Gönderen Konu: Elektiriksel Görüntüleme ve Potansiyel Odaklama  (Okunma sayısı 1194 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Elektiriksel Görüntüleme ve Potansiyel Odaklama
« : 28 Aralık 2008, 11:22:40 »
Yeni bir çok elektrotlu dizi kamyonu, simülasyon çalışması ve arkeolojik prospeksiyon arazi testleri.

Arkeoloji,pedoloji ve çevresel çalışmalar için uygulanan pek çok fiziksel araştırmalarda elektriksel metotlar uygulanmaktadır.Bu yöntemler, uygulaması kolay ,pek pahalı olmayan ve bilgilendirici sonuçlar veren yöntemlerdir.

Biz, çok elektrotlu sistemleri kullanırken seçilebilecek farklı hedefler arasında en detaylı araştırmayı ve en izotropik sonucu elde etmek ve yüzeysel gürültüyü(sesi)ortadan kaldırmak için bir dizi elektrotu ölçümlerini, sistemi benimsemekteyiz. Buda; odaklama kavram adı verilen yüzey ölçümüne dönüştürülmesiyle elde edilir.Böylece “ Potansiyel Odaklama “ kavramı ortaya çıkar.Bunun avantajları üzerinde bir test alanında ve iki arkeolojik bölgede yapılan arazi denemeleri ve sentetik modeller kullanılarak çalışmalar yapılmıştır.

Bu araştırmalardan şu sonuca ulaşabiliriz; Kutup – kutup dizisine bağlı ve dört potansiyel elektrotla çevrili merkezi bir elektrottan oluşan  çok basit bir sistem bu amaca ulaşmak için iyi bir yoldur.

Rezistivite ve log basit bir sistem bu amaca ulaşmak için iyi bir yoldur.Rezistiv log üzerine 40 yıl önce yapılmış bir çalışmaya dayanarak odaklama terimine ve isohopik odaklama için IFMPP adı verilen yeni bir diziyi muhafaza etmekteyiz.

Arkeolojide yada genel olarak bütün yüzeye yakın çalışmalarda yapılır. Pek çok jeofizik çalışmalarda ve araştırmalarda elektriksel metotlar  kullanılır.Bunların pek çok farklı durumlarla uygulanması kolaydır.Pek pahalı metotlar değillerdir.Ayrıca geniş çaplı direnç çeşitlemelerine bağlı olarak genellikle bilgilendirici sonuçlar elde edilmektedir.Genellikle kullanılan elektriksel direnç dizileri; Wenner, dipol – dipol, pole – pole tiptedir.Daha detaylı araştırmaları gerçekleştirmek için yedek sistemlerde  gerçekleştirilmiştir.( Hesse at 1986) Yine de son yıllarda pek çok yazar çok elektrotlu ayrıkları önermişlerdir.Alt yüzey maden aramalarında kullanılan bu aygıtlar iki kavrama tekabül eder.

Elektriksel profil ve sesin, alt toprağın üç boyutlu yapısını tanımlayabilmek için  aynı anda gerçekleştirilmesi.

Şu ana kadar sondaj uygulamalarında elektriksel log ile sınırlandırılan odaklama.

Üç boyutlu bilginin elde edimini kolaylaştırmak amacıyla pek çok sistem geliştirilmiştir.Bunların birkaçı da piyasaya sürülmüştür.  Bazıları panel sistemler gibi

“statik” çok elektrotlu  aygıtlar ( DYD,IRIS,ABEM,CAMPUS ) son zamanlarda arkeolojik ve pedelojik yapıların denetleme ve tamamlanması için en uygun seviyeye getirilmiş bir dizayn ile yeni bir değişimli çok kutup üzerinde çalışılmıştır.( Vol-de-carad,MUCED)

Aynı zamanda, yeni araçlar geliştirildiğinden verilerin yorumu için çeşitli yöntemler bulunmuştur. Buna en son örnek 3D inversion algaritma.Ancak bu algaritmalar zaman alıcıdır ve bu yüzdende yüksek kapasiteli bilgisayarlar gerektirir.Bu  yüzden verilerin yorumundan önce,imgelerin mümkün olduğunca iyi elde edilebilmesi için yapıların tamamlanmasında yeni dizilere ihtiyaç olduğu ortaya çıkmıştır. Bu amaca ulaşmak için en yüksek seviyede sonuçlar veren bir dizi geliştirilmelidir.Ortaya konan fikir yer yüzeyine olan direnç ölçen elektrot dizilerini uygulamaktadır.İlk bölümde odaklama kavramını tanıyacağız ve onun yüzeyden elde edilen ölçümlere dönüştürülmesini önereceğiz.Sonra (3D) üç boyut sayesinde elde edilen teorik çalışma sonuçları IEMPP adı verilen yeni bir ürünün yararını gösterecektir.Son olarak ilk alan denemeleri similasyon çalışmasının sonuçlarını doğrulayacaktır.

ODAKLAMA KAVRAMI :
Odaklama kavramı 1940’lı yılların sonuna doğru tanımlanmış ve 1951’den beri sondaj delikleri direnç ölçümünde kullanılmaktadır ( Doll,1951,1953 ) Buda hem dikey çözüme,hem de radyal mesafe tetkikini arttırmak için birkaç potansiyel ve enjeksiyon elektrotunun kullanımını kapsar.

