Gönderen Konu: Osman Hamdi Bey  (Okunma sayısı 39217 defa)

0 Üye ve 5 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı doğubey

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 95
  • Teşekkür: 11
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat Tarihi
Şehzade Türbesi’nde Derviş, 1908
« Yanıtla #20 : 25 Kasım 2008, 22:06:22 »

Şehzade Türbesinde 1908
Osman Hamdi Bey

MSGSÜ İRHM
“Şehzade Türbesi’nde Derviş” de, Osman Hamdi Bey’in, tıpkı “Silah Taciri II” gibi ölümünden iki yıl önce gerçekleştirdiği yapıtlarından biri. Aslında bu tablo için söyleyeceklerimiz de, baştan beri söylediklerimizin bir tekrarı niteliğinde olacaktır. Örneğin, resimde, kapı kanadından, duvar çinilerine, hatlara ve kandillere dek uzanan Türk-İslam mimarisi ve dekoruna ilişkin öğelerin büyük bir titizlikle işlenmesi, Osman Hamdi Bey’in bir eli göğsünde diğer eli havada and içercesine verdiği pozu, türbe içerisinde yer alan, Osman Hamdi Bey’in pek çok resminde karşımıza çıkan ve ayrı bir konu olarak da ele aldığı Şehzade lahitleri… Belli ki, Osman Hamdi Bey son yıllarında, yıllardır desen defteri ya da fotoğraf dağarcığında oluşturduğu notları “Şehzade Türbesi’nde Derviş” adlı resminde de bir araya getirmiştir.










Çevrimdışı doğubey

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 95
  • Teşekkür: 11
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat Tarihi
Cami Kapısı Önünde Konuşan Hocalar
« Yanıtla #21 : 25 Kasım 2008, 22:07:04 »



Cami Kapısı Önünde Konuşan Hocalar
Tuval / Yağlıboya
140 x 105 cm.

MSGSÜ İRHM

“Cami Kapısı Önünde Konuşan Hocalar” adlı yapıtı da Osman Hamdi Bey’in, yayınlarda çok sık anılan resimlerinden biridir. Resim, konusu gereği adından çok söz edilen bir resim olduğu gibi, teknik anlamda da Osman Hamdi’ye dair pek çok ipucu vermektedir.




Öncelikle konunun nerede geçtiğini ele alırsak, başvuru kaynağımız Belgin Demirsar’ın Osman Hamdi Tablolarında Gerçekle İlişkiler adlı yayını olacaktır. (Kültür Bakanlığı Yayınları, 1989, s.161-62.) Belgin Demirsar, konunun geçtiği yeri, Karaman Hatuniye Medresesi’nin kışlık dershanesi olarak belirlemiştir ve MSGSÜ İRHM Arşivi’nde de bu mekana ait bir fotoğraf bulunmaktadır. Bunun yanı sıra resimde Konya Alaeddin Camii’ne ait bir minber kapı kanadı ve Gebze Çoban Mustafa Paşa Külliyesi’nden gelen bir kandil kullanılmıştır. Bunlar İstanbul Türk-İslam Eserleri Müzesi’nde kayıtlı olduğuna göre, Osman Hamdi Bey, bu öğeleri ya tek tek etüd etmiş ya da fotoğrafladıktan sonra kompozisyonuna aktarmıştır.




Figürlere gelecek olursak, kompozisyonda yer alan figürlerin de Osman Hamdi Bey’in kendisi olduğu ve dahası, “Bursa’da Yeşil Camii’nde” adlı resminde de aynı pozla yer aldığı görülecektir. Sözünü ettiğim figür, bir elini çenesine koymuş olan ve elinde kapalı bir kitap tutarak karşısındaki, sarıklı-cübbeli ve elindeki açık kitaptan ona bir şeyler okuyan Osman Hamdi’yi dinleyen Osman Hamdi figürüdür. Kompozisyonda aslında olay, bu iki Osman Hamdi figürü arasında geçmektedir fakat onların gerisinde, göğsünde kapalı bir kitap duran ve kollarını sıvamakta olan bir Osman Hamdi Bey daha yer alır.



Osman Hamdi Bey’in “Cami Kapısı Önünde Konuşan Hocalar” adlı tablosu, henüz tamamlanmamış bir tablodur ve bu nedenle de bu tabloda yer alan figürlere ilişkin yorumlarda bulunmak şu aşamada bana “aşırı yorum” yapmak gibi görünmekte. Belki Osman Hamdi Bey tablosunda, konuştukları mı yoksa tartıştıkları mı üzerine tartışılan figürlerini tamamlamıştır;onlara ekleyeceği bir şey yoktur. Ama ya varsa?...Yarım kalan bu yapıtında figürlerden birini değiştirecek, örneğin geri planda yer alan ve kolunu sıvayan figürün de eline bir obje tutuşturacaksa… O zaman burada yapacağımız yorumlar aşırı yorum olmaz mı?



