Gönderen Konu: Sivas, Divriği kale camii  (Okunma sayısı 10755 defa)

0 Üye ve 3 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Sivas, Divriği kale camii
« : 14 Mart 2013, 02:55:17 »


Mengücekliler tarafından 1180-1881 yıllarında yapılan ilk camii olup, Türk yapılaşma sürecinde günümüze erişen en eski yapılardandır. Divriği Kalesi üzerinde Çaltı Vadisinin korkunç uçurumun kenarında yer alan yapının Şahin Şah Bin Süleyman Bin Emir İshak tarafından yaptırılmıştır.

Kapısı büyük süslemeye sahip, ilk Anadolu taç kapısı sayılmaktadır. Mimberi abanoz ağacından ve künde kari (çivi kullanılmadan) şeklinde yapılmıştır.

Kaynak: kenthaber.com

Sivasın divriği ilçesi hakkında bilgi için buraya tıklatın
Mengücekler hakkında detaylı bilgi için buraya tıklayın
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Ynt: Divriği kale camii
« Yanıtla #1 : 14 Mart 2013, 02:56:39 »
Kale Camii: 1180 yılında Süleyman Şah oğlu Emir İshak tarafından yapılmıştır. Mimarı Maragalı Firuz' un oğlu Hasandır (Azerbaycanli Mimar Hasan b. Firuz (mimar Hasan ibn Firuz Merağa’lı) ) . Kale Camii Türklerin en eski yapısından biri olması sebebiyle çok büyük önem arz etmektedir.

Kaynak: wowturkey.com

Dikine üç nef halinde gelişen yapıda yanlarda dörder kubbe, ortada bir beşik tonoz örtüyü meydana getirmektedir. Bu eserde sanat heyecanı Büyük Selçuklu ve Karahanlılar’a kadar bağlanabilen çeşitli geometrik ve bitkisel süslemenin yer aldığı portallerde görülür.

Kaynak: Anadolu üniversitesi islam sanatları tarihi, yayın no: 2084
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Ynt: Divriği kale camii
« Yanıtla #2 : 14 Mart 2013, 02:58:45 »
1180-81 yılına tarihlenen mengücüklü devri eseri. özel mahvillerin erken bir örneği olarak kabul edilir. yan nefler kubbeli, orta nef beşik tonozla örtülmüş, dikine düzenlenmiş bir alanda, mihraba dik üç neften oluşur.

divriği(şahinşah) camii, doğal bir kayalığa kurulmuş divriği kalesi içinde, en yüksek kısımda yer alır. mengücekoğullarından emir ishak oğlu süleyman tarafından 1155'te inşa ettirilmiştir. giriş kapısındaki yazıtlarda adı geçen şahinşah, Şöyle yazmaktadır " el-Emîr el-Isfehsalar el-Ecel Seyfüddünya veddin Ebu'l-Muzaffer Sahinsah b. Süleyman b. Emîr Ishak.." caminin banisi süleyman beyin oğlu olup, 1180-1181'de yapıya bezemeli bir taç kapı ekletmiştir. cami 19. yüzyıl ortalarında kale mahallesinin taşınması sebebiyle cemaatsiz kalmış ve kaderine terkedilmişti. 2007'ye kadar hiç bir bakım ve onarım görmediğinden harabeye dönüşmüştü.

kale camii özgün planını koruyan en eski türk camiidir. anadolu'daki en erken taç kapı onunkidir. onu eşsiz kılan diğer bir özelliği iç mekan orjinal sıvasıydı. bu sıva günümüze ulaşmış bir türk yapısındaki en eski örnektir.

kale camii'ni kurtarmak amacıyla sivas kültür ve tabiat varlıklarını koruma bölge kurulu onayıyla sivas ili vakıflar bölge müdürlüğü tarafından 2007'de bir ihale açıldı. 698.000 tl keşif bedeliyle kazanan umut yapı, ihaleyi bir taşeron firmaya devretti. proje uygulaması sırasında iç mekana kurulan demir iskele yardımıyla orjinal sıvalar raspalanarak tümüyle yok edildi. yerine çimento ve alçıyla yeni sıva yapıldı, duvarlar plastik boyayla boyandı, çatı sisteminden çıkan her şey uçurumdan çaltı çayına atıldı. yapının üzerine fazladan duvar örülerek üçgen alınlıklı semerdam bir çatı oluşturuldu ve bu çatı kurşunla kaplandı. oysa ortaçağ türk mimarisinde ne üçgen çatı sistemi ne de kurşun örtülü çatılar vardır."

