Gönderen Konu: Restorasyon nedir?  (Okunma sayısı 1058 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Restorasyon nedir?
« : 26 Haziran 2015, 14:27:07 »
RESTORASYON NEDİR?
Bir sanat yapıtını ya da insanlık   tarihine tanıklık eden herhangi bir nesneyi korumak ve gereğinde,   olabildiğince ilk durumuna getirmek amacıyla, bu yapıtı, bu nesneyi   sağlamlaştırmaya ve bunların yıpranma sürecini durdurmaya yönelik   işlemlerin tümü.

TARİHİ RESTORASYON
1880-1890   yılları arasında, stilistik rekompozisyonun egemenliğine ve romantik   görüşün pasif savunma ve kaderciliğine karşı iki yeni yaklaşım ortaya   çıktı. Bunlardan biri Tarihi Restorasyon", diğeri "Çağdaş Restorasyon"   kuramıdır. İtalyada Luca BELTRAMİ (1854-1933) tarafın¬dan ileri sürülen   ve uygulamaya konulan "Tarihi Restorasyon" kuramı, anıtların tarihi   belgeler¬den sağlanacak somut verilere dayanılarak restore edilmesini   önermekteydi. Böylece "tarih¬çi ve arşivci restoratör" tipi doğuyor ve   mimar restorasyon önerisini arşiv belgeleri, tarih hitap¬ları, pullar,   resimler ve anıt üzerinde yaptığı araştırmalara dayanarak hazırlıyordu.   Bu kura¬ma uygun olarak yapılan restorasyonların üslup birliğine   ulaşmayı hedefleyen mimarın kendi birikim ve düş gücüne, analojilere   dayanarak ya¬rattığı gibi dayanaksız değil, anıta ait bir dizi ka¬nıtla   desteklendiği için kabul edilebilir bir işlem olacağı ileri sürülüyordu.   Nesnel, gerçek verilere dayandırıldığı için kabul edilebilir gibi   görünen bu teze yöneltilen eleştiriler belgelerin yeterliliği ve   güvenilirliği konusu üzerinde yoğunlaşmakta¬dır. Yapıya ait grafik bir   belgenin, bir gravür veya tablonun, sanatçının kişisel yorumu nedeniyle   ölçekli bir mimari çizim gibi değerlendirilemeyeceği açıktır. Belirli   bir bakış açısından çizilen bir tablo, görünmeyen bölümlerin durumunu   aydın¬latmakta yetersiz kalacaktır. Ayrıca belgelere da-yanılsa da,   rekonstrüksiyonlarda ileri gidilmesi hoş görülemez. Tarihi restorasyonun İtalyadaki en ünlü örneği, Milanodaki. Sforza Şatosu restorasyonudur.

Restorasyon nasıl yapılır:
Taşınabilir   ve taşınmaz kültür varlıklarının restorasyon uygulamasında temel   prensipler vardır ve bu prensipler her eser için geçerlidir ama her eser   için geçerli tek bir reçete yoktur. Eserlerin mevcut durumlarına uygun   restorasyon projesi hazırlanmalı ve proje hazırlanırken orijinaline   uygun geri dönüşümlü malzeme ve yöntemler seçilmelidir.

Her iki   gruptaki eserler için dokümantasyon çalışması çok önemlidir. Taşınabilir   eserlerin restorasyon ve konservasyonuna başlandığı zaman önce esere   ait bir kimlik kartı oluşturulur. Bu karta eserle ilgili tüm bilgiler   aktarılır örneğin hangi döneme ait olduğu, ne zaman yapıldığı, ne amaçla   yapıldığı, eserin mevcut durumu, yazı, çizim ve fotoğrafla belgeleme   işlemleri, daha önce bir restorasyon geçirip geçirmediği, önceki   restorasyonda hangi malzeme ve yöntemlerin kullanıldığı ve restorasyon   işleminin kimin tarafından yapıldığı tarihleri ile birlikte yazılarak   sağlam bir belge oluşturulur. Böyle bir çalışma ile sizden sonraki   restoratörlere eserle ilgili çok değerli bilgiler aktarmış olursunuz.   Taşınmaz kültür varlıklarının restorasyonunda proje hazırlanırken   restorasyonla ilgili çeşitli kurumlarla ve üniversitelerle iş birliği   yapılabilir.

