Gönderen Konu: Evrenin Yaradılışı ve Tanrıların Doğuşu  (Okunma sayısı 2865 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Evrenin Yaradılışı ve Tanrıların Doğuşu
« : 30 Kasım 2008, 17:19:26 »
Daha evren,evrenle birlike yeryüzü varolmadan önce "Khaos" varmış. Herşeyin karmakarışık ve birbirinin içinde olduğu bir düzensizlik ortamıymış bu "Khaos". Gerçi hiçbir şey belli değildir bu karmaşa ve göz gözü görmemezlikte, ama tanrısal bir düzensizliktir bu yine de. Khaos (Kaos)'tan "Nyks"(Gece) ve "Erebos"(Yer alti Karanlıgı) doğacaktır. Khaos'tan "Gaia"(Yeryüzü,Toprak) dogar sonra. Gaia "Uranos"(Gök)'u, ardından dağları ve sonrada "Pantos"(Deniz)'u doğurur babasız olarak.

Gaia daha sonra kendi doğurduğu Uranosla birleşir. Bu birleşme sonucu altısı erkek altısı dişi Titanlar, Hekatonheirler, Kykloplar doğar. Uranos canavar görünüşlü oğullarından hiç hoşlanmaz, gün ışığına çıkaracağı yerde yerin altına saklar onları. Gaia ise bu durumdan hoşlanmamıştır ve kurtuluş için bir düzen tasarlar. Ak çeliği yaratır, ondan bir tırpan yapar ve oğullarını kışkırtır Uranos'u cezalandırmaları için. Herkes korkar Kronos dışında. Kronos babasının hayalarını keser ve bu kanlı parçaları toprağa atar. Uranos'un kanından yıllar sonra Erinys'ler, Gigant'lar ve orman perileri doğar. Denize atılan parçalardan ise güzeller güzeli Aphrodite yaşam bulur.

Kronos artık evrenin efendisidir. Kardeşlerini yerin altından çıkartır ve kızkardeşi Rhea ile evlenir. Ama yazgıya göre kendi oğullarından biride onu tahtından edecektir. Kronos bu korku ile bütün çocuklarını yutar. Rhea son olarak Zeus'u dünyaya getirir ve Kronos'tan korumak amacıyla Gaia'ya yalvarır. Kızının yalvarmalarına dayanamayan Toprak Ana torununu İda Dağında bir mağaraya saklar. Kronos'ada çocuğu diye taş sarılı bir bezi yutturur. İki peri kız kardeş bebek Zeus'u Ida Dağının ballarıyla beslerler. Amaltheia adındaki keçi onu emzirir. Bu özenle büyüyen çocuk Metis'in yardimiyla Kronos'u kusmaya zorlar ve sonra kardeşlerinin yardımıyla onu tahtan indirir.

Zeus tahta çıktıktan sonra babaları ve amcaları Titanlara karşı amansız bir savaşa girecektir. Gigantlar ve Kyloplar Zeus'a bu amansız savaşında yardım ederler ve Titanlari yenerler. Bunun üzerine Toprak Tanrıca Gaia öç almak için Typhon'u doğurur. Çok yaman bir savaş olur ve Zeus bu korkunç ejderhayı Tartaros'un derinliklerine gönderir. Ama Zeus saltanatını pekistirmek için bir savaş daha vermek zorundadır. Bu savaşta ona Titanlara karşı yardım eden Gigantlar karşı verdiği savaştır. Zeus'un bugüne kadar verdiği en zorlu savaştır bu. Savaş bütün şiddeti ile sürmektedir. Zeus savaşın gidişinden kaygılıdır. Bir bilici ona ölümlü bir tanrı yardıma gelmediği sürece bu savaşı kaybedeceğini söylemişti. Sonunda Athena akil verir ve tanrıların yardımına Herakles çağırılır. Herakles ölümsüz tanrıların hakkından gelmiştir. Zafer kesindir artık. Zeus'un yeri kesindir artık. Ve Zeus evreni kardeşleri ile paylaşır.
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Evrenin Yaradılışı ve Tanrıların Doğuşu
« Yanıtla #1 : 30 Kasım 2008, 23:46:14 »
İsa'nın doğuşundan bin yıl önce; Homeros'un devrinde bile Yunan Tapınağı "mabedi" vardı. İlyada ve Odisse de yunanlıların inandıkları Tanrılar ve Tanrıçalar; efsaneleri ve özellikleri ile biliniyor, tanınıyordu.Fakat bu efsaneleri anlatan şair Homeros Tanrıların geçmişlerini ve nereden çıktıklarını hiç anlatmamıştır. O sadece Zeus'un Kronos'un oğlu olduğunu, Okeanos ile karısı Thetis'in bütün Tanrıların ve varlıkların sahibi olduğundan bahseder.

