Gönderen Konu: Restorasyon Öncesinde Yapılan Çalışmalar  (Okunma sayısı 277 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Restorasyon Öncesinde Yapılan Çalışmalar
« : 26 Haziran 2015, 14:37:22 »
1- 1. Araştırma

Restorasyon   çalışmalarına başlamadan önce kültür varlığı, fotoğraf, video vb.   tekniklerle ayrıntılı olarak belgelenir, ölçekli çizimleri yapılır,   ayrıca;
 Tarihçesi,
Estetik özellikleri ve değeri,
Teknik özellikleri, (yapım teknikleri, malzeme ve taşıyıcı sistemi)
 Yasal statüsü,

incelenir.
Çoğu   kez rölöve ile birlikte yürütülen araştırmalar kültür varlığının iyice   tanınmasına olanak verir. Mimar çeşitli kaynaklardan derlediği bilgiler   ışığında yapılacak restorasyonu yönlendirecek temel veriler elde eder.   Sorunları çözmek için mevcut olasılıkları gözden geçirir; olumlu ve   olumsuz yönlerini tartışarak, en az müdahaleyle en iyi korumayı   sağlayacak yöntemi seçmeye çalışır. Yeterli ön araştırma yapılmadan   uygulamaya geçilemez.

Tarihi ve arkeolojik araştırmalar:
Yapının   yapım tarihi bilinmiyorsa tarihlendirme, binanın üslup, yapım tekniği,   plan, cephe düzeni gibi özelliklerine bakılarak yaklaşık olarak   yapılabilir.

Mimarlık tarihi kitaplarından ve çeşitli kaynaklardan   yararlanılarak üzerinde çalışılan eserin aynı dönemde yapılmış diğer   yapılar hakkında bilgi sağlanır, karşılaştırmalı bir değerlendirmeye   gidilebilir.

Yapının zaman içinde geçirdiği deprem, yangın ve   onarımları saptamak, ilk durumunu anlayabilmek için tarih kitaplarına ve   arşivlere bakmak gerekir.

Bazı kültür varlıkları, mimari dönemler   ve üsluplar üzerine, ayrıntılı araştırmalar mevcuttur. Belirli yapı   tipleriyle ilgili eserlere dayanarak bugün değişikliğe uğramış yapıların   eski durumları saptanabilir.

Eski dergi, gazete ve filmler kentsel çevre ile ilgili zengin açıklama ve görsel malzeme sunan değerli kaynaklardır.
Eski   fotoğraflar tarihi binaların ve kentlerin geçmişteki durumlarını   anlamak için en sık başvurulan belgelerdir. Bu teknik olanağın ortaya   çıkışından önceki döneme ait minyatürler, gravürler, eskizler, suluboya   resimler, yağlıboya tablolar da kentsel doku ve mimari karakter, meydan   ve sokak oluşumları, binaların cephelerinde kullanılan renkler, çatı   biçimleri ile genel görünümü etkileyen ağaç türleri hakkında fikir   verirler.

Eski haritalar da kültür varlığı ve çevresindeki sokak dokusu ve yapılar hakkında ayrıntılı bilgi sunarlar.
Uzun   süre ihmal edilen, üzerinde ağaçlar büyümüş, içi toprak ve yıkıntı ile   dolmuş binalarda duvarları ve döşeme seviyesini ortaya çıkarmak için   moloz kaldırılır. Arkeolojik veriler barındıran dolguların temizliği   bilimsel kazı şeklinde, uzman gözetiminde yapılır. Kazı buluntuları ile   yangın, yıkım, yeniden yerleşmeye ait değişik tabakalar fotoğraf ve   ölçekli çizimlerle belgelenir.

Sanat Tarihi Araştırmaları:
Kültür   varlığının tasarımında etkili olan estetik anlayışın, mimari tasarım   ilkelerinin irdelenmesi, yapıldığı dönemin sanat akımlarının   belirlenmesi, ait olduğu yapı tipinin tanınması ve tipolojik olarak   değerlendirilmesi konuları yapının sanat değerinin ortaya çıkarılması   açısından gereklidir. Yapının bezeme programı içinde yer alan çini,   duvar resmi, ahşap işçiliği, bezeme ve benzeri sanat değeri taşıyan   ayrıntıların nitelikleri ve bu niteliklerin dönemleri için taşıdıkları   önem araştırılır.
Bir eserin aynı dönemin benzer yapıtlarıyla üslup   ve tipoloji açısından karşılaştırılarak, çağının mimarlığı içindeki   yerinin belirlenmesi de önemlidir. Bu ayrıntılı çalışmalarda binanın   yapıldığı dönem üzerinde çalışan, o alanda uzman sanat/mimarlık   tarihçilerinin birikimlerine başvurmak gerekir.