Lateralog 7 ( 117 ) ve Microlatdog (M11),sondaj deliklerinde elektriksel ölçümler için kullanılan bilinen araçlardır.117 üç akım elektrotu ve dört potansiyel elektrottan oluşur.Merkezi elektrot  akımı sabit tutulurken iki uç elektrot,iki akım elektrotu arasına yerleştirilen duyarlı elektrot çiftleri arasındaki 0 potansiyel farkını elde edebilmek için dalgalanmaya maruz bırakılır.

M11 ‘de düzenli elektrotlar merkezi elektrot etrafında üç eksenli daire ile yer değiştirilir.Bu kavram sondaj borusunun araç, çamur kalıbı ve dondurulmuş alan gibi silindirik simetrik zararlara maruz kaldığı tabakalı ortamı ifade eder.Modeli oluşturan kişi gerilimde bir simetri elde etmeyi tercih ettiği için ölçümleri sürekli değişen, üç akım kaynağıyla taşınan gerilimleri her akım kaynağının genliği ve bunların toplamındaki  ağırlıkların analog  toplamına tekamül eder.

Bu kavramın yüzey ölçümüne dönüştürülmesi karmaşıktır. Ve çeşitli faklılıklar göz önünde bulundurulmalıdır.Bu konu daha önce ( Brizzdcri ve ırlandırılmıştır. Başlangıç konfigirasyonun odaklamanın etkisini en üst seviyeye çıkarmak için ölçüm elektrotu etrafındaki iki ortak merkezli çemberden oluşur.

Farklı düzenlemeleri olan sistematik testler optimal ve en kolay konfigirasyonun belirlenmesine imkan verir.Özellikle düzenli bir grid ( x, y ) kadar elektrotlar iyi sonuç vermiştir.Ancak simetri nedeni ile akım elektrotlarının gerilim elektrotları etrafındaki bir çembere yerleştirilmesi daha ilginç olacaktır.Karşılıklı ilkesi(principle of reciprocity) enjeksiyon ve gerilim elektrotlarının rollerinin değişimine imkan verir,yani ölçüm noktası etrafındaki çok enjeksiyonlu bir çok-elektrotlu sistem,birkaç gerilim elektrotuyla çevrili tekbir enjeksiyon elektrotlu sisteme denktir.

Bu nedenle potansiyel odaklama tanımı (Bir akım elektrotu ve bir akım elektrotu ölçüm noktasından sonsuz mesafede tutulur.) Bu işlem klasik aletlerle elde edilen kutup-kutup ölçüm dizileriyle sınırlandığı için uygulaması kolaydır.Verilen akımın kontrolü gerekli değildir.Ölçüm,gerilim elektrotunun yerini değiştiren çok basit bir şartel mekanizması aracılığıyla sağlanır.

Bu yeni konfigürasyon IFMPP olarak adlandırılır. (Isotrogic Facused Multipale-Pale) ve dizinin geometrisini göstermek için aşağıdaki örneklemelerde detaylı bir formül kullanılır: IFMPP (Nc x Ne)a1ae, Nc çember sayısını (1 yada 2), Ne her çemberdeki elektrot sayısını (en çok 8 ), a1iç çemberdeki elektrot aralığını (iç çemberdeki enjeksiyon elektrotu ve gerilim elektrotları arasında) ve ae dış çemberdeki elektrot aralığını gösterir.

Merkezi bir noktanın etrafındaki ölçüm çemberleri için son açık direnç kısmi ölçümlerin ağırlıklı (unighed) ortalamasıdır.I verilen akım,di (dc)akım elektrotu ile iç (dış) çember gerilim elektrotu ve iç (dış) çemberdeki gerilim elektrotu katı (1 th) de ölçülen gerilim de Vk (Vı) dır.Ni ve Ne sırasıyla iç ve dış çemberdeki elektrot sayısı,Wive We sırasıyla iç ve dış çemberi etkileyen ağırlıklardır.

TEORİK ÇALIŞMA:
Teorik bir çalışma moment metoduna dayalı algoritmalı 3-D modeliyle gerçekleştirilmiştir. (Dabas et al; 1994),örneği sunulan yapılar arkeolojik hedeflerin ve çevresinin bir örneğini oluştururlar.

Biz,ortak dizilerin verdiği sonuçlar (Wenner,digole-digole,pole-pole)ile yeni IFMPP konfigürasyonunu kıyaslamayı  tercih ettik.Dirençli bir duvar ve dirençli kare bina üzerindeki ilk seri örneklemeler klasik dizilerle yapılan yüzeysel veda aramalarında karşılaşılan temel zorlukları göstermek için yapılmış ilk deney   ,gelecek bilimde araştırma sonuçlarıyla kıyaslanacak bir çalışmayı tekabül eder.Son olarak direnç farklılıkları ile birlikte yada bunlar olmaksızın üst üste konulan yapıları içeren kompleks bir model üzerinde tamamlanmış bir çalışma gerçekleştirilmiştir.

