Gönderen Konu: Bizans Sanatı  (Okunma sayısı 16279 defa)

0 Üye ve 6 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Bizans Sanatı
« : 06 Ocak 2009, 13:53:13 »
Bizans Sanatı, M.S. 395 yılında ikiye bölünen Roma İmparatorluğu'nun doğu parçası olan ve 1453 yılında Osmanlı Türkleri tarafından ortadan kaldırılan Bizans Devleti'nin sanatıdır. Doğu Roma İmparatorluğu veya kısaca Bizans İmparatorluğu adı ile tanınan bu devlet, aslında Roma İmparatorluğu'nun Hıristiyanlaşmış şeklidir. Bu devleti, Roma İmparatorluğu'nun bir devamı olarak da kabul edebiliriz.

Bizans adı, İstanbul'un eski adı olan Byzantium'dan gelir. Batı bilim ' dünyası, İstanbul'u fetihten önce bu isimle anmaktadır ve bu anlam olarak İmparatorluğun tümünü kapsamaktadır. Bizans deyimi modem tarihçilerin ortaya attığı bir isimdir. Anlam ve ruh itibariyle Batı Roma İmparatorluğu'ndan farklı olan Doğu Roma İmparatorluğu'na ayrı bir isim verilmesi istenmiş ve sonuçta bu isim ortaya atılmıştır. Oldukça uzun ömür süren Bizans İmparatorluğuna, yaşadığı sürece Bizans Devleti denilen Büyük Roma İmparatorluğu'nun doğu parçası olan bu devlet, sonuna kadar bir Roma Devleti olarak yaşamıştır.

6. yüzyıldan itibaren Latincenin yerini resmi dil olarak Yunanca almış, dil ve kültür alanında tamamen Yunanca hakim olmuştur. Din önem kazanmış, böylece yeni bir devlet sistemi meydana gelmiştir. Kısaca belirtecek olursak, Bizans uygarlığı esası Roma'ya dayanan ve Balkanlar, Trakya, Anadolu ve kısa bir süre de Mısır, Suriye topraklarında kurulmuş ve buralardaki eski uygarlıkların gelenek ve zevklerini bünyesinde
toplayarak, kendine özgü yüksek bir uygarlık haline gelmiş bir ortaçağ Hıristiyan toplumudur. Esas kaynağı Anadolu olmuş, doğudan geniş ölçüde ilham ve etkiler almıştır. Bizans Sanatının bizim için önemi, özellikle sahip olduğumuz topraklarda yaşamış ve gelişmiş bir sanat olmasındandır. Uygarlık tarihi bakımından önemi ise, Ortaçağın en parlak ve en kuvvetli uygarlığı olmasındandır. Bizans Sanatı başlangıçta Roma sanatının devamcısı olmuş, fakat daha sonra gerek çeşitli kültürlerin izlerine sahip ülke ve toplulukları içine alan coğrafi durum, gerekse resmi din olan Hıristiyanlığın kuvvetli etkisi ile tamamen yeni orijinal bir sanat karakterine sahip olmuştur.

Bizans Sanatında daima iki kuvvetli cereyan hakim olmuştur. Birincisi, özellikle saray ve ileri gelen çevrelerce tutulan, kökü eski sanat geleneklerine dayanan, ince, hassas ve hatta bazı durumlarda Hıristiyanlığa  abancı unsurların dahi göz atmadığı, görkemli, zengin, göz kamaştırıcı bir sanat cereyanı olan Başkent üslubudur.

İkincisi ise, şekil güzelliğine önem vermeyen, dini konulan esas alan ve sanatı dinin bir ifadesi olarak kabul eden ilkel ve kuru bir sanat cereyan olan Eyalet üslubudur. Ancak bu cereyanlar, isimlerinin ifade ettiği şekilde kesin bölgelere ayırmak imkansızdır.
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Ynt: Bizans Sanatı
« Yanıtla #1 : 06 Ocak 2009, 13:53:25 »
Bizans uygarlığı, İustinianos döneminde (527-565), Yunan-Roma, Doğu (İran, Suriye, Anadolu) ve barbar sanatlarının kaynaştığı parlak bir sanat yaratmıştır. Gösterişliliği, aşırı süsleri, çok renkliliği ve simgeciliğiyle bir yandan kilise'nin gücünü, bir yandan da imparatorları yücelten bu sanat, uzun süre Ortaçağ hristiyanlık dünyasını etkilemiş ve ilk ikona örneklerinin doğmasına yol açmıştır. Bizans sanatının gelişmesinde üç önemli dönem ayırt edilir. İustinianos zamanında başlayan birinci dönem, VII. ve VIII. yy'larda müslümanlara karşı sürdürülen savaş nedeniyle duraklamıştır; Makedonyalılar (867-1057) ve Kommenoslar (1081-1185) zamanındaki ikinci gelişme döneminde, Bizans sanatı özellikle Akdeniz havzasındaki ülkelere (özellikle de Sicilya'ya), hristiyanlığı yeni benimsemiş İslav ülkelerine (Kiev ve Vladimir) ve Kafkasya'ya kadar yayılmıştır; Palaiologoslar zamanındaki üçüncü dönemdeyse, özellikle resim alanında büyük gelişmeler göstererek, Balkan ülkelerinden ayrılmıştır.

