Gönderen Konu: Bizans Sanatı  (Okunma sayısı 16281 defa)

0 Üye ve 6 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Bizans'ın Altınları
« Yanıtla #10 : 07 Şubat 2012, 17:19:46 »
Bizans'ın Altınları
Michel Kaplan

Venedik'ten Kudüs'e, Kiev'den Kahire'ye uzanan bir imparatorluğun kalbinde Bizans, on bir yüzyıl boyunca varlığını sürdürürken bir yandan Yunan kültürünü yaşattı, bir yandan da Orta ve Doğu Avrupa Ortodoksuluğuna beşik oldu. Devlet yapısından sanatına, mimarisinden siyasi ufuklarına kadar Osmanlı İmparatorluğu'nun birçok yönünü Bizans'tan devraldığı da düşünülecek olursa, bu altınlı erguvanili uygarlığın dünya tarihindeki ayrıcalıklı yeri kendiliğinden ortaya çıkar.
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Bizans'ın Damak Tadı / Kokular, Şaraplar, Yemekler
« Yanıtla #11 : 07 Şubat 2012, 17:21:50 »
Bizans'ın Damak Tadı / Kokular, Şaraplar, Yemekler
Andrew Dalby

Bizans İmparatoru I. Manuel Komnenos bir gün sarayına dönerken seyyar tezgâhında meze satan bir kadının yanından geçti. Ansızın sıcak çorbadan içip lahanadan da bir lokma yemeyi çekti canı. Hizmetkârlarından Anzas, açlıklarına gem vurmanın daha iyi olacağını söyledi: Saraya vardıklarında bol, doğru dürüst yiyecek olacaktı. Ona sert sert bakan Manuel, canı ne çekerse onu yapacağını söyledi. Dosdoğru satıcı kadının elindeki, sevdiği çorbayla dolu kâseye doğru ilerledi. Eğildi, çorbayı açgözlülükle içti, ayrıca bol bol da sebze yedi. Sonra cebinden bronz bir stater çıkarttı ve adamlarından birine uzattı. "Bunu bozdur," dedi. "Hanıma iki oboloi ver, diğer ikisini de bana iade etmeyi unutma!" Bizans mutfağı baharat aşkı ile deniz ürünlerinin senteziydi. Büyük Constantinus'un kurduğu şehirde yaşayanlar kuzu etine ilk kez biberiye kattılar, mutfaklarından safranı eksik etmediler, pastırmayı seve seve yediler, havyarı pek makbul saydılar. Portakal ve patlıcan onlar sayesinde yerli ürün haline geldi. Andrew Dalby, özgün Bizans kroniklerini kullanarak yazdığı bu öncü çalışmasında, Bizans mutfağının incelmişliğini ve bu toprakları istila eden Haçlıları şaşkına çeviren sebze ve meyve çeşitlerini sunuyor. Kitapta tatlı tatlı anlatılan Bizans sokaklarının kargaşası, sokak satıcıları, yemek kokuları, bugünkü İstanbul'un renklerini hatırlatıyor insana. Dalby'nin satırlarında kokulu şarapları, bin bir balık tarifini, şifalı otları, zeytin çeşitlerini, enginarı, mercimeği ve daha birçok lezzeti bulacaksınız. Klasik diller ve yeme içme tarihi uzmanı Andrew Dalby'nin Siren Feasts (Siren Şölenleri), Food in the Ancient World from A to Z (Antik Dünya'da A'dan Z'ye Yiyecek), Bacchus: a Biography (Baküs: Bir Biyografi) ve Dangerous Tastes (Tehlikeli Tatlar, Kitap Yayınevi) başlıklı eserleri var.
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Bizans'ta Sanat ve Ritüel
« Yanıtla #12 : 07 Şubat 2012, 17:23:14 »
Bizans'ta Sanat ve Ritüel
Engin Akyürek
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Bizans İstanbulu ve Doğu Seyyahları
« Yanıtla #13 : 07 Şubat 2012, 17:33:45 »
Bizans İstanbulu ve Doğu Seyyahları
Jean Ebersolt

Prof. Dr. Semavi Eyice'nin değerlendirmesine göre Jean Ebersolt bu eserinde "...Böylece çeşitli ülkelerden gelen yabancıların, önce Bizans'ın başkenti Konstantinopolis'te, sonra Osmanlı Devleti'nin başkenti İstanbul'da görebildikleri, Bizans mimari eser ve kalıntıları ortaya konulduktan başka, seyahatnamelerin belli başlılarının, eksiksiz olmasa bile, bir bibliyografyası derlenmiş oluyordu."
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
İstanbul'un Bizans Anıtları
« Yanıtla #14 : 07 Şubat 2012, 17:35:00 »
İstanbul'un Bizans Anıtları
Oktay Belli

Bu kitap, klasik dönemde Byzantion ve ortaçağda Konstantinopolis olarak bilinen İstanbul şehrindeki Bizans anıtlarının hikâyesi. Bizans’ın önemli anıt eserleri, kronolojik bir sırayla ve ait oldukları dönemler dahilinde, çalkantılı Bizans çağı boyunca başa geçen hanedanlar süresince meydana gelen politik, dini, sosyal, ekonomik, entelektüel ve sanatsal gelişmelerin eşliğinde anlatılıyor. Byzantion’un mimari ve sanatsal mirasının başlıca kısmını oluşturan bu anıtlar, aynı zamanda, klasik çağ dünyasıyla erken modern Avrupa’nın ve Osmanlı İmparatorluğu’nun yeni devirleri arasında bir bağ işlevi görmüştür.
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Ynt: Bizans Sanatı
« Yanıtla #15 : 07 Şubat 2012, 17:36:31 »
Sur Kemer Kubbe Osmanlı Fotoğrafçılarının Gözüyle Bizans İstanbul'u / Waal, Arch, Dome Byzantine Istanbul In The Eyes Of
Gülru F. Tanman/ Zeynep Ögel

Suna ve İnan Kıraç Vakfı'nın bugün sayıları 4500'lere ulaşan "Eski İstanbul Fotoğrafları Koleksiyonu", Sur, Kemer, Kubbe adıyla, XIX. yüzyılın ikinci yarısının biraz solmuş, sararmış fotoğrafları aracılığıyla, İstanbul'daki Bizans anıtlarının dünü bugünü üstüne ilginç saptamalar yapmamıza ve aradan geçen zamanın yol açtığı değişimleri değerlendirmemize olanak veriyor.
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Topkapı Sarayı ve Çevresinin Bizans Arkeolojisi
« Yanıtla #16 : 07 Şubat 2012, 17:38:55 »
Topkapı Sarayı ve Çevresinin Bizans Arkeolojisi
Hülya Tezcan

İstanbul'da Bizans dönemi ile ilgili ve Türkler tarafından yapılan incelemelerin, şurası bir gerçekki: Büyük bir boşluğu doldurmakta olan İstanbul'un arkeoloji bakımından az tanınan bir köşesini topluca tanıtmakta, buradaki buluntuları sanat tarihçisi gözüyle değerlendirmektedir.
midena pro tou telous makarize