DİRENÇLİ DUVAR:
Bu çalışmanın ilk modeli üç katmanlı zemin  içine yerleştirilmiş (10-uzunlukta,1x1 cross-sect) 0,2 m içinde iletken tabakalı bir çatısı olan , duvar direnci Ps 500 &m eşit) dirençli bir duvarı içerir.Bu modelin parametreleri Centre de Reche Géophysiques (Niévre,France) de dirençli bir duvar bulunan test alanını tanımladığı için seçilmiştir.Bu üç katmanlı zemin,yüzeysel çok yüzlü toprak (q1=85&m , e1=0,2 m) , dirençli duvarın yerleştirildiği iletken bir katman (q2=35&m , e2=1,5 m) ve bir kireçtaşı yatağından oluşur.Hat üzerinde 4 kutbun içerdiği sonuçlar,pole-pole ya da IFMPP dizilerinin (Şekil-2)verdiği sonuçlardan çok farklıdır,özelliklede 0,5 m elektrot aralığı için Wenner haritasında (a=0,5m)kütlelerin yanlarına yerleştirilmiş iki extrenayı gözlemleyebiliriz.Dipol-dipol haritalar üzerinde ayrılıklar (anamali) merkezi dirençli üst nokta ve etrafındaki iki iletken şeritten oluşur.Bu durumda (dizi duvara dik iken) pole-pole  ve IFMPP’nin verdiği cevaplar benzerdir ama IFMPP dizisinin büyüklüğü (magmitude) daha yüksektir.IFMPP dizilerinin verdiği yanıtlar simetriye altta yatan şeklin genel biçimine uyar ve aykırılıkta titreşime yol açmaz.

KARE BİNA:
Şimdide homojen bir zemine yerleştirilmiş (en=100&m) dört dirençli duvardan (5m uzunlukta,1x1 cross-section iletken katman içinde (d) bir derinlikte çatısı olan qe=500&m)çalışmasını inceleyeceğiz.Bu model anizotropi etkilerinin test edilmesiyle ilgilidir.Yapının üst kısmı iki ayrı dizi ebadıyla (a1=0,5m ve d3=1m) üç ayrı derinlikte (d1=0,25m,d2=0,5m ve d3=1m) yerleştirilmiştir.Bu farklı koşullarda (yüzeysel ve derin şekillerde) kullanılan dizilerin araştırılmasının derinliğini ölçmek mümkün olmuştur.Çok elektrotlu bir dizi her modelin karesini çok iyi ortaya koyar.(Şekil 3 ve 4) yanıt izotropiktir.Pole-pole serisi bazı iyi sonuçlar verir ve farklılıklar IFMPP dizisiyle gözlenen benzer duvarların paralel dalları (diziye paralel) yüksek farlılıklar ortaya koyar,ama duvar dizisinin ara yönüne dik olduğunda bu farklılıkların çok bariz olmadığı görülür.Wenner haritası üzerinde örnek alınan yapının  şeklinin göstergesi olmayan iki küçük direnç zirvesi görülür.Dipole-dipole yanıtı oldukça iyidir ama kütlelerin en üst noktasını derinliği arttıkça daha az iyi olduğu görülür.En yüksek noktalar (max) , binanın Wenner dizisinin hattına dik olan parçasına yerleştirilmiş iken Dipole-dipole dizisini hattına dik olan parçası üzerinde de elektriksel maden aramalarından alınan sonuçlarındaki bu eş yönsüzlük problemi IFMPP düzenlemesi kullanılarak çözülür.

Çalışmamızın ikinci bir yönü araştırmanın derinliği ve yanal çözülme problemiyle ilgilidir.Bu iki nokta elektriksel maden aramalarındaki dizilerin büyüklüğüyle bağlantılıdır ve genelde araştırmanın derinliği ve yanal çözülme azalır;ve tam tersine olur.Dizilerin büyüklüğü arttıkça kare bina üzerinde uygulanan haritadaki kayda değer bir fark görürüz.Daha küçük dizilerde (a=0,5 m) ve yüzeysel derinliklerdeki (d<0,5 m) yapılarda oluşan durum daha keskin dış hatları olan haritaların ortaya çıkmasını sağlarken,daha büyük diziler (a=1 m) ve daha derin yapılar (d>0,3 m) açıkça tanımlanamayan dış hatları olan aykırılıklar gösterir.Üstelik yüzeysel yapılarda en yüksek ölçümler hat-içi (in-line) dizi haritaları üzerinde bulunmaktadır,ama bu değerler yapı üzerinde IFMPP dizisinde olduğu kadar düzenli dağılım göstermemektedir.Farklı dizilerin büyüklüklerine göre,yapıların derinliği arttığında en yüksek belirli direnç derinliğinin pole-pole ve çok elektrotlu odaklı konfigürasyon haritalarında ortaya çıktığını ve kare yapıların küresel şeklini koruduğunu görürüz.
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
YÜZEYSEL YIKICI YAPILARIN ETKİSİ:
« Yanıtla #1 : 28 Aralık 2008, 11:23:34 »
Tartışılması gereken bir diğer önemli problem ise jeofiziksel görüntünün ve üst üste konan yapıların,dizilerin farklı geometrileri ile gerçekleştirilen maden aramaları üzerindeki (arkeolojik)alanlar üzerinde gösterildiği gibi etkisidir.Yer altı elektriksel maden aramalarında jeofiziksel gürültü yani küçük yüzeysel elementlerin yol açtığı gürültü ölçümündeki gürültünün ara bölümünü oluşturur.(normal iklimsel şartlarda ve iyi galvaniç temasta ) teorik çalışmanın bu üçüncü bölümünde kompleks bir model üzerindeki bir dizi geniş kapsamlı örneklemeler gerçekleştirdik.