Sonraları Yunanlılar inandıkları Tanrıların tarihlerini, onların nasıl ve nereden çıktıklarını aramaya başladılar.

Eski Yunanlıların öğrenmek istedikleri ilk şey "Dünyanın yaradılışı" meselesidir. Onlar yerin, göğün, denizin, ışığın, suyun, havanın nasıl yaratıldığını bilmek istiyorlardı. Yeterli bilgileri olmadığından bütün bu şeyleri ve diğer tabiat olaylarını canlı birer varlık gibi hayal ederek, incelemeye koyuldular. Yeri, göğü, suları birer tanrı saydılar. Onlara kendi kafalarında birer insan şekli verdiler. Eski Yunanlılar, yeryüzünün yepyeni olduğu, daha kesin biçimini almadığı döneme Khaos adını takmışlardı. Khaos kelimesi büyük bir karmaşayı anlatmak için kullanılır, ve eski Yunanlılarda yeryüzünün ilk halini bir karmaşa, karışıklık olarak görüyorlardı. Efsanevi Tanrılar, işte bu el değmemiş karmaşık toprağa bir düzen getiriyorlardı.

Kargaşadan ilk çıkan Gaia yeryüzünün anası yada ana tanrıçasıydı. Gaia dünyaya bir çok tanrı ve tanrıça getirdi. Yunanistan'ın en yüce dağı, tanrıların mekanı sayılan Olympos'ta egemenlik kuran o büyük tanrılar ailesi Gaia'nın soyundan gelmedir. Gaia'nın çocukları eski çağ tanrılarının en güçlüleriydi, Yunanlılarda Romalılar da onları el üstünde tutarlardı.

Gaia ölümsüzlerin yeri olan ve yıldızlarla bezeli olan göğü yani Uranos'u yarattı. Ona, yani göğe kendisini de içine alsın kaplasın diye kendi büyüklüğünü verdi.. Ondan sonra Gaia yüksek dağları, ahenkli dalgaları bulunan Pontos'u, denizi meydana getirdi.
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı cemal

  • Üye
  • *
  • İleti: 10
  • Teşekkür: 1
Tanrıların doğuşu miti
« Yanıtla #2 : 25 Haziran 2012, 23:55:55 »
Hesidos'a göre ilk oluşum yani evrenin başlangıçı belirsizlik veya sonsuz boşluk, karışıklık anlamına gelen Khaos'tu. Khaos içinden ilk Gaia ( toprak ana ) oluştu. Gaia belirsiz olmayıp bir biçime sahipti, her şeyi doğuran evrensel bir ana olup tüm tanrılar, insanlar ve hayvanlar Gaia üzerinde yaşıyorlardı. Khaos ve Gaia'nın ardından ölüler ülkesinin en derin yeri Tartaros ve Eros ( Aşk ) doğdu. Daha sonra doğan yeraltı karanlığı Erebos ve yeryüzü karanlığı Nyks birleşerek ışıklı göğü ve günü ( Hemera ) meydana getirdiler. Toprak ana Uranos ( gök ) , Deniz ( Pontos ) ve dağları yarattı.Bunlarla birleşerek yeryüzünü tanrılarla doldurmaya başladı. Gök ile birleşmesinden  6 erkek, 6 dişi olmak üzere 12 Titan doğdu.

Erkek Titanlar  * Okeanos  * Koios  * Hyperion  * Lapedos  * Kronos
Dişi Titanlar ( Titanides )  * Theia  * Rheia  * Themis  * Phoibe  * Mnemosyne * Tethys


Bu korkunç Titan çocuklarından rahatsız olan Uranos, doğan çocukları yerin derinliklerine hapsetmeye başlamıştır.  Gaia bu acıya dayanamayarak oğullarını babalarına karşı kışkırtmaya başladı. Sadece Kronos annesinin planını kabul edip babasına karşı koymaya karar verdi. Bir gece Uronos  Gaia ile birleşirken Kronos saklandığı yerden çıkarak babasının hayalarını ve uzvunu kesip attı. Hayalardan toprağa düşen kandan toprak gebe kalarak yıllar sonra öç tanrıçaları Erinys'ler ve devler ( Gigantlar ) doğmuştur.