Teknik Araştırmalar:
Restore   edilecek binanın durumunun incelenmesi, hasar nedenlerinin   araştırılması ve teşhis edilmesi disiplinler arası araştırmalar   gerektirebilir. Onarımı yürütecek mimar nemden kaynaklanan çeşitli   sorunları, farklı oturma, ezilme, çatlama gibi taşıyıcı sistem   aksaklıklarını, malzemedeki bozulmaları, yanlış onarımların neden olduğu   hasarları teşhis etmek ve çözümleyebilmek için yapı fiziği, zemin ve   strüktür mühendisliği, kimya, malzeme bilimi uzmanlık alanlarından   yardım alınır.

Kültür Varlıklarının Yasal Statüsü:
Onarılması   istenen yapının koruma derecesi ona yapılacak müdahalenin sınırlarını   da tanımlar. Eğer çalışmaya başlanırken onarılacak binanın koruma gurubu   bilinmiyorsa, 1/500 ölçekli kadastral durumu, 1/50 ölçekli rölövesi ve   fotoğraflarını içeren bir dosya, kültür varlığın bağlı olduğu Kültür ve   Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kuruluna sunularak statüsünün   saptanması istenir. Restorasyon çalışmasına başlamadan önce bu görevi   üstlenen mimarın ilgili koruma kurulunun dosyasında bulunan eski   fotoğraf ve rölöveleri, restorasyon projelerini ve kararları inceleyerek   geçmişteki işlem ve kararlar hakkında bilgi edinmelidir.


1 - 2. Rölöve
Rölöve,   bir yapının, kent dokusunun veya arkeolojik kalıntının yakından   incelenmesi, belgelenmesi, mimarlık tarihi açısından değerlendirilmesi   ve restorasyon projeleri hazırlanabilmesi için binanın iç ve dış   mimarisine, özgün dekorasyonuna ve taşıyıcı sistemi ile yapı   malzemelerine ait mevcut durumunun ölçekli çizimlerle anlatımıdır.
Rölöveler   yapıyı ve konstrüksiyonu tam olarak anlatacak şekilde plan, kesit ve   görünüşleri kapsamalıdır. Yapıya ait iç ve dış fotoğraflar, çekildikleri   yer ve yönleri plan üzerine işaretlenir. Rölövelerde malzeme türleri ve   mimari bileşenlerin korunma durumları açıklamalarla belirtilir.   Bezemelerle ilgili fotoğraf ve ayrıntılı çizimler dosyada yer alır.

Tarih   kitaplarından, arşiv belgelerinden, özel monografilerden ve   gözlemlerden yararlanılarak derlenen bilgiler ışığında tarihi yapının   dokusunun daha iyi kavranıp anlaşılması mümkün olur. Binanın daha önce   yapılmış rölöveleri, eski fotoğrafları, yöreyle ilgili hava   fotoğrafları, haritalar, kent planları, gravürler, yapıyla ilgili   vakfiye ve vakfa ait gelir gider kayıt defterleri, onarım keşifleri veya   onarım harcamalarının kaydedildiği defterler, gezginlerin notlarında   yer alan gözlemler de sağladıkları bilgilerle bazı karmaşık noktaların   çözümlenebilmesine olanak sağlarlar. Bozulma süreçlerinin ve   malzemelerin incelenmesi sonrasında derlenen bilgilerle yapılacak   restorasyonu yönlendirecek temel veriler derlenmiş olur.

Bu   bilgiler ışığında onarım olasılıkları tartışılır ve çabalar binalar   mümkün olduğu kadar yıkılmadan ve en az müdahaleyle koruma ilkesine   uygun öneri geliştirme üzerinde yoğunlaşır.

Rölövenin yapılış   amacı onun çizim tekniğini, çalışma ölçeğini etkiler. Bir sokak üzerinde   yer alan binaların genel görünümünü, plan ve kütle özelliklerini   anlatacak bir rölövenin 1/200 ölçekli olması yeterlidir. 1/100 ölçekteki   bir rölöve çalışması yeniden kullanım projeleri için uygun olabilir.   Restorasyona yönelik rölöveler ise 1/50 ölçekli olur ve 1/20 ve daha   büyük ölçekli plan, kesit ve görünüşlerle desteklenir.

