Gönderen Konu: Çeşitli mitlerde dişi melekler  (Okunma sayısı 1591 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Çeşitli mitlerde dişi melekler
« : 29 Ağustos 2012, 20:09:55 »
Meleklerin Kraliçesinin kim olduğu konusunda bir çok efsane vardır. Katoliklerde Bakire Meryem Meleklerin Kraliçesi olarak görülürken İbrani'lerde bu kişi Shekinah 'dır. Gnostisizm 'deyse Sophia'nın sonsuzluğun sembolü olup meleklerin Kraliçesini temsil ettiğine inanılır. Araplarda dişi melekler çok yaygın olmamakla beraber daha cok dua edilen nesneler olarak görülüp kendilerine ''Tanrı'nın kızları'' ismi takılmıştır.

Acamoth
Pistis Sophia'nın kızlarından bir tanesi olan Acamoth Gnostisizm inancında kötü kalpli Tanrı Ildabaoth' un annesidir.

Agrat Bat Mahlat
Fahişeliğin meleği, Sammael'in 4 metresinden biridir. Sammael ismi zehir anlamına gelen "Sam" ve melek anlamına gelen "el" kelimelerinden oluşturulmuştur. Ayrıca diğer metreslerin isimleri Lilith, Naamah, ve Eisheth Zenunim dur.

Al Ussa
Paganizm'de bir dişi melektir, Hohammed'in emriyle Put'u yokedilmiştir.

Apsu
Babil mitolojisinde Abyss'in (bosluk) dişi meleğidir. Babil Tanrılarının ''babası'' olmakla beraber Tamat'ın da ''karısı''dır. Sonunda kendi oğlu Ea tarafından bıçaklanarak öldürülmüştür.

Ardousisur (Arduisher)
İnançları ateşe tapmak olan Zoroastrianism 'da kadınların doğumlarında ve bebekleri beslemelerinde yardımcı olan bu dişi melek ayrıca ''Hayat veren suyun getiricisi'' olarak da hatırlanmaktadır.

Armaita
Iran'lıların inançlarına göre 7 Basmelek'ten bir tanesidir. Doğrunun, bilgeliğin ve iyiliğin temsilcisi olan bu dişi melek ''ihtiyacı olana yardım etmek'' için reakarne olarak dünyaya inmektedir.

Aruru
Sümer mitolojisinde insanları çamurdan yaratan Tanrıların bir elçisi olan dişi melektir. Ayrıca ünlü kahraman Gilgamesh ' in annesiydi.

Astarte (Ashtoreth, Astaroth)

Suriye'lerin inançlarında gebeliğin ay tanrıçasıydı. İlk önce ''Cennetin Kraliçesi'' olduğuna inanılan Astarte daha sonra ''Düşen Melek'' Ashtoreth ile özleştirilerek bir iblis haline gelmiştir.

Benad Hasche (Tanrı'nın kızları)
Arapların inanışlarına göre Tanrı'ya yakın olan dişi melekler.
   

Derdekea
Insanların dua etmeleriyle yardım amaçlı yeryüzüne inerdi.

Ephinoia
Gnostisizm inanışında Tanrı'nın elçisi olup insanlara görünen ilk melektir.

Epititiokh
Gnostisizm'de bakire olan dişi meleklerden bir tanesidir.

Hurmiz

Hurmiz, Lilith'in kızlarından bir tanesidir.

Lilith

İblislerin Kraliçesi, Adem'in ilk karısı olup onu terkeden, Havva'nın yasak elmayı yemesinden sorumlu olup Baş İblis Sammael'in gelini olan Lilith, hamile kadınların baş düşmanı haline gelmiştir. Yılan kuyruğuna sahip çıplak bir kadın olarak resmedilir. İblislerin ölümlü varlıklar olmasına karşın Lilith ve Sammael'in diğer 3 kadını Tanrı kötü'yü yeryüzünden temizleyene kadar varolacaklardır. Lilith'in diğer isimleri; Abeko, Abito, Amizo, Batna, Eilo, Ita, Izorpo, Kali, Kea, Kokos, Lilith, Odam, Partasah, Patrota, Podo, Satrina, Talto.