Uronos'un denize düşen uzuvlarından köpükler çıkmaya başladı ve bu köpüklerden güzeller güzeli Aphrodite doğdu. Artık Uronos yönetimi bitmiş Kronos devri başlamıştı. Birleşmeler ve Tanrı doğumları devam ediyordu.

Nyks, uykuyu ve düşleri süsleyen Hesperidleri , Kader tanrıçaları olan Moiraları, İnsanların ölçüsüzlüğünü cezalandıran Nemesis ve kavga tanrıçası Eris'i doğurdu

Toprak ana ( Gaia ) ise Denizle ( Pontos ) birleşerek Thamus,  Phorkys ve Nereus isimli erkek deniz tanrıları ile Keto ve Eurybie isimli deniz tanrıçalarını doğurdu.

Phorkys ve kardeşi Keto'nun birleşmesinden  daha doğdukları gün kocakarı olan Graialar ve Gorgolar meydana geldiler. Üç gorgodan yalnız Medusa ölümlü idi. Perseus Medusa nın başını kesmiş ve Medusanın yere akan kanından kanatlı at Pegasos ve Khrysaor doğmuştur. Kronos ile kızkardeşi Rheia 'nın evliliğinden üçüncü kuşak Olymposlu tanrılar olan Hestia, Demeter, Poseidon, Hades ve Zeus doğdu. Zeus hakimiyeti ele alarak Olympos' dan ( yüksek dağ )  evreni kardeşleri ile beraber yönetmeye başladı.

Uranos ve Kronos'tan sonra üçüncü kez tanrılar kuşağını oluşturan Zeus Olympos Dağı'nı mekan tutmuş, kardeşleri çocukları ile beraber evreni buradan idare etmeye başlamıştır.

Olympos'un kelime anlamı yüksek dağdır. O nedenle Yunanistan ve Girit'te Olympos adı verilmiştir. Bu durum Anadolu içinde geçerli olup Uludağ gibi bazı dağlarada yine Olympos adı verilmiştir.

Fakat Olympos denilince Makedonya ile Tesealya arasında yüksekliği 2985 m. olan dağ akla gelmektedir. Tanrıların burada oturduklarına ve dünyayı buradan yönettiklerine inanılırdı. Zeus binbir doruklu Olympos'un tepesine taht kurmuş ve dünyada olan biteni buradan takip etmekteydi.  Diğer tanrıların sarayları ise daha aşağıdalar dı. Bu saraylar tunçtan demirci tanrı Hephaistos tarafından yapılmışlardı.

Zeus altından yapılma bir tahtta oturmaktaydı, diğer tanrılar onun huzurunda eğlence ve şölenler düzenler, mutlu hayat sürdürürlerdi. Tanrıların içki ve yiyecekleri ölümlü insanlarınkine benzemezdi. Tanrılar "ambrosia" ve "nektar" ile beslenirlerdi. Ambrosia ölümsüz anlamına gelmekte olup birçok çiçek özünden yapılan baldı. Bununla beslenen tanrılar genç ve ölümsüz kalırlardı. Bu içkiyi altın kaplar içinde tanrıça Hebe sunardı. Daha sonraları bu içki sunma görevi Zeus tarafından Troya kralı Tros'un oğlu olan Ganymedes'e verilmiştir. Şölenlerde Apollon ve Musaların çalgıları ve Şarkıları ortalığı şenlendirirdi.

Tanrıların yaşamları da insanların yaşamlarına benziyordu. İnsanlar gibi giyiniyorlar, ilişkiye giriyorlar,  sevinç, neşe, öfke ve kavga yaptıkları oluyordu. Ama Olymposta mutlak tek hakim olan Zeus'du. Tanrılar onun emrinden dışarı çıkamazlardı. Bütün tanrıların sarayları Olympos'un tepelerinde olduğu halde sadece Hades yeraltına hükmettiği için Olympos'ta oturmazdı.

Olympos'da bu tanrıların dışında ikinci derece tanrılarda oturmaktaydılar. Bunlardan Musalar, Kharitler ve Horalar şarkılarıyla         Olymposa eğlence verirlerdi.

Tanrılar zaman zaman insan kılığına girer ve onların aralarında dolaşırlardı.

Kaynak: sanattarihivearkeoloji.com

Çevrimdışı Oeybifay

  • Üye
  • *
  • İleti: 1
  • Teşekkür: 0
Ynt: Evrenin Yaradılışı ve Tanrıların Doğuşu
« Yanıtla #3 : 07 Eylül 2015, 07:02:04 »
If there is little information on it.