Gönderen Konu: Türk el sanatları (Tarihçe)  (Okunma sayısı 3158 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Türk el sanatları (Tarihçe)
« : 01 Ocak 2009, 20:54:50 »
Türkler el sanatları açısından, günümüzden  M.Ö.V yüzyıla kadar uzanan muhteşem bir kültürün mirasçılarıdır.  Orta Asya da yapılan kazılarda ele geçirilen eserler devrin en muhteşem eserleri olarak kendilerini göstermektedir. Gerek ağaç işçiliği gerekse, dokuma, deri işleme ve madeni sanatlar açısından yapıldığı devrin en muhteşem örnekleridir. Bu sanatları icra ederken kullandıkları bezeme araçları da(daha sonra stilize olarak rumî ismini alacak olan hayvan asıllı motifler ve hataî ismini alacak olan bitkisel motifler)  büyük bir ustalıkla kullanılmıştı.Kullanılan bu motiflere mitolojik anlamlar yüklenmiş çizilen her desen sevinçlerin veya göz yaşlarının sembolleri olmuş ve sembollerle Türk tarihi yazılmıştı.
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Ynt: Türk el sanatları (Tarihçe)
« Yanıtla #1 : 01 Ocak 2009, 20:56:22 »
Türkler beşikten mezara  hayatın her safhasında güzelliği yaşatmaya çalışan, her olayı bir güzelliğin ifadesi olarak kullanan bir millettir. Doğanların kundağından, beşiğine yorganına, yastığına bezemelerin en güzelini, sevgilerin en kutsalını nakşederiz. Savaşlarımızda, ibadetlerimizde, acılarımızın ifadesinde dahi bin güzellik saklıdır. Ölürüz mezarımızı süsleriz. Mezar taşlarında değme sanat eserlerine taş çıkartan bezemeler vardır. Hasılı güzele ve güzelliğe aşık bu millet son dönemlerin ekonomik sıkıntıları ile sanattan uzaklaşmış görünse de. Özündeki sevgi bitmedi, bitmeyecektir.

Türk süsleme sanatına ait motiflerin ihtiva ettikleri manaları izah edebilmek için M.Ö.V-IV asır Orta Asya kültürü kısaca gözden geçirildi ve görüldü ki; Türkler Milattan önce başlayan ve günümüze kadar gelen muhteşem bir kültürün varisleridir. Bunu, ait olduğu bozkır kültürüne ve devlet anlayışına borçludur. Egemenlik ve bağımsızlığını her şeyin üzerinde gören, Bayrağının bağımsız olarak dalgalanmadığı toprakları vatan kabul etmeyen bir anlayışla üç bin yıldır yürüyen bir toplum. Bu yürüyüş esnasında sayısız kültürle komşu olmuş, onlardan bir çok şey alıp, kendi kültüründen onlara vermişti. Dolayısıyla gelenek ve göreneklerinde olduğu gibi zaman zaman sanatında da bu tarz etkileşimler görülmektedir. Ancak şunu unutmamak gerekir ki bu etkileşimler tarihin tabii seyri içerisinde olduğu için, bir dejenerasyon olarak ifade etmek doğru olmaz. Aksine, bu etkileşim üç bin yıllık ihtişamlı bir yürüyüşün muazzam bir tezahürüdür.

Türk kültür ürünlerine bu üç bin yıllık yürüyüşün yanı sıra yapılan savaşlardaki galibiyet ve mağlubiyetler, ekonomik sıkıntılar ve yaşanan refahın doğrudan etkisi vardır. Özellikle Türklerin galip geldikleri savaş sonrası yeni fethettikleri bölgedeki sanatkar ve alimleri kendi ülkelerine götürme geleneği her savaş sonrası sanatın gelişme yönünde yeni çizgiler yaratmıştır. Örnek vermek gerekirse, Timur'un Beyazıt'ı yenmesi sonucunda Osmanlı sanatkarları Orta Asya ya götürülürken. Yavuzun Şah İsmail i mağlup etmesiyle Tebriz Ustaları Osmanlı Ülkesine getirilmiş ve bu arada gidip gelen ustalar gittikleri ülkelerde yepyeni akımların doğmasına sebep olmuştur.  Yine Mısırın fethinden sonra Çin porseleninin ülkeye getirilmesi yerli sanatın gerilemesine sebep olmuş, ucuz seramik üretimi gündeme gelmiştir. Bu ve benzeri örnekler  Türklerin  bulundukları yerde ömrünü tamamlamış İmparatorluklara  nazaran daha zengin bir kültür mirasına sahip oluşunun sebebini açıklıyor.