MİMARLIK
En belirgin özelliği kubbe olan Bizans mimarlığında Doğu, Yunan ve Roma etkileri kaynaşmıştır (uzmanlar bu etkilerden birinin diğerine ağır bastığı görüşünü benimsemezler). Ama etkiler ne olursa olsun yeni Bizans kiliseleri, IV-V. yy'larda Anadolu'da ve Suriye'de gelişmiş olan, karmaşık özellikler içeren eski Hıristiyan mimarlığının bir sonucuydu. Söz konusu bölgelerde eski kubbe biçimlerine (İranlılardan alınan tonoz bingi üstüne kubbe) ve çeşitli yapı planlarına rastlanır. Bizans mimarlığı da bu planları benimsemiştir: Merkez plan ve değişik biçimleri, İstanbul'daki küçük Ayasofya Kilisesi (Aya Sergios ve Bakkhos Kilisesi) ile Ravenna'daki San Vitale Kilisesinin sekizgen planları; din şehitleri Kiliselerinde ve vaftiz yerlerinde dairesel plan (Selanik'teki Aya Yorgi ile Aya Karpos ve Papiros); haç biçiminde plan (bu plana göre yapılan anıtlar günümüze kalmamıştır; ama Venedik'teki San Marco'nun planı bunun bir benzeridir); tek sahınlı bazilika planı (Efes'teki Teslis Kilisesi) ya da üç sahını ve yarım kubbe biçiminde bir (ya da üç) absidi olan bazilika planı (Selanik'teki Aya Demetrios ve Girit'te Aya Titos).

İustinianos döneminde Hıristiyan dünyasında yaygın olan bazilika tipi, sahının üstüne boylamasına birçok kubbe yerleştirilerek değişikliğe uğratıldı. Yanmış olan Theodosius bazilikasını (Ayasofya) İmparator İustinianos'un buyruğuyla 532-537 arasında yeniden yapan Ayasofya'nın mimarları Tralleisli Antheminos ile Miletoslu İsidoros da bu değişikliği benimsediler: Değişik planları kaynaştırarak 31m çapında ve 54m yüksekliğinde büyük bir kubbe yapmayı sağlayacak bir teknik geliştirdiler ve kubbeyi iki yarım, dört küçük kubbeyle desteklediler.

Yapıların dışında görülmeyen mimarlık süslemeleri, yapı içlerinde görkemli bir görünüm kazandı. Heykelcilik, kabartmalar biçiminde gerçekleşirken, çeşitli süsleme motifleri de işlemeciliği çağrıştırıyordu, kabartmalara özellikle sütun başlıklarında ve kornişlerde yer veriliyordu. Bizans sanatında özellikle renk öğesi ağır basmakta, sanatçılar geliştirdikleri mozaik sanatında bu öğeden büyük ölçüde yararlanmaktaydılar. Kubbelerin iç duvarlarında ve tonozlarda çeşitli olayları anlatan büyük kompozisyonlar yer alıyor, bu tekniğin esneklikten yoksun olması, Bizans üslubunun özelliklerini belirginleştirmeye yarıyordu: figürlerin cılız, kaskatı ve donmuş gibi görünmeleri ve her türlü bireysel anlatımdan yoksun olmaları.