Kaynak: eksisozluk.com
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Ynt: Divriği kale camii
« Yanıtla #3 : 14 Mart 2013, 03:00:52 »
Kale (Hisar) Camisi (Divriği) Sivas ili Divriği ilçesinde, Divriği Kalesi içerisindeki bu camiyi Mengüçoğlu Sultanı Süleyman Şah oğlu Emir İshak tarafından 1180-1181 yıllarında yaptırılmıştır Mimarı Magaralı Firuz’dur

Sivas Divriği’de Türk dönemi yapılarının en eskilerinden biri olması nedeniyle önem kazanan bu yapı Çaltı Vadisi’ne yönelik bir uçurum kenarındadır

Cami yöresel kırmızı renkte taştan yapılmıştır Dikdörtgen planlı olup, üzeri tonoz ve kubbe ile örtülüdür Kubbe yıkılmış ve günümüze pek az kalıntısı gelebilmiştir

Giriş kapısı Anadolu’nun erken dönemde yapılmış anıtsal görünümlü taç kapılarındandır Bu giriş kapısı geometrik bezemeler ve sırlı tuğlalarla çevrili yuvarlak bir kemer halindedir Bu kemerin üzerinde de h576 (1880-1881) tarihli kufi yazılı kitabesi bulunmaktadır Burada geometrik motiflerin yanı sıra yıldızlar ve rumiler de dikkati çekmektedir Bunların çevresini burmalı mukarnaslı bir silme çevrelemektedir

İbadet mekânı iki sıra halinde altı taş ayakla üç sahna ayrılmıştır Taş ayaklar yuvarlak kemerlerle birbirlerine bağlanmıştırKemerler taş ayaklar üzerindeki dikdörtgen taş yastıklar üzerine oturtulmuşturOrta sahın tonozla, yan nefler ise dörder kubbe ile örtülüdür Üç dikey sahınlı ibadet mekânı birbirlerine eşit tonoz ve kubbelerden oluşturulmuş örtü sitemi o dönem için oldukça yenidir Orta sahın diğer iki yan sahından daha geniş tutulmuştur

Mihrap bölümü ibadet mekânından ayrılarak yarım kubbeli ve bezemelidir Mukarnaslı mihrabın yanlarındaki paye başlıklarında palmet ve lotuslar, köşelerinde de aslan başlarına benzeyen motifler görülmektedir Abanoz ağacından olan minberi kündekâri tekniğinde yapılmıştır Erken dönem ağaç minberlerindendir İç mekân duvarların üzerindeki küçük pencerelerle aydınlatılmıştır

Kale Camisi'nin dış görünümündeki zenginliğe karşılık ibadet mekânı oldukça sadedir

midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı stairway

  • Üye
  • *
  • İleti: 14
  • Teşekkür: 1
  • Cinsiyet: Bayan
Ynt: Divriği kale camii
« Yanıtla #6 : 14 Mart 2013, 11:06:20 »
taç kapısı biraz dikkatimi çekti tam olarak selçuklu geleneğini yansıtmıyor yanlış mı düşünüyorum acaba bani mimarı çalışmasında serbest mi bırakmıştır. usta güneyli midir. bir de kale cami saray çalışanları ve görevliler için inşa edilmiştir bu yüzden de oldukça küçük yapılmıştır diyor bir kaynakta. başka bir kaynakta ise yapı da hükümdarın da ibadet ettiği söyleniyor.

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Ynt: Divriği kale camii
« Yanıtla #7 : 14 Mart 2013, 19:35:22 »
Kimi kaynaklarda Camiyi emir ishakın değil şahin şahın yaptırdığı, kimilerindeyse şahin şahın yalnızca onarım yaptırdığı ve girişteki kemeri sonradan ilave ettirdiği yazıyor, ben kemerin sonradan ilave edilmiş olduğunu daha mantıklı buluyorum keza kaleyi de tamamen selçuklu imar etti diyemeyiz,  M.S. 9. yüzyılda Pavlikanlarca yapıldığına da yer veriliyor, camide de böyle olmuş olmalı
aslına bakarsan yapı dış görünüş itibariyle daha sonradan cami vasfına erişmiş gibi de duruyor (şahsi fikrim)

Keza mimarın azarbeycan kökenli olması kemer üzerindeki desenleri ve üslubun farklı oluşunu anlaşılır kılıyor çünkü selçuklu motifleri daha yalın ve keskin hatlara sahip geometrik çizgilerden oluşuyor oysa azerbaycan tarafında doğa motifleri daha yaygın kullanılmaktadır. oymacılık ve desen sanatında bugün bile çok iyi nakkaşlara sahipler.

fakat mimarın peşinede düşmek de gerekir bakalım neler bulacağım....

mimar hakkında kısa bilgiyede buradadan ulaşabilirsin
http://sanattarihi.net/forum/index.php?topic=7946.msg10605#msg10605
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı stairway

  • Üye
  • *
  • İleti: 14
  • Teşekkür: 1
  • Cinsiyet: Bayan
Ynt: Divriği kale camii
« Yanıtla #8 : 14 Mart 2013, 23:45:27 »
nasıl yani Pavlikanlarca mı ? bunu kanıtlayan bir belge var mı pavlikanlar kimlerdir? daha önce duymamıştım

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Ynt: Divriği kale camii
« Yanıtla #9 : 15 Mart 2013, 00:04:59 »
Aslında pavlikanlar hakkında oldukça fazla kaynak var..