Çizim Teknikleri:
Yapının   her katı için ve ayrıca özgün süsleme detaylarını gösteren tavan,   döşemeler için bir plan çizilir. Ara katlar olduğunda ek çizimlerle bu   mekanların da anlatımı sağlanır. Plan yatay düzlemi döşemenin 90-100 cm   üstünden geçecek şekilde alınır. Eğer karmaşık bir yapılar gurubunun   planı birlikte çizilecekse, yaklaşık aynı seviyede olan mekanları ifade   edecek şekilde yatay düzlem aşağı yukarı hareket ettirilerek geçirilir,   görünüş ve kesitler üzerine plan düzlemleri işaretlenir. Planlar belli   kat düzenlerine göre (bodrum, zemin vb. gibi) veya kotları verilerek   adlandırılır. Eğrisel örtü izdüşümleri kesik çizgilerle gösterilir.   Beşik veya sivri tonoz izdüşümlerinin profilleri, dayandıkları duvarla   90 derece oluşturacak şekilde yatırılarak çizilir.

Tavan izdüşümleri,   kesik çizgilerle veya noktalarla gösterilir. Eğer planla karışması   istenmiyorsa, tavan izdüşümleri ayrı çizilir. Planın geçtiği düzlem   üstünde yer alan öğeler de kesik çizgilerle veya noktalarla belirtilir.   Kesik çizgiler yok olan, görülemeyen öğelerin anlatımı için de   kullanılır; bir sütun dizisinin yok olan kaidelerine ait izlerin   yerlerinin belirtilmesi veya kalınlığı ölçülemeyen fakat mevcut diğer   duvarlara dayanılarak sınırı tahmin edilen bir duvarın doğrultusunu   göstermek için kullanılabilir. Girilemeyen, ölçülemeyen mekanlara   girilemedi, ölçülemedi açıklaması konur. Tahmine dayalı çizimler kesin   olmadığını belirten bir not veya (?) konularak açıklanır.
Bütün   görünüşler, cephelere paralel düzlem üzerinden dik bakılarak   projeksiyonla çizilmelidir. Duvarları kırık çizgiler üzerine oturan   yapılarda, genel görünüşün yanı sıra, her yüzeyin açılımı çizilir.

Kesitler   yapının bütün özelliklerini anlatacak biçimde, değişik özelliklere   sahip mekanlardan, iki yöne bakacak şekilde geçirilir. Kesitlerin   geçtikleri yönler ve bakış doğrultuları plan üzerine harf veya numara   ile işlenir.

Bezemeler ve özel ayrıntılar gerçeğe daha yakın   ölçülerde, 1/10-1/5-1/2 veya 1/1 ölçekli olarak çizilir. Yazıt, kabartma   gibi özel ayrıntıların mulajları alınır.

Plan, kesit ve cepheler   üzerinde alınan tüm ölçüler, kotlar düzenli bir biçimde gösterilir.   Ölçülerin kolay anlaşılabilir biçimde ve iç mekanlar köşegen ölçülerle   tanımlanarak verilmeleri önemlidir.

Yapının yapım tekniğini,   özel mekan düzenini, strüktürel tasarımını daha iyi açıklayabilmek   amacıyla gerektiğinde izometrik perspektiflerden yararlanılır.

Her   paftanın sağ alt yanına yapının ve paftanın adının yazılması, bir   anahtar şema yardımıyla çizimin yapının hangi seviyesine, cephesine vb.   ait olduğunun gösterilmesi, ölçeğinin, hazırlanış tarihinin, kimler   tarafından yapıldığının ve çizildiğinin belirtilmesi gerekir.

Fotoğrafla Belgeleme:
Rölöveler   yapının veya yapılar gurubunun genel konum ve ayrıntılarını açık bir   biçimde gösteren fotoğraflarla desteklenir. Çizimler bir yapının bezeme   ayrıntılarını, renklerini, genel etkisini anlatmakta yeterli olmaz. Bu   nedenle ölçek, yer, yön ve tarih belirten işaret ve yazılar konularak   çekilen fotoğraflar rölöveyi destekleyen önemli belgelerdir. Hasar   görmüş yapıların genel durum ve ayrıntılarının anlatımı için de   fotoğraflar yardımcı olur.