Bizans sanatının gerçekle hiçbir bağlantısı yoktur, tek anlatım yolu da simgeciliktir. Özgünlüğü, ikonografisini düzenleyen dinsel öğretilerden kaynaklanır: Bizans sanatında dinsel konular önemli yer tutar, üstelik birkaç tekdüze öğe ile sınırlandırılmışlardır. VIII.yy'dan önce yapılmış olan mozaiklerin büyük bölümü ikona kırıcılar tarafından yok edilmiştir. Günümüze kalan Bizans mozaiklerinin en güzel örnekleri, İstanbul'da (Ayasofya'da, Kariye ve Fethiye camilerinde) ve Ravenna'da (San Vitale ve Sant' Apolinare kiliselerinde) yer almaktadır.

Bizans mimarlığındaki süsleme öğeleri, Akdeniz havzasındaki tapınaklara, Norman fetihlerinden sonra özellikle de Sicilya'ya yayılmıştır. Fresklerde, XII. yy'dan sonra mozaiklere özgü konuların yer aldığı görülür. Bizans freskleri, XIV.-XVI. yy'larda Balkan ülkelerine ve Rusya'da yayılmıştır.

HEYKELCİLİK
Bizans heykel sanatı, özellikle fildişi işlemeciliğiyle gelişmiştir. Bu alanda Bizans heykelcileri Helen geleneğinin dolaysız sürdürücüleri sayılırlar. Başlıca konular, Yunan mitolojisinden, Hıristiyanlık tarihinden alınmıştır.

bkz İtalyan Sanatı
bkz. Karolenj Sanatı
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Bizans'tan Osmanlı'ya İstanbul Mimarisinin Doğu Kökeni
« Yanıtla #2 : 07 Şubat 2012, 16:36:55 »
Bizans'tan Osmanlı'ya İstanbul Mimarisinin Doğu Kökeni
Karoly Kos

Károly Kós, Birinci Dünya Savaşı'ndan önce Macaristan devletinin bir görevlisi olarak İstanbul'a gönderilir.
Görevi İstanbul'u mimari açıdan incelemek ve sanatsal bir yorumda bulunmaktır.
Kós, İstanbul incelemesini sadece mimari ve sanatla sınırlamaz, İstanbul tarihinin gelişme seyrini de açıklığa kavuşturan kapsamlı bir kitap yazar.

Kós'a göre adı antikçağ döneminde Bizantin, 5. yüzyıldan sonra da Konstantinopolis olan İstanbul'un mimari kökeni Doğu'ya dayanmaktadır. Dolayısıyla İstanbul, Avrupa burcuna dikilmiş bir Asya kentidir. Konstantinopolis ve Ayasofya'yı yaratan Asya’dır.
Bu kitapta ayrıca, başta Türkler olmak üzere Doğu halklarının Batı kültürünü yüzyıllar boyunca nasıl etkilediklerini ilgiyle okuyacaksınız.
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Bizans Yapılar, Meydanlar, Yaşamlar
« Yanıtla #3 : 07 Şubat 2012, 16:50:36 »
Bizans Yapılar, Meydanlar, Yaşamlar
Annie Pralong

Bizans: Yapılar, Meydanlar Yaşamlar, Fransız Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi’ne (CNRS) bağlı olarak İstanbul Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü’nde (IFEA) düzenlenen konferanslar dizisinin ürünü. Ocak 2004-Haziran 2007 tarihleri arasında gerçekleştirilen bu konferanslar, konularının uzmanı tarihçiler, arkeologlar, sanat tarihçileri tarafından verildi. Jean Pierre Sodini/Konstantinopolis, bir megapolün doğuşu; Elisabeth Malamut/ I. Aleksios Komnenos döneminde Konstantinopolis; Marie-France Auzepy/ Konstantinopolis’in Hipodromu; Alessandra Ricci/Bizans’ta kır sevgisi, Konstantinopolis’in Anadolu yakasındaki banliyösü; Pierre Chuvin/Ayasofya yeniyken bazilikanın bezemeleri; Marie-France Auzepy/ Konstantinopolis’in siyasal ve dinsel yaşamında Ayasofya’nın yeri, Michel Kaplan/Büyük bir imparatorluk vakfı: Pantokrator (Zeyrek Camii); Catherine Jolivet-Lévy/ Khora Manastırının (Kariye Camii) bezemeleri; Paul Magdalino/Paleologoslar döneminde yaşanan Bizans Rönesans’ı: Theodoros Metokhites ve Kariye Manastırı; Stefanos Yerasimos/Kostantiniye kiliselerinden İstanbul camilerine bir değişimin tarihi; Brigitte Pitarakis/İmparatorluğun mücevherleri ve Konstantinopolis’in kuyumcuları; Nano Chadzidakis/Konstantinopolis’in ikonaları; Michel Balivet/1391’de Ankara’da bir ilahiyat tartışması: Hacı Bayram-ı Veli ve II. Manuel Paleologos; Véronique François/ İyileşmek ve iblislerden korunmak: Konstantinopolis’ten İstanbul’a toprak kaplar; Auzépy/8. Konstantinopolis ve Araplar; Balivet/Konstantinopolis’te Türkler; Schreiner/Konstantinopolis’te seyyahlar ve rehberleri; Jean-Claude Cheynet/Bizans mühürleri, bir toplumun görüntüleri; Christophe Giros/Bizanslılar ve Savaş; Nicole Thierry/ 10. yüzyılda kral kiliseleri: Ahtamar, İşhan, Tokalı.
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Bizans Döneminde Ephesos
« Yanıtla #4 : 07 Şubat 2012, 16:52:38 »
Bizans Döneminde Ephesos
Sabine Ladstatter/ Falko Daim