Bu model Pmodim=100& dirençli bir homojen bir zemine yerleştirilmiş iletken ya da dirençli simetrik yapılı (bir küp:1x1x1 m)ve asimetrik yapılardan (iki dikey epiped’ler :8x0,5)oluşmaktadır.Daha önce belirtilen problemler 0,5 m metre derinlikte ortaya çıktığında biz bu ana yapıların çatıların 0,5 m derinlikte sabit tutumuna karar verdik.Ancak bu durumda elde edilen bütün sonuçlar daha küçük dizilerin kullanıldığı daha yüzeysel bir duruma dönüştürülebilir.Bununla birlikte biz ana yapının her kenarı üzerine önce yapıyla aynı dirençte ve ikinci olarak ta karşıt dirençte (dirençli üzerine iletken,iletken üzerine dirençli) küçük yüzeysel elementler ekledik.(0,6x0,6x0,3 m)bu modelin sonuçları  16 haritadan (her dizi için 4 harita)oluşur.Önceki modellerde gözlenen etkilerin pek çoğu bu haritalarda doğrulanmıştır.Ancak şimdide ana yakınlığı (anamoly) etkileyen küçük yüzeysel elementlere bağlı olarak ortaya çıkan etkiyi incelemek zorundayız.Genelde FMPP konfigürasyonunun diğer dizilere göre daha az etkilendiği gözlenir.Ayrıca küçük bir iletken element (küçük bir direnç element) IFMPP haritalarında iletken bir anamoly’e (dirençli bir anamoly’e ) yol açar.Ve böylece bu anamoly ‘iler yapıların direnci ve onların nispi kontraslarıyla uyum içindedirler.Bu diğer diziler için gerekli değildir.Özellikle pole-pole haritalar tersine anamoly gösteriler.(Dirençli elementler için iletken ve iletken elementler için dirençli ) .

Yıkıcı dirençli elementleri olan iletken bir yapı için bu element etkisi hemen hiç bulunmaz. Ayrıca yıkıcı elementlerin küp üzerinde ve panelet epided’ler üzerindeki etkisini kıyaslayabiliriz.Çoğu zaman küpün anamoly’si karmaşıktır.Ve anamoly’ nin ana kübik yapıdan değen bölümünü tespit etmeleri zordur .

DAİRESEL BİR GEOMETRİNİN İLGİSİ:
Önceki sonuçlar bir enjeksiyon elektrotunun etrafındaki ortak merkezli daireler üzerine konulan elektrotları olan bir geometriden elde edilmiştir. Maden aramalarında bu geometriyi kullanmanın zor olacağı çok açıktır. Dairesel geometri elektrotların sert bir aygıtın 16 elektrotlar hareket ettirebileceği düşünülemez. Bu çalışmayı,klasik dizilerden olduğu gibi kolaylıkla kullanılabilen daha hafif bir aygıt elde etmek için IFMPP konfigrasyonunu geometrisini geliştirecek yeni modeller takip etmiştir. Bu gelişme ölçüm elektrotlarının sayısını azalmayı ve IFMPP dizisinin başlangıç konfigrasyonunu yani iki ortaklık merkezli  daire ile elde edilen yeni düzenlemelerin sonuçlarının kıyaslamasını kapsar. Bu çalışma (  JACKSON’u 1981 ) çalışmasıyla karşılaştırabiliriz.

Son modellerde zeminin yüzeysel katmanına ya da daha derin katmanına daha da ya da fazla etki verebilmek için enjeksiyon elektrotu etrafında farklı mesafeler de yerleştirilmiş elektron dairelerinin ağırlığını düzenlemeyi tercih ettik. Yinede ,amaç daha üzerindeki yapının en iyi görüntüsünü elde etmektedir başlangıç ağırlıklar bütün daireler için aynıdır; ve sonuç maximum  ağırlığın dış daireye etki etmesiyle anadaki elektrotlarının yerlerini değiştirilmesini gerektirir. Verilen bir dairenin elektrotları son ölçümde aynı ağırlığa sahiptir.Ağırlıkların değiştirilmesi yapılan dört çalışmadan birinin , iletken yıkıcı bir elementi dirençli yapının kullanıldığı çalışmanın , sonuçların zarar görmesine sebep olur.bunun bütün diziler için en kötü durum olduğunu daha sonra göstereceğiz.Bu zamana rağmen üçüncü ağırlıkla yani enjeksiyon elektrotu etrafındaki dört ölçüm elektrotu geometrisiyle elde edilen sonuçların oldukça iyi olduğunu kabul edebiliriz.Mümkün olduğun da az elektrotlu en hafif aygıtın kullanılması tercih edilir.Aslında olduğundan az elektrotlu en hafif aygıtın kullanılması mümkündür. Klasik dizilerin sentetik kıyaslamasını ve IFMPP (1x4) konfgirasyonu gösterir.Dipole-dipole dizisi diğer dizilere göre daha önemlidir.Ve homojen ortama genleştirilen ana yapıdan daha yüksek bir izokontrasit gösterir.

Biz sadece iki ölçüm elektrotlu daha basit bir dizi kullanmayı denedik. (Şekil 6 h-i)Bu geometri iki anzhegonel pole-pole ölçümleri gerçekleştirilmesini gerektirir.Bu iki ölçümün ortalaması osotropic değil bununla birlikte karşılıklılık ilkesi sayesinde gerçekleşmesi çok basit bir işlem ile IFMPP (1x4) Ölçümünü bu iki pole-pole ölçümünden yeni oluşturmak mümkündür, bu işlemi arazide deneme bölümünde açıklayacağız.