Esas itibariyle, Orta Asya kültür bölgelerinde yapılan kazılarda ortaya çıkarılan buluntular üzerindeki süsleme unsurları, günümüz süsleme elemanlarının temelini oluşturmaktadır. 1950 de Ura1 nehri kenarında bulunan Başadar Kurganında ele geçen ağaç tabutun üzeri kaplan resimleri ile süslenerek kartal arması işlenmişti. Kafkasya da çerçeveli geyik figürleri görülmekteydi. Ordos ta ele geçen eserlerde hayvan mücadeleleri ve simetrik hayvan motifleri ele geçmişti. Keçeler üzerinde umumiyetle renkli yün iplikler ile yapılmış aplike tezyinata rastlanıyordu. Netice olarak bu devir motifleri .

      a) Müstakil hayvan motifleri (Geyik, Kartal, Kurt, At, Kaplan)

      b) Hayvan Mücadelelerini ve av sahnelerini gösteren resimler.

      c) Balık sırtı tezyinatı ve kabartma inci dizileri olarak tasnif edilebilir.

Bir kabileler konfederasyonu olarak izah edilen Büyük Hun Devleti zamanında ise (M.O.III - M.S.III), Yakın Şark ve Uzak Doğu kültürleriyle temasların meydana gelmesi ile artık Hun prenslerine ait at koşumlarında ve keçelerde Çin motifleri yer almaya başlamış. İran modasının izlerine rastlanır olmuştu. Buna rağmen Orta Asya nın çok eski kültürüne ait yukarıda izah edilen unsurlar eski karakterlerini kaybetmeyerek devam etmiş ve hatta iki unsur mecz edilmiş olarak görülmüştür. Bütün bunlara rağmen esas konu ve yapılış tekniği tamamen Orta Asyalı ve Hun idi.

Daha sonra gerek Göktürkler döneminde, gerekse Peçenek, Uygur, Bulgar, süsleme sanatlarının komşu kültürlerle karşılıklı etkileşimlerle gelişerek, Anadolu Selçukluları döneminde zirveye ulaştığı görülmektedir. Orta Asya hayvan üslubu “Rumi” tarzını, bitki motiflerde “Hatai” tarzını meydana getirmişti. Osmanlılar dönemin de ise bu tarzlar, açılan nakış haneler de belirli bir sistem ve ölçülerle geliştirilmiş. Ancak 17.yy in ikinci yarısından itibaren, batı tesirinde kalarak 19.yy da tamamen yozlaşmıştır.



Türk Süsleme sanatlarında kullanılan motiflerin her birinin kendine has manası vardır. Mesela Kartal; İlim irfan, güç kuvvet gibi manaları ifade ederken Kurt; egemenlik ve bağımsızlığı, Balık; bereket, şehir kaleyi ifade eder. Boğa ise karanlığın ve düşmanın simgesidir.



Kaynaklar 
ASLANAPA, Oktay : Türk Sanatı  Istanbul 1989
ASLANAPA, Oktay-YETKİN, Şerare_ALTUN Ara :İznik Çini Fırınları kazısı
ERGİNSOY, Ülker Maden Sanatı Ankara 1988
ERGİNSOY, Ülker : İslam Maden Sanatının Gelişmesi
GÜREL, Mete :Bilgisayar Destekli Tasarım ve Seramik Dekor Teknikleri   Adana 1998
ÖGEL, Bahaeddin : Türk Mitolojisi (Kaynakları ve açıklamaları ile destanlar) Ankara 1989
ÖGEL, Bahaeddin : İslamiyetten Önce Türk Kültür Tarihi Ankara 1988
ÖZÜDOĞRU, Şerife- ÜNÜGÜR, Ayşegül: Bozüyük Kasım Paşa Camii (Bozüyük 1997)
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Seramik
« Yanıtla #2 : 01 Ocak 2009, 20:59:55 »
Seramik sanatının tarihi, Türklerde hayli eskiye dayanır. Orta Asya da Yapılan kazılarda Büyük Hun İmparatorluğu döneminden de öncelere  tarihlendirilen  sırsız seramik mamullere rastlanmıştı.V yy.da baskı tekniği, X yy.da ise renkli çamurla yapılan teknikler görülmeye başlandı. Daha sonraki yıllarda ise gelişerek Fatih döneminde zirveye ulaşmıştı. Forumumuz içinde seramik sanatıyla ilgili ayrı bir bölüm bulunmaktadır ulaşmak için lütfen tıklayın...
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Çini
« Yanıtla #3 : 01 Ocak 2009, 21:01:19 »
Savaş kötüdür. Ancak  savaş sonrası gelişen bazı olaylar vardır ki, bazen iyi ki olmuş demek gelir insanın içinden. Şah İsmail ile Yavuzun savaşı neticesinde Bursa ya getirilen Tebrizli ustaların çini sanatına yaptıkları katkıyı görünce insan da böylesine bir duygu uyanıyor. Çini, Türk ustaların elinde şahlanmış ve mimari yapıların duvarlarında destan olmuştur. daha detaylı bilgi için lütfen tıklayın...

midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Taş işçiliği
« Yanıtla #4 : 01 Ocak 2009, 21:01:54 »
El Sanatlarından ziyade mimari sanat içerisinde değerlendirilen taş işçiliği bana kalırsa el sanatları içerisinde de değerlendirilmelidir. Mezar taşlarındaki ince oymalar, kafes tekniği  uygulanmasındaki işçilik, nakış gibi ince işlemelerle devasa beton ve taş bloklar  hafiflemiş adeta karton kutulara dönmüştü. Soğuk malzemeler ruhuna kavuşmuştu.