Bizans İmparatorluğu olmasaydı bugünkü Avrupa farklı görünür, önemli ölçüde yoksul kalırdı. Doğu Akdeniz’de zamanla bir Orta Çağ hükümdarlığına dönen Roma İmparatorluğu, gittikçe daha fazla Hıristiyanlıkla şekillense de, Antik Dönem’in kültürel mirasını her zaman canlı tutmuştur. Bizans İmparatorluğu Fars ve Arap ordularına karşı uzun zaman bir kale görevini görmüş aynı zamanda da Avrupa ile Doğu arasında önemli bir köprü oluşturmuştur. Konstantinopolis, imparatorun makam, idare ve patriklik merkezi olmasının yanı sıra bilim ve sanat merkezi ve tabii ki Doğu Akdeniz’in en önemli liman kenti olması bakımından imparatorluğun kalbi idi.

Bizans sadece Avrupa hukuk sisteminde ve ortodoks kilisesinde varlığını sürdürmekle kalmamış, Avrupa’nın ve Doğu’daki komşularının yaşam biçimini, kültür ve sanatını da çeşitli şekillerde beslemiştir.

Efes’in Bizans Dönemi’ndeki tarihi büyük bir Roma kentinin transformasyonuna pragmatik bir örnektir. Burada sunulan derleme yayında farklı fenomenler detay çalışmalar içerisinde tartışılacak ve bundan yola çıkılarak on yüzyıldan fazla bir zamandaki şehir gelişiminin genel bir resmi çizilecektir.
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Bizans Kurşun Mühürleri (Karton Kapak)
« Yanıtla #5 : 07 Şubat 2012, 17:11:20 »
Bizans Kurşun Mühürleri (Karton Kapak)
Vera Bulgurlu

XIX. XX. yüzyılda, İstanbul Beyazıt Meydanı'nda geniş inşaatlar yapıldı. Çıkan hafriyat toprakları deniz surlarının üzerinden denize döküldü. Ancak lodos estikçe sular çekiliyordu. İşte o zaman, kum, çakıl ve toprakların arasından çok miktarda kurşundan yapılmış bu ilginç mühürler meydana çıkıyordu ve "lodosçular" veya "arayıcılar" denilen çoçuklar tarafından toplanıp Kapalı Çarşı esnafına satılıyordu. Mühürleri Bizanslıların yaşamının "kart vizitleri" gibi tanımlıyabiliriz. Bize Bizanslıların yaşamının çeşitli yönlerini, aile bağlantılarını, idare yöntemlerini, dinlerini, sanatlarını anlatıyor.... canlı şahitler gibi.

Dünyadaki çeşitli kolleksiyonlarda bulunan Bizans kurşun mühürleri 70.000 civarındadır. Kitabın amacı, Türkiye'de bulunmuş, İstabul Arkeoloji Müzeleri'nde korunan ancak az bilinen bu mühürleri tanıtmak ve araştırmacılara yararlı olacak bu konudaki ilk Türkçe kataloğu sunmaktır.
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Bizans Müziği / Byzantine Music (Kitapçık + 5 CD)
« Yanıtla #6 : 07 Şubat 2012, 17:15:16 »
Bizans Müziği / Byzantine Music (Kitapçık + 5 CD)
Prof. Dr. Antonios E. Alygizakis

Kitap + 5 CD

Bu proje, Bizans Müziği'ne ilişkin sistemli bir araştırmanın ürünüdür. İstanbul Rum Ortodoks Patrikhanesi Kilisesi'nin başmugannisi İakovos Nafpliotis (1910-1939) tarafından kaydedilen ve 60 plaklık bir seri halinde yayımlanan by ilahiler, patrikhane'nin müzik geleneğinin bir parçasını temsil etmektedir. Söz konusu plaklarda yer alan yaklaşık 200 ilahi, bu 5 CD'de yeniden bir araya getirilmektedir.