YÜZEYSEL YIKICI YAPILARININ ETKİSİNİN KLASİK ARAZİLERDE VE IFMPP (1x4) İLE KARŞILAŞTIRILMASI:
Önceki sonuçlar IFMPP geometrisinin klasik dizilere kıyasla jeofiziksel gürültüden daha az etkilendiğini göstermiştir. Bu araştırmanın derinliği kavramının ikinci bir yönüdür.En iyi dizi,ölçümde daha derin bir yapının ağırlığına, yüzeysel bir yapının ağırlığı karşısında maximize edendir.Bu bölümde, bir küpün üzerinde beş farklı (x1=0m,x2=0,5m,x3=1m,x4=2m ve x5=4m) hareket ettirilen bir küçük kübik yıkıcı element in (0,3m yada ve üst noktası 0,1m derinlikte) Ölçümü üzerindeki etkiyi daha kesin bir şekilde gözlemekteyiz.

Yaklaşımımız, farklı dizileri olan yapıların hemen üzerindeki direnç profilini hesaplamayı gerektirir. İki karşıt durumu göz önünde bulundurmakta birinci iletken elementin (p1=10m)dirençli küp üzerinde(p1=100m ) olması durumudur (COR durumu iletken, dirençlinin üzerinde)Ve ikincisi dirençli bir element in (P2=1000m)iletken bir küp üzerinde ve ikincisi (p2=1000m)Durumudur.(ROC durumu : dirençli,iletkenin üzerinde ) daima küçük element olmadan ana küp için sağlanan profilin de grafiğini çizmekteyiz.Bu profil, anamoly’nin şekli ve kontrast bakımın dan bir referans oluşturmaya imkan verir.Aynı şekilde x5=4m uzaklığındaki yıkıcı element in profili üzerinde her iki anamoly (sırasıyla daha derin küpe ve daha yüzeysel küpe bağlı) kolayca fark edilebilir.Kontraslar açıkça değerlendirilip karşılaştırılabilir.Profillerin bütün durumlar için eğilimleri şekil 10 da gösterilmiştir.İlk önemli gözlem maxima seviyesinin,genelde hat-içi (in-dire) dört kutup için IFMPP üzerindeki pole-pole dizisine göre daha yüksek olduğudur.Yinede önceki maddelerimiz maxima’nın küresel anamoly’nin göstergesi olmadığını göstermiştir.

Bu yüzden bunu takip eden çalışmalarda yüzeysel elemente bağlı anamoly’yi ile daha derin yapıya bağlı anamoly arasındaki izofikontrast üzerinde ve kutupların farklı konfügrasyonları arasındaki bu izofi kotrastların kıyaslanmasında ısrar etmekteyiz.Bu ilk izlenimden sonra en kötü durumun COR olduğunu (direnç üzerinde iletken) söyleyebiliriz.En benzer cevap IFMPP (1x4) ile elde edilendir.Anamoly’nin maxsimum ya da minumum en fazla değişkenlik yo1 olmak üzere bu aygıt için hemen hemen sabit kalır.Öte yanda Wenner,Dipole-dipole ve en kötü durumda pole-pole için;iletkenlik yani iletken karşılık dirençli kip (COP) durumunda 010’ varmaktadır.

Çok ilginç bir noktada,COR durumunda iletken karışıklığın etkisinin maxsimum da büyük bir artışa yol açmasıdır.Aynı şekilde küçük iletken  küp gözleyebiliriz.Bu şekillerde gözlenen sonuçların bir diğer önemi ise küçük yapılara doğrudan bağlanmış genlik noktasının varlığıdır.Küçük yüzeysel küpler,ana yapıya bağlı olarak büyüklüğü bazen anamoly’nin yarısına eşit olan bir anamoly üretirler.(cf-COR durumu,Wenner,dipole-dipole,pole-pole)Bu sonuçlar IFMPP dizilerinin kullanımı gerekliliğini doğrular.

İLK ARAZİ DENEMELERİ;
Bazı maden aramalar suni yapılar üzerinde gerçekleştirildiği gibi teorik modeller sayesinde yapılan ilk gözlemleri geçerli kılmak için Nievre(Fransa) departmanındaki iki Gollo-Roman yerleşim yerlerinde de gerçekleştirilmiştir.

TEST ALANINDAKİ DİRENÇLİ DUVAR:
İlk deney suni bir dirençli duvar bulunan bir alanda yapılmıştır.Bu deneme için sırayla bir Wenner dizisi a=0,5 m , bir dipole-dipole dizisi a=0,5 m ve bir IFMPP (1x4) a=0,5 m ile elde edilen üç haritayı kıyaslıyoruz.IFMPP dizisi bir metre uzunlukta iki dallı katı yapıdan oluşur.Küçük elle idare edilen şartlar mekanizması ölçüm pozisyonunu değiştirmeyi mümkün kılar.İlk önemli gözlem,jeofiziksel gürültü seviyesinin IFMPP haritasında çok farklı olmalıdır.Bu konfigürasyon alçak geçit filtresi görevini görür;dizinin büyüklüğünden daha küçük yüzeysel anamoly’ler reddedilir.Bununla birlikte duvar anamoly’sinin maxsimumu hat içi dizilerine dikeydir ve basamak gibi görünürler.

BİR GOLLO-ROMAN BÖLGESİNDE KARE BİR BİNA (FRANSA)
Chempcelee Gollo-Roman bölgesinde ikinci bir araştırma daha yaptık.RETEAM sistemiyle açık direncin sürekli kaydına imkan veren bir arazi incelenmiştir.Bu incelemede ilk maden aramada açıkca tanımlanamayan  küçük kare binanın kurulmasına imkan vermiştir.Böylece çok elektrotlu bir sistem için iyi bir test alanıdır.Bu kare yapı etrafında uzaysal örneklemesi 0,5 m olan detaylı bir araştırma yapılmıştır.IFMPP ve pole-pole dizilerinin (a=0,5 m)verdiği sonuçlar çok iyidir.Gürültü IFMPP haritasında binanın duvarları boyunca küçük direnç noktalarının görülebildiği pole-pole haritasında olduğundan daha azdır.Daha kötü uzaysal örneklerse (dx=dy=1 m)elde edilen haritaları göz önüne aldığımızda (IFMPP) dizisi haritası daha açıktır.