Restorasyona başlarken eserle ilgili tüm dokümanlar   (bu güne kadarki fotoğrafları, varsa çizimleri ve eser hakkındaki   yazılar gibi ) toplanılır . Eserin şu anki mevcut durumu yazı, çizim ve   fotoğrafla saptanır.
Yukarıdaki tüm bilgiler ışığında eserin   projeleri hazırlanır ( rölöve, restitüsyon, restorasyon, teknik rapor )   ve ilgili kurumların onayı alındıktan sonra restorasyon uygulamasına   geçilir.
Bazen can çekişen bir tanrıça heykeline yeniden hayat   vermek veya döneminde insan hayatının en önemli ihtiyacını karşılamak   üzere stratejik noktalarına inşa edilerek kentin su ihtiyacını   karşılayan çeşmeler gelişen teknolojiyle varlıkları unutulmuş kimi   toprak altında kalmış, kimi yıkılmış, ayakta kalanlar ise yıkık dökük   veya afiş panosuna dönüşmüş bu eserlere yeniden hayat vermek ve onları   "kentin sanatsal objelerine" dönüştürerek "yeni bir işlev" kazandirmak   bu çalışmayı gerçekleştiren için heyecan ve gurur kaynağı olmuştur.

Bu   çalışmalar sonucu yapılan gözlemlere dayanarak , taşınabilir ve   taşınmaz kültür varlıklarının restorasyonunda "restoratör ve eser   ilişkisi hasta ile doktor ilişkisi gibidir" diyebiliriz.. Her hastanın   rahatsızlığı farklıdır ve tedavi yöntemleri hastalığına özgüdür.   Restorasyonda da durum böyledir. Elinizdeki eserin kendine özgü   bozulmaları vardır ve "restoratör mevcut bozulmalara uygun restorasyon   malzeme ve tekniklerini tespit eder" ve uygular.

Restorasyonda   teknik yaklaşımlar önemlidir ve sorumluluk gerektirir ama bu "konunun   sosyal yanı da en az uygulama teknikleri kadar önemlidir. Çünkü kimliği,   kişiliği ve karakteri olan bir sokakta, bir mahallede, bir kentte ve   Türkiye gibi bir coğrafyada yaşamak herkes için mutluluk sebebi olmalı."   Kentlere ve ülkelere kimlik kazandıran en önemli olgular kültür   varlıklarıdır. Bir ülkenin kültür varlıklarının fiziksel durumları o   ülkenin  ekonomi ve kültürünün hangi düzeyde olduğunun da bir   göstergesidir.  Geçici yönetimlere göre değişmeyen, kültür varlıklarının   gerçekten korunmalarını ilke edinen bir kültür politikasının   belirlenmesi ve uygulanması ülkemiz için kültür zenginliğini ekonomik   zenginlğe taşıyacak önemli bir girişim olacaktır. Ancak bu politikanın   sürekliliği ile eserlerimizi geleceğe taşıyarak "çocoklarımıza karşı   sorumluluğumuzu" yerine getirmiş oluruz. Çükü kültür çocoklarımızın    bize emanetdir bu emaneti onlara  hıyanet etmeden taşımalıyız.

Kaynak : (Doğan HASOL.Ansiklopedik Mimarlık Sözlüğü.)
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Ynt: Restorasyon nedir?
« Yanıtla #1 : 26 Haziran 2015, 14:41:52 »
Restorasyon kavramı Fransız tarihinde Birinci Fransız İmparatorluğu'nun yıkılışıyla Temmuz Devrimi arasındaki dönemde Bourbon monarşisinin yeniden kuruluşunu ifade eder.

Restorasyon dönemi Napoleon Bonaparte'ın sürgünden dönüşünü takip eden Yüz Gün döneminde kesintiye uğramıştır. Bu yüzden Nisan 1814 - Mart 1815 arasını kapsayan döneme Birinci Restorasyon ve Napoleon'un tahtı kesin olarak bıraktığı Haziran 1815'ten 1830 Devrimi'ne kadarki döneme de İkinci Restorasyon adı verilir.

Bu dönem XVIII. Louis ve küçük kardeşi X. Charles dönemlerini kapsar. Her iki kral da ülke içindeki aşırı kralcı kesimle, liberal-burjuva güçleri dengelemeye çalışmıştır. Dış politikadaysa savaş borçlarının ödenmesi, buna bağlı olarak işgal güçlerinin çekilmesi ve Fransa'nın yeniden uluslararası ilişkilerde eşit statüye kavuşması bu dönemin temel sorunlarıdır.