Bu derlemede, Bizans Müziği'nin ve İstanbul Rum Patrikhanesi'nin müzikal üslubunun karşılaştırmalı olarak ele alındığı, İakovos Nafpliotis'in kayatına ve yapmış olduğu önemli ses kayıtlarına ilişkin bilgiler de içeren, bilimsel bi inceleme yazısı da yer almaktadır. Ümit ediyoruz ki, bu çalışma, Bizans Müziği'nin otantik kaynaklarının geniş kitlelerce tanınmasına ve bu alanda yeni müzikolojik araştırmalar yapılmasına versile olur.
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Bizans Yeni Roma İmparatorluğu
« Yanıtla #7 : 07 Şubat 2012, 17:16:33 »
Bizans Yeni Roma İmparatorluğu
Cyril Mango

Değişik bir Bizans kitabı. Alanın yetkin uzmanı Cyril Mango

bu kez Bizans’ı iç dinamikleriyle ele alıyor. Eski dünyanın bu son büyük imparatorluğunu çok kavimliliği, ekonomik işleyişi, toplumsal özellikleri, siyasal yaşamı, Hıristiyanlığın getirdiği yeni dinsel yapısı, manastırları ve eğitim düzeni ile özlü biçimde irdeliyor. Yazar ikinci kısımda da Bizans’ın dünyayı kavrama düşüncesi üstünde duruyor. Bu alanda Hıristiyanlığın getirdiği açıklamaların nasıl bir evrim geçirdiğini, ne gibi çatışmalara yol açtığını anlatıyor. Üçüncü ve son kısımda ise Bizans’ın dünya kültür mirasına katkısını, edebiyat ile sanat ve mimari ana başlıklarıyla ele alıyor.

Bin yıllık bir imparatorluğun toplumsal, ekonomik, sanatsal ve beşeri özelliklerini bütüncül bir yaklaşımla kavramak için

Cyril Mango bize sağlam ve kolay anlaşılır bir metin sunuyor.
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Örgülü Bizans Döşeme Mozaikleri
« Yanıtla #8 : 07 Şubat 2012, 17:17:38 »
Örgülü Bizans Döşeme Mozaikleri
Yıldız Demiriz

Her şey o 24 Nisan 1961 günü başlamıştı... O zaman daha Doçent olan hocamız Prof. Semavi Eyice İznik Ayasofya'sındaki döşemeyle ilgileniyordu. Mimar Behiç Bey'den döşemenin çizimini yapmasını istemişti. Arkadaşım Özden Süslü ve ben ona yardım edecektik. Sonunda ötekiler devam etmeyince çizim işi üzerime kalmıştı. Bizans Sanatı üzerinde tez konusu seçme vakti gelince benzerleri ile birlikte bu tür döşemeleri Türkiye çapında toplamam önerildi. 1964 yılında tez bitti ve mezun oldum. O günden bu yana konu hiçbir kitapta işlenmedi. Bu yüzden kitap olarak yayına hazırladım.
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Bizans'a Yolculuk
« Yanıtla #9 : 07 Şubat 2012, 17:18:31 »
Bizans'a Yolculuk
John Ash

Bizans’a Yolculuk Bizans tarihinden kesitlerle İngiliz şair-yazar John Ash’in Anadolu’daki köy, cami, saray, tapınak ve kalıntılara ilişkin izlenimlerini ustaca bir araya getiriyor. Yazar, Birinci Haçlı Seferi rotasını izleyerek, iyi korunmuş ortaçağ şehirlerini, Kapadokya manastırlarını ve Karadağ’ın eteklerindeki Binbir Kilise’yi de içine alan gezisini, Bizans, Selçuklu, Osmanlı tarihinin ilgi çekici ayrıntılarını da ekleyerek, zevkle okunan bir kitaba dönüştürmüş.
Publishers Weekly
midena pro tou telous makarize