Gönderen Konu: Tekstil Ürünleri Konservasyonun Temel İlkeleri  (Okunma sayısı 350 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Tekstil Ürünleri Konservasyonun Temel İlkeleri
« : 26 Haziran 2015, 15:25:37 »
      Önceleri sadece fonksiyonel amaçla üretilen halı, kilim, cicim, sumak, kumaş, giysi gibi tekstil ürünlerin 19. yüzyıldan itibaren müzelerde yer alması gerektiği fikri doğmuştur. Bu düşünce ile birlikte bu tip ürünlere sahip olan kişiler, müze kuratöıieri ve koleksiyoncular tekstil ürünlerinin restore edilip edilmeyeceği veya konservasyona tabi tutulup tutulamayacağı ve bu işlemlerin ne şekilde yapılması gerektiği konusunda tartışmaya başlamışlar ve bu tartışmayı günümüze kadar getirmişlerdir. Bunun nedenlerinden biri tekstil ürünleri için kesin ve tek bir konservasyon veya restorasyon metodunun olmamasıdır. Her ürün öncelikle tek başına değerlendirilmeli ve daha sonra karar verilmelidir. Bu bildiride, tekstil ürünlerinde konservasyon işlemine geçmeden önce göz önünde bulundurulması gereken kriterler açıklanarak tekstil ürünleri konservasyonunun temel ilkeleri belirlenmeye çalışılacaktır.

      Tekstil ürünleri konservasyonunun temel ilkelerini belirlemeden önce konservasyon, restorasyon ve onarım terimlerini açıklayarak bu işlemlerin ne amaçla yapıldığının ve aralarındaki farkın anlaşılması oldukça önemlidir.

      Konservasyon, objenin çevre koşullarını kontrol altına alarak bozulmasını yavaşlatma işlemidir. Bu işleme, objeyi çürümeye ve bozulmaya karşı stabil hale getirmek de girer1. Çürüme kimyasal değişikliklerden, böcek veya mikroorganizmalardan, fazla ısı, ışık ve nemden, bozulma ise objenin sergilenme veya saklanma biçiminden kaynaklanabilir. Konservasyonun amacı, geri dönüşümü olabilecek işlemlerle objeyi bulunduğu haliyle koruyarak bozulmasını, çürümesini durdurmak veya yavaşlatmaktır3. Kısaca konservasyon yapılan en zararsız işlemdir ve objeyi mümkün olabilen en az değişiklikle korumaya çalışır.

      Restorasyon, objenin eksik parçalarını tamamlayarak orijinal objedenayırt edilmesi hemen hemen imkansız bir onarım yapma işlemidir4. Amacı ise, eğer olanak varsa objeyi eski fonksiyonuna ulaştırmaktır. Tekstil ürünlerinin restorasyonu sırasında, restoratör, restore dilecek ürün ile aynı hammaddeye, numaraya, büküm sayısına ve kat adedine sahip iplik ile birlikte aynı dokuma tekniğini kullansa bile ancak yaklaşık bir sonuç mümkündür. Örneğin restorasyon görmüş bir halının restore edilmiş kısımlarını yüzünden ayırt etmek çok zor olsa da sonuçta bu halı orijinal halının tıpatıp aynısı değildir. Ne yazık ki bazen mükemmel bir sonuca ulaşabilmek amacıyla restorasyon sırasında yapılan bazı işlemler antika değeri taşıyan birçok tekstil ürününe çok zarar vermiştir. Restorasyonda kullanılmak amacıyla eski Anadolu kilimlerinden iplikler sökülmüş veya restore edilecek ürün ile aynı orijinde, yaşta ve tipte bir halıdan parçalar kesilmiş, belki de büyük bir sanat değeri taşıyan bazı tekstil ürünleri bu şekilde tamamen ortadan kaybolmuştur6. Bu konuyu en iyi açıklayacak örnek Victoria and Albert Museum ile Los Angeles Country Museum of Art'da bulunan Ardabil halılarıdır. 16. yüzyıla ait bu İran halılarından Victoria and Albert Museum'da bulunanı 1890 yılında diğer eşinden parçalar kullanılarak restore edilmiştir'. Bugün için böyle bir çözüm yerine bilgisayar teknolojisi yardımı ile halının restore edilmesine gerek kalmadaneksik parçalar fotoğraf ile tamamlanarak bütünün ne şekilde görüleceği rahatlıkla izlenebilir*. Ancak günümüzde hala bazı yerlerde, eski parçaların sökülerek bunlardan elde edilen yünün restorasyonda kullanılmasına devam edilmektedir.