Fotoğraflar bütün mekanları ve önemli   ayrıntıları kapsayacak sayıda olmalı, çekimlerin yakın plandan, cepheye   paralel yapılmasına özen gösterilmelidir. Genelden ayrıntıya giden bir   düzende dizilerek bir albüm oluşturulur. Sıra numarası verilen   fotoğrafların çekildikleri yerler ilgili çizim paftaları üzerine   işlenir. Negatifler, üzerine tarih yazılan ve sıra numarası verilen   koruma poşetlerine yerleştirilir ve tekrar başvurulması gerektiğinde   kolayca ulaşılacak biçimde saklanır.

Fotogrametri:
Fotogrametri,   özel tek veya çift kameralarla yapılan fotoğraf çekimlerinin   değerlendirilmesi sonucu ölçekli çizimler elde edilmesine olanak veren   gelişmiş bir rölöve tekniğidir. Özellikle iskele kurmadan yüksek   binaların rölövesinin yapılmasına olanak veren bu yöntemin restorasyon   projesi ön çalışmalarına büyük katkısı olmaktadır.

Analiz Çalışmaları:
Rölöveler   tamamlandıktan sonra çizimler üzerinde çalışılarak değişik yapım   evrelerinin kronolojik sıralanışı belirlenerek, tarihi doku analiz   paftaları hazırlanır. Yapıdaki bozulmalar saptanır; plan, kesit ve   görünüşler üzerine işlenen hasarların genel değerlendirmesi sonucu   müdahale türleri ve yerleri konusunda karar verilir.

 Rölöveler   üzerinde farklı dönemlerin belirtilmesi: Tarihi kaynaklardan elde edilen   bilgiler, bina üzerinde bulunan yazıtlar, değişik onarım tarihleri   hakkında önemli verilerdir. Ancak bu onarımların plan, kesit ve   görünüşler üzerinde ayırt edilerek belirtilmesi için binanın dikkatle   incelenmesi, yapım tekniği ve üslup benzerliği/farklılığı gösteren   bölgelerin saptanması ve analizi gerekir. Bu çalışma sonucunda   belirlenen yapım ve onarım evreleri farklı renk ve taramalarla   gösterilir. Çizimin sağ alt köşesine yerleştirilen bir lejantla özgün   yapı, tarihlenebilen diğer yapım evreleri değişik gösterimlerle   belirtilir. Yapım tekniği, üslubu nedeniyle farklı olduğu anlaşılan   fakat tarihlenemeyen bölümler, değişik dönem ekleri (?) veya buna   eklenen tarih önerisiyle gösterilir.

 Hasar ve bozulmaların   rölöveler üzerine işlenmesi: Çatlaklar, oyuklar, yüzey kaybına uğramış   taşlar, çiçeklenmeler, ot, ağaç gibi bitkiler, biyolojik bozulmalar,   kirlenmeler paftalar üzerine işlenerek müdahale öncesindeki durum grafik   olarak anlatılır. Bu paftalar renkli veya siyah-beyaz tekniğiyle   hazırlanabilir. Her paftanın bir lejantı olması gerekir. Eğer sonradan   yapılan ve korunması gerekli olmayan ekler varsa bunlar rölöve   paftalarına işlenir ve Koruma Kurulunun onayı alındıktan sonra   kaldırılır. Yapının özgün ayrıntılarını örten eklerin kaldırılmasından   sonra ortaya çıkan veriler fotoğrafla belgelenir ve ölçekli çizimleri   yapılır. Rölöve paftaları bulgulara göre elden geçirilir ve restorasyon   projesi son durum ışığında hazırlanır.

1 - 3. Restitüsyon
Sonradan   değişikliğe uğramış, kısmen yıkılmış ya da yok olmuş öğelerin,   yapıların veya yerleşmelerin ilk tasarımlarındaki ya da belirli bir   tarihteki durumlarının, arşiv kayıtlarından, yapı üzerindeki izlerden,   yapıya, yerleşmeye ait çizim fotoğraf gibi belgelerden yararlanılarak   plan, kesit, görünüş ve aksonometrik çizimlerle ya da maketle anlatımına   restitüsyon denir.