Birinci Restorasyon'dan İkinci Restorasyon'a

Napoleon'un 12 Nisan 1814'te koşulsuz olarak tahttan çekilişi ve Paris'in galip devletler tarafından işgal edilişinden sonra Bourbonlar'a yeniden iktidar yolu açılmış oldu. 24 Nisan'da 1791'den beri sürgünde yaşayan XVI. Louis'nin kardeşi Provence Prensi Louis Stanislas Xavier Calais'ye ayak bastı ve bir kaç gün sonra Paris'e geldi. Hükümet görüşmeleri sırasında 1814 yılını kendi hükümetinin 19. yılı olarak tanımlayarak, Bourbon monarşisinin devamlılığı düşüncesini vurguladı. Bununla birlikte devrim döneminin kimi kazanımlarını da kabul etmek zorunda kaldı. Böylece Fransa'yı İngiliz örneğine dayanılarak hazırlanmış liberal bir anayasa olan Charte Consitutionelle ile yönetmeye başladı. Ancak iç politikada dengeye yönelik restorasyoncu politikası Napoleon'un sürgünden dönüşünü takip eden yüz günde kesintiye uğradı.


 İç politika: Les deux Frances  [değiştir]Napoleon'un yeniden saf dışı edilmesinden ve 1815 yazında ikinci restorasyon aşamasının başlamasından sonra XVIII. Louis eski rejimin kralcıları, aristokratik ve teokratik dünyası ile burjuva, aydınlanmış liberal devrim ve Napoleon dönemi Fransa'sı arasında denge politikasını sürdürdü. Ancak bu dönem 1815 - 1820 yılları arasında sürgünden gelen eski rejim yanlılarının devrimcilere yönelik kanlı "beyaz terör"ünün (fr. terreur blanche) etkisiyle geçti.

Restorasyon dönemi yürütme yetkisinin kralın ellerinde bulunduğu bir anayasal monarşi dönemiydi. Yasama yetkisiyse soylulardan oluşan bir yüksek meclisle, eşitsiz oya dayalı bir temsilciler meclisinin elinde bulunuyordu. 30 milyon nüfusu olan Fransa'da sadece 100 bin seçmen vardı. Ekim 1815'te yapılan seçimlerde aşırı kralcılar öyle bir zafere ulaştılar ki, kral parlamentoyu Chambre introuvable (bulunmaz kabine) olarak adlandırdı. Ancak aşırıların aristokratik etkileri arttırmaya yönelik girişimleri XVIII. Louis'nin tepkisiyle karşılaştı. Kral temsilciler meclisini 1816 Eylül'ünde feshetti. Yeniden yapılan seçimlerde ılımlı kralcıların çoğunluğa sahip oldukları meclis 1820'ye kadar iktidarda kalabildi. O zamanki meclisteki oturma düzeni sonucu bugün de politik tanımlamada kullanılan "sağ" ve "sol" kavramları ortaya çıktı.

Eski ve yeni Fransa (fr. deux Frances) arasındaki gerilim 13 Şubat 1820'de tahtın tek varisi Berry Dükünün öldürülmesiyle doruk noktasına vardı. Suikast liberallerin üzerine yüklendi ve aşırı kralcıların kuvvetlenmesine yol açtı. Berry'nin eşi 1829 Eylül'ünde bir erkek çocuk dünyaya getirince aşırılar çocuğu "Mucize Çocuk" olarak adlandırdılar ve doğumu tanrısal bağışlamanın bir işareti saydılar.

Aşırıların 1820'de iktidarı geri almaları sonucu, devrimci dönemde mülksüzleştirilmiş olan kilise eski imtiyazlarına kavuşmaya başladı. 1822'de Paris Üniversitesi'nin rektörlüğüne bir rahip getirildi. Voltaire ve Rousseau gibi devrimcilerin fikirleri tehlikeli sayıldı ve basına sansür, gösterilere yasaklar getirildi.

XVIII. Louis'nin 1824'te ölümü üzerine kardeşi X. Charles iktidara geçti. Aşırılardan yana olan X. Charles devrim döneminde sürgüne giden soyluların kayıplarına karşı tazminat hakkı kazanmaları gibi bir dizi gerici karara imza attı. Bu liberal burjuvazinin muhalefetini arttırmasına yol açtı. Kral'ın meclisi dağıtması, oy hakkını kısıtlaması ve basın üzerindeki sansürü arttırması sonucu 27 Temmuz'da Temmuz Devrimi başladı. Bu Fransa'da restorasyon döneminin sonu oldu
midena pro tou telous makarize