      Konservasyon ve restorasyon terimlerini kısaca açıkladıktan sonra "onarım"ın tanımının da yapılması gerektiğini düşünüyorum. "Oriental Rug Repair" kitabının yazarı Peter Stone onarımı, gerçek restorasyon ve konservasyon arasındaki anlaşma zemini olarak tanımlamaktadır. Bir başka deyişle onarım, konservasyon ve restorasyon arasındaki köprüdür ve farklı amaçlara göre bazen restorasyona bazen konservasyona daha yakın olur. Onarımın birbirinden farklı üç hedefi olabilir. Bu hedefleri.

• Tekstil ürününün temel dokuması stabilize edilerek ileride oluşabilecek zararları önlemeye çalışmak,
• Fonksiyonel özelliğini devam ettirebilmesi için tekstil ürününü hazırlamak,
• Tekstil ürününü önceki artistik görünümüne kavuşturmak olaraksıralayabiliriz. Görülüyor ki birinci amaçla yapılan onarım, konservasyona daha yakın olup tekstil ürününü koruyarak ileride oluşabilecek bozulmaları minimuma indirgemeye çalışırken, üçüncü amaç ile yapılan onarım restorasyona çok daha yakındır.

      Terminolojimizi belirledikten sonra tekstil ürünlerinin konservasyonuııa veya restorasyonuna karar verirken göz önünde bulundurulması gereken kriterleri şu şekilde sıralayabiliriz.

      Bu kararı verirken dört önemli faktör rol oynamaktadır. Bunlar, ürünün gelecekteki kullanım alanı, yapılacak işin ekonomik yönü, estetik ve etik değerlerdir". Ancak bunların yanı sıra karar verme aşamasında konservatörün veya restoratörün eğitimi, konuya yaklaşım tarzı ve tecrübesi de önemli rol oynar. Kullanım alanıyla anlatılmak istenen bu ürünün göreceği işlemden sonra ne şekilde ve nerede kullanılacağıdır. Tekstil ürünü duvara mı asılacak veya yerde mi kullanılacak, kişisel kullanım için mi veya bir müze için mi onarılıyor yoksa sahibi bir süre sonra ürününü satmayı mı düşünüyor? İşleme karar verilmeden önce bu soruların cevabını bulunmalıdır.

      Tekstil ürününün kullanımı ve bakımı ile ilgili son kararkoleksiyoncuya ait olsa da kişi etik değerlere uygun bir seçim yapma konusunda uyarılmalıdır. Örneğin halıyı daha dengeli bir görünüme kavuşturmak için orijinal kenar ve kilim örgülerinin çıkarılıp atılması
istendiğinde yapılacak işlemin geriye dönüşümü imkansız olacak, ileride araştırmacılar bu halının nasıl bir kenar ve kilim örgüsüne sahip olduğunu bilemeyecek, kısaca halının kimliği çıkarılmış olacaktır.

      Yapılan bir başka hata da, birden çok mekanda kullanabilmek için büyük bir halıyı keserek parçalamaktır. Bu şekilde bir istekle karşılaşan restoratörün yapacağı en doğru davranış kişiyi halısını satıp yerine istediği boyutlarda bir başka halı almaya ikna etmektir.

      Konservasyon ve restorasyon işlemlerinde karar verme aşamasında etkili olan bir diğer faktör de ekonomik faktördür. Kişi, bu tarz bir harcama ne zaman gereklidir? sorusuna cevap aramalıdır. Bu sorunun cevabı tekstil ürününün maddi değerine ve nadirliğine bağlıdır. Ancak değer ve nadirlik birbirinden farklı niteliklerdir. Örneğin kaybolan aşiret kültürlerinden birine ait bir halı, nadir olmasına karşın maddi açıdan değerli olmayabilir. Tam tersi olarak sıkça rastlanan atölye işi ipek bir halının maddi değeri çok yüksek olabilir. Böyle durumlarda kural olarak ürün gerçekten çok değerli değil ise bu ürüne yatırım yapılmaması ve para harcanmaması verilecek en doğru karardır. Ancak ürün hem çok nadir hem de çok değerli ise uzman bir kişi tarafından konservasyona tabi tutulmalıdır'\ Restorasyonuna karar verilen halı ve kilim gibi dekoratif amaçla kullanılan tekstil ürünlerinde delikler veya aşınmış kenarlar tekstilin maddi değeri ile restorasyon tutarı arasındaki fark uygun ise tereddütsüz restore edilmelidir".

      Konservasyonuna karar verilen bir tekstil ürününde işleme başlamadan önce konservatörün cevaplaması gereken bazı sorular vardır. Bu sorulara verilecek cevaplar konservatörün izlemesi gereken yolu belirler. Konservasyonda işlem aşamalarını belirlemeye yardımcı olan sorular şunlardır.