Bu bilimsel ve zorunlu bir çalışmadır. Parçaların   tekrar birleştirilmeleri söz konusu olmasa da bu şekildeki restitüsyon   çalışmaları, bir eserin özgün tasarımını açıklamak, tarihi gelişimini   irdelemek, kalıntıların daha iyi kavranabilmesini sağlamak için yapılır.
Restitüsyon   projesi hazırlanırken, yapı üzerindeki izlerden, korunmuş kısımlardan,   benzer yapılardan yararlanılarak, yıkılmış, boyutu değiştirilmiş veya   içi doldurulmuş açıklıkların, pencere veya kapıların çizimlerle yeniden   eski düzeninde ifade edilmesi mümkün olur.
İncelenen bina birden   fazla onarım geçirmişse, bu evrelere ait izler, veriler   değerlendirilerek, ilk tasarım ve onu izleyen dönemler 1. Dönem   restitüsyonu, 2. Dönem restitüsyonu şeklinde adlandırılabilir.

Yapı   hakkında mimari konumu, kontür ve gabarisi v.b. gibi özgün şeklini   tanımlamaya veri oluşturacak temel bilgilerin sağlanamaması durumunda,   restitüsyon çalışmalarının çizim veya maket olarak kalması, (gelecek   kuşakları yanıltıcı ve gerçeğine aykırı bir bina yaratmamak için)   uygulamaya konulmaması gerekir.

1 – 4. Restorasyon Projesi
Tarihi   yapının bozulma nedenleri araştırıldıktan ve teşhis edildikten sonra,   bozulmanın durdurulması ve eğer varsa strüktürel aksaklıkların   giderilebilmesi için geçrekli müdahalelerin belirlenmesidir. Korunmaya   değer bir yapı üzerinde çalışıldığından, onarımın özgün dokuya en az   müdahale ile gerçekleştirilmesi, yapım tekniklerinin eskisine   benzer/uyumlu olmasına dikkat edilmesi, yapının iç düzenlemesinin   değiştirilmemesi, mekan bütünlüğünün zedelenmemesi göz önünde tutulması   gereken başlıca kurallardır.
Uygulamanın doğru yürütülebilmesi   amacıyla her öğe için seçilen müdahale biçiminin paftalar üzerinde   (plan-kesit-görünüşler) açıkça belirtilmesi gerekir. Grup koşullarına   uygun olarak hazırlanan 1/50 ölçekli proje 1/20 sistem detayları ve   gerekli nokta detayları uygulamada kullanılacak malzeme ve tekniklerin   belirtildiği raporla birlikte kurula sunulur.

Paftalarda çalışmanın   yapıldığı tarih ve projenin oluşumuna katkıda bulunan mimar ve diğer   uzmanlık dallarına ait kişilerin adları yer almalıdır. Önerilen   müdahaleler restorasyon paftalarına bir lejantla işlenir. Yapının onarım   sonrasında alacağı durumu daha iyi açıklamak ve çevresiyle ilişkisini   göstermek amacıyla, restorasyon projesine ek olarak normal ve   aksonometrik perspektifler ile maketlerden yararlanılır.
Restorasyon   projesi genellikle, yalnız strüktürün sağlamlaştırılması ve uygulanacak   teknolojilerin belirtilmesiyle kalmaz, tarihi yapının yeniden   kullanılmasıyla ilgili önerileri de içerir. Verilmesi istenen işlevin   yapıya uyarlanabilirliği araştırılır ve yeniden kullanım projesinin   eserin kütlesel ve mekansal özelliklerini bozacak ekler, değişimler   getirmemesine dikkat edilir. Restorasyonda önemli olan yapının   korunmasıdır, yeniden kullanım bir araçtır. (Venedik Tüzüğü Madde:5)

Yeni   işlev verilen binalarda çağdaş kullanımla ilgili servis mekanlarının   bina içine yerleştirilmesi, yapının deprem koşullarına uygun hale   getirilmesi, yangına karşı önlem alınması, sakatların binaya   girebilmeleri için engellerin kaldırılması gibi konular proje aşamasında   çözülmelidir.