Ekşi sözlükte yeralan bilgi konuyu gayet güzel özetliyor aşağıda yer veriyorum, burada bizi ilgilendiren kısım Karbeas önderliğinde divriği'ye yerleşmeleri ve divriğinin merkezleri haline gelmesidir. daha sonra divriği yakılıp yıkılıyor iki gruba ayrılıyorlar trakya ötesine geçen ikinci grup bogomiler olarak yola devam ediyor anadolu ayağı bizansın darbelerine direnemeyip asimile olup kayboluyor, velakin sonradan bogomi ayağının sonu da farklı olmuyor,

bununla birlikte asimile olan anadolu ayağının Aleviliğin doğuşunda etkisi olduğu da söyleniyor eğer böyle birşey varsa ki bazı gelenekleri oldukça birbirine benziyormuş; hem hristiyan inancı içinde hemde müslüman inancı içinde bir kutup olmak / kalmak düşündürücü olurdu.


Küçük bir şey daha belki çok önemli değildir ama ekleyeyim; hatırlarsan bizim mimarımız azerbeycan kökenliydi pavlikanların ortaya çıktığı iki yerden biri de Azerbeycan diğeri Ermenistan ... elbette bir bağlantı olmayabilir ama dikkat çekti not almadan etmeyelim

Ekşi sözlükten alıntı;

zamanında bizans imparatorluğu'nun ve ortodoks kilisesi'nin belalısı olan ve heretizmle suçlanan kavim. samosatalı pavlus'un takipçileri olarak bilinirler. kilisenin kurallarına ve tüm dogmatik geleneklerine karşı çıkmışlar, bu nedenle de bizanslılar tarafından sürekli saldırıya uğramışlar. gördükleri baskı nedeniyle bir tür gizli tarikat gibi hareket etmişler, zaman zaman gerçek düşüncelerini gizlemişler, farklı şekillerde yansıtmışlar ve başka düşüncelerle iç içe sokmuşlar.

dünyevi iktidarın kötülüğü temsil ettiğine inanan pavlikanların bizans'a karşı yaptıkları ayaklanmaların temelinde de bu görüşün yattığı söylenir. malatya, sivas, ağrı ve buraların doğusunda yaşarlarken hem bizans'ın siyasi hakimiyetine hem de kiliseye karşı muhalif, hatta anarşist bir tavır takındıkları bilinir. bu tavır zamanla egemen sınıfın ve kilisenin sömürü ve baskılarına karşı dini, siyasi ve ekonomik bir eşitlikçiliğe dayalı bir öğreti haline gelmiştir. pavlikanların 'ikona kırıcılık' döneminde kiliseye karşı, ikonaları yasaklayan ve bunları kırmaya girişen bizans yönetimiyle işbirliği yaptıklarından da bahsedilir.

ortodoks bizans'ın zulmünden kaçan pavlikanlar bir süre müslüman araplara sığındıktan sonra bizans ordusundan kaçan karbeas adlı bir subayın önderliğinde divriği'ye yerleşirler. burada güçlenip, pontus'a kadar akınlar düzenleyen pavlikanlar, bizanslılarla yapılan bir savaşta ölen karbeas'ın ardından bir başka kaçak bizans subayı olan yohan ile efes'e kadar ilerleyip, bizans ordusunu dağıttıktan sonra ankara'yı ele geçirirler. fakat bu çok kısa bir güç gösterisi olmaktan öteye gidemez ve bizans orduları pavlikanları kılıçtan geçirip, divriği'yi yakıp yıkarlar. hayatta kalan pavlikanlar önce doğuya daha sonra da trakya'ya sürülürler (bkz: pehlivanköy) burada bizans tarafından bulgar ve slav saldırılarına karşı barikat olarak kullanılırlar.

trakya'da yaşamaya başlayan pavlikanlar, ortodoks kilisesi'nin dini baskısına karşı koymayı sürdürürler ve normanlara karşı yapılan savaşta bizans saflarını terk ederek kendi sonlarını hazırlarlar. bizans bu ihanetin intikamını çok acı şekilde alır. imparator, pavlikanların çocuklarını, kadınlarını ve yaşlılarını filibe kalesine hapsederek zorla ortodoks yapıp asimile eder. pavlikan önderleri sürgün edilip cemaat başsız bırakılır. diğer pavlikanlar da zamanla ortodoks olup kimliklerini kaybederler.


Konuyla ilgili Yrd.Doç.Dr. Mehmet ÇOG'un İSLAM-BİZANS İLİŞKİLERİ BAĞLAMINDA“PAVLİKANLAR” ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME makalesinde oldukça faydalı bilgiler bulunuyor, linkini aşağıya ekliyorum

http://portal.firat.edu.tr/Disaridan/_TEMP/278/file/2008-2/MEHMET%20COG%20ISLAM%20BIZANS%20ILISKLER%20BAGLAMINDA.pdf
midena pro tou telous makarize