Gönderen Konu: Cam  (Okunma sayısı 1138 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Cam
« : 28 Aralık 2008, 10:57:28 »
CAMIN BULUNUŞU

Cam yapımı ya fayans endüstrisinin gelişmesi sonucunda, yada doğal olarak ortaya çıkmış olmalıdır. Arkeolojik buluntular, glazür ve fayansın ve bazı cam boncukların İ.Ö 4.binden itibaren imal edildiğini, cam kapların ise ilk olarak İ.Ö. 2 binin ortalarında kendini gösterdiğini belirtmektedir.Son yıllarda bu konu üzerine çalışanlar cam malzemenin Mısırdan önce Kuzey Mezopotamyada özellikle Hurri-Mitanni bölgesinde yapıldığını öne sürmektedirler.Birçok yazıtta bize cam yapımını ve cam yapım reçetesinden bahsetmektedir.
Romalı yazar Plinius cam yapımının başlangıcıyla ilgili bize şu bilgileri aktarmaktadır.Suriye de Fenikeliler zamanında Karmel (Karmelus) Dağının alçak tepeleri arasında Candebia adında bataklık bir alan vardır.Belus nehrinin bu bataklıkta başladığı ve sekiz kilometre kadar aktıktan sonra Ptolemais şehri yakınında denize döküldüğü sanılır.Çamurlu birikintilerle dolu ve oldukça derin olması nedeniyle nehrin dibindeki kum, ancak suların çekilmesi ile ortaya çıkardı.Bu kumlar dalgalarla çalkalanarak çamur ve yabancı maddelerden ayrılıp temizlenirdi.Deniz suyunun acılığının bu kum üzerinde temizleyici rolü olduğu ve bu etki olmadan kumdan hiç fayda gelmeyeceği sanılırdı. ^ Rivayete göre güberçile dolu bir gemi burada demir atar ;gemi tayfaları kıyıda yemek hazırlarken odun t-yakmak üzere bir ocak kurmak isterler.Civarda taş bulamadıklarından gemiden getirdikleri güberçile blokları bir ocak yaparlar.Odunları yakınca kum ile güberçile nin birlikte erimesiyle o zamana değin bilinmeyen saydam bir sıvının ocaktan sızdığını görürler.Böylece cam bulunmuş olur.
Bu öykünün gerçek olup olmadığını bilemiyoruz ancak akla yakın bir olaydır.Çünkü, odun ateşinin camlaşmayı sağlayacak ısılara ulaşıp ulaşmayacağı tartışılmıştır. Ama yapılan deneylerde malzeme uygun düzenlenmişse camlaşmayı sağlayabilecek ısıya ulaşabildiği kanıtlanmıştır. Ama şunu da unutmamak gerekir ki kum bulunan ve ateş yakılan her yerde böyle örneklerin her zaman bulunmuş olması gerekir.Cam geçirdiği her aşamasıyla bugünkü durumuyla da bir yüksek ısı sanatıdır.Plinius tarafından anlatılan örnek hiç kuşkusuz gerçek olabilir ama buna bile gelmeden, o dönemlerin seramik ustalarının seramikte kullandığı sırlama tekniğinin gerçekte bir cam kaplama diyebileceğimiz işlem olduğunu bildikleri kesindir. Bu sır, malzeme olarak bir anlamda camdır. Ve bu sırın kendi başına kullanılıp camsı ürünler elde edildiği bilinmektedir. Cam tarihinin ilk örneklerinin pek çoğu, seramikten cama geçildiğini gösteren izler taşımaktadır. Cam yapay olarak üretilmeden önce her zaman doğada doğal olarak bulunmaktaydı. Obsidiyen adı verilen malzeme gerçekte doğal camdır. Obsidiyen, camın tipik özelliklerini taşıdığı için çeşitli dönemlerde, değişik yöntemlerle biçimlendirilmiştir. Bu yolla araç olarak kullanılması çok yaygındır. Böyle bir açıdan bakılırsa, camcılık ürünlerinin, bugün anladığımız anlamdaki işlevlerinden çok daha önce bir balta, bir bıçak ya da mızrak ucu olarak kullanılması ilk camcılık örneği olarak kabul edilmelidir.

