Gönderen Konu: Dikran Çuhacıyan (Տիգրան Չուխաճեան)  (Okunma sayısı 1437 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Dikran Çuhacıyan (Տիգրան Չուխաճեան)
« : 01 Şubat 2013, 23:47:10 »


Dikran Çuhacıyan (Ermenice: Տիգրան Չուխաճեան; d. 1837, İstanbul - ö. 11 Mart 1898, İzmir), Ermeni besteci, orkestra şefi, kamu eylemci ve Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk opera kurumunun kurucusu.
Yaşamı

Çuhacıyan, öğrenimine Manzoni’den aldığı piyano dersleri ile başladı ve 22 yaşında Hasköy Mahalle Tiyatrosu'nun müzik işleri sorumlusu oldu.[kaynak belirtilmeli] Çok geçmeden 14 Aralık 1861’de açılan Şark Tiyatrosu için sahne müzikleri bestelemeye başladı. Ertesi yılın mart ayında ise "Şark Musiki Cemiyeti" anlamına gelen "Kınar Arevelyan" adlı derneği kurdu. Sahne müzikleri ve operet türünde yazdığı müziklerle ün kazanan besteci, babası tarafından öğrenim görmek üzere 1862-1866 yılları arasında Milano Konservatuarı'na gönderildi. İstanbul’a dönüşünde; bestelediği orkestra ve koro parçaları ile marşları, Şark Tiyatrosu’nda kendisi yönetti.

Temmuz 1874’te Beyoğlu Haçopulo Geçidi'nde Adam'ın Konser Salonu’nda 30 kişilik bir opera topluluğu kurdu. Bu girişimi özellikle Güllü Agop tarafından hayli antipatik karşılandı.[kaynak belirtilmeli] Çuhacıyan, Yeğyazar Melikyan adlı varlıklı birinden maddi destek sağlayınca Osmanlı Opera Kumpanyası'nı kurdu.[kaynak belirtilmeli] Dikran Kalemciyan ile birlikte Ramazan ayında, Beyazıt’taki askeri misafirhanede yerli ve yabancı eser temsillerine başlamıştır. İlk olarak Çuhacıyan’ın Mekteb Ustası ve Şair Evlenmesi temsil edildi.

Osmanlı Opera Kumpanyası’nın kullandığı Beyazıt’taki Askeri Misafirhane’nin 1875 yılında tadilata girmesinden sonra Çuhacıyan, 40.000 frank karşılığı Fransız Tiyatrosu’nu kiralayarak 11 Ocak 1876 tarihinde Leblebici Horhor Ağa adlı eserini sahneye koydu. En ünlü eseri olarak bilinen Leblebici Horhor Ağa'nın sahnelenmesinden kısa süre sonra kumpanyanın yaşadığı sıkıntılı günler neticesinde Çuhacıyan kumpanyanın yönetimini devretti. Aralık 1878’de aynı toplulukla Edirne’ye giderek kendi eserlerini yönetti. Bu dönemde Rus Çarı II. Aleksandr tarafından "San Stanislas" nişanına layık görüldü.[kaynak belirtilmeli] Daha sonra imzalanan Ayastefanos Antlaşması’nın şerefine İstanbul’da düzenlenen törenin ardından gerçekleşen konserde kendi eserlerini yönetti ve Padişah II. Abdülhamid tarafından da ödüllendirildi.

1890 yılında yazdığı Zemire adlı eseri bir yıl sonra İstanbul’daki bir Fransız tiyatrosu olan Concordia Tiyatrosu’nda Bennati Topluluğu tarafından sahnelendi. Bu temsilden sonra bir süreliğine Fransa’ya giden besteci, kendisine destek olacak bir zengin ile çalışacak olsa da, ani ölümle ortada kaldı. Bir yıl kaldığı Fransa’dan 1892’de dönen Çuhacıyan, Padişah II. Abdülhamid için Hamidiye Marşı'nı besteleyerek Malûmat’ta yayımladı. Sıkıntılı günler yaşayan ve Paris’ten önce İzmir’e giden Dikran Çuhacıyan, yüzünde nükseden kanser mikrobuna yenilerek 21 Mart 1898’de İzmir’de öldü. Cenazesi İzmir Ermeni Mezarlığı’na gömüldü.

Sahne eserleri
    Şair Evlenmesi
    Mekteb Ustası
    Mekteb Seyri
    Arşak II
    Arif’in Hilesi
    Köse Kâhya
    Leblebici Horhor Ağa
    Zemire
    Indiana
    Aleksinaz

Marşları
    Hamidiye Marşı
    Vatan Yahut Silistre
    Patrik Nerses Varjabedyan İçin Cenaze Marşı
    Marche Funebre
    Acem Marşı
    Zeybek Opereti Marşı

Piyano parçaları
    Mouvement Perpetuel
    Cascade de couz
    Illusion (vals)
    Apres La Gavotte
    Deux Fantaisies Orientales
    La Lyre Orientale, Laura
    Rapelle-tois (Hatırla)
    Romans
midena pro tou telous makarize