuz Han Destanı”, Türk Edebiyatı Üzerinde Araştırmalar
3 Tip Tahlilleri, İstanbul, 11-28. Ögel, Bahaeddin (1993), Türk Mitolojisi (Kaynakları
ve Açıklamaları ile Destanlar), I. Cilt, Ankara.
Pelliot, Paul (1995), Uygur Yazısıyla Yazılmış Uğuz Han Destanı Üzerine, çev.: Vedat Köken, Ankara.
Roux, Jean-Paul (1994), Türklerin ve Moğolların Eski Dini, çev.: Aykut Kazancıgil, İstanbul.
Roux, Jean-Paul (2005), Orta Asya’da Kutsal Bitkiler ve Hayvanlar, çev.: Aykut Kazancıgil-Lale Arslan, İstanbul.
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı caferles

  • Tanıtım
  • *
  • İleti: 40
  • Teşekkür: 1
Ynt: Türk mitolojisinde aslan?
« Yanıtla #1 : 20 Haziran 2011, 04:21:13 »
Bununla ilgili önerebileceğiniz kitap isimlerini paylaşabilirmisiniz hocam?

Çevrimdışı grikurt

  • Genel Moderatör
  • *
  • İleti: 751
  • Teşekkür: 21
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: Türk mitolojisinde aslan?
« Yanıtla #2 : 26 Haziran 2011, 15:25:38 »
hocam yukarıdaki kaynakçada listelenmiş olanlardan devam edin direkt bir kitap ismi veremiyorum Sayın Duymaz Beyin konuyla ilgili bir kitabı varmı araştırabilir veya kendisiyle makalesi hakkında görüşebilirisiniz, dedekorkut destanları sizin için bir çıkış noktası da olabilir

eğer hocamızın konuyla ilgil bir kitabı var ise burada tanıtmaktan da onur duyarız
bulduklarınızı yine burada paylaşırsanız beni ve bu bölümden yararlanacak pekçok kişiyi de çok sevindirirsiniz

selamlar