Kaynak: www.sanalmuze.org

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Kaplumbağa Terbiyecisi Osman Hamdi Bey'in Romanı
« Yanıtla #22 : 25 Aralık 2011, 20:01:20 »
Kaplumbağa Terbiyecisi Osman Hamdi Bey'in Romanı
Emre Caner

Tablo bittiğinde Osman Hamdi başyapıtına baktığını hemen anladı. Sonuçtan hayli memnundu. Ama resmi görenler tabloda ne anlatıldığını anlamakta zorlanmışlardı. Birbirlerine kaplumbağa terbiyecisi diye eski bir mesleğin olup olmadığını soruyorlardı. En okumuş yazmışlar bile böyle bir meslekten söz edildiğini hiç duymamışlardı. Nerede çalışırlardı bu adamlar? Sirklerde mi? Yoksa saray bahçesinde mi? Kimse bilmiyordu. Osman Hamdi de hayatı boyunca kimsenin bilmediği meslekler yapmıştı. Ressam olmuştu en başta. Sonra müze müdürü. Bir arkeolog. Ardından da güzel sanatlar akademisi müdürü. Onun kaplumbağa terbiyecisinden bir farkı yoktu aslında!

Kaplumbağa Terbiyecisi, -Osman Hamdi Bey'in Romanı- çok çalışmış ve bu topraklara aydınlama düşüncesinin tohumlarını serpmiş bir adamın hayatını son derece açık ve akıcı bir dille anlatıyor.
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
1873 Yılında Türkiye'de Halk Giysileri
« Yanıtla #23 : 25 Aralık 2011, 20:03:37 »
1873 Yılında Türkiye'de Halk Giysileri
Osman Hamdi Bey/ Marie De Launay

1873 Yılında Türkiye'de Halk Giysileri kitabı, XIX. yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı İmparatorluğu'ndaki halkların çok renkli ve ayrıntılı bir panoramasını gözler önüne seren, tarihi ve toplumsal açıdan önemli bir eserdir. 1873 yılında Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun başkenti Viyana'da düzenlenen uluslararası fuar dolayısıyla ısmarlanan iki kitaptan biridir. Kitap, Osman Hamdi Bey ve Marie de Launay tarafından hazırlanmış ve sadece bir kez basılmıştır.

Kıyafet albümü niteliğindeki kitapta, 1873 yılında hâlâ geniş sınırların çevrelediği Osmanlı İmparatorluğu'nu oluşturan vilayetlerden seçilmiş örnekler yer alır. Eserin, imparatorluk bünyesindeki her din ve ırktan Osmanlı tebaasının resimleri ile oluşturulması, konuya yaklaşım ve kapsam açısından önemli bir özellik olarak belirmektedir. Pascal Sébah'ın fotoğrafladığı kıyafet resimlerinin, dönemin askeri ve mülki erkanını değil, her kesimden halkı kapsaması da eserin zengin içeriğini ortaya koyan diğer özelliğidir.

Tıpkıbasım anlayışı ile yayıma hazırlanan kitabın, önsöz, notlar, sözlük, dizin bölümlerini içeren bir de eki bulunmaktadır.
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Çizgi ve Eller / Osman Hamdi Bey'den Günümüze Türk Resminde Desen
« Yanıtla #24 : 25 Aralık 2011, 20:09:08 »
Çizgi ve Eller / Osman Hamdi Bey'den Günümüze Türk Resminde Desen

İster eskiz, ister etüt ya da karalama diyelim, ressamların ceplerinde taşıdıkları not defterlerine ("carnet") ya da bağımsız kağıtlar üzerine, çoğu zaman bir kez daha ele alınmamak üzere çiziktirdikleri desenler, ilerde yapmayı düşündükleri bir kompozisyonun öncül tasarımları olabileceği gibi, bunların dışında salt "desen" olarak, sanatçının özgür yaratıcı imgeleminin ürünleri olma düzeyinde, bu türün "otonom" (özerk) niteliğine ilişkin değerle de içerebilir. Genellikle sanatçının yaşarken sergilemekten kaçındığı "mahrem" (gizli) kalan, ama sonradan, bir şekilde gün ışığına çıkan, çıktığı zaman da, sanatçısının öteki yapıtları ölçüsünde ilgi çeken, özellikle de onun çalışma disiplini konusunda uzmanlara yada konunun meraklılarına aydınlatıcı bilgiler veren işlerdir bunlar.
Kaya Özsezgin
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Osman Hamdi Bey ve Dönemi
« Yanıtla #25 : 25 Aralık 2011, 20:10:46 »
Osman Hamdi Bey ve Dönemi
Zeynep Rona

Osman Hamdi Bey ve Dönemi Sempozyumu 17-18 Aralık 1992 tarihleri arasında yapılmıştı; amacı Osman Hamdi Bey'i, dönemin bir simgesi olarak almak ve Tanzimat sonrası Osmanlı İmparatorluğu'nun sosyal ve kültürel boyutlarını irdelemekti. Sempozyumda sunulan ve bu kitapta toplanan bildiriler bir anlamda 19. yüzyıl sonu ile 20. yüzyıl başlarında Osmanlı İmparatorluğu'nda yaşanan köklü değişikliklere değinerek tarih ile bağları kopartmadan güncel sorunsallara yaklaşmayı amaçlıyorS
midena pro tou telous makarize