Milattan Önceki yıllara uzanan bir geçmişe sahip taş işçiliğinin en güzel örnekleri Balballarda, mezar taşlarında, dikili taşların süslemesinde ve Anadolu da özellikle dini mimari yapıların portallerin de muhteşem kompozisyonlar oluştururken görülür. Bu eserlerde genel olarak stilize Rumi ve Hatai motifler ve geçme motiflerin kullanıldığı görülmektedir.


Ahlat Mezar Taşı (Selçuklu Sanatından)

 Karabalgasun da bulunan 8 yy 3. Uygur anıtının üst kısmında simetrik olarak yerleştirilmiş ejder motifleri bu tarz için erken örneklerden biridir.
 

Divriği Ulu Camii  (batı kapısı) (Selçuklu Sanatından)
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Ağaç İşçiliği
« Yanıtla #5 : 01 Ocak 2009, 21:03:02 »
Bütün el sanatları malzemeleri arasında bana en sıcak geleni ağaçtır. Belki bir zamanlar canlı bir varlık olmasının bunda rolü var. Belki de kültürümüzden kaynaklanan kutsiyetinin, bilemiyorum. Ağaç işçiliğinin ilk örneklerinden birisi 5.Tüekta kurganlarında çıkan bir kartal heykelidir. Türk tarihinde silah ve çadır malzemesi olarak kullanılan Kayın ağacının kutsal olduğuna inanılırdı. Dünyanın merkezinde bulunan hayat ağacının kökleri arasından abı hayat akardı. Şamanlar, gök yüzü ve yer altı seyahatlerinde bu ağacı merdiven olarak kullanırlardı. Görüldüğü gibi ağacın Türk kültüründe oldukça saygın ve geniş bir yeri vardır. Ağaç işçiliği özellikle Selçuklular döneminde zirveye ulaşmıştı.
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Sedef kakma
« Yanıtla #6 : 01 Ocak 2009, 21:04:56 »
Ağaç işçiliği çeşitleri  arasında bahsi geçen kakma işlemi sedef, fildişi ve bağa (kaplumbağa kabuğu) ile yapılarak çok güzel örnekler elde edilmişti. Özellikle 1500 yıllarından sonra gelişen bu sanatın günümüzde artık çok az sayıda ustası bulunmaktadır.  Kullanılan malzemelerde çoğunlukla suni sedeflerdir. Deniz kabuğundan elde edilen sedefler nadir eserlerdendir.

midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Cam işçiliği
« Yanıtla #7 : 01 Ocak 2009, 21:10:26 »
Selçuklu dönemi kazılarında bulunan vazo tabak şişe gibi renkli cam malzemeler bulunmakla birlikte daha çok Osmanlı döneminde gelişmiştir.Bu dönemde kesme cam, minecilik ve değerli taşlarla camın birlikte kullanılmasıyla elde edilen eserlerde çok güzel örnekler verilmişti.Konu ile alakalı kaynaklar ve (daha fazla bilgi) için bakınız.
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Kaat'ı (Kağıt oyma sanatı)
« Yanıtla #8 : 01 Ocak 2009, 21:11:45 »
İki veya daha fazla renkte kağıdın kesilerek çiriş ve nişasta karışımı bir yapıştırıcı ile iç içe yapıştırılmasından elde edilen eserlerdir. Kesme işlemi her renk kağıdın teker  teker kesilmesiyle değil de 5-6 farklı renkteki kağıdın üst üste yapıştırılıp kesildikten sonra suya atılarak çözülmesi sağlanarak yapılırdı.  Kullanılan kağıtlar özenle hazırlanmış aharlanmış, kağıtlardı. Yapılan oymalar el yazması kitapları süslemek gayesi ile sayfa aralarına serpiştirilirdi. Deri Kullanılarak yapılan oymaların cilt kapaklarında kullanıldığı da olmuştur. 17 yy da çok güzel örnekler verilmiştir.

Kaat'ı sanatı Türklerin ilme verdikleri önemin bir nişanesi olarak gelişmiştir. Yazılan kitapların muhtevaları kadar kıymetli olan ve kitabın süslenmesinde uygulanan bu eserlerin bir çoğu, taşınabilir , kolayca saklanabilir olması sebebiyle yurt dışına çıkarılmıştır. Bu konuda büyük emekler sarf ederek bir çoğunu gün yüzüne çıkaran Sayın Ord. Prof.A.Süheyl Ünver'e minnet borçluyuz. Rahmetle anıyoruz.


















midena pro tou telous makarize