ANTİK CAMLAR

Cam yapımı İ.Ö.3.binlerin sonuna doğru keşfedilmiş ve ilk zamanlarda değerli taşlara alternatif olarak üretilmiştir.Daha sonraları İ.Ö. 2. binlerin ortalarına doğru ilk cam kaplar üretilmeye başlanmış ve zamanla teknik açıdan geliştirilerek yeniliklere açık bir endüstri haline geliştir.

Erken Dönem camları kralların himayesindeki atölyelerde seçkin insanlar tarafından üretilirken, Roma döneminde cam büyük miktarlarda üretilerek bir endüstri haline gelmiştir.

Burada camın bulunuşundan, tarihsel gelişimine, üretim tekniklerinden, formlarına genel hatlarıyla anlatılmıştır.

midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Cam fırınları
« Yanıtla #1 : 28 Aralık 2008, 10:58:07 »
Bilinen en erken (İ.Ö. 2.bin) cam üretim merkezleri olan Tell el Amarna ve Malkatada camın eritilmesi için kullanılmış fırınlara ait izler saptanamamıştır.Ancak burada derin olmayan, basit potaların sıcağa dayanıklı tamburlar üzerine yerleştirilip ateş üzerine yerleştirilmesinden oluşan acık-ocak sisteminin kullanılmış olduğu sanılmaktadır.Bu şartlar altında camın tam eriyik duruma gelmesi için yeterli ısıya ulaşması mümkün olmadığından, camın henüz macun kıvamındayken işlendiği anlaşılmaktadır.
Camcılıkta serbest üfleme tekniğinin icadından hemen sonraya İ.S. 1.yüzyıla ait iki pişmiş toprak kandil üzerinde yer alan cam fırını önünde çalışmakta olan cam ustasını gösteren tasvirler en erken cam fırınlarının görünümleri ve yapıları konusunda önemli birer belge niteliği taşımaktadır.Bu belgelerin biri Dalmaçya kıyısındaki Assenia, diğeri ise, İtalya Ferrara;da ele geçmiştir.Her ki kandil üzerinde görülen fırında iki bölmelidir.Bu bölmelerin birinde cam eritilmekte, diğerinde ise yapımı yeni tamamlanmış olan cam vazolar konulmaktadır.Cam vazoların yerleştirildiği bölmede , bunların yavaş soğumaları, böylece dayanıklık kazanmaları sağlanmakadır.
Filistin;deki Jalame;de saptanan ve İ.S. 4.yüzyılda etkinlik gösterdiği anlaşılan cam atölyesinde in-situ bir cam atölyesi bulunmuştur. Söz konusu fırın yaklaşık 2.40 x 3.60 m. ölçülerinde,dikdörtgen taş temel üzerine oturduğu; duvarların ise taş ve tuğla örgülü olduğu anlaşılmıştır.Fırının içinde, üzerine pota ve cam eritme kaplarının konulduğu bir setin veya tezgahın bulunduğu belirlenmiştir.Jelame;de kullanılan cam potaların pişmiş topraktan yapılmış olmadığı, atölyede kireç taşından, dikdörtgen biçimli eritme kaplarının kullanıldığı, fırının üstünün ise kerpiç ve tuğladan beşik tonozla örtülü olduğu saptanmıştır.
Jelame cam fırında, vazoların yapımları sırasında yavaş soğumaları için bırakıldıkları güney kısmında bulunan bazı temel kalıntıları bu alanda soğutma ile ilgili bir bölmenin bulunabileceğini düşündürmüştür.
midena pro tou telous makarize