SONUÇ :
Bu teorik çalışmanın ilk araştırmalarının sonuçları,çok elektrotlu odaklı dizilerin kullanılması gereğini (asitropic cevap,incelemenin iyi derinliği,yüzeysel karışıklıkların etkisini azaltma)göstermektedir.

Bu yazıda IFMPP (ısotropic Focused Multi pole-pole) adı verilen pole-pole dizisine dayalı potansiyel odaklama için yeni bir kutup geometrisi öne sürdük.Bütün teorik çalışma göstermiştir ki akım elektrotu etrafında aynı uzaklıktaki elektrotların sayısını (4’ten fazla değil)arttırmak gerekli değildir.Yine de aynı ölçüm noktasında farklı araştırma derinliği sağlamak için elektrotların ortak merkezli çizgide olduğu durumları göz önünde bulundurabiliriz.Ama pratik açıdan bu tip ölçünün gerçekleştirilmesi zordur.Arazideki ilk deneyler oldukça yüzeysel bölgelerde yapılmıştır; bu yeni geometriyi daha derin arkeolojik bölgelerde test etmek daha faydalı olacaktır.

Sonuç;olarak bu yeni geometrik ancak veri elde edimi tamamen otomasyona geçtiğinde değer kazanacaktır.İki sistem düşünülebilir:Birincisi;manuel (elle) diziyle direnç metreyi bağlayan otomatik bir şartel mekanizması ve ikincisi;dört ölçünün aynı anda elde edilmesi bu yeni geometriye edilen yedeğe çekilmiş bir CEB(Conturuous Electrical Profiling) sistemidir.
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
YÜZEYSEL YIKICI YAPILARIN ETKİSİ:
« Yanıtla #2 : 28 Aralık 2008, 11:24:14 »
Tartışılması gereken bir diğer önemli problem ise jeofiziksel görüntünün ve üst üste konan yapıların,dizilerin farklı geometrileri ile gerçekleştirilen maden aramaları üzerindeki (arkeolojik)alanlar üzerinde gösterildiği gibi etkisidir.Yer altı elektriksel maden aramalarında jeofiziksel gürültü yani küçük yüzeysel elementlerin yol açtığı gürültü ölçümündeki gürültünün ara bölümünü oluşturur.(normal iklimsel şartlarda ve iyi galvaniç temasta ) teorik çalışmanın bu üçüncü bölümünde kompleks bir model üzerindeki bir dizi geniş kapsamlı örneklemeler gerçekleştirdik.

Bu model Pmodim=100& dirençli bir homojen bir zemine yerleştirilmiş iletken ya da dirençli simetrik yapılı (bir küp:1x1x1 m)ve asimetrik yapılardan (iki dikey epiped’ler :8x0,5)oluşmaktadır.Daha önce belirtilen problemler 0,5 m metre derinlikte ortaya çıktığında biz bu ana yapıların çatıların 0,5 m derinlikte sabit tutumuna karar verdik.Ancak bu durumda elde edilen bütün sonuçlar daha küçük dizilerin kullanıldığı daha yüzeysel bir duruma dönüştürülebilir.Bununla birlikte biz ana yapının her kenarı üzerine önce yapıyla aynı dirençte ve ikinci olarak ta karşıt dirençte (dirençli üzerine iletken,iletken üzerine dirençli) küçük yüzeysel elementler ekledik.(0,6x0,6x0,3 m)bu modelin sonuçları  16 haritadan (her dizi için 4 harita)oluşur.Önceki modellerde gözlenen etkilerin pek çoğu bu haritalarda doğrulanmıştır.Ancak şimdide ana yakınlığı (anamoly) etkileyen küçük yüzeysel elementlere bağlı olarak ortaya çıkan etkiyi incelemek zorundayız.Genelde FMPP konfigürasyonunun diğer dizilere göre daha az etkilendiği gözlenir.Ayrıca küçük bir iletken element (küçük bir direnç element) IFMPP haritalarında iletken bir anamoly’e (dirençli bir anamoly’e ) yol açar.Ve böylece bu anamoly ‘iler yapıların direnci ve onların nispi kontraslarıyla uyum içindedirler.Bu diğer diziler için gerekli değildir.Özellikle pole-pole haritalar tersine anamoly gösteriler.(Dirençli elementler için iletken ve iletken elementler için dirençli ) .

Yıkıcı dirençli elementleri olan iletken bir yapı için bu element etkisi hemen hiç bulunmaz. Ayrıca yıkıcı elementlerin küp üzerinde ve panelet epided’ler üzerindeki etkisini kıyaslayabiliriz.Çoğu zaman küpün anamoly’si karmaşıktır.Ve anamoly’ nin ana kübik yapıdan değen bölümünü tespit etmeleri zordur .