Naamah (Memnun Edici)
Ibrani'lerde Sammael'in metreslerinden ve fahişeliğin 4 meleğinden biridir. Tanrı'nın oğulları Uzza va Azael, Naamah tarafından baştan çıkarılmışlardır. Rabbi Simeon O'nu iblislerin anası ve sadece insanlara değil ama iblislere ve ruhlara da karşı tehlikeli bir silah olarak tanımlamıştır. Lilith ile beraber hamilelere zarar verip çocukları öldüren Naamah, ayrıca babası iblis-melek olan Shamdan'ın çocuğu büyük iblis Asmodeus'un annesidir.

Ouestucati
Deniz rüzgarını estiren dişi melek Ouestucati'ye ''temiz elli bayan'' diye hitap edilmiştir.

Pistis Sophia
Gnostisizm'in en büyük meleklerinden bir tanesidir. Adem ve Havva'yı kandırmak için Yılan'ı gonderen Pistis Sophia'ydı.

Rachel
Cennette Allah'ın kızlarının, karılarının ve kızkardeşlerinin iyiliğinden sorumlu olan dişi melektir.

Savatri
''Altın elli'' ve ''Altın Gözlü'' olarak tanımlanmış dişi melek.

Shekinah

Tanrı'nın ''Dişi versiyonu" ve '' Gelini'' olarak görülen Shekinah, en saygın meleklerden bir tanesidir.


Kaynak: ruhunyolculugu.com
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Ynt: Dişi melekler
« Yanıtla #1 : 29 Ağustos 2012, 20:10:09 »
El-Uzzâ
Uzza, İslam öncesi Arabistan'daki bereket tanrıçası. İslam öncesi dönemde ve Mekke şehrinin üç baş tanrıçasından biriyidi. O dönemlerde Uzza, Manat ve Lat "Tanrı'nın kızları" olarak anılıyorlardı. İslam dininin kutsal kitabı Kur'an'da da İslam öncesi tapınılan ilah-putlardan biri olarak adı geçmektedir.

Hubal gibi Uzza da, İslam öncesi Kureyşliler tarafından korunmak için çağrılırdı. "624'te Uhud savaşında, Kureyşlilerin savaş narası 'Uzza'nın insanları, Hubal'ın insanları!' şeklindeydi." (Tavil 1993)

Uzza Kültü
İslam öncesi Arabistandaki ilahlara dair bilgi bulmak pek kolay olmadığı gibi bulunan bilgilerin güvenilirliği de tartışmalı olabilmektedir. İlahların kökenleri ihtiyatlı bir biçimde araştırılmakta ve bazı öneriler getirilmektedir. Nabatlıların, Petra'daki, Uzza'ya dair kitabelerinde Uzza'nın Venüs gezegeniyle ilişkilendirildiğine dair açıklamalar bulunmaktadır.

Hişam bin el-Kelbi tarafından yazılmış Putlar Kitabı`na (Kitab el-Esnam) göre (N.A. Faris 1952, s. 16-23); "Kureyşliler de dahil Arapların çocuklarına Abdul-Uzza ("Uzza'nın kulu/kölesi") ismi koyma adetleri vardı. Daha da önemlisi Kureyşiler için Uzza en önemli puttu. Onu ziyaret eder, hediyeler getirir ve kurban adayarak lütuf dilerlerdi."

Tapınılan üç tanrıçanın (Uzza, Manat ve Lat) gerçekten Tanrı'nın veya başka bir ilahın kızları olarak tapınılıp tapınılmadığı konusu belirsizdir. Putlar Kitabı`na göre üç tanrıçanın da tapınımına farklı zamanlarda başlanmıştır, buna göre ilk dönemlerde kardeş bile sayılmıyor olabilirler. İslami kaynaklar, İslam öncesi dönemde bu üç tanrıçaya Tanrı ile insanlar arasında ara buluculuk etmesi için tapınıldığını ileri sürmüştür. Kur'an'da Tanrı ile insanların aralarına ara bulucu sokmamaları gerektiğine - İslam dininde buna gerek olmadığına dair ayetler bulunmaktadır. Özellikle, Zümer suresinin 3. ayetinde geçen bir ifade tefsirciler tarafından böyle yorumlanmıştır. Ayet şöyledir:

"İyi bil ki, halis din yalnız Allah'ındır. O'ndan başka dostlar edinerek, 'Onlar bizi Allah'a yaklaştısınlar diye kulluk ediyoruz' derler. Doğrusu Allah, ayrılığa düştükleri şeylerde hüküm verecektir." (Zümer suresi, 39/3)