• Obje nedir?
• Hangi hammaddeden yapılmıştır?
• İpliklerinin ve temel örgüsünün genel durumu nedir?
• Geçmişte ne kadar onarım görmüş ve ne kadar değişikliğe uğramıştır?
• Ne kadar kirlidir?

      Yukarıdaki sorulara verilen cevaplar doğrultusunda objenin konservasyonuna başlanır. Konservasyonun iki ana işlemi temizleme ve
desteklemedir. Ancak her zaman ikisini birden yapmak gerekmeyebilir. Temizleme işleminin ne şekilde yapılacağını objenin ne olduğu, hangi
hammaddeden yapıldığı ve ne kadar kirli olduğu sorularına verilen cevaplar belirler. Ancak tekstilin temel örgüsü ve iplikleri çok zayıflamış ise hiçbir şey yapılmamalıdır. Sonuç olarak temizleme işlemi için konservatöriin önünde 4 seçenek vardır. Bunlar;

• Hiçbir şey yapmamak,
• Sadece yüzey temizlemesi yapmak,
• Yüzey temizlemesinden sonra yıkama yapmak,
• Yüzey temizliği sırasında organik solventler kullanmaktır.

      Tekstilin temizlenmesinden sonra onarımına, desteklenmesine ve bazı durumlarda sağlamlaştırılmasına geçilir. Bu aşamada uygulanacak yöntemi ise 1., 2. ve 4. sorulara verilen cevaplar belirler.

      Tüm bu noktalar göz önüne alındığında tekstil ürünleri konservasyonunun temel ilkeleri şu şekilde sıralayabiliriz.

• Yapılan işlem orijinal parçaya zarar vermemeli ve orijinal materyal kaybı minimuma indirgenmelidir.
• Temizlemek, mantar veya böcekleri öldürmek veya herhangi bir başka işlem için kullanılan kimyasal maddelerin tamamen uzaklaştırılabilir
olması gerekir.

• İstenilen sonuca ulaşabilmek için gereken kimyasal maddelerin mümkün olan minimum düzeyde kullanılması gerekir.
• Koruma için mekanik yöntemler yeterli ise, kimyasal işlemler tercih edilmemelidir.
• Konservasyon teknikleri mümkün olduğu kadar objenin orijinal rengini, parlaklığını ve tekstürünü korumalıdır17.

      Konservatör her ne kadar geri dönüşümü mümkün işlemler yapmaya çalışsa da bazı durumlarda, tekstil ürününün gelecek kuşaklara
aktarılabilmesi için bu amacın dışına çıkmak zorunda kalabilir. Örneğin, ürünün daha önceki sahipleri tarafından bilinçsizce yapılmış onarımlarda kullanılan iplikler temel dokumadaki zayıf iplikler üzerine baskı yaratarak tekstilin yıpranmasını hızlandırabilir. Bu durumda konservatör "etnografik onarımın" çıkarılması seçeneğini de göz önüne alınmalıdır. Ancak yıpranmış ve çürümüş kısımlar çıkarılmadan bunların verdiği zarar önlenebiliyorsa sadece iyi bir görsel etki elde etmek için bu parçalar tekstildenuzaklaştırmamak gerekir.

      Sonuç olarak bilimsel, tarihi veya artistik açıdan son derece değerli ve nadir bulunan tekstil ürünleri daha ileri ki çalışmalarda ek bilgi elde edilebilmesi, sonraki kuşaklara aktarılabilmeleri ve insanların bu ürünleri izlerken zevk alabilmeleri için korunmalıdır.

KAYNAKÇA
LANDI. Sheli, "The Textile Conservator's Manual", Great Bıitain 1998. Butterworth
Hciııeman. 340S.
STONE. Peter, "Orienta! Rug Repair", Chicago- Illinois 1981. 165S.
EXNER. Heıbert J: "To Restore Or Not To Restore", Oriental Rug Review, Volume: 15.
Number: 6. August / September 1995, 30.-35S.
FABİANİ. Cecilia: "Textile Restoration". International Furnishing Fabrics. Annual
Tessuti 1991 26.-29S.
MERRİTT, Jane: "A Considered Choice", Halı, Volume: 12. Number: 6. Issue: 50. 104
-I09S.
REYNOLDS. Holly L. Smith: "Considerations of Restoration", Oriental Rug Review,
Volume: 15, Number: 6, August / September 1995, 26.-27S.

Derleyen : Öğr. Gör. Elvan ANMAÇ
midena pro tou telous makarize