1 – 4.1. Restorasyon Teknikleri
Kültür   varlıklarının korunmasındaki temel yaklaşım sürekli bakımlarının   sağlanmasıdır. Restorasyon uygulamalarına geçmeden önce yapılan   araştırmalar ve belgeleme çalışmaları binanın ayrıntılı olarak   tanınmasını sağlar. Ön araştırmalar sonucunda elde edilen bilgiler hasar   nedenlerini ortadan kaldıracak veya etkilerini azaltacak koruma   tekniklerinin seçilerek uygulanmasına temel oluşturur. Bu teknikler;

 Sağlamlaştırma
 Bütünleme
 Yenileme
 Yeniden yapma
 Temizleme
 Taşıma

Çoğu   kez bir kültür varlığının restorasyonu için yukarıda sıralanan   tekniklerin birkaçı bir arada uygulanır. Bilimsel restorasyonda   olabildiğince az müdahaleyle, kültür varlığının tarihi belge ve estetik   değerinin korunması amaçlanır. Onarım sırasında yapılan müdahalelerin   derecesi, sağlamlaştırmadan yeniden yapıma doğru artar. Koruma açısından   en uygunu sağlamlaştırmayla yetinmektedir.

 Sağlamlaştırma
 Kültür varlığının yapıldığı malzemelerin sağlamlaştırılması
 Taşıyıcı sistemin sağlamlaştırılması
 Çemberleme, bağlantı çubukları-gergi uygulaması
 Bütünleme (Reintegrasyon)

Bir   bölümü hasar görmüş, ya da yok olmuş yapı ve öğeleri ilk   tasarımlarındaki bütünlüğe kavuşturacak biçimde geleneksel ya da çağdaş   malzeme kullanılarak tamamlama işlemine bütünleme-reintegrasyon denir.
Bütünleme ancak gerçek yapısal verilere ya da belgelere dayandırıldığında kabul edilebilen bir uygulamadır.

Yenileme (Renovasyon-Rehabilitasyon)
Zamanla   değişen yaşam biçimi ve ona bağlı isteklerle işlevini yitirmiş tarihi   yapıların farklı bir işleve uyarlanması ya da işlevleri devam eden,   ancak konfor koşulları eskiyerek standart altı kalan tarihi yapıların   güncelleştirilmesidir.
Çevresel özellikleri nedeniyle korunması   istenen yapıların yeniden kullanımlarında, yeni işlevin dış görünümü   bozmadan gerçekleştirilmesi arzu edilir. Bu binaların kurtarılması için   tek ekonomik yol olan yeniden kullanım sırasında, iç düzenlemede daha   esnek uygulamalara gidilmesi söz konusudur. Yangın, bakımsızlık   nedeniyle döşeme ve tavanlarını yitirmiş ve ilk tasarıma ait yeterli   veri bulunmayan 2. gurup yapılarda, yeni bir iç düzenleme yapılmasına   izin verilebilir. Çok önemli mimari öğeler, plan ve iç mekan değerlerine   sahip olan 1.grup yapılarda ise yeni kullanıma elverişli, serbest iç   düzenlemeler uygulanmaktan çok tarihi mekanların anısını sürdüren   düzenlemelere gidilmesi doğrudur.

Yeniden Yapım (Rekonstrüksiyon):
Tümüyle   yıkılmış, yok olmuş, ya da çok harap durumda olan bir kültür varlığının   veya sit’in elde bulunan belgelere dayanılarak yeniden yapılmasıdır.
Bu   ancak özel durumlarda kabul edilen bir uygulamadır. Yeni yapı, yerine   yapıldığı kültür varlığının tarihi dokusuna, özgün malzeme ve işçiliğine   sahip değildir. Bir kopya, tarihi yapının kütle ve mekanlarını ancak   biçimsel olarak canlandırabilir, kültür varlığının yerini alamaz.
Bu   nedenle yeniden yapımda doğru ve yeterli bir restitüsyon araştırması ve   buna dayalı restitüsyon projesinin temel alınması gerekir. Ayrıca   gelecek kuşaklar açısından yapının yeniden yapıldığı tarih de   (rekonstrüksüyon tarihi) cephesindeki bir plaket üzerinde   belirlenmelidir.

Temizleme
Kültür varlığının   ve kentsel sitlerin genel etkisini bozan, tarihi ve estetik değer   taşımayan (muhdes) eklerden arındırılmasıdır.
Kaldırılacak eklerle   ilgili karar verme yetkisi Koruma Kurullarına aittir. Kaldırılması   istenen yapısal ekler farklı bir gösterimle plan, kesit ve görünüş   rölöve paftalarına işlenir ve temizlik sonrası durum öneri proje olarak   kurula sunulur. Yetkili kuruldan onay alındıktan sonra ekler   kaldırılabilir. Temizleme işleminden önce ve işlem sırasında fotografik   belgeleme yapılmalıdır.
midena pro tou telous makarize