Tefsirciler ayetin son kısmını, İslam öncesi dönemde bölgedeki insanların Allah veya tek yaratıcı Tanrı'ya inandıklarını ama melekleri veya bir tür ilahları, kendilerini Yaratıcı Tanrı'ya yaklaştırsınlar diye aracı kıldıklarını bu aracı ilahlara ve putlarına taptıkları şeklinde açıklamıştır. (Seyyid Kutub, Fî Zilâl-il Kur'an, 8. cilt, Zümer Suresi, 3. ayet, s. 567 - Dünya Yayıncılık, İstanbul, 1991 ve Mevdudi, Tefhimu'l Kur'an, 5. cilt, Zümer suresi, 3. ayet, s. 93-95, İnsan Yayınları, İstanbul, 1991.)

Her üç tanrıçanın Mekke'nin yakınında kendilerine adanmış farklı mabetleri vardı. En önemli Arap Uzza mabedi, Kudayd'ın yanındaki Nakhlah diye anılan bir yerde idi, burası Mekke'nin doğusunda Taif'e doğruydu.

Geç dönem putperest (pagan) Arap şiirinde Uzza güzelliğin simgesi olarak geçmekteydi. Her ne kadar Uzza'nın Güney Arabistan'daki varlığı kısa denilebilecek bir zaman dilimi içinde yok olmuşsa da, kuzeyde Nabatlılarca Petra'da varlığını sürdürdü. Nabatlılar başlarda Arap isimlerine sahip ilahlara sahipken, daha sonra bu özgün ilahları Hellenistik tanrı ve tanrıçalarla özdeşleştirmiştir. Bunun sonucu olarak, Uzza da İsis ve Afrodit ile ilişkilendirlimiştir. Petra'daki kazılarda İsis/Uzza'ya adanmış bir tapınak ortaya çıkarılmıştır. Bu tapınak içinde bulunan bazı oymalardan esinlenerek Kanatlı Aslanların Tapınağı olarak anılmaktadır. Uzza ismi Petra'daki kitabelerde kayıt edilmiştir.

Putlar Kitabı'nda alıntılanan ve Zeyd ib-Amr ibn-Nufeyl tarafından yazıldığı geçen bir mısrada şöyle denmektedir:

Uzza ve onun iki kızına artık tapmam.

El-Manât
Manat veya Manah, Arap mitolojisinde bir tanrıça. İslam öncesi Arabistan'da tapılan tanrıçalardandır, özellikle Mekke şehrinin üç baş tanrıçasındandı. İslam dininin kutsal kitabı Kur'an'da da geçer. Putlar Kitabı`na (Kitab el-Esnam) göre İslam öncesi dönemde Araplar Manat'ın kader tanrıçası olduğuna ve üç baş tanrıçanın en yaşlısı olduğuna inanırlardı. O dönemlerde bu üç baş tanrıçanın Tanrı'nın kızları olduğuna inanılıyordu. Petra'daki Nabatlılar onu Manawat ismiyle anıyor, onu Greko-Romen tanrıça Nemesis ile denk tutuyor ve Hubal'ın karısı olduğuna inanıyorlardı.

Putlar Kitabı`na göre, İslam öncesi dönemdeki Arap putlarından en eskisi Manat idi. Ayrıca, eser Mekke'ye Manat adına yapılan bir tür hacdan da bahseder. Yine aynı eserde sahabelerden Ali'nin Manat'ın putunu yok ettiği anlatılır.

El-lat
yani Lat, İslam öncesi Arabistan'daki bereket tanrıçası. İslam öncesi dönemde Mekke'nin üç baş tanrıçasındandır. Bu üç tanrıça Mekke'lilerin inancına göre Tanrı'nın kızlarıydı. Petra'lı Nabatlılar tarafından da tapınılan Lat, Nabatlılarca Yunan Athena ve Roma'lı Minerva ile denk tutulmuştur. Wellhausen'e göre, onlar Lat'ın Hubal'ın annesi olduğuna inanıyorlardı.

Hişam bin el-Kalbi tarafından yazılmış Putlar Kitabı`na (Kitab el-Esnam) göre, İslam öncesi dönemde Araplar onun Kabe'de yaşadığına inanırlardı ve Kabe'de ona ait bir put bulunurdu.


Bahsi geçen putların islam peygamberi tarafından imha edildiği bilindiğine göre yazıdaki "....Hohammed'in emriyle Put'u yokedilmiştir" kısmında geçen şahıs islam peygamberi Muhammed olabilir
midena pro tou telous makarize