DAİRESEL BİR GEOMETRİNİN İLGİSİ:
Önceki sonuçlar bir enjeksiyon elektrotunun etrafındaki ortak merkezli daireler üzerine konulan elektrotları olan bir geometriden elde edilmiştir. Maden aramalarında bu geometriyi kullanmanın zor olacağı çok açıktır. Dairesel geometri elektrotların sert bir aygıtın 16 elektrotlar hareket ettirebileceği düşünülemez. Bu çalışmayı,klasik dizilerden olduğu gibi kolaylıkla kullanılabilen daha hafif bir aygıt elde etmek için IFMPP konfigrasyonunu geometrisini geliştirecek yeni modeller takip etmiştir. Bu gelişme ölçüm elektrotlarının sayısını azalmayı ve IFMPP dizisinin başlangıç konfigrasyonunu yani iki ortaklık merkezli  daire ile elde edilen yeni düzenlemelerin sonuçlarının kıyaslamasını kapsar. Bu çalışma (  JACKSON’u 1981 ) çalışmasıyla karşılaştırabiliriz.

Son modellerde zeminin yüzeysel katmanına ya da daha derin katmanına daha da ya da fazla etki verebilmek için enjeksiyon elektrotu etrafında farklı mesafeler de yerleştirilmiş elektron dairelerinin ağırlığını düzenlemeyi tercih ettik. Yinede ,amaç daha üzerindeki yapının en iyi görüntüsünü elde etmektedir başlangıç ağırlıklar bütün daireler için aynıdır; ve sonuç maximum  ağırlığın dış daireye etki etmesiyle anadaki elektrotlarının yerlerini değiştirilmesini gerektirir. Verilen bir dairenin elektrotları son ölçümde aynı ağırlığa sahiptir.Ağırlıkların değiştirilmesi yapılan dört çalışmadan birinin , iletken yıkıcı bir elementi dirençli yapının kullanıldığı çalışmanın , sonuçların zarar görmesine sebep olur.bunun bütün diziler için en kötü durum olduğunu daha sonra göstereceğiz.Bu zamana rağmen üçüncü ağırlıkla yani enjeksiyon elektrotu etrafındaki dört ölçüm elektrotu geometrisiyle elde edilen sonuçların oldukça iyi olduğunu kabul edebiliriz.Mümkün olduğun da az elektrotlu en hafif aygıtın kullanılması tercih edilir.Aslında olduğundan az elektrotlu en hafif aygıtın kullanılması mümkündür. Klasik dizilerin sentetik kıyaslamasını ve IFMPP (1x4) konfgirasyonu gösterir.Dipole-dipole dizisi diğer dizilere göre daha önemlidir.Ve homojen ortama genleştirilen ana yapıdan daha yüksek bir izokontrasit gösterir.

Biz sadece iki ölçüm elektrotlu daha basit bir dizi kullanmayı denedik. (Şekil 6 h-i)Bu geometri iki anzhegonel pole-pole ölçümleri gerçekleştirilmesini gerektirir.Bu iki ölçümün ortalaması osotropic değil bununla birlikte karşılıklılık ilkesi sayesinde gerçekleşmesi çok basit bir işlem ile IFMPP (1x4) Ölçümünü bu iki pole-pole ölçümünden yeni oluşturmak mümkündür, bu işlemi arazide deneme bölümünde açıklayacağız.

YÜZEYSEL YIKICI YAPILARININ ETKİSİNİN KLASİK ARAZİLERDE VE IFMPP (1x4) İLE KARŞILAŞTIRILMASI:
Önceki sonuçlar IFMPP geometrisinin klasik dizilere kıyasla jeofiziksel gürültüden daha az etkilendiğini göstermiştir. Bu araştırmanın derinliği kavramının ikinci bir yönüdür.En iyi dizi,ölçümde daha derin bir yapının ağırlığına, yüzeysel bir yapının ağırlığı karşısında maximize edendir.Bu bölümde, bir küpün üzerinde beş farklı (x1=0m,x2=0,5m,x3=1m,x4=2m ve x5=4m) hareket ettirilen bir küçük kübik yıkıcı element in (0,3m yada ve üst noktası 0,1m derinlikte) Ölçümü üzerindeki etkiyi daha kesin bir şekilde gözlemekteyiz.

Yaklaşımımız, farklı dizileri olan yapıların hemen üzerindeki direnç profilini hesaplamayı gerektirir. İki karşıt durumu göz önünde bulundurmakta birinci iletken elementin (p1=10m)dirençli küp üzerinde(p1=100m ) olması durumudur (COR durumu iletken, dirençlinin üzerinde)Ve ikincisi dirençli bir element in (P2=1000m)iletken bir küp üzerinde ve ikincisi (p2=1000m)Durumudur.(ROC durumu : dirençli,iletkenin üzerinde ) daima küçük element olmadan ana küp için sağlanan profilin de grafiğini çizmekteyiz.Bu profil, anamoly’nin şekli ve kontrast bakımın dan bir referans oluşturmaya imkan verir.Aynı şekilde x5=4m uzaklığındaki yıkıcı element in profili üzerinde her iki anamoly (sırasıyla daha derin küpe ve daha yüzeysel küpe bağlı) kolayca fark edilebilir.Kontraslar açıkça değerlendirilip karşılaştırılabilir.Profillerin bütün durumlar için eğilimleri şekil 10 da gösterilmiştir.İlk önemli gözlem maxima seviyesinin,genelde hat-içi (in-dire) dört kutup için IFMPP üzerindeki pole-pole dizisine göre daha yüksek olduğudur.Yinede önceki maddelerimiz maxima’nın küresel anamoly’nin göstergesi olmadığını göstermiştir.

