Gönderen Konu: Parth sanatı  (Okunma sayısı 1354 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4719
  • Teşekkür: 55
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Parth sanatı
« : 07 Ocak 2009, 13:55:54 »
Parth mimarisi özellikle İ.Ö. 150 ile İ.S. 224 yılı arasında gelişti bu konuyla ilgili bilgiler arkeoloji sitlerinden eldeedilmiştir: Irak'ta Varka, Ktesiphon, Asur ve Hatra, İran'da Darabgud. Ktesiphon ve Hatra arkeoloji sitleride Roma ve Parth İmparatorluklarını ayıran sınır üstünde sur kentler ortaya çıkarılmıştır. Daire biçimindeki planları, Asur askeri kamplarında kullanılan çok eski bir Asya geleneğinden kaynaklanır. Bu plan, İran'da süren güvensizliğin bir sonucu olarak uygulanmıştır. İki sivil mimari tarzının en güzel Parth örneklerine Dura-Europos, Asur ve Hatra'da raslanır. Bu kentlerin ilkinde, merkezi avlu çevresinde sıralanan yapılarıyla Mezopotamya mimarisi ortaya çıkar. Asur ve Hatra yapılarıysa eyvanlı İran evlerine özgü mimarinin etkisindedir.

Asur'daki Parth sarayının, üst üste yerleştirilmiş sütun ve duvar oyuklarıyla süslü üç katlı bir cephesi vardır. Ortada kemerli bir kapı vardır. Bu cephe avluyu oluşturan dört kenardan biridir. Hatra'daki saray yan yana inşaa edilen iki eyvandan oluşur. Ortada büyük bir kapı yanlarda da daha küçük kapılar vardır. Parth heykelciliğinin en ilgi çekici örneğini Nemrut dağındaki ünlü tapınak oluşturur. Bu kral Antiokhos I Kommangene'nin 2000 m yükseklikteki dağın tepesinde, ele geçirilmesi olanaksız bir site inşaa ettirdiği mezardır. Elli metrelik bir tümülüs üstünde yükselen ve ortalarında Antiokkos'un heykelinin yeraldığı tanrı ve kahraman heykellerinde komşu uygarlıkların etki ve katkıları göze çarpar.

Bu dev bütünün yapımı Yunan etkisini yansıtmakla birlikte, etkileyici boyutları (9 m yükseklik) ve bazı ayrıntılarıyla (örneğin saç biçimleri, kazılmış yazıtlar, aslan ve kartal figürleri) Pers sanatına özgüdür.

Yakın bir zamanda ortaya çıkarılan ve arkeologlarca incelenen Antiokhos'un mezarı hala birtakım gizler taşır (özellikle başların korunması ve bedenden kesik olmaları gibi).

Bütün bu etkilere karışan İran geleneği, kayalara oyulmuş heykellerde ortaya çıkar. Söz gelimi Behistun kayalığında, Dara I'in yazıtları yanında, İ.Ö. 80 yılına ait, zarar görmüş Parth figürlerine raslanır. Bunlar son derece başarılı bir bakışımlılık düzeni içinde ve hafifçe kabarık bir biçimde oyulmuşlardır. Hatra'daki kazılarda normal boylarda yapılmış krallar, prensesler, rahip ya da subay heykelleri bulunmuştur. Tanrı heykeleri arasında en etkileyicilerden biri de Baal-Şamim heykelidir: Bu iki kartalın eşlik ettiği, Roma İmparatoru kıyafetinde sakallı bir tanrıdır.

Bu arada diğer bölgelerden gelen yapıtları da unutmamak gerekir: Parth prensi heykeli ile Şami'nin tunçtan büyük heykeli (1,92m; İ.Ö. II. yy.)

"Nemrud" hakkında Daha detaylı bilgi için: Uluslar arası Nemrud vakfı'nın sitesini ziyaret etmenizi öneririm.
midena pro tou telous makarize