Gönderen Konu: Phiriksos, Phrixus  (Okunma sayısı 470 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Phiriksos, Phrixus
« : 05 Kasım 2015, 13:16:08 »
Orkhomenos'taki Miny'lerin (Boeotia) kralı Athamas, Nephele (Bulut) ile evliydi.

"Nephele (/ˈnɛfəˌli/; Yunanca: Νεφέλη, νέφος nephos "cloud";[1] Latince Nubes)
Bulutu simgeleyen varlık olarak Nephele'nin adı İxion mitinde geçer. İxsion Zeus'un karısı Hera'ya aşıktır. Zeus, Hera biçiminde bir bulut yaratır ve İxsion'un onunla birleşmesini sağlar, böylece Nephele Centaurların (Sentorlar) anası olur.

Aristophanes'in "Nephelai" (Bulutlar) adlı komedyasında bulutları birer kadın olarak simgelenmiştir, bunlar Okeanos kızlarıdır, kimi zaman Olympos'un tepesinde, kimi zaman Okeanos'un kıyılarında, Batı Kızlarının bahçelerinde otururlar. Sokrates diğer filozoflarla alay ettiği bu oyunda Aristophanes belki de halk masallarından ve onlardan alınmış motiflerden esinlenmiştir."

Nephele Athamasa, Phiriksos (Phrixus) ve Helle'yi doğurdu. Ama bir süre sonra Athamas Nephele'yi bırakarak yada aldatarak (Kimi kaynaklarda nephe öldükten sonra) poseidonun soyundan Teb kralı Kadmus/Kadmos'la Harmonia'nın kızı olan İno ile evlendi ve İno Athamasa iki evlat verir, Kocasının ihanetine kızan Nephele göğe çekildi ve daha sonra da Miny'lerin ülkesine korkunç bir kuraklık yolladı (Bazı kaynaklarda tarlalara kasıtlı olarak zarar veren ino'nun kendisidir, krallığın kadınlarını ekilecek mısır tohumlarını kocalarına belli etmeden kavurmaya ikna eder. Kavrulmuş tohumlar ekilince ürün vermezler ve açlık tehlikesi başgösterir. ) üvey çocuklarını ortadan kaldırmak için bir bahane kollayan İno bu firsatı kaçırmayarak bir kahinle anlaşır ve ona eğer Phiriksos kurban edilmezse bu kuraklığın asla geçmeyeceğini söyletir, çünkü İno, Athamas'ın ölümünden sonra kendi oğlunu kral yapmak istiyordu. Athamas ülkesini bu kuraklık ve açlık felaketinden kurtarmak uğruna oğlunu feda etmeye razı olur. Gökteki ana Nephele ise bu cinayeti görmüştür ve tam Phiriksos kurban edilirken Tanrıların yardımıyla Altın Postlu Koç'u (Aries) gönderir. Koç oğlanı ve kızı sırtına atar atmaz ve uçarak gözden kaybolur. Phiriksos annesinin yardımıyla kurtulmuştur ama kızkardeşi Helle onun kadar şanslı olamaz.

Farklı bir versiyona göre ise, Athamas'a karşı büyük bir hınç besleyen tannça Hera onu delirtmiş. Deliren Athamas kendi oğullarından birini öldürmüş ve karısı İno'yu da öldürmek için kovalamaya başlamıştır. ino kaçarak deniz kıyısına varmış ve öbür çocuğuyla birlikte denize atlamıştır, Sulara karışan ino sonradan bütün gemicilerin fırtınaya tutulunca imdadına koşan bir deniz tanrıçası olmuştur. Odysseus'u kurtarmakta da büyük bir rol oynayan (Od. V, 333 vd.) İno'ya Leukothea (Ak tannça) da denir (İno). Athamas, İno, Phriksos tragedyalara konu olmuşlar ne var ki bu tragedyalar yitik olduğundan, efsanelerde nasıl işlendikleri belli değildir.

Yine başka bir anlatışa göre Phirixus ve Hellenina altın postlu koçla Colhise gitme sebebi Colhis'in içinde bulunduğu bir savaşı kaybedecek olmasıdır, bu nedenle koçun ülkeye gönderilip savaş tanrısı Arese kurban edilmesi gerekmektedir, çocukları altın postlu koçu kurban etmeleri için Colhise gönderen ise anneleri Nephele'dir.

Helle çanakkale boğazına düşüp boğuluyor
Koç onları almaya gelir ve sırtına alarak Asya'ya ( Anadolu ) doğru uçmaya başlar.
Çanakkale Boğazı'nın üzerinden geçerken dengesini kaybeden Helle, yüksekten aşağıya denize düştü ve boğuldu. O günden sonra oraya Hellespontos (Helle Denizi, Marmara Denizi, Çanakkale Boğazı) dendi. Bazı hikâyelerde Helle boğaza düştükten sonra, deniz tanrısı Poseidon tarafından kurtarıldığı, Poseidon'un Helle'yi sevdiği ve onunla birleşerek üç çocuk annesi yaptığı anlatılır. Herodot Helle'nin mezarının Kardiya (Bolayır)'da olduğu belirtilmektedir.

Üzgün Phiriksos, Altın Postlu Koç'un üzerinde yoluna devam etti ve Karadeniz'in doğusundaki Caucausus dağlarında Kolkhis (Colchis) kentine (Gürcüstan'ın kuzeyindeki Laz ülkesi - bugünkü Gürcistan'ın güneybatısı olduğu sanılıyor, büyük bir olasılıkla, Kutaisi kenti. ) vardı. Kolkhis kralı Aietes (Aeetes) bu gökten gelen konuğa büyük saygı göstererek ağırladı. Aietes Güneş'in (Helios) oğlu idi ve aynı zamanda büyücü Kirke'nin ve Pasiphaenin kardeşiydi. Phiriksos da koçu Zeus'a kurban olarak kesti. Altından postunu da kral Aietes'e armağan etti. Phiriksos, kralın kızlarından birisi olan Chalciope'yi beğendi. Onunla evlendi ve Argus, Cytissorus, Melas, ve Phrontis isminde oğulları oldu. Kral Aietes'in kâhinlerine göre, Kolkhis'teki barış dolu günler uzun sürmeyecekti. Gidip bunu krala söylediler. Kâhinlere göre Altın Pösteki yüzünden yakında birisi krala ihanet edip ülkeye mutsuzluk getirecekti ve bu kişi kralın ailesinden biri olacaktı. Altın Pösteki çalındığı gün kral bir şekilde ölecekti. Aietes bunu duyunca hain kim olabilir diye düşündü ve aklına Phiriksos geldi. Kehanet gerçekleşmesin ve kendisi ölmesin diye, ne yapıp edip Phiriksos'u öldürttü. Bunun üzerine Phiriksos'un oğulları Kolkhis'i terkederek babalarının ülkesi Yunanistan'a gittiler. Bu oğullar ileride Argonaut seferine de katılacaklardı. O günden itibaren Kolkhis kralı, ülkesine gelen yabancılara hep kötü davrandı ve çoğunu öldürttü. Çünkü, kâhinlere göre Altın Pösteki'nin çalındığı gün kendisi ölecekti. Altın Postlu Pösteki çalınmasın diye, Aietes bu postu Ares'e adanan ormandaki bir kutsal meşe ağacına astırdı "Kutsal Ares ormanı". Ares bunun üzerine postu korusun diye bekçi olarak korkunç bir ejderha gönderdi, Post ağacı saran ve hiç uyumayan bu dev yılan Serpenten tarafından korundu.
midena pro tou telous makarize