Bu yüzden bunu takip eden çalışmalarda yüzeysel elemente bağlı anamoly’yi ile daha derin yapıya bağlı anamoly arasındaki izofikontrast üzerinde ve kutupların farklı konfügrasyonları arasındaki bu izofi kotrastların kıyaslanmasında ısrar etmekteyiz.Bu ilk izlenimden sonra en kötü durumun COR olduğunu (direnç üzerinde iletken) söyleyebiliriz.En benzer cevap IFMPP (1x4) ile elde edilendir.Anamoly’nin maxsimum ya da minumum en fazla değişkenlik yo1 olmak üzere bu aygıt için hemen hemen sabit kalır.Öte yanda Wenner,Dipole-dipole ve en kötü durumda pole-pole için;iletkenlik yani iletken karşılık dirençli kip (COP) durumunda 010’ varmaktadır.

Çok ilginç bir noktada,COR durumunda iletken karışıklığın etkisinin maxsimum da büyük bir artışa yol açmasıdır.Aynı şekilde küçük iletken  küp gözleyebiliriz.Bu şekillerde gözlenen sonuçların bir diğer önemi ise küçük yapılara doğrudan bağlanmış genlik noktasının varlığıdır.Küçük yüzeysel küpler,ana yapıya bağlı olarak büyüklüğü bazen anamoly’nin yarısına eşit olan bir anamoly üretirler.(cf-COR durumu,Wenner,dipole-dipole,pole-pole)Bu sonuçlar IFMPP dizilerinin kullanımı gerekliliğini doğrular.

İLK ARAZİ DENEMELERİ;
Bazı maden aramalar suni yapılar üzerinde gerçekleştirildiği gibi teorik modeller sayesinde yapılan ilk gözlemleri geçerli kılmak için Nievre(Fransa) departmanındaki iki Gollo-Roman yerleşim yerlerinde de gerçekleştirilmiştir.

TEST ALANINDAKİ DİRENÇLİ DUVAR:
İlk deney suni bir dirençli duvar bulunan bir alanda yapılmıştır.Bu deneme için sırayla bir Wenner dizisi a=0,5 m , bir dipole-dipole dizisi a=0,5 m ve bir IFMPP (1x4) a=0,5 m ile elde edilen üç haritayı kıyaslıyoruz.IFMPP dizisi bir metre uzunlukta iki dallı katı yapıdan oluşur.Küçük elle idare edilen şartlar mekanizması ölçüm pozisyonunu değiştirmeyi mümkün kılar.İlk önemli gözlem,jeofiziksel gürültü seviyesinin IFMPP haritasında çok farklı olmalıdır.Bu konfigürasyon alçak geçit filtresi görevini görür;dizinin büyüklüğünden daha küçük yüzeysel anamoly’ler reddedilir.Bununla birlikte duvar anamoly’sinin maxsimumu hat içi dizilerine dikeydir ve basamak gibi görünürler.

BİR GOLLO-ROMAN BÖLGESİNDE KARE BİR BİNA (FRANSA)
Chempcelee Gollo-Roman bölgesinde ikinci bir araştırma daha yaptık.RETEAM sistemiyle açık direncin sürekli kaydına imkan veren bir arazi incelenmiştir.Bu incelemede ilk maden aramada açıkca tanımlanamayan  küçük kare binanın kurulmasına imkan vermiştir.Böylece çok elektrotlu bir sistem için iyi bir test alanıdır.Bu kare yapı etrafında uzaysal örneklemesi 0,5 m olan detaylı bir araştırma yapılmıştır.IFMPP ve pole-pole dizilerinin (a=0,5 m)verdiği sonuçlar çok iyidir.Gürültü IFMPP haritasında binanın duvarları boyunca küçük direnç noktalarının görülebildiği pole-pole haritasında olduğundan daha azdır.Daha kötü uzaysal örneklerse (dx=dy=1 m)elde edilen haritaları göz önüne aldığımızda (IFMPP) dizisi haritası daha açıktır.

SONUÇ :
Bu teorik çalışmanın ilk araştırmalarının sonuçları,çok elektrotlu odaklı dizilerin kullanılması gereğini (asitropic cevap,incelemenin iyi derinliği,yüzeysel karışıklıkların etkisini azaltma)göstermektedir.

Bu yazıda IFMPP (ısotropic Focused Multi pole-pole) adı verilen pole-pole dizisine dayalı potansiyel odaklama için yeni bir kutup geometrisi öne sürdük.Bütün teorik çalışma göstermiştir ki akım elektrotu etrafında aynı uzaklıktaki elektrotların sayısını (4’ten fazla değil)arttırmak gerekli değildir.Yine de aynı ölçüm noktasında farklı araştırma derinliği sağlamak için elektrotların ortak merkezli çizgide olduğu durumları göz önünde bulundurabiliriz.Ama pratik açıdan bu tip ölçünün gerçekleştirilmesi zordur.Arazideki ilk deneyler oldukça yüzeysel bölgelerde yapılmıştır; bu yeni geometriyi daha derin arkeolojik bölgelerde test etmek daha faydalı olacaktır.

Sonuç;olarak bu yeni geometrik ancak veri elde edimi tamamen otomasyona geçtiğinde değer kazanacaktır.İki sistem düşünülebilir:Birincisi;manuel (elle) diziyle direnç metreyi bağlayan otomatik bir şartel mekanizması ve ikincisi;dört ölçünün aynı anda elde edilmesi bu yeni geometriye edilen yedeğe çekilmiş bir CEB(Conturuous Electrical Profiling) sistemidir.
midena pro tou telous makarize